Anahtar kelimeler: Teşviklerinin Azaltmaya Sgk Maliyetlerini Khk Menfi Yanı Sıra Prim Şti

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
TALEP
: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş. ile davalı ... ŞTİ arasında, SGK tarafından şirketlere 5510 sayılı kanun, 6111 Sayılı Kanunun 74. maddesi ile 4447 sayılı kanuna eklenene Geçici 10. maddesi, 687 Sayılı KHK ve 7103 Sayılı Kanun ve diğer kanunlar ile düzenlenen sigorta prim teşviklerinin yanı sıra personel maliyetlerini azaltmaya yönelik diğer çalışmalardan şirketlerin yararlandırılması için müvekkili şirket tarafından oluşturulan programın davalı şirketin müşterileri için kullanması, müşterilerine ait sigorta prim teşvik işlemlerinin yapılması ve gerekli belgelerin hazırlanması ve teslimi konulu, █████/2019 tarihli "SGK Teşvik İşlemleri ve Personel Maliyetleri Analizi Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi" akdedildiğini, müvekkili şirketin, anlaşmalı olduğu şirketlerin hem geçmiş dönem hem de cari döneme ilişkin teşvik işlemlerini takip etmekle, teşvikten yararlandırma hususunda gerekli tüm program ve sistem desteğini sağladığını, Davalı şirkete ise, sadece teşvik danışmanlığı hizmeti hususunda hizmet vermekle kalmamış, müvekkili şirketin geliştirip kullandığı sistem ve programın başka firmalara pazarlanmasında aracılık ettiğini, gerek sözleşme öncesinde kendi portföyünde bulunan firmalara, gerekse sözleşme sonrası portföylerine girmiş firmalara bu programı pazarlayarak kendisi de gelir elde ettiğini, Davalı ...LTD. ŞTİ, sözleşme süresince mali müşavirler odalarına da müvekkili şirkete ait programı kendilerine ait bir program adı altında pazarladıklarını, her ne kadar davalı firma programı pazarlıyor olsa da, teşvik işlemlerinin yapılması ve takibi işi müvekkili şirket tarafından yapıldığını, müvekkili şirketçe sözleşme süresince sözleşme ile yüklenilen edimlerin eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirildiğini, buna rağmen davalı şirket tarafından gönderilen ... 19. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarname ile, müvekkili şirketin sözleşmeye dayalı yükümlülüklerini hatalı ve eksik olarak yerine getirildiğini, haklı nedenlerle sözleşmenin fesh edildiğini, müvekkili şirkete ait sistemin kullanılmayacağını, şirketlerinin, alt acentelerinin ve müşterilerin kişisel verilerinin silinmesini ve kullanılmamasını, şirketin müşterileri ve müşteri adayları ile ticari ilişki içine girilmemesini, şirketin uğramış olduğu ticari itibar kaybı, müşteri-kar kaybı, şirketin müşterilerine ödemek durumunda kalacağı her türlü tazminat-para cezasının müvekkil şirketten talep edileceğini, KVKK'na aykırı davranılması halinde ödenmek durumunda kalınacak her türlü tazminatın talep edileceğini beyan ve ihtar ettiklerini, müvekkili şirketçe iş bu haksız feshe yönelik ihtarnameye, ... 1. Noterliği'nin... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafın ihtarnamesine cevap verildiğini, her ne kadar davalı şirketçe müvekkilinin eksik ve kusurlu ifa işlemleri ve bundan doğan zararlar olduğu iddia edilmiş ise de, SGK sisteminden kaynaklı sistem hataları ve davalı şirket tarafından eksik ve yanlış bilgi verilmesinden kaynaklı sorunlar müvekkili şirkete atfedilmeye çalışıldığını, davalı şirketçe müvekkili şirkete bildirilen her türlü sorunun incelenerek soruna sebep olan konu ne ise e-postalarla cevaplandığını, sorunun sebepleri ve sorunun müvekkili firmaya ait olmadığı müşteri firmalara defalarca açıklandığını, müvekkili şirketin .... 1. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, müşteriler ve firmalara ait her türlü bilginin sözleşme ve KVKK kapsamında korunacağını, SMMM odaları ile odalara kayıtlı üyelerle irtibata geçmemesi talebi konusunda, hukuka ve serbest piyasa ekonomisi kurallarına aykırı bu talebin yerine getirilmeyeceğini, ayrıca işveren firmaların pazarlama alanında yapmış olduğu yetersiz çalışmalar nedeni ile müvekkili şirketin kazanç, zaman kaybı nedeni ile bunların tazmin edilmesi amacıyla her türlü hukuki yollara başvurulacağını, tüm telif hakları müvekkili şirkette bulunan ve sözleşmede de koruma altına alınan yazılımın ve genel sistemin işveren şirketler tarafından basit ve kozmetik değişiklikler yapılarak SMMM odaları ve diğer odalar için kullanılmaya başlandığı tespit edilmiş olduğunu, taraflar arasında müvekkilince ifa edildiğini, bedeli tespit edilebildiğini ve faturalandırıldığını alacaklarla ilgili ayrıca yasal süreç başlatılmış olduğunu, iş bu davayı açmaktaki sebebin müvekkili şirkete bilgi vermekten kaçınılan, sistemin kapatılması nedeniyle müvekkili şirketçe de tespit edilemeyen alacakların tespiti ve ödenmesi gerektiğini, davalı şirketin özellikle büyük firmalara müvekkili tarafından yapılan iş ve işlemleri kendi adı üzerinden ve bu firmaların kendi internet sitelerine müvekkili şirketin yazılımını entegre ederek de yazılımı pazarlayıp gelir elde ettiğini, bu hizmetle ilgili olarak ayrı bir sözleşme yapılmadığını, taraflar arasındaki e mail ve yazışmalardan anlaşmanın şart ve bedellerinin anlaşıldığının, bu hizmete örnek olarak .... örnek verilebilleceğini, ... şirketine davalı şirket aracılığıyla verilen hizmette müvekkilin alacağı ...'ye kesin faturaların %60'ı oranında olduğunu, ancak davalı tarafından bir aşamadan sonra ...'ye kesilen faturaların müvekkili şirkete bildirimi durdurulduğunu mesnetsiz bahanelerle haksız bir şekilde bu ödemelerin yapılmayacağı da e-mail yazışmalarında açıkça ifade edildiğini,SGK kayıtları, ticari defterler ve şirketlerden gelecek bilgi ve belgeler incelendiğinde müvekkilin alacağı miktarın belirlenebileceğini, davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak fesh edildiğini, müvekkili alacaklarını hesap edemediğini ve bu bedellerin haksız olarak davalı şirketçe ödenmediğini belirterek davanın kabulü ile tahkikat sonucunda müvekkilinin alacağının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 tl alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirket ile sözleşme imzaladığını, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında davacı şirkete ait sistem üzerinden müvekkili şirketin kurumsal kimliğinde ve kendi web sitelerinde çalıştırılarak müvekkili şirketin müşterilerinin istihdam teşviklerinden yararlanması işinin yerine getirilmesinin hedeflendiğini, davacı şirket ile müvekkili şirketin sözleşme imzaladığını, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında davacı şirkete ait sistem üzerinden müvekkili şirketin kurumsal kimliğinde ve kendi web sitelerinde çalıştırıldığını, müvekkili şirketin istihdam teşviklerinden yararlanması ve işinin yerine getirilmesinin hedeflendiğini, müvekkili şirketin müşterileri ile olan iletişimi kendisinin sağladığını, müşterilerin müvekkili şirketi muhatap kabul ettiğini, davacı taraf ile yapılan sözleşmede davacı şirketin hiçbir aşamada görünmemesi, müşteriler ile iletişime geçmemesi, müvekkili şirket ile olan işbirliğinin herhangi bir üçüncü kişi ile paylaşmaması konusunun aksi durumun, müvekkili şirketin müşteri itibar ve gelir kaybetmesine sebep olacağı için SGK İşlemleri ve Personel Maliyetleri Analizi Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu işin yerine getirilmesi esnasında davalı şirket tarafından yapılan ve yüklenen hesaplamaların hatalı olduğunu müvekkili şirket tarafından tespit edildiğini, davalı şirketin hatalı hesaplan ve kusurlu hizmet nedeniyle müvekkili şirketin birçok müşteri kaybına uğradığını, davalı şirketin müvekkil şirket müşterilerinin cari dönem teşviklerinin de eksik ve hatalı hesaplandığını, bu hususun yine davalı şirkete yazılı ve sözlü olarak müvekkili şirket tarafından bildirildiğini, bu durumun davalı şirket tarafından kabul edilmiş olmasına rağmen, bu konuda bir düzenleme iyileştirme yapılmadığını, sonucunda da müvekkili şirketin müşteri ve itibar kaybetmesine sebep olunduğunu, müvekkili şirketin davacı şirketin sisteminden kaynaklı bu tür bir hatayı fark etmesinden dolayı piyasada bulunan rakip şirketlerin müvekkili şirketin hesaplamalarının kesik ve hatalı olduğuna yönelik bulunan rakip şirketlerin müvekkili şirketin hesaplamalarının eksik ve hatalı olduğuna yönelik itibarsızlaştırma çalışmaları yürüttüklerini, imzalanan sözleşme kapsamında cari dönem hesaplamaları için müvekkili şirket tarafından sabit aylık 40.000 TL + KDV davacı şirkete ödendiğini, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki dönemlere ilişkin geçmişe dönük düzeltme işlemlerinden kaynaklı bir gelir iddia etmesinin mümkün olmadığını, aksine müvekkili şirketin müşteri kar ve itibar kaybına ilişkin zararlarının söz konusu olduğunu, davacı şirketin bir hak kaybı değil, müvekkili şirketin gecikme kaynaklı bir hak kaybı bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşme konusu işin yerine getirilmesi esnasında davacı şirket tarafından yapılan ve yüklenene hesaplamaların hatalı ve eksik olması davacı şirketin hatalı hesaplamaları ve kusurlu hizmeti nedeniyle müvekkili şirketin müşteri kaybına uğraması, tazminat talebi ve yersiz faydalandırma cezaları ile karşı karşıya kalması kar ve müşteri kaybına uğraması nedeniyle 01 Nisan 2019 tarihinde akdedilen sözleşmenin müvekkili şirket tarafından ... 19.Noterliğinin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesi ile haklı nedenlerle █████/2020 tarihi itibariyle fesh edildiğini, davacı şirketin müvekkili şirketin sözleşmesi haklı fesh etmesinden sonrasında da müvekkili şirketin müşterisi olan...'ye ulaşarak, sözleşmenin 4. Maddesine aykırı olarak iletişime geçtiğini ve müvekkili şirket ile olan işbirliğinin gizli kalması gerektiğini ancak müvekkili şirketin müşterisi olan ...'n,n yetkilisi Mehmet Yalçın'a çalışma teklifi götürdüğünü ve müvekkili şirketin müşterisinden olumsuz dönüş aldığını, Davacı şirketin müvekkili şirketi ile yapmış olduğu sözleşmede müvekkili şirkete verecekleri hizmet kapsamında başkaca bir üçüncü kişi ya da kuruluştan hizmet alacaklarını müvekkili şirkete bildirmediğini belirterek müvekkili şirket aleyhine ikame olunan haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
TALEP
: Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket; 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 74. Maddesi uyarınca, 4447 sayılı İşssizlik Sigortası Kanununa ek olarak getirilen geçici 10. Maddesi kapsamında işverenlere sağlanan istihdam teşviki ve 687 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen teşvik ile 6645, 27103, 17103, 7252, 14857, 7103 gibi sayılı kanun numaraları seçilerek faydalandırılan teşvik tutarlarının hesaplanması ve şirketlere raporlanması kapsamında danışmanlık hizmeti veren bir firma olduğunu, devlet tarafından bir takım kriterlerin sağlanması koşulu ile istihdamı arttıran şirketlerin ödemesi gereken sigorta primlerinde indirimler