Anahtar kelimeler: Bayide Bayiine Şarj Şden Parçanın Şye Arızalı Ünitesinde Araçtaki Satımdan

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan alacak (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 09.12.2022 tarihinde davalı şirket ---------Ş.'den 1 adet --------- marka elektrikli araç satın aldığını, satın alınan aracın şarj ünitesinde çok kısa süre içerisinde arıza meydana geldiğini, ayıplı araçtaki bu durum muhatap ---------Ş.'ye bildirildiğini ve elektrikli aracın servis hizmeti bu bayide olmadığından dolayı araç Kocaeli ilinde bulunan ---------- bayiine yönlendirildiğini, burada yapılan ilk kontrollerde aracın şarj ünitesinde bulunan parçanın arızalı olmasından dolayı aracın şarj olmadığı tespit edildiğini, söz konusu bu parçanın --------- sipariş verileceği ve 45 günden önce gelmeyeceğinin müvekkili şirkete bildirildiğini, servise verilen ayıplı araç 2 ayı aşkın bir sürenin ardından taraflarına teslim edilmiş ancak kısa bir süre sonra aynı sorundan kaynaklı olarak arıza yaparak ve tekrardan servise gönderildiğini, davaya konu aracın müvekkili şirketin satış pazarlama biriminde kullanıldığını ve aracın sürekli hareket halinde olduğunu, ayıplı araç yerine müvekkili şirkete dizel araç verildiğini, bu durumun müvekkilini ayrı bir zarara soktuğunu beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile, davanın kabulüne, dava konusu aracın ayıpsız misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesine mümkün olmaması halinde ayıp oranında bedelde indirimine, ikame araca ilişkin yapılan yakıt giderlerinin tazminine, harç ve giderleri ile ücreti vekâletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, arabuluculuk tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ayıpsız misli ile değişim talebinden feragat etmiş olduğunu, feragat doğrultusunda davacının davaya konu aracın değeri olan 787.616,41-tl üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağında başvuru konusunun aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve aracın serviste uzun süre kalması sebebiyle uğranılan tazminat olduğunu, davacı ayıp oranında bedelde indirim talebine ilişkin olarak arabuluculuğa başvurmamış olduğunu yani dava şartı yerine getirilmediğini, yetkili satış bayi olarak faaliyet gösteren müvekkili şirket satışını yaptığı araçların üretim safhasında yer almadığını, bu sebeple üretim veya imalat hatalarında kusurunun olmadığı aşikâr olduğunu, davanın müvekkiline yöneltilmesi mümkün olmadığını, ayıbın varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek gerekir ki muhatapların da ikrar ettikleri üzere araçlar, ticarî amaçlarla satın alındığından varlığı iddia olunan ayıba ilişkin tbk hükümleri değil, ttk hükümleri uygulanması gerektiğini, tacir sıfatını haiz, davacı taraf, ttk'da belirtilen ve hak düşürücü niteliğindeki ayıp ihbar sürelerine uymadığından davanın reddi gerekmekte olduğunu, aksi kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf, seçimlik haklarından ücretsiz onarım hakkını kullanmış olduğundan ayıp oranında bedelden indirim hakkını hakkını kullanamayacak olduklarını, araçtaki arızaya ilişkin müvekkili şirkete onarım başvurusu yapılmamış olup varlığı iddia edilen sözde ayıbın, yetkili servis ---------ş. tarafından yapılan müdahale sonucu meydana gelmiş olması kuvvetle muhtemel olduğunu, dava konusu elektrikli aracın şarj edilmesinde üretici mais tarafından tavsiye edilen akım, kablo, pil yüzdesi aralığı, aşırı sıcak veya soğuk hava koşullarına ve güncel araç yazılımına dikkat edilip edilmediği bilinmediğini beyan ederek davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine, esasa geçilmesi halinde esastan reddine ve netice olarak yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ---------- plakalı araca ilişkin dava açıldığını,---------- E. sayılı dosya kapsamında yargılama sürmekte olduğunu, işbu sebeple derdestlik itirazının bulunduğunu, davaya konu aracın üreticisi veya satıcısı müvekkili şirketin olmadığını, davacı ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, alıcının ayıba dayanarak ileri sürdüğü taleplerinin dinlenmesinin ön şartı olan ayıp ihbarı ortada yok iken ve ayıp ihbarına ilişkin hem ttk hem de tbk’da belirtilen hak düşürücü süreler aşıldığından davacının taleplerinin reddine karar vermek gerektiğini, davacı aracı teslim alırken aracı muayene ederek teslim aldığını, araçta herhangi bir arıza olmadığını, aracın çalışır durumda olduğunu ve talebine uygun olduğunu açıkça kabul ettiğini, davaya konu araçta tespit edilemeyen, çözülemeyen, tekrarlayan bir arıza-gizli ayıp-üretim hatası söz konusu olmadığını, davacı tarafça iddia olunan şikâyetle servise başvurulduğunu, davacı tarafın da ikrar ettiği üzere davacının bilgisi ve onayı olmadan yapılan herhangi bir müdahale söz konusu olmamıştır. davacı seçimlik haklarından onarım hakkını kullanmıştır. t.k.h.k’ nun tüketiciye tanıdığı haklar yenilik doğuran haklar olup, bir kere kullanılmakla sona erer ve değiştirilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia edilen ayıp var olsa olsa dahi, dava konusu araçta, ayıptan ari misli ile değişimi veya bedel iadesi talep etmeyi gerektirecek koşullar oluşmadığını beyan ederek haksız, usule ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulden reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE
: Dava, hukuki niteliği itibariyle; taraflar arasında kurulan satış sözleşmesi kapsamında malın ayıplı olduğu iddiasıyla HMK m.227 hükmünde yazılı ayıp oranında satış bedelinde indirim istemine ilişkin alacak davasıdır.-------- numaralı ve █████/2025 tarihli kaldırma kararı sonrası Mahkememizde --------- esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. --------- esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının --------- Şirketi, davalıların ---------Ş, ----------Ş olduğu görülmüştür. HMK m.166/I hükmü; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." şeklindedir.HMK m.166/4 ise, "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." hükmünü haizdir.Her iki dosyanın birlikte yapılan incelemesinde, tarafların ve dava konusunun aynı olduğu, davalar arasında bağlantı bulunduğu sabit olmakla, HMK m.30 ve HMK m.166 hükümleri gereğince bu iki dosyanın birlikte görülmesinde fayda olduğu değerlendirilerek iş bu dava dosyasının daha önce açılmış olan ---------- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Mahkememizin ---------- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine,
2-Birleştirme kararı doğrultusunda mahkememiz esasının kapatılmasına, HMK m.166/III hkmü gereğince dava dosyamızın derhal üst yazıyla --------- esas sayılı dosyasına gönderilmesine ve yargılamanın anılan dosya üzerinden yürütülmesine,
3-Birleştirme nedeniyle bu dosyanın esasının kapatılmasına,
4-Harç ve yargılama giderlerinin birleşen ana dosya üzerinden değerlendirilmesine,
Esasa dair kararla birlikte istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!