Anahtar kelimeler: Özetleparavan Albümleri Youtube İddiadavacı Platformlara Platformu Kanalının Dijital Telif Müzik

T.C.
İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Mali Haklara Tecavüzün önlenmesi, Tedbirin devamıDAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Mali Haklara Tecavüzün önlenmesi, Tedbirin devamı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;paravan olarak kullanılan ...,’nin mali hakları davacı şirketlere devredilmiş olan tüm müzik eserleri ve albümleri engellemek amacıyla haksız bir şekilde, tüm dijital platformlara telif hakkı ihlali bildirimleri gönderdiğini, işbu dava konusu olayda da ... platformu üzerinden haksız olarak telif hakkı ihlali bildirimlerinde bulunulduğunu, bunun üzerine ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile YouTube kanalının kapatılmasının ve eserlere ilişkin yayınların kaldırılmasının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiğini, davalı tarafın dijital platformlar üzerinden ihlal bildirimi göndererek yayınlarına zarar vermeye çalışmakta olduğunu ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ....D.iş -... Karar Sayılı dosyasında verilen karar ile söz konusu ihlal bildirimlerinin kaldırılması yönünden tedbir kararı verildiğini, yine dava dışı başka bir firmaya yapılan ihlal bildiriminde ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ...D.İş - ... K. Sayılı dosyasında verilen karar ile söz konusu ihlal bildirimlerinin kaldırılması yönünden tedbir kararı verildiğini, müvekkili şirketlerin, mali hakları ve FSEK'ten kaynaklanan komşu hakları (müzik yapımcılığı) kendilerine ait olan müzik eserlerini ... gibi platformalar üzerinde yayınlamakta ve bu platformlar üzerinden gelir elde ettiğini, davalı taraf ise herhangi bir dayanağı ve delili olmaksızın müvekkil şirketlere ait ... kanallarına hak ihlali bildirimi (strike) gönderdiğini, bu bildirimlerden, müvekkil şirketlerden ... isimli ... kanalının sahibi ... şirketine ... tarafından gönderilen e-posta ile haberdar olduğunu, dijital video ve müzik yayın - paylaşım platformu olan ... telif hakkı ihlali bildiriminde bulunmak isteyen herhangi bir kişi internet üzerinden basit bir form doldurularak, hiçbir dayanak göstermeksizin ve tek taraflı beyanlarını iletebildiğini, bildirimler sonucunda ..., haklı veya haksız herhangi bir kişinin telif hakkı ihlali bildiriminde bulunması halinde ilgili müzik eserlerinin yayını durdurulmakta ve elde edilecek ticari gelirler dondurulduğunu, bu sorunun çözümünün ise ancak mahkemelerce verilecek karar ile mümkün olduğunu, davalı tarafça ... platformu üzerinden hak ihlali bildirimi gönderilen eserin (albüm adı: ...., ) ... şirketine ait ... isimli ... kanalında yayınlanmakta olup tüm hakları usule uygun bir şekilde diğer müvekkili ... şirketine ait olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının mali haklarına tecavüzün önlenmesini, ... 3.FSHHM'nin ... D.iş sayılı dosyasında alınan tedbirin devamına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...’nin Türk sanatçıların yurtdışındaki haklarını korumak amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'nde kurulduğunu, dolayısıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı'na kayıt yaptırma, yapımcı belgesine ya da eser işletme belgesine sahip olma zorunluluğu bulunmadığını, dava dilekçesinde yer alan eserler vücuda getirildiği dönemde dijital hakların mevcut olmadığını müvekkili şirketin dava konusu eserlerin eser sahipleriyle FSEK 52. madde kapsamında yazılı olarak tesis etmiş olduğu kanuna uygun dijital hak devir sözleşmeleri mevcut olduğunu, davacıların sunmuş oldukları eser işletme belgeleri, yapımcı-üretici sıfatıyla .... A.