Anahtar kelimeler: Kimyasalları Batı Esaskarar Konkordato Yazim Yapı Hmk Eksiklik Ankara Özetle

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
:
MAHKEMESİ
: Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: 28.10.2025
ESAS-KARAR NUMARASI
: █████████ E., ████████ K.
DAVA
: Konkordato
KARAR TARİHİ
: 12.02.2026
YAZIM TARİHİ
: 12.02.2026
Alacaklılar vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Konkordato isteyenler vekili özetle
: Müvekkili şirket yapı kimyasalları üretimi, satışı, ihracatı, yapı kimyasalları üretim tesislerinin anahtar teslim esasına göre kurulumu faaliyeti ile iştigal etmekte olup sektöründe tanınan ... markasının sahibi ve yine kendi pazarında ürünleri aranan, tanınmış, köklü ve tamamen yerli ve milli bir firma olduğunu, müvekkilinin yurt dışı satışı da gerçekleştirdiğini, bu yönüyle de ülkemiz açısından döviz girdisi ve artı bir değer yarattığını, merkez ve şubelerden oluşan büyük bir firma olduğunu, temel ticari faaliyetini merkez adresi olan ... adresinde kurulu merkezinde sürdürdüğünü, müvekkilinin aksi karar alınıncaya kadar geçerli olmak üzere münferiden imzaya yetkili müdürleri olarak ... ve ...'ın 11.08.2021 tarihli genel kurul kararı ile seçilmiş olduklarını, bu karardan sonra aksi yönde başkaca bir karar alınmadığını ve bu kararın 18.08.2021 tarihli ve 10390 sayılı TSG'de ilan edildiğini, müvekkili şirketin merkez ve şubelerinde toplamda 29 çalışanı bulunduğunu, müvekkilinin içinde bulunduğu ekonomik zorluklar ve ödeme güçlüğü nedeniyle gerek merkezi gerekse şubeleri aleyhine birden fazla icra takibi ve yargılama ikame edildiğini iddia ederek, müvekkilinin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için tensip kararıyla birlikte İİK 287, 288, 294 ve 295. maddeleri gereğince, müvekkilleri hakkında geçici mühlet, akabinde kesin mühlet ve konkordato talebinin tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Yapılan inceleme neticesinde; davacı yararına █████/2024 tarihinde İİK'un 287/1 maddesi gereği geçici mühlet kararı verilmiş, borçlunun malvarlığının muhafazası içinde tüm tedbirler alınmıştır.
Davacıya verilen 3 aylık geçici mühlet süresi bitmeden mahkememizce kesin mühlet hakkında bir karar vermek için İİK'un 289/2 maddesi uyarınca duruşma açılmış, borçlular ve geçici konkordato komiseri duruşmaya çağırılmış ve beyanı alınmış, akabinde █████/2025 tarihinde itibaren 1 yıl süreyle kesin mühlet kararı verilmiştir.
Mahkememizce duruşma günü belirlenmiş ise de; davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu █████/2025 tarihli dilekçesinde; devam etmekte olan konkordato taleplerinden feragat ettiklerini beyanla feragat gereği işlem yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamede davadan feragat etmeye yetkisinin olduğu görülmüştür.
Feragat, 6100 sayılı HMK'nın 307 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre feragat, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda davacının, kayıtsız ve şartsız olarak talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davacının feragat beyanı kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurarak ve davaya son verir. Davanın, yasanın 307.maddesinde zikredildiği haliyle tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalardan olması nedeniyle davacının feragat dilekçesi doğrultusunda davanın reddine..." karar verilmiştir.
