Anahtar kelimeler: Lojistik Saha Operasyon Borçluya Bedelli Yazildiği Mesleki Amaçlı Vermiş Sağlanan

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ilişkinin mesleki amaçlı lojistik hizmet ve saha operasyon işlerine dayalı ticari ilişki olduğunu, müvekkili tarafından sağlanan hizmetler karşılığında ..... Nolu 11.04.2025 – 25.708,50 TL bedelli, .... Nolu 11.04.2025 – 900,00 TL bedelli, ...... Nolu 18.05.2025 12.412,00 TL bedelli ve ..... Nolu 18.06.2025 – 11.162,10 TL bedelli toplam 50.182,60 TL bedelli dört ayrı fatura düzenlenmiş olup faturaların davalı borçluya ibraz edilmiş olduğunu, davalının, bu faturalara süresi içinde itiraz etmemiş ve ödeme yapmamış olduğunu, müvekkilinin ise kendi edimlerini ifa etmiş, hizmetleri davalıya teslim etmiş olduğunu, davalı şirketin kendi kurumsal e-postaları ile (Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs 2025 hakedişlerine dair) müvekkilinden fatura kesilmesini talep ettiğinin sabit olduğunu, bu yazışmaların davalının alacağı ikrar ettiğini ortaya koymakta olduğunu, bu yazışmaların da ekte sunulmuş olduğunu, ayrıca davalı şirket yetkilisinin whatsapp yazışmalarında da borcu ikrar etmiş ve müvekkiline ödeme konusunda vaatlerde bulunmuş olduğunu, yine davalı borca itirazında taraflar arasındaki cari hesap ilişkisini inkar etmişse de bu hesaba ilişkin yapmış olduğu ödemelerde mevcut olduğunu, ilgili kayıt ve delillerin dosyaya sunulacak olduğunu, müvekkilinin, alacağını tahsil için Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ...... E. sayılı dosya üzerinden ilamsız takip başlatmış, ancak davalı tarafın, hiçbir haklı sebep olmaksızın sadece zaman kazanmak için kötü niyetli itirazda bulunmuş olduğunu, davalının, cari hesaba işlenen dava ve takip konusu faturaları teslim almış, 8 günlük itiraz süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmamış, buna rağmen ödeme yapmamış olduğunu, dolayısıyla davalının borcunu kabul etmiş sayılmakta olduğunu, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle müvekkilinin alacağını tahsil edememiş, ayrıca davalının malvarlığını kaçırma ihtimali bulunduğundan, alacağın güvence altına alınabilmesi için ihtiyati haciz ve tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi ve şimdiye kadar ödeme yapmış olmaması ile davalının mal kaçırma ihtimaline binaen öncelikle teminatsız aksi kanaatte teminatlı olarak ihtiyati haczen ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davalının icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazı nedeniyle son tutanağı ekte sunulu olan dava şartı arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamamakla eldeki davayı açma zorunluluğu doğmuş olduğunu beyanla; davalının Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalının yapmış olduğu haksız itiraz sebebiyle takip durmuş olup alacağın likit olduğu da gözetilerek, İİK m.67/2 uyarınca asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının mal kaçırma ihtimaline binaen, öncelikle teminatsız, aksi halde teminat karşılığında ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; sözde ticari ilişkinin dayanağı olan faturanın tek başına bir alacağı ispat etmemekte olup, fatura bedeline hak kazanıldığının sevk irsaliyesi, teslim-tesellüm tutanakları ve imzalı mutabakat belgesi ile ispatı gerektiğini, davacı tarafın söz konusu fatura içeriğindeki vaat ettiği hizmeti yerine getirmemiş olduğunu, müvekkili şirketin, merkezi İstanbul olmak üzere Türkiye'nin 81 ilinde ve çeşitli uluslararası bölgelerde geniş bir yelpazede kurye ve dağıtım hizmetleri sunmakta, işbu kurye ve dağıtım hizmetlerini gerçekleştirebilmek amacıyla 81 ilde olmak üzere farklı acenteleri bulunmakta olup operasyonel süreçlerin acenteler aracığıyla yürütülmekte olduğunu, müvekkili şirketin müşterilerinden teslim almış olduğu doküman, sözleşme, kart, teknik