Anahtar kelimeler: Katları Tapunun Ruhsat Başkan Yazim Katip Gaziantep Hariç Yapı Arazi

T.C.

GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ..
KARAR NO
: ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: ..
NUMARASI
: ..
DAVACI
: ..
VEKİLİ
: . ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: . ...
DAVA
: ALACAK
DAVA TARİH İ
: ..
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: ..
YAZIM TARİHİ
: ..
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı yapı denetim şirketi ile davalı arsa sahibi arasında .. adet yapı denetim sözleşmesi bulunduğunu, davalıya ai.. adresindeki ve tapunun .. parsel numarasında kayıtlı arsa / arazi üzerine yapılacak .. . katları hariç... inşaat alanı bulunan ruhsat tarihi .... adresinde tapunun .. parsel numarasında kayıtlı arsa/arazi üzerine yapılacak ..adet blok bodrum katları hariç...nşaat alanı bulunan ruhsat tarihi .. . ve .. olan taşınmazlarda yapı denetim şirketi tarafından projelerin ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi adına hizmet sözleşmeleri düzenlendiğini, davalının akdedilen hizmet sözleşmelerine dayanarak . . . . yapı ruhsatı aldığını ve inşaatları yapmaya başladığını, yetkilisi olduğu şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşmede yer alan . adet yapının denetimlerini yaptığını, davalı tarafından apartmanların bitirildiğini, davalı tarafından bitirilen dairelerin satışlarının yapıldığını, sahipleri tarafından yapı kullanma izni alınmadan kullanılmaya başlandığını, inşaatın tamamen bittiğini, yapı denetim uygulama yönetmeliğinin 22. maddesi hükmü gereği yapı denetim sözleşmesinin süresinin sözleşmenin imzalandığı tarihten denetlenen yapı için yapı kullanma izninin alındığı tarihe kadar geçen süre olduğunu, davalının yapı kullanma izni almaması sebebiyle sözleşmenin halen devam ettiğini, davacı şirketin sözleşmede belirlenen hükümleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, ilgili belediyeden işin kaçta kaçının bittiğinin tespitinin keşif yapılarak dosyaya sunulmasını ve dosyanın bu bilgiler ışığı altında hesap bilirkişisine tevdi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik . TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı.. tarihli dilekçesinde, dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının olmadığını, tebligatlar usulsüz olduğundan yokluklarında yapılan işlemlere itiraz ettiklerini, ön inceleme duruşması yapılmasını talep ettiklerini, bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
KARAR
: Mahkemece, davalı tebligatların usulsüz olduğunu iddia ederek yokluklarında yapılan işlemlere itiraz etmişse de yapılan tebligatların usulüne uygun olduğu, davalının aynı konutta yaşayan kızına yapıldığı görüldüğünden bu yöndeki taleplerinin reddedildiği, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla davayı kısmi dava olarak açtığı, belirsiz alacak davası olarak açıldığına ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmadığı, davacı şirket temsilcisinin ilk alınan beyanında ıslah için süre talepleri olmadığını açıkça beyan ettiğinden ıslah için süre verilmediği, davacı şirket temsilcisi daha sonra son sözleri sorulduğunda davasını ıslah etmek için süre talep etmişse de davacının talebinin mahkemece tahkikatın bitirilmesine karar verilip tefhim edildikten sonra yapılmış olması sebebiyle talebinin yerinde görülmediği, davacı şirketin davalıya ait 2 adet taşınmaza ilişkin yapı denetim işini yaptığı, anılan taşınmazlara ait ruhsatlarda denetim işinin yapıldığının belirtildiği, yazılı sözleşmenin bulunduğu, celbedilen kayıt ve belgelerden binaların tamamlanarak kullanılmakta olduğu, bu taşınmazlara davacı tarafça yapı denetim hizmeti verildiğinin sabit olduğu, verildiği sabit olan ve benimsenen hizmet karşılığının sırf şekli sebeplere dayalı olarak ödenmemesinin objektif iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı bu durumda davacının verdiği hizmet oranında ücret talep etme hakkının bulunduğu, aksinin kabulünün davalının haksız zenginleşmesi sonucunu doğuracağı, mahkemece aldırılan bilirkişi raporuyla 2 taşınmaz için davacının davalıdan toplam .. TL yapı denetim hizmeti alacağı bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak .. TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, davanın yapı denetim hizmet sözleşmesi ilişkisine dayandığını, işbu davalar için uygulanacak zamanaşımı süresinin.. yıl olduğunu, . yıllık