Alacaklı ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: Konkordato talep eden şirketin dosya kapsamı itibarıyla açıkça borca batık durumda bulunduğunu, buna rağmen salt feragat beyanına dayanılarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, borca batık olduğu sabit olan bir şirket bakımından mahkemece iflas kararı verilmesi gerektiğini, konkordato başvurusu öncesinde borçlu şirketin mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini, haciz tutanakları ve üçüncü kişi beyanlarından anlaşılacağı üzere borçluya ait fabrika ve yüksek bedelli malların üçüncü kişi şirkete devredildiğini, buna rağmen bu varlıkların konkordato projesinde borçluya aitmiş gibi gösterilmesinin kanuna aykırı olduğunu, geçici veya kesin mühlet içinde dahi borca batıklığın tespiti halinde mahkemece re’sen iflas kararı verilmesi gerektiğini, borca batık olduğu anlaşılan bir şirketin feragat beyanının davanın reddi sonucunu değil, iflas kararını doğurması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı ... Makine Ve Krom İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: Konkordato kurumunun İİK kapsamında borçlunun mali durumunu iyileştirmeyi hedeflerken aynı zamanda alacaklıların alacaklarına kavuşmasını amaçlayan kolektif bir hukuki müessese olduğunu, borçlunun mühlet sürecinin sağladığı korumadan yararlanıp daha sonra tek taraflı irade beyanı ile süreçten çekilmesinin konkordatonun kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu, borçlunun feragat beyanının HMK anlamında davayı sona erdiren bir işlem olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, feragat beyanının alacaklıların menfaatleri gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini, İİK 292. madde uyarınca konkordato talebinden feragat edilmesi halinde mahkemenin borçlunun iflasına re'sen karar vermekle yükümlü olduğunu, özellikle konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması ve borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket etmesi hallerinde iflas kararının zorunlu bulunduğunu, mahkemece feragat beyanı kabul edilerek konkordato sürecinin sona erdirilmesine rağmen iflas kararı verilmemesinin alacaklıları hukuki güvenceden yoksun bıraktığını, alacaklıların haklarını korumanın tek yolunun iflas prosedürünün işletilmesi olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı ... Ve İnşaat Malzemeleri Ticaret Sanayi Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: Konkordato kesin mühleti içerisinde talepten feragatin sonuçlarının İİK 292. madde de açıkça düzenlendiğini, anılan maddenin 1/d bendi uyarınca borca batık bir sermaye şirketinin konkordato talebinden feragat etmesi halinde mahkemece konkordato talebinin reddi ile birlikte borçlunun iflasına resen karar verilmesinin zorunlu olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı ... Torba Ve Ambalaj Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: İİK 292. madde uyarınca kesin mühlet verildikten sonra borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketinin konkordato talebinden feragat etmesi halinde mahkemece kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddi ile birlikte borçlunun iflasına resen karar verilmesinin zorunlu olduğunu, somut olayda komiser raporlarıyla borca batıklık sabit olduğu halde bu hükme aykırı şekilde yalnızca davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, konkordato süreci boyunca borçlu şirketin malvarlığına ilişkin denetimin yetersiz kaldığını, borçlunun konkordato başvurusundan önce mal kaçırdığına ilişkin haciz tutanakları ve üçüncü kişi beyanlarının dosyaya sunulduğunu, konkordato projesinde borçluya aitmiş gibi gösterilen fabrika ve makinelerin üçüncü kişiye devredilmiş bulunduğunu, bu durumun konkordatonun kötüye kullanıldığını ve hileli iflas ihtimalini açıkça ortaya koyduğunu, konkordato talep dosyasındaki finansal veriler ile komiser raporlarında yer alan tespitler arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu, özellikle borç miktarı, aktif varlıkların değeri, brüt satış kârı ve dönem zararına ilişkin rakamların birbiriyle uyuşmadığını, bu çelişkilerin borçlunun finansal tablolarının gerçeği yansıtmadığını gösterdiğini, konkordato talebinde 427.959.363 TL olarak beyan edilen borcun komiser raporunda 308.903.192 TL olarak gösterildiğini, bu durumun borçlunun gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ortaya koyduğunu, konkordato projesinde öngörülen kâr ve ciro hedeflerinin gerçekleşmesinin mümkün olmadığının süreç içinde açıkça anlaşıldığını, 2025 yılı için öngörülen kâr hedeflerinin ilk altı ayda dahi çok gerisinde kalındığını, buna rağmen mahkemece konkordato sürecinin devam ettirildiğini, komiser kurulunun İİK 290. madde uyarınca yerine getirmesi gereken gözetim ve raporlama görevlerini gereği gibi ifa etmediğini, tüm bu hususların konkordato sürecinin alacaklılar aleyhine olacak şekilde kötüye kullanıldığını gösterdiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
İstem, İİK 285 vd. maddeleri uyarınca geçici mühlet, akabinde kesin mühlet ve neticesinde konkordatonun tasdikine ilişkindir.
