Anahtar kelimeler: Self Tasviye Epoksi Şapı Kliniği Kliniğin Adresli Katının Kiracısı Veteriner

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil’in kiracısı olduğu veteriner kliniği olarak hizmet veren-------- adresli işyerinde, taşınmazın kiralanması akabinde zeminin bozuk olması sebebi ile bir kısım işlem yapılması gerektiği görülmüştür. Müvekkil'in karşı taraf ile yapmış olduğu görüşme akabinde karşı tarafça söz konusu zemine self leveling tasviye şapı ve ardından epoksi uygulaması yapılması gerektiği belirlenmiş ve bu işte uzman olduğunu belirten karşı tarafça belirtilen uygulamaların yapılması taraflarca kararlaştırılmıştır. Öncelikle kliniğin alt katının tamamı, üst kat da ise belli alanların yapılması kararlaştırılmış ve kararlaştırılan bölgelere öncelikli olarak şap atılmış ancak şap sıçratılmış, yapılması gereken oda sınırlarını geçtiği (daha sonradan) görülmüştür. Her ne kadar karşı tarafça sınırı geçen bölgelerdeki şapın silinerek geçeceği belirlenmiş ise de uygulama yapılmaması gereken alanlarda gerçekleşen sıçramalar geçmemiştir. Akabinde yapılan epoksi uygulamasında belirli bazı alanların beyaz dışında renkler yapılmasının daha uygun olacağı, her alanda beyaz rengin kullanılmasının sorun olacağı karşı tarafça önerildiğinden uzmanlığına güvenilerek bu hususta karşı tarafın belirttiği üzere bazı alanların gri ve tonları şeklinde epoksilenmesi kararlaştırılmış ve epoksi işlemi yapılmıştır. Tüm işlemlerin yapılması akabinde Müvekkil öncelikli olarak süpürgeliğin boyandığını, süpürgeliğin bulunduğu alanlarda deformasyan olduğunu, yapılan desenlerinaktığını/bozulduğunu/boyalarda taşmalar olduğunu, gri boyalardan beyaz alanlara akmalar ve sıçramalar olduğunu tespit etmiştir. Yapılan uygulamada renk dalgalanmaları olmaya başladığı ve renk atmalarının olduğu da süreç içerisinde tespit edilmiştir. Uygulamanın düzeltilmesi için yapılan işlem sonucunda da aynı alanda farklı tonlarda gri renkler olmuş ve alanın renk bütünlüğünün bozulmasına sebebiyet verilmiştir. Leke tutmayacağı belirtilen epoksi alanlar leke tutmuş, lekelerin de karşı tarafın tavsiye etmiş olduğu hiçbir işlemle geçmediği ve ayrıca epoksi uygulaması yapılan alanların çizildiği görülmüştür. Söz konusu işlem için toplamda ------- masraf yapılmış olmasına karşın zeminin düzelmediği, düzeltmek için yapılan işlemlerin de Müvekkil'in işleri yönünden zaman ve maddi kayba sebebiyet vermekten başkaca bir işe yaramadığı ve söz konusu hasarların daha da büyüdüğü izahtan varestedir. ----- Tüm bu süreçler akabinde----dosyasıyla delil tespiti yaptırılmış olup, ----- tarihli bilirkişi raporu ile işin: Teknik gereklerine aykırı yapıldığı, ---- yetersiz olduğu, ------ lekelenme, sıçrama, düzgünlük eksiklikleri bulunduğu, Mevcut uygulamanın ancak yeniden kaplama ile düzeltilebileceği, açıkça ortaya konulmuştur.-------- D.İş sayılı dosyasında yapılan delil tespit akabinde düzenlenen bilirkişi raporu) Ayrıca ------- kaplama birim fiyatı,---yükselmiş,----yılı itibarıyla ise piyasa verilerine göre yaklaşık ----seviyesine ulaşmıştır. Bu nedenle müvekkil, benzer işi aynı bedelle yaptırma olanağını kaybetmiş olup,----- tutarında rayiç farkı zararı oluşmuştur. Davalı, eseri ayıplı ifa etmiş olup TBK m. 474 ve devamı hükümleri uyarınca sorumludur. Müvekkil, söz konusu ifanın ayıplı olduğunu tespit ettirmiş ve zamanaşımı süresi dolmadan talepte bulunmaktadır. Tüm bu sebeplerle; Ödenmiş ------ iadesi, Bilirkişi raporuyla sabit ---- yeniden yapım ve onarım giderinin tazmini,----- rayiç farkı olan ----- tazmini talepleriyle bu davanın açılması zorunlu hale gelmiştir. Bu kapsamda arabuluculuk başvurusu yapılmış ve görüşmeler anlaşamama ile sonuçlandırılmıştır. -----Tüm bu açıklamalar kapsamında fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile kısmi davamızın kabulü ile, şimdilik ---- ödeme tarihi olan ----- itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim Davamızın KISMİ DAVA olarak kabulü ile,Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik ---- ödeme tarihi olan ----- itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" şeklinde talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Sayın Mahkemenin yukarıda esas numarası belirtilen dosyası ile görülmekte olan davada ------ tarihli bilirkişi raporu tanzim edilmiştir. Söz konusu bilirkişi raporu kapsamında özetle: "Dava konusu ayıpların değerine ilişkin ----- D.İş sayılı dosyasından verilen bilirkişi raporlarındaki bedellerin uygun olduğu, huzurdaki dava tarihi olan----- itibariyle işbu bedellerin; Süpürgeliklerin tadil edilerek ve düzeltilerek tekniğine uygun şekilde altyapısının yapılması bedeli: ----- Mevcut epoksi zemin kaplaması üzerine taraflarca anlaşılan teknik özelliklere ve renklere sahip epoksi kaplamanın tekniğine ve şartnamesine uygun olarak yeniden yapılması bedeli : -------Kapı, kasa, duvar, mobilya ve cihaz yüzeylerine yer yer sıçramış ve bulaşmış olan epoksi lekelerinin temizlenmesi bedeli:-----olarak hesap ve takdir edilebileceği " yönünde görüş bildirilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki dosyada mübrez ----- D.İ. Sayılı dosyası kapsamında alınan -----------bilirkişi raporu ile yapılan hiçbir tespitin tarafımızca kabulü mümkün değildir. Söz konusu bilirkişi tespitinin tarafımızca kabulü mümkün olmayıp işbu bilirkişi raporunun DELİL NİTELİĞİNİN BULUNMADIĞINI DA BELİRTİRİZ. Yine işbu raporun taraflar arasında yapılan sözleşme gereği de delil niteliği bulunmamaktadır. Şöyle ki; Müvekkil epoksi uygulamasını yapmadan önce alanın boş ve montaj yapmaya uygun hale getirilmesini davacıdan talep etmiştir. Ancak ilk uygulama yapılırken alanda veteriner kliniğine ait birçok mobilya eşyası bulunduğundan davacı taraf bu konuda uyarılmış ve bu mobilyaları uygulama alanından çıkarmaları tekrar edilmiştir. Aksi taktirde oluşabilecek herhangi bir sorumluluğun tarafımızca kabul edilmeyeceği beyan edilmiş ve davacı tarafça da oluşabilecek herhangi bir sorundan dolayı müvekkili sorumlu tutmayacakları beyan edilmiştir. Bunun üzerine montaj uygulamasının ilk aşamasında alandaki veteriner kliniğine ait birçok mobilya müvekkil ve ekip arkadaşları tarafınca taşınarak uygulama yapılmıştır. Duvar dipleri-------- hususunda belirtmek gerekir ki, duvar diplerinin tamiratı ve düzeltilmesi sorumluluğu tarafımıza ait değildir. Nitekim teklif formunda duvar diplerinin düzeltilmesi ile alakalı bir ibare bulunmamaktadır. Duvar diplerinin düzgün şekilde çıkarılması boya-badana işi yapan ustaya ait olup boya badana işini yapan şahıslar davacının haricen anlaşmış olduğu kişiler olup bu hususta müvekkilin hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır. Boya işlemi yapılırken alçı düzgün yapılmadığından epoksi süpürgelik için çekilen bant duvardaki boyayı kaldırmakta olup müvekkil bu konu hakkında davacıyı bizzat uyarmış ve davacı firmanın yetkilisi tarafından duvar diplerinin boyacıyı tekrar çağırarak düzelttirileceği