ekipmanlar vb. olmak üzere çeşitli ürün ve malzemelerin İstanbul dışındaki illerde acenteleri aracılığıyla dağıtımının sağlanmakta olduğunu, acentelerin dağıtımını sağlamış olduğu ürün ve malzemelere yönelik teslim-tesellüm belgelerinin, evrak asıllarının müvekkili şirkete ibrazı ve fazla ürünlerin iadesi halinde karşılıklı mutabakat sağlanarak acentelere hakediş ücretlerinin tam ve eksiksiz olarak ödenmekte olduğunu, ancak belirtilen teslim-tesellüm belgelerinin ve evrak asıllarının müvekkili şirkete ibrazı gerçekleştirilmediği, ürün veya malzemelerin müşterilere tesliminin gerçekleştirilmemesi, fazla ürünlerin müvekkili şirkete iade edilmemesi veya acenteye teslim edilen ürün veya malzemelerin kaybolması sebebiyle mutabakat sağlanamadığı takdirde müvekkili şirket tarafından ödemelerin gerçekleştirilmemekte olduğunu, nitekim müvekkili şirket ile acenteler arasında imzalanan sözleşmelerde de bu yönde hüküm de bulunmadığını, ancak davacı tarafın, müvekkili şirkete yönelik acentelik hizmeti altında edim ifa etmediği gibi kesinlikle kabul anlamına gelmemekle beraber etmişse dahi müvekkili şirketle imzalı bir mutabakat sağlamamış olduğunu, bu nedenle de davacı tarafın, müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış olduğunu, ne var ki taraflar arasındaki herhangi bir ticari alışveriş oluşmadığından düzenlenen faturaların gerçeği yansıtmadığını, söz konusu faturaların içeriğinde yer alan hizmetlerin davacı tarafından yerine getirilmemiş olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirket ile davacı taraf arasında söz konusu faturalara ilişkin ticari bir ilişki bulunmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, söz konusu faturalara itiraz edilmemiş olunmasının, sadece fatura içeriğinin doğru olduğu anlamını taşımakla beraber hizmetin yerine getirildiği anlamına da gelmediğini, davacı tarafından dosyaya sunulan herhangi bir teslim-tesellüm belgesi veya sevk irsaliyesi bulunmadığının söz konusu belgelere ilişkin taraflar arasında hiçbir şekilde mutabakata yönelik imza bulunmadığınin görülmekte dolayısıyla davacı tarafından icra takibine dayanak edilen faturalara konu ticari hizmetin müvekkili şirkete karşı ifa edildiğine dair dosyaya sunulan bir belge bulunmadığını, ticari hizmet sözleşmelerinde, hizmetin ifa edildiğine dair müvekkili şirketin yetkililerinin imzası bulunan imzalı teslim makbuzu, kaşeli sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura ile tespit edildiğini, bu sebeple salt bir faturanın düzenlenmesinin, faturaya konu işin yapıldığı veya hizmetin verilmiş olduğu anlamına gelmeyeceğini, bu durumda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının ispata yarar herhangi bir delil/belge sunamamış olduğunu, hal böyle iken davacı tarafın, salt kendi düzenlemiş olduğu faturalara istinaden alacaklı olduğunu iddia etmesinin hukuka ve hakka aykırı olup, kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, ayriyeten itirazın iptali davalarının, icra takibine sıkı sıkı bağlı olup, takip dışına çıkılamayacağını, borç sebep ve belgesinin değiştirilemez olduğunu, bu nedenle davacı tarafından sunulan veya sunulacak harici belgelerin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, sonuç olarak, davacı tarafın müvekkili firma üzerinden haksız kazanç elde etmeye çalışarak müvekkilini mağdur etmekte olduğunu, davacının kötü niyetli taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında mevcut bir ticari ilişki olmadığından, itiraz edilen faturalara konu hizmetin ifa edilmemiş ve müvekkili şirketin davacı yana hiçbir borcu bulunmadığından davanın reddini talep etme zarureti hâsıl olduğunu beyanla; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili hakkında açılan işbu haksız, mesnetsiz ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, müvekkili hakkında açılan işbu haksız, mesnetsiz ve yasal dayanaktan yoksun dava sebebiyle davacı hakkında %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, fatura alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının takibe konu faturalar nedeni ile davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, davalı tarafın savunması uyarınca davacının faturalar konu hizmeti davalı adına yerine getirip getirmediği, davacının acentelik hizmeti ifa edip etmediği, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır.Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, 900,00 TL 11.04.2025 tarihli ..... numaralı fatura alacağı, 12.412,00 TL 18.05.2025 tarihli ...... numaralı fatura alacağı, 25.708,50 TL 11.04.2025 tarihli ..... numaralı fatura alacağı, 11.162,10 TL 18.06.2025 ...... numaralı fatura alacağı olmak üzere toplam 50.182,60 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiği görülmüştür.Mahkememiz █████/2025 tarihli duruşmasında davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde karar verilmiş ve bu hususta davalı vekiline gerekli ihtarlar yapılmış ise de, davalı veya vekilince belirlenen gün ve saatte ticari defter ve kayıtlarının sunulmadığı, herhangi bir yerinde inceleme talebinin olmadığı ve mazeret sunulmadığı görülmüştür.Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davacının takibe konu faturalar nedeni ile davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, davalı tarafın savunması uyarınca davacının faturalar konu hizmeti davalı adına yerine getirip getirmediği, davacının acentelik hizmeti ifa edip etmediği, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi hususunda İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiş ve Hatay Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) talimat yazılmış, talimatımız Hayat ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... Talimat sırasına kaydı yapılmış olup, talimat dosyaya Mali Müşavir bilirkişi ..... tarafından sunulan █████/2026 tarihli raporda özetle; dava konusu olan 2025 yılına ilişkin ticari defter ve ve evrakların davacının muhasebe biriminden sorulmuş ve Gelir İdaresi elektronik olarak defter beyan sistemine tabi olarak tutulduğu kayıt edilmiş olan gelir ve gider faturalarının VUK yönünden usulüne uygun tutulduğunun görülmüş olduğunu, elektronik defter beyan usulüne tabi olduğu için noter tasdiki aranmadığını, defter ve kayıt yönünden VUK, TTK md. 64 ve HMK md. 222 nin ispat ve delil olma şartlarını taşıdığının tespit edilen defterlerin dökümünün rapor ekinde sunulmuş olup, davacının iddiasında olan söz konusu 11.04.2025 md. 2 fatura no ..... 11.04.2025 tarihli 25.708,50 TL bedelli, 11.04.2025 md. 5 fatura no ..... 11.04.2025 tarihli 900,00 TL bedelli, 18.05.2025 md. 8 fatura no ..... 18.05.2025 tarihli 12.412,00 TL bedelli, 18.06.2025 md. 9 fatura no ...... 18.06.2025 tarihli 11.162,10 TL bedelli toplam 50.182,60 TL tutarlı 4 adet e-faturaların kaydedilmiş olduğunun görülmüş olduğunu, mahkememizce temin edilerek dosya kapsamına alınmış olan 2025 yılı 4/5/6.ayları analiz raporlarında davacı yönünden satış ve dava firma yönünden alış belgesi olarak 4 adet e-arşiv fatura toplam kdv hariç 43.235 TL beyanları örtüşmekte ve iddia edilen e-arşiv fatura tutarlarını doğrulamış olup iki taraf arasında ticari faaliyet olduğunu ve davalının bu belgeleri gerek 8 gün içinde itiraz yada iptal işlemi yapmayarak gerekse maliye sistemine kayıtla TTK'nın basiretli tacir hükmü gereği iradi kabulü ile tarafların ticareti kesinleşmiş görüldüğünü, ayrıca dava dilekçesi ekindeki hakediş hesap ve tahakkuk belgelerinde acente olarak işlem yapılmış olduğundan acente sözleşmesine delil teşkil ettiğini ve dijital ortamda takip edilen müşteri teslim kayıt ve işlemlerinin aradaki ticaret ve faturaları destekler nitelikte olduğundan bu faturalarda gerek davacının defter kayıtlarında ve gerekse iki tarafında ki bilhassa davalının vergi dairesi analiz raporlarında örtüştüğü için gerekli olsada ayrıca bir sevk ve teslim tesellüm belgesinin ispata gerek kalmadığını SONUÇ OLARAK: tüm bu sebep ve kanıtlarla davacı ve davalı arasında bir ticaretin varlığı tartışmasız olup davacı firmanın davalı firmadan 50.182,60 TL alacaklı olduğu Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takibinin bu yönde yapılması kanaatine varılmış olduğunu bildirmiştir.Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve ███████-172 E. - ███████ K. sayılı kararı )Davacı tarafın delillerinde taraflara ait ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayandığı anlaşılmıştır.Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde dava konusu olan 2025 yılına ilişkin ticari defter ve ve evrakların davacının muhasebe biriminden sorulmuş ve Gelir İdaresine elektronik olarak defter beyan sistemine tabi olarak tutulduğu kayıt edilmiş olan gelir ve gider faturalarının VUK yönünden usulüne uygun tutulduğu, elektronik defter beyan usulüne tabi olduğu için noter tasdiki aranmadığı, defter ve kayıt yönünden VUK, TTK md. 64 ve HMK md. 222 nin ispat ve delil olma şartlarını taşıdığın, davacının iddiasında olan söz konusu 11.04.2025 md. 2 fatura no .... 11.04.2025 tarihli 25.708,50 TL bedelli, 11.04.2025 md. 5 fatura no ..... 11.04.2025 tarihli 900,00 TL bedelli, 18.05.2025 md. 8 fatura no ..... 18.05.2025 tarihli 12.412,00 TL bedelli, 18.06.2025 md. 9 fatura no ... 18.06.2025 tarihli 11.162,10 TL bedelli toplam 50.182,60 TL tutarlı 4 adet e-faturaların kaydedilmiş olduğu, mahkememizce temin edilerek dosya kapsamına alınmış olan 2025 yılı 4/5/6.ayları analiz raporlarında davacı yönünden satış ve dava firma yönünden alış belgesi olarak 4 adet e-arşiv fatura toplam kdv hariç 43.235 TL beyanları örtüşmekte ve iddia edilen e-arşiv fatura tutarlarını doğrulamış olup iki taraf arasında ticari faaliyet olduğu ve davalının bu belgeleri gerek 8 gün içinde itiraz ya da iptal işlemi yapmayarak gerekse maliye sistemine kayıtla TTK'nın basiretli tacir hükmü gereği iradi kabulü ile tarafların ticareti kesinleşmiş görüldüğü, ayrıca dava dilekçesi ekindeki hakediş hesap ve tahakkuk belgelerinde acente olarak işlem yapılmış olduğundan acente sözleşmesine delil teşkil ettiğini ve dijital ortamda takip edilen müşteri teslim kayıt ve işlemlerinin aradaki ticaret ve faturaları destekler nitelikte olduğundan bu faturalarda gerek davacının defter kayıtlarında ve gerekse iki tarafında ki bilhassa davalının vergi dairesi analiz raporlarında örtüştüğü, davacı firmanın davalı firmadan 50.182,60 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşmada ihtar edilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde hizmetin yerinde getirilmediği savunmuş ise de, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu hizmetin yerine getirildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin savunmasına itibar edilmemiştir.İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır.Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı tarafın tarafın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 10.036,52 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;1-Davalı tarafın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin DEVAMINA,2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 10.036,52 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,3-Alınması gereken 3.427,97 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.812,57 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.230,80 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 8.461,00 TL olmak üzere toplam 9.691,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davalı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip ......Hakim .....