Anahtar kelimeler: İicevap İdava Zamanlı Akdine Eşinin Gidermek Olmayacağını Oğlu Biri İhtiyaçlarını
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işverene ait ev hizmetinde 01.01.1995 – 15.02.2013 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İş Kanunu hükümleri uyarınca bir hizmet olmadığından dolayı, olmayan bir hizmetin tespitinin de mümkün olmayacağını, davacının oğlu ...'nın davalı ve eşinin ihtiyaçlarını gidermek üzere, biri tam zamanlı biri de haftada üç gün olmak üzere iki bakıcıyı görevlendirdiğini ve bu kişilerin sigorta işlemlerini yaptırdığını, davalının hiçbir zaman hiç bir nam veya isim altında işveren sıfatın haiz olmadığını, davanın özellikle son beş yıldan önceki kısmının zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacı ile davalı arasında iş akdi bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.03.2016 tarih ve ███████ - ████████ E.K kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davacının 01.01.1995-01.02.2013 tarihleri arasında aylık 14 gün ve 2013 yılı Şubat ayında 7 gün olmak üzere toplam 3045 gün işçi olarak çalıştığının tespitine ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 01.03.2018 tarih ve ██████████ - █████████ E.K. sayılı kararı ile; "... Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davanın 2013 tarihinde açıldığı, işe giriş bildirgesinin verilmediği, davacı ve davalı tanıklarının dinlendiği, davacı tanığı haftanın 3 günü kendisinin haftanın 3 günü de davacının çalıştığını beyan ettiği, davacının ev hizmetlerinde kesintisiz çalıştığını iddia ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının ayda on dört gün çalıştığı kabul edilerek karar verilmişse de uyuşmazlık konusu dönem 01.01.1995 - 15.02.2013 tarihleri arası olup 5510 sayılı Kanun'da 01.04.2015 tarihli değişiklikten önce olması karşısında, haftanın yarısından fazlasında ev hizmetlerinde çalışmayanların sürekli çalıştığının kabul edilemeyeceği, sonuçta sigortalı sayılamayacakları açıktır. Yapılacak iş, davacının, davalı işyerinde haftanın yarısından fazlasını ev hizmetlerinde çalışarak geçirip geçirmediğini araştırmak; davalının konutuna yakın işyerlerinde çalışması kayıtlara geçmiş çalışanları, apartman komşularını, çalışmanın geçtiği apartmanda başka dairelerde benzer şekilde ev hizmetlerinde çalışanları tespit etmek, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra tüm delilleri bir arada değerlendirerek yukarıda yapılan açıklamalar ışığı altında sonucuna göre karar vermekten ibarettir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 02.02.2021 tarih ve ████████ - ███████ E.K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda bir önceki kararında olduğu gibi, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işveren yanında 01.01.1995-01.02.2013 tarihleri arasında ayda 14 gün ve 2013 yılı Şubat ayında 7 gün olmak üzere toplam 3045 gün çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Daire'nin 28.09.2021 tarih ve █████████ - ██████████
E.K. sayılı kararı ile; "... bozma gereği yerine getirilmeden hüküm kurulmuş olduğundan, hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, bu itibarla, ilk bozma çerçevesinde davacının, davalı işyerinde haftanın yarısından fazlasını ev hizmetlerinde çalışarak geçirip geçirmediği araştırmalı, davalının konutuna yakın işyerlerinde çalışması kayıtlara geçmiş çalışanları, apartman komşuları, çalışmanın geçtiği apartmanda başka dairelerde benzer şekilde ev hizmetlerinde çalışanları zabıta marifetiyle tespit edilmeli, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını alınmalı ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir." şeklindeki gerekçeyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 26.02.2025 tarih ve ████████ - ███████ E.K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında toplanan deliller ve tanık beyanları ile davacının çalışmasının sabit olduğunu belirterek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun █████. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3.İnceleme konusu eldeki davada, her ne kadar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama ile davanın reddine karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
4.Somut olayda, bozma kararı sonrası yapılan kolluk araştırmalarının yetersiz olduğu ve tanık beyanlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla, yapılacak iş; re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda, ... Mahallesi ... Apartmanı ... ve ... Mahallesi ... Apartmanı ... adreslerinde Sosyal Güvenlik Kurumu, belediye, zabıta, vergi dairesi, meslek odası aracılığıyla ve muhtarlık marifetiyle ayrıntılı araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanları, yoksa işyeri sahiplerinin davacının çalışması ve süresine ilişkin olarak yöntemince beyanları alınmalı, ikamet eden ev sahipleri, komşular, bakkal, market, bina görevlileri tespit edilerek dinlenmeli, 03.09.2020 tarihli celsede beyanı alınan tanık ... yeniden dinlenmeli, böylelikle çalışmanın niteliği ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!