müvekkil iletilmiştir. Dolayısıyla bu hususta müvekkile atfedilmek istenen hiçbir sorumluluğun kabulü mümkün değildir. -----------uygulama tesliminden sonra geçen birkaç gün zarfında davacı firma yetkilisi birkaç noktada kusur bulunduğunu müvekkile bildirmiştir. Bunu üzerine müvekkil ertesi gün ekiplerini göndererek davacı tarafça belirtilen durumları gidermiştik. Fakat sonrasında davacının farklı farklı bildirimlerde bulunması üzerine müvekkil alanı 2-3 gün süreyle tarafına verilmesini ikinci bir kat epoksi yapacağını bildirmiştir. Ancak davası taraf alanı 2-3 gün veremeyeceklerini, işyerinin 1 gün dahi kapatılmasının zararına olacağını söyleyerek, müvekkilden teknik olarak 2-3 günde yapılabilecek bir uygulamayı bir akşamda bitirerek sabaha yetiştirmesi konusunda sıkıştırmıştır. Müvekkil hem zamanın yetersiz olduğunu hem de alanın bu kadar çok eşyayla dolu olmasından sebepli uygulamayı yapamayacağını belirtmiş ise de davacı tarafça ısrarla uygulamanın bu şartlar altında yapılması talep edilmiştir. Bu noktada önemle belirtmek gerekir ki Fiyat Teklif Formunun 2. maddesinde uygulama öncesi alanın tamamen boş olması gerektiğini vurgulayan bir madde bulunmakta olup müvekkil de bu hususta davacıyı defaatle uyarmıştır. Ancak davacı tarafça ticari kaygılarından kaynaklı olarak uygulamanın olması gerektiği gibi ifa edilmesine izin verilmemiştir. Müvekkil ve ekip arkadaşları iyi niyet göstererek her iki sefer alandaki eşyaları taşımak durumunda kalmış sabit olan eşyaların ise alt kısımlarına koruma amaçlı bant çekerek yapılabilecek en iyi şekilde işlemi gerçekleştirmiştir. Kaldı ki dosyada mübrez raporda mobilya ayaklarına bant çekildiğine dair görseller de mevcuttur. Normal şartlarda eşyaların olduğu alanda uygulama yapmayan müvekkil davacının ısrarları üzerine iyi niyet göstererek işlemi yapılabilecek maksimum kalitede gerçekleştirmiştir. Ancak görüldüğü üzere davacı taraf ısrarcı talepleri ile işlemin kusursuz bir şekilde yapılmasına engel olmuştur. Nitekim müvekkile verilen tek akşamın sabahında davacı taraf dükkanı açacağını ve hızlı bir şekilde tek kat uygulama yapmasını da talep etmiş olup müvekkil söz konusu uygulamanın 15 saatte zor kuruyan bir uygulama olduğunu belirtmiş ise de davacı müvekkili sıkıştırarak sadece düz alana işlem yapılmasını, duvar diplerini yapmamasını talep etmiştir. Kaldı ki alandaki mobilya sıkışıklığından dolayı müvekkilin duvar diplerinde uygulama yapmasının zaten mümkün olmadığını bir kez daha belirtiriz. Yapılan iş tesliminden sonra müvekkile mobilya kusurları ile alakalı herhangi bir geri dönüş yapılmamıştır. Kaldı ki müvekkil iyi niyetli bir tutumla ve müşteri memnuniyetini göz önünde bulundurarak davacı tarafa sonraki aşamada bir sıkıntı veya bir problem olması durumunda iletişime geçmelerini ve gerekli müdahaleleri yapacağını bildirmiştir. Fakat davacı tarafça iletişime geçilmeden tespit yoluna başvurulmuştur. Müvekkil süreç boyunca iyi niyet göstermiş olup rapor eline ulaştığında da alanın boşaltılarak kendisine 2-3 gün süre verilmesi halinde uygulamayı yapabileceğini beyan etmişse de davacı taraf şu aşamaya kadar yapılan tüm işlemleri yok sayarak yapmış olduğu ödemeyi müvekkilden talep etmektedir. Sırf bu husus dahi davacı tarafın kötü niyetli olduğunu göstermektedir. Nitekim müvekkil uygulamanın eksiksiz bir şekilde yapılması için gerekli tüm koşulları davacıya bildirmiş, davacının ihmalleri yüzünden uygulama prosedüre uygun yerine