Anahtar kelimeler: Beslenme İddiadavacı Reklamlarında Sitelerinde Medya Kataloglarında Web Yazdığı Sektörü İstemli

T.C.

İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Gıda sektörü Beslenme danışmanlığı hizmetleri Sağlıklı yaşam programı tasarımı ve uygulaması alanında faaliyet gösterdiğini, davalıların davacının tescilli markası olan “...” markasını izinsiz olarak kullanarak marka hakkına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet fiillerini oluşturan eylemlerinin ortadan kaldırılmasına, davalıların web sitelerinde, kataloglarında, reklamlarında müvekkillerinin tescilli markası olan "..." markasının kullanılmasının önlenmesine, kullanıldığı yerlerde kaldırılmasına, ... markasının kullanımlanının önlenmesine, ... markasının yazdığı ... ) sosyal medya platformlarından kaldırılmasına, tanıtım malzemelerine el konulmasına karar verilmesini ayrıca; davalının fillerinin haksız rekabet olup olmadığının hükmen tespitini,, Haksız Rekabetin Men’i,, Marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması, Marka hakkına tecavüzün giderilmesi,,Müvekkili firmanın tescilli markasının taklit edilmesinden dolayı uğramış olduğu zararlar için şimdilik 20.000 TL. maddi tazminat ve yoksun kalınan kazancın davalılardan müteselsilen tahsiline, hükmün ilanını karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA; Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tanıtım ve reklam faaliyetlerinde kullandığı “büyükyalı ... ” ve “ ...” sloganınlarının marka olarak tescili için Türk patent ve marka kurumu nezdinde gerekli başvuruları yaptıklarını, ..., ...A.Ş ve ... A.Ş (“Müvekkil Şirketler”) sahip oldukları bilgi ve tecrübe birikimini birleştirerek kurdukları ... adi ortaklığı, ...’de seçkin bir konut, rezidans, ofis, otel ve ticari ünite karma projesi olan ...’ni ... güvencesi ile yürütmekte olduklarını, “...” konseptiyle 111.000 m2 arsa üzerinde inşa edilmekte olan projesinin isminin “...” olduğunu, benzer projelerden farklı olarak müşterilerinin yaşamını iyileştirme gayesiyle hareket ederek ve bu gayeyi vurgulamak amacıyla “ ...” sloganına birçok reklam ve tanıtım faaliyetinde yer verdiğini, Bu nedenle de ... ibaresini içeren 29 adet marka tescil başvurusu yaptıklarını, hali hazırdaki kullanımı doğrultusunda “ ... ” ve “ ...” markasını tescil koruması kapsamına alabilmek için TPMK nezdinde ...ve ... numaralı başvuruları yaptıklarını, Müvekkili Şirketler’in milyonlarca liralık yatırımı neticesinde “...” ismini vererek inşa ettiği projesinin dolayısıyla “...” ibaresinin yer aldığı tüm markalarının tanınmışlığı, reklam gücü ve itibarı ortada olduğunu, projenin sadece İstanbul değil tüm Türkiye’ye hitap eden bir proje olduğunu “ ...” sloganı tüketici nezdinde akıllara doğrudan ve daima “...” getireceğinden “ ...” sloganının kullanımının Davacı Şirket’in tescilli markalarıyla hiçbir şekildekarışıklığa yol açmayacağı aşikar olduğunu, müvekkilinin “...” ibaresini en başından beri “...” ibaresi ile birlikte kullanmakta olduğunu, “ ...” ibaresinin müvekkil şirketler’in sunduğu bir ürün ve hizmete verdikleri bir isim olmayıp büyükyalı projesinde kullanılan çok sayıda slogandan biri olduğunu, davacı şirketin, diyetistenlik ve gıda sektörü beslenme danışmanlığı hizmetleri vermekte olduğunu, müvekkili şirketler ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bir alanda faaliyet göstermekte olduğunu, Davacı, Dava dilekçesinde “...” markasını .... Sınıftaki gayrimenkul hizmetlerinde ve .... Sınıftaki inşaat hizmetlerinde tescil ettirdiklerini ve kendilerinden izin almadan bu alanlarda markanın kullanımının mümkün olmadığını ileri sürdüğnü ancak Davacı’nın faaliyet gösterdiği alanların gayrimenkul ve inşaat sektörü ile uzaktan yakından ilgisi olmadığından haksız rekabet ve iltibas doğması ile Davacının bir zarara uğraması fiilen mümkün olamayacağını, davacı’nın işletmesine giderek diyetisyenlik hizmeti almak isteyen bir kişinin, yanılarak Müvekkil Şirketler’in ... projesi satış ofisine giderek aslında Davacı’dan almak istediği hizmeti alması ve Davacının da haksız rekabete maruz kalması ve bundan zarara uğraması mantık kuralları ile dahi bağdaşmadığını, Cumhuriyet tarihinin en yüksek hasılat paylaşımlı gayrimenkul ihalesi olan ... Projesi için Müvekkili Şirketlerin gayrimenkul sektörü ile uzaktan yakından ilgisi olmayan davacı’nın markasını taklit ederek sağlayacağı bir menfaat de bulunmadığını, Kaldı ki, taklit edildiği iddia edilen “...” ifadesinin 556 Sayılı KHK’nın 7/1-c ve Sinai Mülkiyet Kanunun 5/c maddesinde belirtilen esaslara aykırı olup “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar”ın tescili mümkün olmadığından KHK’nın ... Ve Sinai Mülkiyet Kanunun 25. Maddesi uyarınca hükümsüzlük davasına konu edilebileceğini, Davacı’nın “...” markası, günlük hayatta kullanılan, genel anlam ifade eden ve özgün olmayan kelimelerden oluşmakta olduğundan marka özelliği ve tescil şartları taşımayan Davacı’ya ait marka hakkında 556 Sayılı KHK’nın 42/1-a ve Sinai Mülkiyet Kanunu’nun 25/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük davası açma haklarnı saklı tuttuklarını, Davacı tarafından “...” markasının faaliyet alanı olan sağlıklı beslenme danışmanlık hizmetleri ile hiçbir şekilde ilgisi olmayan çok sayıda sınıfta tescil edilmiş olması ve Müvekkil gibi Davacı’nın faaliyetleri ile ilgisi olmayan tarafların lisans sözleşmesi yapmaya davet edilmesi ve devamında tazminat talep edilmesinin marka ticareti yapma anlamına gelmekle birlikte kötü niyetli ve dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, ... projesinin tanıtım ve reklam çalışmaları sırasında ... ifadesi bir marka olarak değil, proje tamamlandığı zaman müşterilerin yaşayacakları hayatı tarif eden bir kavram olarak kullanıldığını, Bu noktada “ ...” ile ... projesinin müşteriye sunduğu, bazı durumlarda fiziki, bazı durumlarda manevi konforun kastedilmekte olduğunu, “...” projesinin tüketicilere vaad ettiği “yüksek standartlı yaşam”ı anlatmak için seçtiği ve bu seçimi yaparken, projeyi tanıtmayı amaçladığının ortada olduğunu, “...” ibaresinin Davacı Şirket tarafından tescil edilmiş olmasına rağmen ayırt ediciliğinin zayıflığı ve sıradan bir reklam ve promosyonu çağrıştırıcı yankısı ortada olduğundan ve ayırt ediciliği olmayan veya oldukça zayıf olan ibarelerin tecavüz gayesi olmaksızın başkaları tarafından slogan olarak kullanılması Marka Hukuku bağlamında engellemesi mümkün olmayan bir durum olduğunu, TPMK Marka Araştırma listesinden sorgulandığında, “...” ibaresini içeren çok sayıda markaya ulaşılmakta olduğunu “...”, “....”, “Tham ... Çözümleri (Bu markaların üçününde davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren kişilerce kullanılmakta olduğunu) markaları da TPMK tarafından tescilli olup, “...” ibaresini kullanan bir çok markanın tescil süreci de devam etmekte olduğunu, ... arama motorunda da “...” kelimesi aratıldığında ilk sayfada çıkan sonuçlardan sadece bir tanesi Davacıya ait olup,internet ortamındaki “...” ibaresini içeren sayısız içeriğe ek olarak ..., ... gibi tanınmış firmaların da “...” ibaresini hiçbir ayırt edici ek eklemeden web siteleri ve tanıtımlarında kullandığının görüldüğünü,davacının “...” markasının akla ilk olarak Davacıyı getirecek, ayırt edici ve Davacının hizmetlerine özgülenmiş bir ibare olmadığının açık olduğunu, tüm beyanları dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE;
Dava konusu, Davacının tescilli markası olan ... markasının izinsiz kullanıldığı ve davalının marka hakkını ihlal ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin hükmen tespiti, Men’i, tecavüz fiillerinin durdurulması, giderilmesi, şimdilik 20.000 TL. maddi tazminat ve yoksun kalınan kazancın davalılardan müteselsilen tahsiline, hükmün ilanını karar verilmesine ilişkin olarak açılmıştır.
Mahkememiz █████/2023 tarihli duruşma zaptının 1 nolu ara kararı gereğince, ... 3FSHHM ...esas sayılı dosyasının mahkemememiz işbu dosyasında bekletici mesele yapıldığı, mahkememizce █████/2025 tarihinde ilgili mahkemeye akıbet sorulduğu ve ... 3.fshhm'nin ... Esas sayılı dosyasının kesinleştiğinin bildirildiği, gerekçeli kararın ve kesinleşme şerhinin de celbedilmesi üzerine mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararıyla █████/2026 günü saat 10:20'ye duruşma günü verilmiş olup işbu ara karar taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacı vekilinin █████/2026 tarihli feragat dilekçesiyle; Davacı müvekkili ile davalı arasında uyuşmazlık konusu hakkında uzlaşmaya vardıklarını, bu doğrultuda herhangi bir vekalet ücreti veya yargılama gideri taleplerinin olmadığını, davadan feragat ettiklerini yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasını kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Davalı vekilinin █████/2026 tarihli dilekçesiyle; Mahkememiz işbu dosyasında, davacı tarafça 24.02.2026 tarihli feragat dilekçesi sunulduğunu, tarafların uzlaştığını, davacı tarafın davadan feragatini herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmaksızın kabul ettiklerini, davacı tarafça sunulan davadan feragat dilekçesi ve işbu dilekçeleri ile feragatlerinin kabulü ile, vekalet ücretine hükmedilmeksizin ve yargılama giderleri müvekkili şirket üzerinde bırakılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
HÜKÜM
:
1-DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-732-TL ilam harcının yatırılan 341,55-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 390,45 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafın yapmış olduğu 100 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ,
4-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
5-Taraflarca talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair karar taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre
içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸
Hakim
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!