Ş. adına ve sadece plak, kaset ve kompakt disk gibi fiziki ses taşıyıcılar ile sınırlı olarak düzenlendiğini, dijital hak sahipliğine dair bir ibare bulunmadığını, davacıların ilgili eserlerin fonogram yapımcısı olduğunu belirten belgelerin hiç bir geçerliliği olmadığını, eserlerin "ilk defa tespitini yapan fonogram yapımcısı" olmadıklarından, eserler üzerlerinde bağlantılı hak sahibi de olmadığını, FSEK 52. Madde kapsamında davacıların izin, ruhsat veya hak devir sözleşmesi sunamadığını, ...Tic. A.Ş. tarafından, ... A.Ş.'ye yapılan devirlerin hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu, FSEK Md 51 ve 25 uyarınca eser sahibi ... varisi ...'nın dijital haklar konusunda münhasıran hak sahibi olduğunu, bir an için davacıların bu eser işletme belgeleri dolayısıyla hak sahibi olduğu düşünülecek olsa dahi, bu hakların sadece kaset ve CD ile sınırlı olduğunu, .. Tic. A.ş tarafından davacılara yapılan devirlerin FSEK md 48 ve 52'de belirlenen şekil şartlarına uymadan, ... veya varisi ...'dan yazılı muvafakat almadan yapılmış olan devirlerin geçersiz olduğunu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması veya teminata hükmedilmesi gerektiğini , davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdirDELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dava konusu uyuşmazlık; davacının mali haklarına tecavüzün önlenmesi, durdurulması, ... 3.FSHHM'nin ... D.iş sayılı dosyasında alınan tedbirin devamı taleplidir (dava konusu eser ...'ın icracı sanatçı olduğu ... isimli albüm)Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.Bilirkişiler...,... ve ... █████/2023 tarihli bilirkişi raporlarında; FSEK 51 madde kapsamında digital iletim hakkının davacıya devir edilmediğini , davalının dosyaya ibraz ettiği albümlerin icracı sanatçısı ...’ın varisi olduğu bildirilen ... ile davalı arasındaki “Devir Sözleşmesi” kapsamında davalının dijital iletim hakkının bulunup bulunmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşmenin 2.1., 31.1 ve 3.2 hükmü dikkate alındığında ...’ın icracı sanatçı sıfatıyla seslendirdiği eserlerin dijital iletim hakkının davalıya devredildiği bu sebeple de davalının davaya konu icralar üzerinde dijital iletim hakkının sahibi olduğu , Ancak bu hak davacının fonogram sahibi olduğu ve ilk kaydını gerçekleştirdiği CD ve ses kasetinin olduğu gibi dijitale aktarılması hakkını değil icracı sanatçı tarafından davacı fonogramları dışında yapılacak tespitlerin dijital mecrada iletimini içerdiği kanaati nin oluştuğunu, icracı sanatçının meslek birliklerine verdiği yetki belgesi bulunmadığından dijital iletim ile ilgili meslek birliklerinin yetkili olup olmadığı tespit olunamadığını, FSEK 51 madde kapsamında digital iletim hakkının davacıya devir edilmediğini ,nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.Toplanan deliller, Meslek birliklerinden gelen yazı içerikleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı eser işletme belgesi,... meslek birliğince düzenlenen dava dilekçesi ekindeki 5.1.2022 tarihli yazı kapsamı,... 3.FSHHM’nin ... diş sayılı dosyası, ... C.Başsavcılığının ... soruşturma nolu dosyasına 13.1.2025 tarihinde bilirkişi ... tarafından sunulan imza incelemesine dair rapor kapsamı, ... Meslek birliğinin fer’i müdahale talep dilekçesi ve ekinde sunduğu belgeler, taraflarca ibraz edilen beyan ve belgeler, ... meslek birliği tarafından gönderilen cevabı yazı,yüksek yargı uygulamaları, taraf iddia ve savunmaları ve feri müdahilce sunulan uzman görüşü ve beyanlar hep birlikte değerlendirildiğinde:TOPLANAN DELİLLERİN GEREKÇELENDİRİLMESİHuzurdaki uyuşmazlık da değişik iş dosyası celp edilmiş, HMK 266 kapsamında linkler üzerinde teknik olarak inceleme yapılmış, ancak hukuki nitelendirmemenin mahkemeye ait olduğu