Anahtar kelimeler: Arandığını Sunmuş Şubesi Sisteme Muhasebe Maaş Yazildiği Şahsın Müdürü Katip

ESAS NO
: 2025/KARAR NO
: 2026/HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVA
: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin muhasebe işlerinde çalışan ve muhasebe müdürü sıfatında olan dava dışı ... isimli şahsın, şirket çalışanlarının maaş ödemelerini sisteme işlediğini, █████/2024 tarihinde müvekkili şirketin yetkilisi ... bankanın ... ili ... Şubesi çalışanı tarafından arandığını ve şirkete ait maaş ödemelerinde usulsüzlük olduğunun tespit edildiğinin bildirildiğini, müvekkili şirketin yetkilisi de ne olduğunu sorduğunda, şirketin muhasebe biriminden bankaya gönderilen ödeme listesinde 6 kişilik liste bulunduğunun göründüğünü, detaylı incelendiğinde 7. ismin beyaz renklendirildiği için görünmediğinin bildirildiğini, işbu hususta da listenin sonunda bulunan isim siyah renkli yapıldığında şirkette yaklaşık 2 yıllık muhasebe müdürlüğü yapan ...'nin ... numaralı hesabına 112.500(YÜZONİKİBİNBEŞYÜZ) TL para gönderildiğinin görüldüğünü müvekkili şirket yetkilisine bildirildiği, müvekkil şirket yetkilisinin bu durumu öğrenmesi ile bankadan önceki aylara ilişkin tabloların da istenildiğini, yapılan kontroller sonucunda 2023 yılının Nisan ayından itibaren bir fiil ... hesabına aynı usulle para aktarıldığını, müvekkili şirket yetkilisi olayı ve suçu tespit ettikten sonra gerekli adli mercilere başvurduğunu, Banka tarafından █████/2024 tarihinde tespit edilen bu hususun Haziran ayındaki ödemelere ilişkin olduğunu, bu hususun banka tarafından takip edilebilir mahiyette bir uygulama olduğunu, ancak banka çalışanları tarafından 2023 yılı Nisan ayından 2024 yılı Haziran ayına kadar bu maaş ödemeleri tablolarının kontrol edilmediğini, her ne kadar bu hususta banka şubesi ile görüşmeler yapıldığını, yazılı başvuru ve ara buluculuk görüşmeleri yapıldığının fakat herhangi bir gelişme sağlanamadığını, müvekkili şirketin mağduriyetinin giderilmediğini, ... 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin zikredilen kovuşturma dosyasında dava dışı ...'ye yapılan havaleler ve miktarı ile maaş hak ediş tutarlarının tespit edildiğini, işbu tutarlar değerlendirilerek yapılan hesaplamalarda maaş hak edişleri düşüldükten sonra haksız olarak müvekkil hesabından yapılan havalelerin toplamı 809.075,73-TL olarak tespit edildiğini, haklı davamızın kabulüne, dava konusu ayıplı hizmet nedeniyle ilgili meydana gelen 1.000,00TL maddi zararın olay tarihinden itibaren işlemiş mevduata uygulanan en yüksek faizi ile iadesine, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin karşı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın basiretli tacir olmanın yükümlülüklerini yerine getirmemesinin sonuçlarına müvekkil bankanın katlanmasının beklenemeyeceğini, davacı Şirketin, 2005 yılında kurulmuş, 35.000.000-TL sermayeli bir limited şirket olduğunu, Dava konusu olayın gerçekleşme şeklini Davacı anlatımıyla ortaya koyulduğunda; Türk Ticaret Kanunu'nun 18/II maddesi ile düzenlenen basiretli tacir olarak davranma yükümünün kendisine yüklediği sorumluluk ve yükümlülükleri yerine getirmediğini, Ticaret Hukuku öğretisine göre, basiretli iş adamı gibi davranma yükümünde söz konusu ölçü, objektif ya da objektifleştirilmiş nitelikte olduğunu, , basiretli tacir ölçütü, tacirin ticari faaliyetleri bakımından objektifleştirilmiş bir ölçüyü, “bir tacirin ticari faaliyet alanına özgü ortalama davranışı veya hareket tarzını” esas aldığını, dolayısıyla tacirin ticari faaliyetine özgü ortalama tacirin yetenek ve niteliklerinin altındaki her özensiz davranışı “basiretli işadamı gibi hareket etme ölçüsünün” altında kalacağını, bu veriler kapsamında; somut olay değerlendirirliğinde yıllarca şirket hesaplarının denetlenmemiş olması, yıl sonu kapanışlarında şirket hesaplarının açık vermemiş olması hayatın olağan akışına ve ticari hayatın teamüllerine aykırı bir durum olduğunu, Bu işlemlerin, şirketin yıl sonu kapanışlarında veya denetimlerinde tespit edilmemiş olması ticari teamüllere aykırı olduğunu, tespit edilmemiş olması gerekli özen gösterilmemiş olduğundan Davacı Şirketin kusuruna, tespit