yapılmakta, bu tutarlar da İşsizlik Sigortası Fonundan karşılandığını, bu indirimden yararlanmak isteyen şirketlerin sağlaması gereken kriterlerin belirlenmesinin zor olması, teşvik hesaplamasının karmaşık ve özel bilgi gerektiren bir hesaplamayı gerektirmesi nedeniyle şirketler “teşviklerin belirlenmesi ve hesaplanması” işini müvekkil şirket gibi bu konuda uzman şirketlere verdiğini, müvekkil şirket de müşterisi olan bu firmaların kanun kapsamında teşviklerini hesaplamakta ve raporlamakta, yapılan hesaplama sonucunda bu firmaların elde ettikleri teşvik tutarlarının belirli bir yüzdesini de, anlaştıkları oran doğrultusunda müşterisinden fatura karşılığında tahsil ettiğini, işin mahiyeti gereği, kanun numarası belirtilen teşvikler her ay düzenli şekilde hesaplanarak firmalara raporlandığını, tüm bu teşviklere ek olarak, 7103 sayılı yasa kapsamında, 1 Haziran 2018 tarihine kadar Sosyal Güvenlik Kurumunun online e-bildirge sistemi üzerinden başvurusunu yapan şirketler için de, 2011’den bugüne kadar geçmişe dönük faydalanılmamış veya eksik faydalanılmış aylar için de, hesaplama yapılıp 30 Haziran 2020 tarihine kadar SGK’nın online sistemine yüklenmesi, Sosyal Güvenlik Kurumunun memur onayından geçmesi koşulu ile faydalanılması da yasa koyucu tarafından sağlandığını, müvekkil şirket müşterilerine bu kapsamda da hizmet verdiğini, müvekkil şirketin vermiş olduğu bu hizmet için de müvekkil şirketin geçmişe dönük faydalandırdığı teşvik kazancının müşteri ile yapılan sözleşmelerde yazan oranı kapsamında fatura mukabilinde müvekkil şirkete ödendiğini, davalı şirket ise, müvekkil şirket ile aynı alanda, müvekkil şirketin rakibi olarak hizmet veren ve bu kapsamdaki teşvik hesaplama hizmetine ilişkin yazılım sistemi geliştirmiş bir firma olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme konusu işin yerine getirilmesi esnasında davalı şirket tarafından yapılan ve yüklenen hesaplamaların hatalı olduğu müvekkil şirket tarafından tespit edilmiş, davalı şirketin hatalı hesaplamaları ve kusurlu hizmeti nedeniyle müvekkil şirket birçok müşteri kaybına uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkil şirket tarafından 27.04.2020 tarihinde haklı nedenle feshinden kısa bir süre önce davalı şirketin sözleşme gereğince yerine getirmesi gereken hizmeti vermemesi, hatalı ve eksik hesaplama yapması nedeniyle davalı şirket müvekkil şirketin müşterilerinden olan ...ŞTİ.'nin teşviklerden eksik faydalanmasına sebep olmuş ve sözleşme kapsamında bu eksikliğin de müvekkil şirket tarafından karşılanması bahsi geçen şirket tarafından müvekkil şirketten istenildiğini, söz konusu şirket dışında, müvekkil şirketin hizmet verdiği müvekkil şirketin bir çok müşterisi de bu süreçte muhatap davalı şirketin hatalı hesaplaması sebebiyle yersiz faydalandırma cezaları ile karşı karşıya kalmış ve bu nedenle de müvekkil şirket müşteri ve itibar kaybına uğradığını, davalı şirketin hatalı hesaplaması sebebiyle yersiz faydalandırma cezaları ile karşı karşıya kalan firmalar olduğunu, müvekkil şirket, davalı şirkete cari dönem hesaplamaları için sözleşmede belirtilen rakamı eksiksiz ve zamanında ödediğini, ancak davalı şirket eksik ve hatalı hesaplama yaptığı için, daha sonra davalı şirketin aynı sistemi üzerinden geçmişe dönük hesaplama yapılmış, yapılan bu hesaplamada, müvekkil şirketçe davalı şirkete cari dönem için ödeme yapılan dönemlere ilişkin yüklemeler çıktığını, müvekkil şirket de bu farklı rakamları davalı şirketin sistemi üzerinden yüklediğini, söz konusu geçmişe dönük yüklemeler bu nedenle oluştuğunu, müvekkil şirket, takip