hususu bilirkişi heyetince tespit edilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 282 inci maddesinde belirtilen "hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle bilirkişi raporundaki hukuki nitelendirme ve gerekçeler Mahkememize bağlamamaktadır. Mahkememizce uyuşmazlık ihtisas Mahkemesi sıfatıyla incelenerek, yüksek yargı uygulamalarına ve yasal düzenlemelerin amaç ve ruhuna göre incelenmiş ve gerekçelendirilmiştir.Kültür Bakanlığından celp edilen eser işletme belgesi incelendiğinde;Dosya kapsamına göre ...TİC AŞ firmasının dava konusu müzik albümünün ; "...” yapımcısı olması sebebiyle eser işletme belgesine göre ses kasedi,... tespit aracı olarak 12.8.1999 tarihinde eserin kayıt edildiği, icracı sanatçının ... olduğu, ilk tespiti yapan firmanın noter satışı ile(... 4.noterliği ... yev no ve ....tarihli devir sözleşmesine göre) eserin kullanım hakkının ... şirketi’ne devir edildiği anlaşılmıştır.Huzurdaki davada tartışılması gereken husus icracı sanatçı ...’ın vefat etmesi nedeniyle oğlu ... tarafından davalıya verilen digatal umuma iletim hakkının niteliği, davalının aldığını iddia ettiği hak ile telif hakkı bildirimi yapıp yapamayacağı, ihlal bildirimi sonrasında davacının mali haklarının ihlal edildiği iddiası ile huzurdaki davayı açmakta hukuku yararı olup olmadığı, tedbirin devamının gerekip gerekmediği hususlarıdır.Davalı tarafından ... C.Başsavcılığının ... soruşturma nolu dosyasına 13.1.2025 tarihinde bilirkişi ... tarafından sunulan imza incelemesine dair rapor incelendiğinde; 31.7.2019 tarihli ... ile ... arasında düzenlenen sözleşme altındaki imzanın ... ‘nın eli ürünü olmadığı yönünde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.Bilindiği üzere fonogram yapımcısı; icracı sanatçının izniyle yapılmış bir kaydın doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak çoğaltılması, kiralanması, telli-telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da kişiye açık yerlerde temsil suretiyle o kayıttan faydalanma hakkına sahip olan kimselerle, bir işareti, resmi veya sesi, bunları nakle yarayan bir alet üzerine tespit eden veya ticari amaçlarla haklı olarak çoğaltan ya da yayan kimsedir. Fonogram yapımcısının hakları icraya ve bazen de eser sahibinin iznine bağlı, sınırlı, ancak aslen iktisap olunan haklardır. Yine bu haklar hukuki niteliği itibariyle eserin veya icranın korunması mahiyetinde olmayıp, eser veya icranın tespiti yapılan vasıtalar ile bunları imal eden şahsın menfaatlerinin korunması mahiyetindedir”. Söz konusu bağlantılı haklar, eser sahibinin haklarını ne değiştirebilir, ne sınırlayabilir ne de ortadan kaldırabilirler. Bu sebeple, FSEK'in hem 1/B Maddesinin (j) ve (k) bendleri, hem de 80. maddesi “eser sahibinin manevi ve maddi haklarına zarar vermemek kaydıyla” bağlantılı hakların var olduklarını” belirtmiştir”FSEK.80/B maddesine göre
: Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra, eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama hakları münhasıran fonogram yapımcısına attir. Bu çerçevede fonogram yapımcıları Tespitin doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması,Tespitin her türlü yöntemle satılması ve dağıtılması, Tespitin kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi, Tespitin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan vasıtalarla umuma iletimi ve yeniden iletimi( Radyo- televizyon aracılığıyla yayın),, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerin aslının veya kopyalarının satış ve diğer yollarla dağıtılması,Tespitin telli veya telsiz araçlarla veya diğer yöntemlerle umuma iletilmesi, Tespitin internet ortamında umuma iletilmesi haklarına sahiptir.FSEK 80/B hükmünde de işaret edildiği üzere; bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma hakkını devraldıktan sonra tespitin kullanım hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. FSEK m.48'e göre; eser sahibi veya onun mirasçıları, mali hakları devir ettikleri veya ruhsat verdikleri takdirde onlardan bu hakları alanlar aslen iktisapta bulunmuş olurlar. Eş söyleyiş ile ; eser sahibinden veya mirasçılarından devin alınan haklar aslen iktisap edilmiş haklardır. FSEK m.49. madde düzenlemesinde ise devren iktisap düzenlenmiştir. Buna göre, eser sahibi veya mirasçılarından, mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap eden bir kimse bu hakkı başkasına devretmişse devren iktisap söz konusudur. Yazılı izin alınmadan devir yapılmışsa icazet verilinceye kadar işlem askıda hükümsüzdür. Bu hakları geçerli olarak ilk devralandan sonra devralan kimse, yani devren iktisap eden kimse, devraldığı hak üzerinde başkaca bir işleme gerek olmaksızın tasarruf edebilir. Bu durumda mali hak devreden eser sahibi veya mirasçılarının malvarlığından çıkararak devralanın malvarlığına intikal ettiren bir tasarruf işlemidir. FSEK.48. madde hükmüne göre mali hakkın devri, yer, süre ve muhteva açısından sınırlandırılabilir.5846 sayılı yasının 80. maddesinde I kısmında “Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar” başlığı altında 1.alt başlıkta ise eser sahibinin haklarına komşu haklar başlığı altında;“Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçılar” icracı sanatçılar olarak sayılmış bulunmaktadır. Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m.4/ f.1-b de icracı sanatçı “Sanat eserleri ile folklor eserlerini düzgün biçimde yorumlayan,söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden oyucuları, ses sanatçılarını, müzisyenleri ve dansçıları vb. diğer kişiler” olarak tanımlanmıştır.5846 sayılı yasının 80. maddesine göre icra sahibi: İcrasının tespit edilmesine, icranın canlı verilmesine, temsiline, tespitin çoğaltılmasına, kiralanmasına ve veya ödünç verilmesine, yayılmasına, radyo-TV, uydu veya kablo gibi telli veya telsiz yayın kuruluşlarında yayınına ve yeniden yayınına, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayın veya yeniden yayınına, dijital ortamda umumun erişimine açmaya, telli ve telsiz araçlarla umuma İletimine izin verip vermeme konusunda hak ve yetki sahibidir. Eser sahiplerinin yararlandığı mali haklar icracılar açısından da işin mahiyetine göre olabildiği ölçüde geçerlidir. İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme yaparak yapımcıya devredebilirler. Tespit işlemi, icranın işaret, ses ve görüntü nakline yarayan cihazlar yoluyla kaydedilmesidir. Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden gerçek veya tüzel kişilere fonogram yapımcısı denilmektedir.Toplanan delillere göre; sanatçı ...’ın seslendirdiği “...” adlı albüme ilişkin albümün çıktığı dönem çerçevesinde (1999 yılında) geçerli olan FSEK hükümleri kapsamındaki fonogram haklarının ...TİC AŞ’ye ait olduğu anlaşılmaktadır.13.12.1951 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak 01.01.1952'de yürürlüğe giren 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) günümüze değin 5 kez değiştirilmiştir. Bunlardan ilki 01.11.1983 tarih ve 2936 sayılı Kanunla, ikincisi 07.06.1995 tarih ve ... sayılı Kanunla, üçüncüsü ... tarih ve ... sayılı Kanunla, dördüncüsü ... tarih ve ... sayılı Kanunla ve nihayet beşincisi de ... tarih ve ... sayılı Kanunla gerçekleşmiştir.Sonrasında (... 4.noterliği ... yev no ve ...tarihli devir sözleşmesine göre) eserin kullanım hakkının ... şirketi’ne devir edildiği anlaşılmıştır.Mali hakları kullanma yetkisinin devir ile davacıya verildiği ve böylelikle dava konusu albümün fonogram yapımcılığından doğan mali hakları KULLANMA HAKKININ davacıda olduğu tartışmasızdır. Tartışma konusu olan bu hakların içine digital hakların dahil olup olmayacağıdır. Davalı ise davacının fonogram yapımcısı olmadığını, ilk tespiti davacının yapmadığını ve digital alandaki mali hakları sözleşme ile sanatçının mirasçısından aldıklarını ileri sürmektedir.Dolayısıyla FSEK m.11 karinesi gereği fonogram üzerindeki haklar ... TİC AŞ yönünden fonogramın yayınlandığı tarihte kendisine eser sahipleri ve icracı sanatçı tarafından tanınan hakları kapsamaktadır. İcracı sanatçılara o tarihlerde tanınan hak ise sadece icranın çoğaltılması ve yayılması ile ilgili haktır. O dönemde FSEK m.81 hükmü şu şekilde idi. “İlim, edebiyat veya musiki eserlerinin okunma, çalınma veya temsili, doğrudan doğruya veya radyo ve buna benzer vasıtalarla yayımından faydalanılarak, dolayısıyla, işaret, ses ve resim nakline yarayan aletler üzerine alınırsa bunlar ancak sanatkarın muvafakatiyle çoğaltılabilir, yayımlanabilir.” Dolayısıyla ...AŞ firması o tarihlerde icracı sanatçı ve eser sahiplerinden ( besteci/söz yazarı) aldığı izinle bu fonogramı meydana getirmiş olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde fonogram üzerindeki çoğaltma ve yayma ilk tespitleri yapan bu firmanın fsek 49.maddesine uygun olarak bu hakkını huzurdaki davacıya devir ettiği yani huzurdaki davacının da bu hakları devren alan sıfatıyla mali hakları ilk tesis edildiği haliyle kullanacağı da tartışmasızdır.Huzurdaki dava ise yabancı bir ülkede mukim davalının digital platform olan youtube ye haksız olarak telif ihlal bildirimi yaptığı iddiasıyla açılmıştır.Davalı ... firmasının bu ihlal bildirimini yapabilmesi için huzurdaki davada icracı sanatçının varisinden izin alınması tek başına yeterli değildir. Zira ne yapımcı, ne söz yazarı nede besteciden izin almadığı halde MK 2. Maddesine aykırı olarak telif ihlalinde bulundukları anlaşılmıştır. Dolayısıyla ...’nın sözleşmesindeki imzanın sahte olup olmadığı da huzurdaki dava yönünden tartışma ve inceleme konusu değildir. Zira davalı besteci ve söz yazarlarından keza yeni bir mecra olan digital alan yönünden fonogram yapımcısından izin aldığına dair belge sunmamıştır. Dolayısıyla yetkisiz olarak ihlal bildiriminde bulunması hukuka aykırı olup, davacının bu ihlal bildiriminin önlenmesi için dava açmakta hukuki yararı mevcuttur.Yine huzurdaki davacıya yapılan devrin/ ruhsatın amacı dışında kullanıldığı iddiası varsa bunu ancak ruhsatı veren taraf dermeyan edebilir. Oysa huzurdaki davalı tarafından tüm mali haklar kendi üzerindeymişçesine ihlal bildirimi yapılarak davacının ticareti engellendiğinden yani davalının sahip olmadığı bir hakka dayalı olarak ihlal bildiriminde bulunması nedeniyle huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Zira telif ihlal bildirimi albümdeki eserlerin söz yazarı, bestekarları ve meslek birlikleri tarafından yapılmamıştır.Öte yandan icracı sanatçı ...’ın varisi ...’nın FSEK m.54 hükmü uyarınca ... İsimli kişiye münahsıran vermiş olduğu lisans hakkının da incelenmesi gereklidir. Zira kimse sahip olduğu haktan fazlasını devir edemez. Bu nedenle lisans sözleşmesindeki imzaların taklit imza olduğu yönündeki savunmanın incelenmesi de sonuca etkili değildir.Davalı şirket ile ...’