Anahtar kelimeler: Davadavacı Himayesine Mübrez Eksper Hasarda Eylemden Hasarlı Yana Çarpması Ekinde

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dava dışı ---- trafik kazasına konu---- tarihlerinde geçerli olmak üzere ----numaralı ---- sigorta himayesine alındığını, ----tarihinde sigortalı ---- plakalı araca, davalı yana ait ----------plakalı aracın çarpması neticesinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazanın oluşumunda eksper raporu , dava dilekçesi ekinde mübrez fotoğraflar ve diğer delillerden de anlaşılacağı üzere davalı şirketin meydana gelen maddi hasarda asli ve tam kusurlu olduğunu, sigorta ettirene ait araçta oluşan zararın müvekkile ihbar edilmesinden sonra 5684 sayılı Sigortacılık Yasası uyarınca derhal bağımsız nitelikteki sigorta eksperi görevlendirilmiş, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde, davalı tarafın vermiş olduğu hasar için ----- tazminat ödemesi gerçekleştirilmiş ve müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.maddesi gereği sigortalısının kanuni halefi sıfatına hak kazandığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili olan şirket sürücüsünün kusuru bulunmadığını, müvekkilinin ortaya çıkacak zarardan sorumlu olamayacağını, davacının iddiaları yönünde banka dekontu sunmadığını, ekspertiz raporu ile talep edilen tutar yönünde farklılık olduğunu bu nedenle davacının iddiasının gerçek olmadığını, dosyadaki tüm bilinmezliklerin uzman bilirkişi marifeti ile giderilmesi gerektiğini, icra takibine konu alacağın likit olmadığını, itirazlarının kötü niyetle yapılmadığını beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: ------ sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ------- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Dava konusu olayın Kara Yolları Trafik Kanunu kapsamında Trafik Kazası olduğu, davalı yan ----Plakalı Kamyonet Aracın Şoförü --------Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 84” ü ihlal ettiği nedeni ile Asli ve Tam Olarak %100 kusurlu olduğu, davacı yan sigortalısı park halindeki------- plakalı minibüs aracın kazanın oluşumunda üzerine atfı kabul kusuru bulunmadığı, hasar onarım tutarı yönünden yapılan piyasa araştırmaları neticesinde davacı yan sigortalısına ait --------Plakalı aracın hasar onarım bedelinin aracın fiziki hali üzerinde inceleme yapan ve hasar onarım işlemini gerçekleştiren ---- tarafından ve aracın fiziki hali üzerinde inceleme yapan ve ekspertiz işlemini gerçekleştiren sayın eksper ---- tarafından belirlenmiş hasar onarım tutarı olan ----- kadri maruf kabul edilebilir olduğu, davacı yan sigorta şirketi tarafından davaya konu aracın hasar onarım bedeli yönünden yedek parçaların temin edildiği ------- ödeme yapmış olduğu ve dosya muhteviyatında bulunan icra dairesinde faizler hariç ---- üzerinden icra takibi başlatmış olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak ---------- sayılı ------- Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatı davalıdan rücuan tahsili istediği, davacının sigortalısına---- tarihli kaza sebebiyle ------ hasar tazminatı ödediği, sigortalısının haklarına halef olduğu, dava açmaya ehliyeti bulunduğu görülmüştür.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, ----motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.Eldeki davada davacının sigortalısına ödediği tazminatı davaya karışan diğer araç olan ---- plakalı aracın maleke olan davalıya rücu etmek istemektedir.---- tarihli kazanın meydana gelmesinde davacının sigortalısının kusurunun bulunmadığı, davalının ise %100 kusurlu olduğu, dava dışı sigortalının aracında --- hasar meydana geldiği, davacının ise ----ödeme yaptığı görülmüştür. Davalı kusuru oranında meydana gelen hasardan sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ödeme yapılan hasar kalemlerinin her birine ödeme tarihleri ile takip tarihleri arasında avans faiz hesaplanmış ve takip öncesi işlemiş faizi kalemi olarak kabul edilmiştir. Alacak likit olmayıp, bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KISMEN KABULÜ İLE,1-Davalının-------Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 6.642,96 TL asıl alacak, 1.477,29 TL işlemiş üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,3-Karar harcı 732,00-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.230,80 -TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine5-Davacı tarafından yapılan 112,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.612,50-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 7.394,13-TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 8.120,25 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 239,82 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 4.468,04-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 131,96-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026