getirilememiş, tüm bunlara rağmen müvekkil davacı tarafça belirtilen tüm eksikleri gidermek için tekrar işlem yapmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, işlemin yapıldığı alan veteriner kliniği olup zemin renginin solmasında iş yerinin vasfı da dikkate alınmalıdır. Nitekim hayvan dışkısında ve idrarında ph değeri yüksek asit bulunmakta olup bu asit mevcut zeminin renk değiştirmesine ve sararmasına neden olmaktadır. Davacı firma bu konuda da bilgilendirilmiş olup işbu hususun da müvekkilin sorumluluğu değerlendirilirken dikkate alınması gerekmektedir. Bilindiği üzere, TBK m.476 uyarınca: "Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, iş sahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek olursa iş sahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz." Ayıbın meydana gelmesinde etkili olan neden iş sahibine isnad edilebiliyorsa, bundan dolayı iş sahibinin ayıba bağlı hakları kullanamayacak, buna bağlı olarak da yüklenici ayıp dolayısıyla sorumluluktan kurtulacaktır. TBK m.476 hükmüne göre, yüklenicinin yaptığı bildirime aykırı olarak iş sahibinin verdiği talimatlar yüzünden ayıplı ifa ona yüklenebilen bir nedenle meydana gelmişse, iş sahibinin ayıptan doğan hakları ortadan kalkmaktadır. Böylece yüklenici, iş sahibinin şahsen veya yetkili bir yardımcısı aracılığıyla vermiş olduğu ifaya ilişkin bir talimata uyduğu ölçüde ayıba karşı tekeffül sorumluluğundan kurtulmaktadır. Huzurdaki davada da müvekkil tarafından uygulamanın ne suretle gerçekleştirilmesi gerektiğinin pek çok kez davacıya izah edilmesine karşın davacının talimatları doğrultusunda işi onun istediği şekilde yapan müvekkilin sorumluluğunun doğduğunun kabulü mümkün değildir. Nitekim davacı taraf uygulama sonrası gerçekleşebilecek sonuçlar hakkında bilgilendirilmiş ancak buna rağmen uygulamanın kendi talimatları doğrultusunda yapılmasını isteyerek doğabilecek sonuçları kabul etmiştir. Görüldüğü üzere -müvekkilin sorumluluğunu hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte- işin tamamlanması sonucunda ortaya çıkan eksik ve ayıplardan davacının sorumlu olduğu ortada olup, yapılan ödemelerin müvekkilden talep edilmesi tamamen kötü niyetli ve hukuka aykırıdır. Kaldı ki ödemenin tamamı iş bitirilip iş tesliminden sonra kesilen faturaya istinaden yapılmıştır. Davacı taraf, müvekkile yapılan ödemeyle birlikte epoksi uygulama işini kusursuz aldıklarını onaylayarak ödemeyi müvekkilin hesabına yatırmışlardır. Nitekim ilk ödeme ----- tarihinde ------olarak yatırılmıştır. Akabinde kesilen faturaya istinaden ---------- tarihinde yatırılmıştır. Tarafımızca izah edildiği üzere yapılan uygulamada müvekkilden kaynaklanan bir eksiklik bulunmamaktadır. Tespit edilen eksikliklerin hepsi davacı tarafın sonuçları hakkında bilgilendirilmiş olduğu talimatlarından kaynaklanmaktadır. DAVACI TARAF BİLİRKİŞİ RAPORUNA DAYANARAK EKSİK İŞLERİN OLDUĞUNU İDDİA ETMEKTE (Kİ HİÇBİR SURETTE KABULÜ MÜMKÜN DEĞİLDİR) ANCAK BU İDDİALARIN MÜVEKKİLİN KUSURUNDAN KAYNAKLANDIĞINI KANITLAYAMAMAKTADIR. Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde davacının kötü niyetli olduğu açık olup kötü niyetli davacının işbu haksız ve hukuka aykırı davasının reddi gerekmektedir.Yukarıda arz ve izah ettiğimiz ve Sayın Mahkemenizce resen nazara alınabilecek sebeplerden ötürü, --------- tarihli bilirkişi raporuna karşı beyanlarımızı sunar; DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMESİNİ" şeklinde talep etmiştir.