edilmiş ve fakat işlemlere devam edilmiş olması hali ise davaya konu edilen işlemlere icazet verildiği anlamına geldiğini, her iki şekilde de müvekkil banka'ya atfı kabil bir kusur söz konusu olmadığını, muhasebe çalışanın mevzuatın gerektirdiği dikkate ve özen gösterilmeksizin seçilmiş olması ve uzun yıllardır çalışma gösterilen personele karşı sergilenen güven basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olan davacı şirket ayrıca adam çalıştıran sıfatına sahip olduğu için mesleki bilgi ve yeteneğe sahip olan ve güvenilir kişileri çalıştırmakla yükümlü olduğunu, bu yükümlülüğe uymayarak objektif özen borcunu ihlal eden davacı şirketin bu fiili zararın doğmasına ve artmasına bizzat kendisinin sebep olduğunu, buna göre adam çalıştıranın sorumluluğu, kusursuz sorumluluk türlerinden özen sorumluluğudur. başka bir deyişle adam çalıştıranın sorumluluğunun kaynağı, adam çalıştıranın çalışanlarını seçerken ve onları çalıştırırken çalışanlar üzerindeki denetim ve gözetim ödevini yerine getirmemesine, kanun tarafından kendisine yükletilen bu tür objektif bir ödevi ihlal etmesine dayandığını, Somut olayda; Davacı Şirket Maaş protokolü uyarınca Düzenlenen Talep Formu'nda yetkili kıldığı mail adresinin kullanımını dava dışı ...'ye bıraktığını, davacı Şirket hesabından çıkış yapılacak bedellere esas alınacak olan ödeme listesini paylaşmak ile yetkili kıldığı kişiyi belirlerken mesleki bilgi ve yeteneğe sahip olan ve güvenilir bir kişi belirleme yükümü altında olduğunu, buna karşılık; basiretli tacir sıfatının yanı sıra aynı zamanda adam çalıştıran sıfatına haiz Davacı Şirketin bu yükümünü yerine getirmediği gibi dolandırıcılığı önlemek için en basit tedbirlere dahi başvurmadığını, ve objektif özen görevini açıkça kötüye kullandığını belirterek Müvekkili Banka açısından husumet yönünden reddine, Ayrıca, esasa ilişkin savunmalarımız dikkate alınarak Müvekkili Banka yönünden davanın reddine, Yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı şirketin çalışanlarına maaş ödemesi yaptığı davalı bankaya ait hesaplarda yaşanan güvenlik açığından dolayı davacının uğramış olduğu zararlar için şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi istemine ilişkin olduğu görülmüştür.Davalı tarafça süresi içerisinde usulüne uygun yapılan yetki itirazı ile sözleşmedeki yetki kaydı gereğince Mahkememiz yetkisine itiraz ederek yetkili Mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtmiştir. Taraflar arasında düzenlenen █████/2017 tarihli sözleşmenin "ihtilafların çözümü" başlıklı 9. maddesinde açıkça "Sözleşmeden dolayı oluşacak ihtilaflarda ... Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir." hükmünü içerdiği görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 17. maddesinde, tacirler veya kamu tüzel kişilerinin , aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırmadıkça davayı sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açacaklarına yer verilmiştir. Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları ise 18.maddede düzenlenmiştir. Yetki sözleşmesi, ayrı bir sözleşme olarak veya somut olayda olduğu gibi, sözleşmede bu sözleşmenin uygulanmasından doğacak uyuşmazlıklar için belli bir yer Mahkemesinin yetkili olacağına dair bir hüküm konularak gerçekleştirilebilir.Sonuç olarak, HMK madde 17. Madde hükmüne göre, taraflar tacir olup taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince sözleşmeden doğacak ihtilaflarda ... Mahkemeleri'nin yetkili olacağı düzenlenerek yetki sözleşmesi yapıldığı, davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesinde usulüne uygun yetki itirazı gereği ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gözetilerek Mahkememizce davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, Davanın YETKİSİZLİK NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Davaya bakmaya yetkili mahkeme ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ... NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının yetkili mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple yetkili mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'nde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır