Anahtar kelimeler: Mesnetten Uzatmaya Usûle Hatlarına Borçtan Uğramış Atık Eylemden Ferileri Toplamda

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili idarenin alacağının, davalının atık su hatlarına vermiş olduğu hasar nedeniyle müvekkilinin uğramış zararların tazmini amacıyla usûle uygun olarak başlatmış olduğu icra takibine dayandığını, takip tarihi itibariyle hasar ve onarım bedelleri ile fer’ileri olmak üzere davalının toplamda 1.158,41 TL borcu bulunduğunu, davalı tarafın takibe yaptığı itirazın hukuki mesnetten yoksun ve süreci uzatmaya yönelik bir itiraz olduğunu, davalının aleyhine tahakkuk ettirilen borçtan zarar veren sıfatıyla sorumlu olduğunu, davalının takibi sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve yersiz bir şekilde takibe itiraz ettiğini, bu itirazın kamu hizmeti gören müvekkili idarenin verdiği hizmetin bedelini alamaması veya geç alması nedeniyle hizmetlerin aksamasına neden olduğunu, bu nedenle haksız ve mesnetsiz itirazın iptali gerektiğini, öte yandan dava konusu alacak hasar bedeli (vergiler dâhil) ve gecikme zammından müteşekkil olduğundan likit olduğunu, müracaat hesap kartında bütün alacak kalemlerinin açık bir şekilde görüldüğünü, ayrıca tahakkuk ettirilen borcun ödenmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının bu ihtarnameye rağmen borcu ödemekten imtina ettiğini, dolayısıyla borçlunun likit bir alacağa karşı itirazda bulunmuş olduğundan iş bu itirazı haksız olup, % 20’dan aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına; asıl alacağa 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Maddesindeki belirtilen orana göre gecikme zammı uygulanmasına, borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davayı ve talepleri kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olup davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, ayrıca müvekkili şirketin adresinin ".... Mah. .... Cad. No:168 Kağıthane/İstanbul" olup icra takibi yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, icra dosyasına yapılan yetki itirazı dikkate alınmayarak huzurdaki itirazın iptali davasının ikame edilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu olaya müvekkili şirketin olumlu ya da olumsuz herhangi bir fiilinin neden olmadığını, bu hususta illiyet bağının ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, davacı tarafın iddiaları doğrultusunda müvekkili şirketin ilgili birimleri ile gerekli görüşmeler gerçekleştirildiğini ve şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlık konusu tarih ve adreste müvekkili şirket tarafından herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemiş olduğu sonucuna ulaşıldığını, dava konusu hasarın müvekkili şirket çalışmalarından kaynaklanmayıp müvekkili şirket tarafından davacının tesislerine yapılmış herhangi bir müdahale söz konusu olmadığını, dolayısıyla dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin açıkça yasalara aykırı olduğunu, huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, müvekkili şirketin yaptığı çalışma esnasında tesislerinin zarar gördüğünü iddia etmiş ise de işbu iddialarını ispata yarar herhangi bir delil sunamadığını, davacı tarafından iddia olunan hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden ya da herhangi bir çalışmasından kaynaklanmadığını, meydana gelen hasarda müvekkili şirkete yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını, dava konusu hasarın müvekkil şirket çalışmasından kaynaklanmadığını tekraren ifade etmekle birlikte davacının talep konusu ettiği zarar bedelinin de neye göre hesaplandığının belirli olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın talep etmiş olduğu icra inkâr tazminatına ilişkin şartlar somut olay bağlamında gerçekleşmemiş olup işbu nedenle reddi gerektiğini, bu nedenlerle huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %20’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davacının maddi zararına sebebiyet veren hasarın davalı tarafça meydana getirilip getirilmediği, eğer öyle ise gerçek zarar miktarı ve davalıdan tahsilinin talep edilip edilemeyeceğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dava itirazın İptali davası olup davacı taraf her ne kadar davalı tarafından ..... Mah. .... Cad. No:13/0 Bakırköy adresinde, █████/2021 ..... tarafından yürütülen çalışmalar esnasında davacıya ait içme suyu şebeke hattına zarar verildiğini iddia etmişse de ..... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketine yazılan müzekkerede ... Mah. ..... Cad. No:13/0 Bakırköy adresinde, █████/2021 Bedaş tarafından yürütülen çalışma olup olmadığına ilişkin verilen cevabi yazıda '' bilgi ve belge tespit edilememiştir'' şeklinde cevap verilmiş olup ispat yükü davacı taraftadır. Davacı tarafın iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi yönünden iddialarını ispata yarar delil dosyaya sunmadığı bu
kapsamda ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında davacı tarafça davaya konu iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla davanın sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE gelir KAYDINA,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davaya konu uyuşmazlık nedeni ile arabuluculuk faaliyetleri aşamasında suçüstünden karşılanan 4.600,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE gelir KAYDINA,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.158,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Taraflarca yatırılıp kullanılmayan gider avansı var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!