zamanaşımı süresinin sözleşmenin akdedildiği tarihten itibaren başladığını, mahkemece zamanaşımı itirazlarının kabul edilmediğini, davacı şirketin yapı hizmet bedeli adı altında haksız kazanç elde etmek amacı ile aradan .. yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra . . . Sözleşmesi kapsamında eldeki davayı açtığını, davacı şirketin inşaatın ne kadarlık kısmı için yapı denetim hizmeti verdiği hususunun araştırılmadığını, sadece sözleşme baz alınarak yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkeme tarafından aldırılan kök rapor ve ek rapora bakıldığında bilirkişiler arasında, yapı denetim uzmanının bulunmadığını, bilirkişiler tarafından genel ve soyut değerlendirmeler yapıldığını, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 5. ve 6. maddelerinde belirtilen ve yapı denetim firmasına yüklenen sorumluklar ve ödevler hakkında herhangi bir incelemenin yapılmayarak rapor tanzim edildiğini, iş bu durum açık bir şekilde usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, yapı denetim firmasının sözleşmeyi arsa sahibi ile imzalaması gerektiğini, sözleşmede bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacı firmaya benzer konu ile ilgili ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla açılan menfi tespit davasının . ..Maddesi belirtilmek suretiyle kabul edildiğini, dosyada davacı şahsın . . . Şirketine borçlu olmadığına hükmedildiğini, . . Uygulama Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 4. fıkrasında "Yukarıda açıklanan görevlerin yapılması sırasında ruhsata ve eklerine aykırı imalat belirlendiğinde, yapının o anki durumunu fotoğrafla tespit eder, ilgili idareye de dağıtımı yapılan bir yazı ile yapının müteahhidini iadeli taahhütlü posta yoluyla yazılı olarak uyarır ve aykırılığın giderilmesi için süre verir. Bu süre zarfında yapı müteahhidine bildirilen eksikliklerin giderilmemesi durumunda, süre bitimini takip eden üç iş günü içinde iadeli taahhütlü posta yoluyla ilgili idareye bildirimde bulunur." denildiğini, davacı tarafın dava konusu taşınmazdaki yapının ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapıldığına ilişkin Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 4. fıkrasının 1. bendi uyarınca belirlenen şekilde işlem tesis etmeyerek kendi ihmali ile ortaya ayıplı yapı çıkmasına sebebiyet verdiğini, mahkemece bu husus araştırılmadan hüküm tesis edildiğini, dosya kapsamında aykırılıkların idareye bildirilmediğini, yapıların halen iskansız olarak kullanıldığını, davacı tarafından . .. Mahkemesinin .. Esas sayılı dosyasıyla açmış olduğu itirazın iptali konulu başka bir davada, mahkemece yargılama yapılarak dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, bilirkişi . .. tarafından verilen raporda hangi hallerde yapı denetim firmasının alacağının doğabileceğinin belirtildiğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Dava, taraflar arasında akdedilen yapı denetim sözleşmeleri kapsamında davacının davalıdan alacak istemine ilişkindir.
.. Asliye Ticaret Mahkemesinin .. Karar sayılı ilamıyla, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
Davacı ile davalı arasında yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığı, dosya kapsamında bulunan kayıt ve belgelerden binanın tamamlanarak kullanılmakta olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı yönetmelikteki bazı yükümlülüklerini yerine getirmemişse de yapı denetim hizmeti verilmiştir.. Verildiği sabit olan ve benimsenen hizmet karşılığının sırf şekli sebeplere dayalı olarak ödenmemesi objektif iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz..
Taraflar arasında düzenlenen yapı denetimi hizmet sözleşmesinin 4. maddesinde hakedişlerin hesaplanma yöntemi, 5. maddesinde hizmet bedelinin ne zaman ve ne şekilde ödeneceği açıklanmıştır.
Mahkemece, davalının yapı denetim hizmet bedelinden sorumlu olduğunun kabulü ile sözleşme hükümlerine göre sorumlu olduğu bedel bilirkişi marifetiyle belirlenerek, davanın kısmi dava olarak açıldığı da gözetilerek davacının talebiyle bağlı kalınmak suretiyle mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 68,31 TL istinaf karar harcından peşin alınan 18,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 50,31 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
HMK'nın 353. ve 362/1-f bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ... *
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!