Konkordato bir borçlunun belirli bir zaman dilimi içindeki tüm borçlarını, alacaklıları tarafından kanunda öngörülen nitelikli çoğunlukla kabul edilmiş ve yetkili makamca onaylanmış olan önerisi doğrultusunda ve kendisi için daha elverişli bulunan şartlar çerçevesinde ödenmesini mümkün kılmak üzere, ona yasa tarafından tanınmış bir hukuki imkandır.
Talep dilekçesi ekinde İcra ve İflâs Kanunu'nun 286’ncı maddesindeki belgeleri sunan borçluya mahkemece geçici mühlet verilir ve geçici komiser atanır.
Konkordato komiseri konkordato prosedürünün objektif ve tarafsız biçimde yürütülmesi ve sağlıklı biçimde işleyebilmesi; borçlu ile alacaklıların menfaatlerinin dengelenmesi ve bu suretle bunlar arasında bir anlaşma zemini yaratılmasında etkin rol oynar (Tanrıver, S.: Konkordato Komiseri, Ankara 1993, s.27-28). Konkordato komiseri borçlu ile alacaklılar ve mahkeme arasında köprü rolü oynar ve konkordatonun tamamlanmasını sağlar (Altay, S./Eskiocak, A.: Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, 4.b., İstanbul 2018, s.137 vd.).
İcra ve İflâs Kanunu'nun “Konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu ile bunların görevleri” başlıklı 290’ıncı maddesine göre komiserin görevleri şunlardır:
a) Konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak.
b) Borçlunun faaliyetlerine nezaret etmek.
c) İcra ve İflâs Kanunu'nda verilen görevleri yapmak.
d) Mahkemenin istediği konularda ve uygun göreceği sürelerde ara raporlar sunmak.
e) Alacaklılar kurulunu konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirmek.
f) Talepte bulunan diğer alacaklılara konkordatonun seyri ve borçlunun güncel malî durumu hakkında bilgi vermek.
g) Mahkeme tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek.
İcra ve İflas Kanunu'nun "kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması" başlıklı 292/1.inci maddesine göre:
İflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya uluşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297'inci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflasa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın b ve c bentlerindeki hallerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder, diğer alacaklıları ise gerekli görür ise davet eder."
Somut olayda, Mahkemece 04.12.2014 tarihinde 3 ay geçici mühlet ve 04.03.2025 tarihinde 1 yıl kesin mühlet kararı verilmiştir.
17.02.2025 tarihli Konkordato komiserler kurulu geçici mühlet raporuna göre rayiç değerlere göre şirketin varlıklarının borçlarını karşılayamadığı ve borca batık olduğu belirtilmiştir.
Konkordato talep edenler vekili 22.10.2015 tarihli dilekçesi ile konkordato taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir.
Mahkemece, feragat beyanı üzerine İİK 292/d maddesi gereğince, konkordato talep eden şirketin güncel rayiç değerler tablosuna göre borca batık olup olmadığı yönünde komiserler kurulundan nihai rapor alınarak, şayet şirket borca batık ise şirket temsilcisini de davet edip dinleyerek feragat nedeniyle şirketin iflasına da karar vermek gerekirken eksik inceleme ile tasdik talebinin reddi ile yetinilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, alacaklılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/(1).a.6 madde uyarınca, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Alacaklılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile:
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ E., ████████ K. sayılı 28.10.2025 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-) Peşin alınan istinaf karar harçlarının istek halinde yatırana iadesine,
3-) Alacaklılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 12.02.2026
Başkan Üye Üye Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!