RAPOR
: Bilirkişi raporunda özetle; "Davacı---------- yılı ticari defterlerinin; 6102 sayılı TTK ve 213 sayılı VUK'nun ticari defterlere ilişkin madde hükümlerine uygun ve usulünde olmak üzere e-defter esasında tutuldukları, açılış kapanış tasdiklerinin kanuni sürelerinde yapılmış, onaylı oldukları , ticari defterlerin birbirini doğruladığı ve sahipleri lehine delil olma niteliklerinde olduklarının tespit edildiği, Davalı -------dava dilekçesine karşın verilmiş bir cevap dilekçesinin bulunmadığı ve -------- da mahkeme kaleminde yapılan ticari defterlerin incelemesine gelmediği- ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle davalı tarafın ticari defterleri incelemesinin yapılamadığı. Dava konusu olan ve varlığı iddia edilen ayıpların, teslim sırasında gözle görülebilecek nitelikte olması sebebiyle açık ayıp olarak değerlendirilebileceği, Davalı yanın dava konusu işlemleri ne zaman bitirip davacıya teslim ettiği tam olarak anlaşılamadığı, taraflar arasındaki ---- mesajlarının tetkikinden teslimin Aralık--------- ilk günlerinde olabileceği, değişik iş tespiti başvuru tarihinin -----, raporun davalıya tebliğ tarihinin ise ------- olduğu, bu tarihlerin birlikte yorumlanması neticesinde davacının TBK'nın 474/1. Maddesine uygun şekilde bir ayıp ihbarında bulunmamış olabileceği, Dava konusu ayıpların değerine ilişkin----- D.İş sayılı dosyasından verilen bilirkişi raporlarındaki bedellerin uygun olduğu, huzurdaki dava tarihi olan -------- itibariyle işbu bedellerin ; Süpürgeliklerin tadil edilerek ve düzeltilerek tekniğine uygun şekilde altyapısının yapılması bedeli: ------- Mevcut epoksi zemin kaplaması üzerine taraflarca anlaşılan teknik özelliklere ve renklere sahip epoksi kaplamanın tekniğine ve şartnamesine uygun olarak yeniden yapılması bedeli : ------ şeklinde Kapı, kasa, duvar, mobilya ve cihaz yüzeylerine yer yer sıçramış ve bulaşmış olan epoksi lekelerinin temizlenmesi bedeli: ----Toplam bedelin: ------ olarak hesap ve takdir edilebileceği" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:Davacı yan, davalıya ödenen bedel, rayiç fark, yeniden yapıp ve onarım giderinin tahsilini ayrı ayrı talep etmiştir.Davalı ise cevap dilekçesi sunmamakla birlikte safahatta davacının eserin yapımı için uygun ortamı hazırlamadığını, yapılan işlerde bir kusurun olmadığını, tefrişatın sökülerek işin yapılmasının engellendiğini, epoksi işleminin kuruma süresine riayet edilmediğinden bahisle haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur.Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı imalat bedeli, yeniden yapılacak işten kaynaklı rayiç bedelin, meydana gelen masrafların tahsili isteğidir. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı yan ----- D. İş dosyası üzerinden ---- tarihinde delil tespiti talebinde bulunduğu, mahkemesince yerinde inceleme yetkisi verilerek inşaat mühendisi bilirkişiden rapor tanzimi yoluna gittiği, -------- bilirkişi raporuna göre özetle sözleşmeyle üstlenilmiş edimin fen ve sanat kurallarına aykırı olduğu, eksik ve ayıplı olduğu, üstlenilen edimin natamam olduğu tespit edilmiştir.Türk Borçlar Kanunu'nun 475.maddesinde "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz." şeklinde düzenlenmiştir. 6100 Sayılı HMK’nın 266. maddesinde, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenlerle davalı ------- adresindeki----- self leveling tasviye şapı ve ardından ------ kapsamında eser sözleşmesine istinaden davalının üzerine düşen edimi yerine getirip getirmediği, işi yarım bırakıp bırakmadığı, ayıplı iş nedeniyle yapılan masraf ve giderlerden kaynaklı davacının davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı; alacaklı ise alacak miktarının ne olduğu, bu alacağını davalıdan tahsil etmeye hakkının bulunup bulunmadığı, davalının davacıya ayıplı ifada bulunup bulunmadığı, taşınmazda uygulanan -------- standartlara uygun olup olmadığının ortaya konulması amacıyla bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş mali müşavir incelemesine esas olmak üzere davalı yanın ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı anlaşılmıştır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile ------- D. İş dosyasına kazandırılan bilirkişi raporunun uyumlu olduğu tespit edilmiştir. ---- tarihli bilirkişi heyet raporunda; " - İlk yapılan gri epoksi kaplama üzerine sonradan düzeltme amaçlı olarak yapıldığı anlaşılan epoksi kaplamanın bir ton daha koyu renkli olduğu, ancak birçok yerde düzgün ve homojen olarak uygulanmadığı için alttaki daha açık kaplamanın yer yer göründüğü, özellikle kapı dipleri, sabit mobilya ve mekanik cihazların kenar, köşe ve altlarındaki kaplama sonlandırmaların düzgün yapılmadığı, kaplamanın eksik ve alelade bir şekilde yapıldığı, anılan hataların büyük oranda işçilik kaynaklı olan ayıplı imalatın teslimi anında fark edilebilecek ayıplı imalat olduğu anlaşılmaktadır.
- Duvar diplerine süpürgelik olarak yapılan ----- kaplamanın alt yapısının yapılmadığı, süpürgelik yapılan duvarda herhangi bir düzeltme yapılmadan ve alt yapısı hazırlanmadan alelade bir şekilde uygulama yapıldığı, anılan hataların büyük oranda işçilik kaynaklı olduğu, zemin ve duvar yüzeyindeki kestirmelerin düzgün olmadığı ve yer yer taşmalar bulunduğu, -----kaplama uygulanırken gerekli itina ve özenin gösterilmemesi nedeniyle kapı, kasa, duvar, mobilya ve cihaz yüzeylerine yer yer sıçramış ve bulaşmış olan epoksi lekelerinin temizlenmemesi ayıplı imalat ve işlerin teslimi anında fark edilebileceği anlaşılmaktadır.- Zemin kat giriş zeminine yapılan farklı renkteki desenlerin homojen ve düzgün uygulanmamış olması nedeniyle yer yer küçük gözenekler halinde altındaki self leveling şapın göründüğü, Zemin kat giriş zeminine yapılan epoksi kaplamanın bazı yerlerinde atmalar ve çizilmelerin işçilik kaynaklı olduğu ve ayıplı imalatın teslimi anında fark edilebileceği anlaşılmaktadır.