ın varisi ...’arasında 31.7.2019 tarihli sözleşme de dosyaya sunulmuştur.Bu sözleşme ise devir sözleşmesi niteliğinde olup bu sözleşme ile de ...'nın varisi tarafından icra edilen eserlerin internet ve dijital ortamlarda umuma iletim haklarının davalıya devredildiğine yönelik hükümler içerdiği görülmekteyse de ; dava dışı sanatçının varisinin bu hakları devir edebilmesi için söz yazarından ve besteciden izin almasının yasal zorunluluk olduğu, bu izinlerin alındığı yönünde davalı yanca bir delil sunulmadan tedbirin kaldırılmasının talep edilmesinin yerinde olmadığı da açıktır. Nitekim dava konusu eserlerin hak sahipliğine ilişkin olarak dosyaya sunulan eser işletme belgesi ekinde 15 eserin tamamının söz yazarı ve bestecisinin farklı olduğu, icracı sanatçının kendisinin söz yazarı yada eser sahibi olmadığı, örneğin Dostlarım isimli eserin söz ve bestesinin...’e ait olduğu, Hasret isimli eserin bestecisinin ..., söz yazarının ...olduğu,.. dolayısıyla tüm eserlerin söz yazarı yada bestecinin farklı farklı kişiler olduğu, dolayısıyla icracı sanatçı nın ham fonogram üzerinde mali bir hakka sahip olabilmesi için bu söz yazarı ve bestecilerden keza ilk tespiti yapan yapımcıdan izin almasının gerektiği, ancak davalı yanın sunduğu belgelere göre böyle bir mali hak devrinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanatçı ...’ın eserlerde icracı sanatçı olduğu tartışmasızdır. Ancak musiki eserleri sözlü veya sözsüz bestedir. Bir musiki eseri sözlü besteden oluşmakta ise de eser sahipleri arasında hem besteci hem söz yazarları da girmektedir. Somut olaydaki musiki eserleri de sözlü bestelerdir. Ancak bu eserlerde beste sahibinden söz yazarından alınan bir izne rastlamamıştır. .Fsek uygulamasında eserden doğan haklar bir bütündür. Bir eserin internet yoluyla umuma iletimi hakkının varlığı için sadece icracı sanatçının izni yeterli değildir. Davalı telif hakkı ihlal bildiriminde haksız olarak bulunmuş olup, diğer eser sahiplerinden yasal mevzuatımız uyarınca bir izin de almamıştır. Bunun gibi davalı firmanın internette yayınlayacağı eser davalı firmanın hak sahibi olduğu ham fonogram kaydı ise ayrıca bu fonogram yapımcısınından keza bu haklar FSEK 49.Madde kapsamında devir edilmiş ise devir alanlardan da izin alması gerekir.Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre HMK 266 madde kapsamında bilirkişilerin teknik görüşleri mahkememizce denetime uygun bulunmuş ancak hukuki değerlendirme nihai olarak Mahkememizce yapılmıştır.Toplanan delillere göre; Davalı firmanın huzurdaki dava yönünden geçerli bir savunma ileri sürebilmesi için; yani dava konusu fonogramlarda yer alan tespitleri dijital alanda umuma iletmek için hem icracı sanatçıdan hem fonogram yapımcısından hem de eser sahiplerinden (besteci/söz yazarı) izin alması gerekmektedir. Oysa davalının sadece İcracı sanatçının varisi ile sözleşme yaptığı , bu sözleşmenin ise altındaki imzanın dahi ...eli ürünü olmadığı soruşturma dosyasına sunulu rapor kapsamı ile anlaşılmıştır. Dolayısıyla eser sahipleri ve ve fonogram yapımcısından aldığı bir izin bulunmadığından davalı açısından da dava konusu fonogramlarda kayıtlı eserlerin umuma iletim hakkının mevcut olmadığı dolayısıyla davalının olmayan bir hakka dayalı olarak telif hakkı ihlal bildiriminde bulunamayacağı, huzurdaki davacının ise mali hakları yani fonoğram yapımcısı haklarını kullanma hakkını devir alan olarak huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan dava konusu albüme ilişkin müzik eserlerine davalı yanca yapılan telif hakkı ihlal bildirimlerinde bulunması nedeniyle davalı yanca geçerli bir hakka sahip olmadığı halde ... HAKKI BİLİDİRİMDE BULANAK davacının sitesindeki albümlerin umuma erişiminin kısıtlanmasına yol açmak suretiyle gerçekleştirilen tecavüzün önlenmesine, olası tecavüzlerin durdurulmasına, tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararın devamına karar verilmesi gerekmiştir.Nitekim; fonogram yapımcısının dava dışı ... olduğu, ilk tespiti yapan yapımcının ise haklarını FSEK 49. Madde uyarınca huzurdaki davacıya devredildiği, dijital umuma iletim hakkının ise 2001 yılında yapılan değişiklik ile birlikte düzenlendiği, dolayısıyla o dönem için ilk tespiti yapan firmanın ve icracı sanatçının digital haklar yönünden tek başına hak sahibi olmadığı, FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmünü amir olduğu, ilk tespiti yapan yapımcı tarafından davacıya yapılan devirlerin, icracı sanatçının hakları yönünden FSEK 49.maddesinde düzenlenen devren iktisap niteliğinde olduğu, albümün alenileştiği1999 yılından beri icracı sanatçının ilk tespiti yapan dava dışı firmayla bir ihtilaf yaşadığına dair bir delil bulunmadığı, dolayısıyla ilk tespiti yapan firmanın mali hakları icracı sanatçıdan devir aldığı, bu hakların kullanma yetkisinin ise devir yolu ile davacıya devir edilebileceği, dolayısıyla davacının davaya konu bu albüm ve icralar yönünden ses kasedi,CD gibi o zamanın şartlarına göre yayma, çoğaltma ,umuma iletim hakkına sahip olduğu, ancak dijital yolla umuma iletim hakkının o tarihte olmaması nedeniyle bu hakka sahip olmadığı, keza huzurdaki davacının ham fonogramdaki ses kayıtları üzerinde çoğaltma hakkından kaynaklı olarak hakları devir alan sıfatıyla bu hakları kullanabileceği, dolayısıyla yetkisiz kişilerce digital alanda telif hakkı bildiriminde bulunulmasının önüne geçmek amaçlı ref davası açabileceği , davacının ve davalının ham fonogram üzerinde digital yönden hak sahibi olabilmesi için icracı sanatçılar, söz yazarları, bestekarlar ile anlaşmasının gerektiği, davalının ise bu hakların tümüne sahip olmayan icracı sanatçının varisinden aldığını iddia ettiği haklar kapsamında ihlal bildiriminde bulunmasının hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiği, zira meslek birliklerine üye olan söz yazarı ve bestecilerin de albüm üzerinde hak sahibi olmalarından kaynaklı olarak digital yolla gelir elde edebildikleri, davalının ihlal bildirim eylemi ile davanın tarafı olmayan diğer hak sahiplerinin haklarına da tecavüzde bulunduğu ve digital gelirden pay alma hakkını engellediği, bu eylemin ise MK 2. Maddesine aykırılık teşkil ettiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM1-Davanın KABULÜ İLE,2-Davacının fonogram yapımcı haklarından kaynaklı bağlantılı hak sahibi olarak FSEK m. 80 düzenlenen hakların farklı bir mecrada (dijital ortamda) davacıdan izin alınmadan umuma iletiminin tecavüz teşkil etmesi nedeniyle ; Sanatçı ..., albüm adı "...", "..." ve "..." isimli müzik eserlerine ilişkin ...' a yapılan telif hakkı ihlal bildirimlerinde bulunması nedeniyle davalı yanca gerçekleştirilen tecavüzün önlenmesine, olası tecavüzlerin durdurulmasına,3-... 3.FSHHM’nin ... diş sayılı dosyası kapsamında verilen 19.9.2022 tarihli tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına4-Dava konusu bu icraların gerek davacı gerekse davalı yanca FSEK m. 80/1A.4’de düzenlenen umuma iletim hakkı usulünce devralınmadan ( gerek icracı sanatçı gerekse fonogram yapımcısından) dijital platformlarda umuma iletilmesi mümkün olmadığından davalı yanca ileri sürülen aktif husumet itirazının reddine,5-732 TL ilam harcının yatırılan 80,70 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 651,30-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6- Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,7-Davalı yanın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm tesisine yer olmadığına,8-Davacılar tarafın yargılama giderlerinden olan 80,70-TL başvuru harcı 80,70-TL peşin harç, 1095,75-TL tebligat ve müzekkere masrafı 6.000-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.256,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,Dair, davacı vekillerinin, davalı vekilinin ve feri müdahil MÜYAP vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatı.█████/2026Katip Hakim¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır