Anahtar kelimeler: İdava Bulma Aşde Doldurarak İşinden İsteğiyle Kanalı Engelli Kanunen Emeklilik

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı katılma yoluyla davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 18.09.1991 tarihli % 40 engelli olduğuna dair sağlık kurulu raporu ile İş ve İşçi Bulma Kurumu kanalı ile ... A.Ş.'de çalışmaya başladığını, 2007 yılında 16 yılı doldurarak engelli olarak kanunen emeklilik hakkı kazandığından, emekli olmak üzere kendi isteğiyle işinden ayrıldığını, ancak işveren ... A.Ş.'nin Sosyal Güvenlik Kurumu ve Vergi Dairesi ile gerekli yazışmaları yapmadığından; yasal hakkı olan vergi indiriminden yararlanamadığını ve emekli olamadığını, ... 2. İş Mahkemesinde ████████ - ████████ E.K. sayılı dosyasında dava ile sakatlığın tespiti ve geriye dönük 16 yıllık vergi indirimini talep ettiğini ve davasının kabul edildiğini, dava kabul edilmekle beraber, kararda tespit talebiyle ilgili bir fıkraya yer verilmediğini, temyiz sonucu hükmedilen Yargıtay kararında da tespit talebi hakkında karar verilmediğini, karar düzeltme talebinin de reddedildiğini, 14.11.1991-16.07.2007 yılları arasında çalışarak hem hizmet günü ve hem yatırılan prim açısından emekliliğe hak kazandığını, 5510 sayılı Kanun uyarınca 01.10.2008 gününden önce sigortalı olup sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre sigorta başlangıç tarihlerine ve sakatlık oranlarına göre 15 yıl kıdem ve 3600 prim gününü doldurmuş olmaları hali için kademeli emeklilik sistemi olduğunu, İdarenin üçüncü derece sakatlık raporuna sahip olan davacının emeklilik hakkını elde etmiş olmasına karşın emeklilik talebini reddettiğini ileri sürerek, davacının 14.02.2007 itibariyle emekli olmaya hak kazandığının tespiti ile 14.02.2007 tarihinden bu yana birikmiş maaş ve diğer sosyal haklarının yasal faizi ile birlikte hesaplanarak tahsiline karar verilmesini istemiştir.II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 193 sayılı Kanun'un 31. maddesi gereğince sakatlık indiriminden yararlanılabilmesi için asgari %40 oranında çalışma gücünün kaybedilmiş olması gerektiğini, Vergi Dairesi ile yapılan yazışma neticesinde Kuruma gönderilen 16.06.20 10... sayılı yazıda davacının çalışma gücünü %28 oranında kaybettiğinin belirtildiğini, ... Devlet Hastanesinden alınma 21.10.2009 tarihli raporunda da özür oranının %28 olarak belirtildiğini, mevcut durumuna göre emekli olabilmesi için 25... yaş ve 5600 prim gün sayısı olması gerektiğini, 25 yıl ve 53 yaş şartlarını yerine getirmediğinden emeklilik talebinin reddedildiğini, emeklilik şartlarını haiz olmadığından Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, ATK raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulü ile davacının 27.05.2010 tarihli tahsis başvuru tarihini takip eden aybaşı olan 01.06.2010 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitine, bu tarihten itibaren ödenmesi gereken aylıkların yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının 27.05.2010 tarihli tahsis başvuru tarihinde 15.11.1991-27.05.2010 arasında 18... ay 12 gün sigortalılık süresinde 5892 prim günü hizmeti itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazandığı, davacı tarafın 16.11.2007 tarihinde başvuru yaptığına dair Kurum kayıtlarında ve dosyada bu yönlü bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince verilen karar yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ancak davalı Kurum harçtan muaf olduğu halde, davacı tarafından yatırılan harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde katılma yoluyla davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.B. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; davacının 16.11.2007 tarihinde emeklilik başvurusu yaptığını, bu tarihten itibaren aylık bağlanmasına karar verilmesi gerekirken Mahkemece 27.05.2010 tarihinin başvuru tarihi olarak kabul edilerek verilen kararın eksik ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu belirterek kararın bu yönüyle bozulmasını istemiştir.2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinde mevzuata ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.C. Değerlendirme ve SonuçUyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile 14.02.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile tahsiline ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.