Anahtar kelimeler: İhk Artırmıştır Davrandığını Hasarlandığını Kiraya Açıklayıp Kasko Kazada Poliçesi Heyeti
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ D.iş- 285 K.
SAYISI : 2024/İHK-16762
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait, davalı ... nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın meydana gelen kazada hasarlandığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı sigortalının yükümlülüklerine aykırı davrandığını, aracın alt kira suretiyle kiraya verildiğinin tespit edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazlarının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak "... Araç kiralama işi ile uğraşan başvuru sahibi ile yapılan kasko sigortasında aracın kullanım âmacı 1 yıldan uzun kiralama olarak belirtilmiş olmakla birlikte aracın birden kez alt kiraya konu olduğu kazanın da alt kiranın alt kirası sırasında meydana geldiği anlaşılmıştır. Her ne kadar İlk derece yargılamasında sigorta sözleşmesinde alt kira teminat dışı birakılmadığı gerekçesi ile dava kabul edilmişse de hukuken alt kira mümkün değilse sigorta sözleşmesinde ayrıca alt kiranın teminat dışı sayılmasına gerek olmayacağından alt kiranın durumunu değerlendirilmesi gerekmiştir...Eğer başvuru sahibi araçlarını finansal kiralama yoluyla kiralıyor ise bu araçları sigorta eden davalının söz konusu araçların ilke olarak alt kirasının olmayacağını kabul ederek teminat verdiği kabul edilecektir. Eğer söz konusu araçlar finansal kiralamaya konu değilse bu durumda TBK hükümlerine tabi olacaktır ki söz konusu Kanun gereği kira sözleşmesinde alt kiranın yasaklanması da hukuken mümkündür. Ara kararla başvuru sahibinden kesin süre içinde dava konusu araca ilişkin kira sözleşmesi dosyaya sunması, alt kiraya ilişkin bir izin varsa bunu belirtmesi istenmiş ancak kesin süre içinde bir beyanda bulunulmamıştır. Kesin süre geçtikten sonra araç kira sözleşmesi gönderilmemiş sadece protokolde alt kiraya ilişkin bir yasak olmadığı belirtilmiştir. Başvuru sahibi vekili, iddiasını ispat için kendisine verilen kesin süre içinde ara kararı yerine getirmediği gibi kesin süre sonunda da beyanda bulunurken sözleşmeyi de dosyaya sunmadığından, uyuşmazlığın çözümü alt kira imkanının olup olmadığına bağlı bulunduğundan ve ara kararla talep edilmiş olmasına rağmen sözleşmeyi sunmayan davacının davranışının davalı iddiasını destekler nitelikte olduğu kabul edildiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının itirazının süresinde olup olmadığının denetlenemediğini, davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edilmeyerek davacı lehine kazanılmış hak oluştuğunu, alt kiralamaya ilişkin savunmanın cevap dilekçesi ile ileri sürülmeyerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı itiraz aşamasında ileri sürüldüğünü, bu nedenle savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini, davacı şirketin, araç kiralama faaliyetinde bulunduğunu, sigorta şirketince de davacı şirketin ticari faaliyetinin araç kiralama üzerine olduğunun bilindiğini, poliçe teminatlarında prim hesabı yapılırken kaza riskinin şahsi kullanıma mahsus araçlara göre fazla olduğunu bilerek primin de buna göre yatırıldığını, sigorta şirketi tarafından şu aşamada aracın alt kiralamaya konu olması sebebi ile hasarın teminat dışı kaldığına yönelik iddialarının kötü niyetli olduğunu, poliçede de aracın kullanım amacının açık şekilde "uzun süreli kiralama" olarak tanımlandığını, poliçede aracın alt kiralama yoluyla kiralanamayacağı yönünde herhangi bir kloz yer almadığını, davacı şirketin aracın uzun süreli kiralama amacıyla kullanıldığı hususundaki beyan yükümlülüğünü yerine getirdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kara Araçları Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan araçta oluşan hasar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davacıya ait davalı ... nezdinde kasko sigortalı aracın meydana gelen kazada hasarlandığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulü yönünde karar verilmiş, karara itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince yukarıda belirtilen gerekçeyle yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyi niyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan TTK.nun 1409/1. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Hasarın Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olduğu hususunda ispat yükü davalı sigortacıdadır.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartları ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.(HGK █████/1997 gün ve ███████-772-1043; HGK █████/1998 gün ve ███████-872-905; HGK █████/2010 gün ve ███████-655-688 sayılı ilamları)
Somut uyuşmazlıkta davaya konu aracın trafik kazası neticesinde hasarlandığı anlaşılmaktadır. Davacı, sigorta şirketine hasarın tazmini için başvurmuştur. Sigorta şirketi tarafından sigortalının yükümlülüklerine uymadığı, aracın alt kiralama yoluyla kiraya verildiği sırada kazanın gerkçekleştiği bu nedenle talebin teminat dışında kaldığı gerekçesi ile başvuru reddedilmiştir.
Genel Şartların A.5 inci maddesinde hangi hususların teminat dışında kaldığı düzenlenmiştir. Somut olayda ileri sürüldüğü üzere aracın alt kiraya verilmesinin teminat dışında kaldığına dair Genel Şartlarda düzenleme yer almamaktadır.
Davaya konu sigorta poliçesinin incelenmesinde; aracın kullanım amacının 1 yıldan uzun süreli kiralama olduğu yazılıdır. Poliçede yer alan Kullanım Amacı Klozu başlıklı düzenlemede "Sigortalı aracın beyan edilen kullanım tarzı dışında kullanılmasının veya sürüş eğitimi amacıyla kullanılan bir araç olduğunun tespiti halinde sigortacının poliçeyi iptal etme hakkı saklı olmakla birlikte bu durumun tespiti halinde tazminattan alınan prim ile alınması gereken prim arasındaki oran nispetinde indirim yapılacaktır." düzenlemesine yer verilmiştir. Poliçenin incelenmesinde aracın alt kiraya verilmesini yasaklayan bir kloza da rastlanmamıştır. Bu durumda sigortalının doğru beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği söylenemez.
Yukarıda belirtildiği üzere hasarın poliçe teminat kapsamı dışında kaldığını ispat yükü davalı sigortacıda olup davalı ... şirketince davaya konu hasarın Kasko Sigortası Genel Şartları ve Poliçe Özel Şartları kapsamında teminat dışında kaldığı ispatlanamamıştır.
Buna göre İtiraz Hakem Heyetince işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
30.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!