Davalı -------dava dilekçesine karşın verilmiş bir cevap dilekçesinin bulunmadığı ve ------ günü saat 14:30 da mahkeme kaleminde yapılan ticari defterlerin incelemesine gelmediği- ticari defterlerini ibraz etmediği , bu nedenle davalı tarafın ticari defterleri incelemesinin yapılamadığı,
Süpürgeliklerin tadil edilerek ve düzeltilerek tekniğine uygun şekilde altyapısının yapılması bedeli: ------
- Mevcut epoksi zemin kaplaması üzerine taraflarca anlaşılan teknik özelliklere ve renklere sahip epoksi kaplamanın tekniğine ve şartnamesine uygun olarak yeniden yapılması bedeli : ------- -Kapı, kasa, duvar, mobilya ve cihaz yüzeylerine yer yer sıçramış ve bulaşmış olan epoksi lekelerinin temizlenmesi bedeli:------- Toplam bedelin: -----olarak hesap ve takdir edilebileceği " şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki ilişki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluk borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu söz konusudur.Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler 6098 sayılı TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır. --------
Davacı yan eserin ayıplı olmasından kaynaklı meydana gelen zararın tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. Benzer konuya ilişkin----------karar sayılı ilamında; "Diğer yandan ayıptan doğan zarara ilişkin taleplerde ayıbın varlığı ve uğranılan zararın ayıp nedeniyle oluşup oluşmadığı ve giderim masrafları, miktarı konusunda araştırma yapılması gerekir." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında davacının uğradığını ileri sürdüğü zararın eserin ayıplı olmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti amacıyla ön inceleme duruşmasının uyuşmazlık tespiti bölümünde; " ayıplı iş nedeniyle yapılan masraf ve giderlerden kaynaklı alacaklı olup olmadığının" tespit edilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından bu husus irdelenerek ----tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Süpürgeliklerin tadil edilerek ve düzeltilerek tekniğine uygun şekilde altyapısının yapılması bedeli: ---------Kapı, kasa, duvar, mobilya ve cihaz yüzeylerine yer yer sıçramış ve bulaşmış olan epoksi lekelerinin temizlenmesi bedeli: --------yönünde tespitlere yer verildiği görülmüştür.Yukarıdaki paragraftan olmak üzere davacı yan, davalıya ödediği bedeli, tadil bedeli, temizleme bedelini talep ettiği, davacının işin gereği -------- ödeme gerçekleştirildiğinin ihtilafsız olduğu, davalı tarafından yapılan işin açık ayıplı olduğunun bilirkişi heyeti tarafından tespit edildiği, her ne kadar bilirkişi heyeti tarafından ayıp ihbarının süresinde yapılmamış olabileceğine ilişkin tespitlere yer verilmiş ise de tanık beyanları ve dosyaya kazandırılan değişik iş dosyasının talep tarihi bir bütün olarak değerlendirildiğinde açık ayıba ilişkin davacının derhal davalıya ihbarda bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, hal böyle olunca ayıp ihbarının yasal süre içerisinde yapıldığı ve borcun gereği gibi ifa edilmediği anlaşılmakla davacı yanca gerçekleşmemiş sebebe dayalı olarak ödediğini geri talep edilebileceği, aynı şekilde------ karar sayılı ilamının yol göstericiliğinde meydana gelen zarar bedelinin davalı yanca ödenmesi talep edilebileceği, nitekim uğranılan zararın ayıp nedeniyle oluştuğu kabul edilmekle uğranılan zarar kalemi olarak anılan bedellerin TBK m. 475/II hükmünce istenebileceği vicdani kanaatine ulaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE ----- dava tarihi olan ------tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 9.140,76 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 3.996,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.143,77 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 3.996,99 TL peşin harç toplamı 4.612,39 TL ile 16.742,00 TL (bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 21.354,39 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,57 ve red 0,43 oranına göre hesaplanan 12.172,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin kabul oranına göre 2.052,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin red oranına göre 1.548,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
8-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde------------Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!