konusu faturalarda ve sözleşmede belirtilen tutarları davalı şirkete eksiksiz ve zamanında ödediği halde, davalı şirketin eksik ve hatalı hesap yapması ve ayıplı hizmeti nedeniyle, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde icra tehdidi altında bıraktığını, bütün banka hesaplarına ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına haciz konulduğunu, 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının davalı şirketin uhdesine geçmesi tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, bu kapsamda davamızın kabulü ile birlikte müvekkil şirketin ... 30. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı icra dosyası ile tüm fer’ileri bakımından ve takibe konu tüm hususlar yönünden davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini, müvekkil şirketin daha fazla mağduriyetine sebep olunmaması ve telafisi imkansız zararlar doğmaması açısından takibin öncelikle teminatsız olarak durdurulmasını, aksi halde belirlenecek teminat mukabilinde durdurulmasını, bu talebimizin kabul görmemesi halinde ise İcra ve İflas Kanunu 72. maddesine göre teminat karşılığında vezneye yatan paranın davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalı taraf haksız ve kötü niyetli olduğundan takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle;davacı dava dilekçesince cari dönem hesaplamaları için sözleşmede belirtilen bedelleri eksiksiz ve zamanında ödediğini iddia etmiş ise de davacı bu iddiasına rağmen yaptığını iddia ettiği ödemelere ilişkin herhangi bir belge sunmadığını, icra takibine konu faturalar davacıya tebliğ edildiğini ancak davacı tarafça bu faturalara itiraz da edilmediğini, bu beyanlarının devamında ise çelişki oluşturacak şekilde davalı müvekkil şirketin eksik ve kusurlu hizmetlerinden dolayı zarara uğradıklarını, bu nedenle ödeme yapmak istemediklerini beyan ettiğini, taraflar arasında .... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında müvekkili tarafından açılan davada davacı şirket yine benzer iddia ve taleplerde bulunulduğunu, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde de yargılama devam ettiğini, davacı tarafça şimdiye kadar müvekkil şirkete hatalı ve kusurlu hizmet iddiası ile açtığı bir tazminat ya da alacak davası bulunmadığını, davacının iddiaları borçtan kurtulmaya, süreci uzatmaya yönelik iddialar olduğunu savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Mahkememizin █████/2022 tarihli duruşmasında Davalı tanığı ...'ın "...Ben davalı firmada Mayıs 2019 itibaren çalışmaktayım, ben firmada SGK teşviklerini hesaplayan ekibin yöneticisiyim, SGK teşvikleri el ile hesaplanamadığından bir sistem kullanılması gerekiyor, bu sistemi davacı firmadan hizmet alarak kullanıyorduk, sistemde hem bizi hem de bizim müşterilerimizi mağdur edecek bazı hatalar vardı, müşteriler bize dönüp teşviklerde hata olduğunu söylediler, bizde kontrol ettiğimizde gerçekte sistem hatalar ve yanlış hesaplamalar olduğunu gördük, bunun üzerine davacı firmayı uyardık, ancak herhangi bir düzeltme işlemi yapılmadı, engelli teşvikine ilişkin bölgesel teşvike ilişkin teşvikleri davacının kurduğu sistem görmediği için müşterilerimiz bu teşviklerde yararlanamayarak mağdur oldular, bizi müşterilerimiz uyarınca biz firmayı uyardık, fakat davacı firma herhangi bir düzeltme yapmadı, bizde bu nedenle hem müşteri kaybına hem de itibar kaybına uğradık, bazı firmalar yanlış hesaplama yaptığımız söyleyerek başka firmalara geçtiler, bazı firmalarda yersiz bildirimlerden dolayı ceza aldılar ve bu cezaları da biz ödemek zorunda kaldık..." beyanında bulunduğu görüldü.
Mahkememizin █████/2022 tarihli duruşmasında Davalı tanığı ...'nın "... Ben davalı firmada Mart 2019 yılından itibaren çalışmaktayım, teşvik departmanında insan kaynakları yöneticisi olarak çalışmaktayım, biz davacı firma tarafından kurulan teşvik sistemini kullanıyorduk, ilerleyen süreçte davacı firmanın kurduğu sistemin hatalı ve eksik hesaplamalar yaptığını fark ettik, bizim çalıştığımız firmalar tarafından aynı zamanda başka firmalara ait sistemlerle demo olarak kullanılabiliyor bir kısım firmalar bu demo sistemleri kullanarak davacının kurulumunu yaptığı sistemin hatalı ve eksik hesaplamalar yaptığını bize bildirdiler, bizde SGK sisteminden manuel olarak baktığımızda davacının kurmuş olduğu sistemin hatalı ve eksik hesaplama yaptığını tespit ettik, bu eksik ve hatalar işler nedeniyle müşteri kaybımız oldu, müşterilere SGK tarafından cezalar kesildi, bunları biz karşıladık, bazı firmalar bizimle olan sözleşmesini feshetti, bu şekilde biz davacının sisteminden dolayı zarara uğradık, sözleşmede olmasına rağmen sistemin hesaplamadığı teşvikler vardı, bu nedenle bir zararımız oldu..." beyanında bulunduğu görüldü.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; "... BORÇLAR MEVZUATINA YÖNELİK DEĞERLENDİRMELER Taraflar arasında 01.04.2019 tarihli, adi yazılı şekilde "SGK Teşvik İşlemleri ve Personel Maliyetleri Analizi Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin imzalandığı, sözleşmede taraflardan ...şirketinin "danışman" olarak yer aldığı; sözleşmede yer alan irade beyanları (TBK m. 19/I) incelendiğinde sözleşmenin isimsiz sözleşmelerden olduğu, eser, hizmet, vekalet gibi isimli sözleşmelerin edimlerini içeren işgörme sözleşmesi sayılabileceği kanaatine varılabileceği, 2. ASIL DAVADA: Davalı ... tarafından haklı nedene dayanılmasa bile sözleşmenin, davalının fesih iradesinin (bozucu yenilik doğuran hakkın) muhatabına (davacıya) ulaşması ile sona erip ermediğinin incelenmesi gerekeceği, sözleşmenin sonlandırılması için haklı nedene dayanmanın, Yargıtay HGK tarafından gerekli görülmediği; takdirin, elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; tarafların iddiaları ve savunmaları incelendiğinde sözleşmenin ihlal edilip edilmediği, varsa davacının alacak miktarının hesaplanması/hangi belgelerin sunulması halinde hesaplanabileceği vs. uzmanlık alanımın dışında olduğundan bu hususların, diğer bilirkişilerce değerlendirildiği, BİRLEŞEN DAVADA: Birleşen davada davacı ...’un, davalı ... tarafça yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, davacının müşteri kaybettiğini, sözleşmenin davacı tarafça 27.04.2020 tarihinde feshedildiğini, davalının sözleşmeden doğan borçlarını gereği gibi ifa etmediğini, davacı tarafça eksik, hatalı, ayıplı hizmet verildiğini, ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı icra takibinden dolayı davacının 76.165,68TL. yönünden borçlu olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ticari temerrüt faizinin iptalinin gerektiğini beyan ettiği; sözleşmenin ihlal edilip edilmediği, varsa alacak miktarının hesaplanması/hangi belgelerin sunulması halinde hesaplanabileceği vs. diğer bilirkişilerce değerlendirildiği, hesaplanabileceği vs. diğer bilirkişilerce değerlendirildiği, 4. DEFTER VE KAYITLARIN TESPİTİ, MALİ DEĞERLEME VE ANALİZ Detayları yukarıda verilen inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda; 1. Davacı tarafın CD içeriğinde incelemeye sunulan dava konusu döneme ait elektronik mühürlü ticari defterlerinin açılış-kapanış tasdiklerini oluşturan beratların yasal süresi içinde usulen uygun olarak Gelirler İdaresi GİB bilgi sistemine yüklendiği, davacı taraf defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, 2. Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri Muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak 2019-2020 yılı defter kayıtlarına işlediği eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalardan sonra oluşan 31.12.2021 tarihi itibariyle 254.103,22 TL defter ve kayıtların da davalıdan alacaklı olduğu, 4. Bu alacağın 2022 yılına devrettiği başkaca ödemenin olmadığı, 5. Birleşen dava konusu ve icra takibine konu faturaların davacı BS formunda /Davalı BA formunda bildirildiği ve formların bire bir örtüştüğü, 6. Asıl davadaki tespitlerin (sözleşme gereğince borcun ifa edilip edilmediği yönünde) birleşen dava bakımından da aynı olduğu, 5. SGK YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME NETİCESİNDE: SGK teşviklerinden yararlanabilmek için işyerinin (sektörü, hangi bölgede kurulu olduğu, nace kodu, çalışılan kişi sayısı, ilave istihdam sağlayıp sağlamadığı vb) SGK teşviklerine uygun olup olmadığı, çalışanın hangi teşvikten avantajlı yararlanmasının gerektiği (yaş, cinsiyet, diploma, meslek, daha önce işsiz olup olmaması işe ilk defa giriş yapması vb) kriterlerin olduğu bir teşvikten yararlanırken diğer bir teşvikten birlikte yararlanacağı veya yararlanamayacağı gibi çok fazla değişkenlerin olduğu tüm bunlara rağmen cari dönemde daha az teşvikten yararlanılması veya hiç yararlanılmaması halinde ise 7103 sayılı Kanunla düzenlenen 5510 S.K. Ek 17.maddede iki ayrı düzenleme yapıldığı, 2018/Mart ve öncesi dönemler için bir defaya mahsus █████/2018 tarihine kadar müracaat edilmesi halinde 2018/Mart ve öncesi dönem için geriye dönük teşviklerden yararlanılacağı, bu dönemlere ait APHB ek/iptal ve asıl yüklemesinin sonradan yüklenebileceği, 2018/Nisan ve sonraki dönemler için, ilgili Kanun ve genelgelerdeki şartları taşımak koşuluyla ve bildirgenin verileceği ayı takip eden 6 ay içerisinde vermesi halinde ilgili teşvik veya indirimden yararlanabileceği 01.05.2021 tarihinden sonra ise yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimler başka bir prim teşviki, destek ve indirim ile değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir. SGK teşviklerinden (geriye dönük veya cari dönem) yararlanacak işyerlerine SGK tarafından verilen e-bildirge şifreleri ile sistem üzerinden (web) giriş yapılmakta, şifre kullanım sorumluluğunun o işyerinin kanuni temsilcisi olan e-bildirge kullanıcısına ait olduğu, bu bağlamda şifrenin kimler tarafından kullanıldığı diğer bir deyim ile üçüncü bir aracı tarafından girişin yapılıp yapılmadığının bilinemeyeceği, bilinse dahi hangi programın kullanıldığının tespitinin mümkün olmadığı tarafımca değerlendirilmektedir. Bu bağlamda davacı ile davalı arasında dava konusu iş ve işlemin... SGK sistemine hangi program vasıtası ile yüklemelerin yapıldığı tespit edilememiştir. Dava dosyası ekinde buna ilişkin bilgi belge olmadığından ve SGK'dan gelen kayıtların ise çok sınırlı olduğundan dosyada mevcut belge ve bilgilere istinaden bilirkişilik değerlendirmesi yapılmış olup taktir hukuki değerlendirme ve nihai karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; a-) 01.04.2019-27.04.2020 Tarihleri Arasında Cari Dönem Teşvikten Kaynaklı Alacağının Değerlendirilmesi: Davacının programı davalının müşterilerine tanımlanarak kurulum sağlanacağı ve 01.04.2019 tarihine kadar davalı ile sözleşme yapmış müşterilerden kaynaklı cari dönem teşviği için aylık 40.000,00 TL ödeneceği, sözleşmenin imzalanmasından sonra davalının yeni müşterileri için ise cari dönem SGK teşviki için davalının müşterilerine keseceği faturanın %38’nin ödeneceği bildirilmiş olup dava dosyası ekinde hangi müşterilerin 01.04.2019 tarihinde sözleşmesinin mevcut olduğu hangi müşterilerin ise 01.04.2019 tarihinden sonra yeni sözleşme yapılan müşterileri gösterir bir bilgi belgeye rastlanamadığından sözleşme gereği aylık 40.000,00 TL ödendiği esas alınarak davacının cari dönem teşviki ile ilgili alacağının olmadığı değerlendirilmektedir. b-) 01.04.2019-27.04.2020 Tarihleri Arasında Geriye Dönük Teşvikten Kaynaklı Alacağının Değerlendirilmesi: 1.- Seçenek: 01.04.2019-27.04.2020 tarihleri arasında sözleşmeye göre davacının programını kullanılarak cari dönem ... belgelerinin süresinde SGK bildirilmesi ile bildirgelerin ilgili belge ve kanun türü seçilerek eksiksiz ve hatasız bildirildiği varsayıldığında geriye dönük teşvik olamayacağı tarafımca değerlendirilmektedir. Çünkü bir işlem eksiksiz yapılmış ise tekrar düzeltmeye gerek yoktur. Oysaki geriye dönük teşvik ise bir düzeltme, bir eksikliğin veya hatanın giderilmesi, zamanında yararlanılmamış veya daha az miktar yararlanılmış teşviğin daha avantajlı teşvik ile değiştirilmesi şeklinde özetlenebilir. Bu bağlamda davacının davalıdan geriye dönük teşvik alacağının olamayacağı tarafımca değerlendirilmektedir. 2.- Seçenek: Davacının iddiasının kabulü halinde ise davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu davalının 472 ayrı unvanda 1043 ayrı SGK sicil numaralı müşteri listesinin [Ek-1] teşvikten yararlanan müşteriler 402 adet müşteri ID ve şube ID olarak gösterilen listede [Ek-2] göre, Yüklenen Teşvik Tutarı 24.332,987,09 TL X % 3 = Davacının Geriye Dönük Teşvikten Yararlandırma Hizmet Bedeli 802.988,57 TL alacağının olduğu değerlendirilmektedir. c-) ... Yapılan Kurulum Yönünden Alacak Değerlendirmesi:
1.- Seçenek
: Dava dosyası ekinde bulunan belge ve bilgilere göre 43 SMMMO ile anlaşma yapılıp yapılmadığı anlaşma yapıldı ise sistemin kurulup kurumadığı sistem kuruldu ise hizmet verilip verilmediğinin dosyadaki belgelere istinaden tespitinin mümkün olmadığından davacının bu nedenle davalıdan alacağının olup olmadığı değerlendirilememektedir. 2.- Seçenek: Diğer yandan Sayın Mahkemenin davacının ve davacı tanığı Selim’in beyanın esas alması ihtimalline binaen 43 .. ile anlaşma yapıldığı x 20.000,00 TL (Her ... dan alınacak ücret) = 860.000,00 TL alınan ücretin yarısının davacıya ödeneceği bu bağlamda 860.000,00 TL /2 = 430.000,00 TL alacağının olduğu değerlendirilmiştir. d-) ... Şirketine Yapılan Kurulum Yönünden Alacak Değerlendirmesi: ... şirketi ile davalı arasında herhangi bir sözleşme olup olmadığı sözleşme varsa sözleşmenin içeriği veya davalı şirket tarafından davacının programı kullanılarak ... şirketine verilen hizmet karşılığı ... şirketinin ne kadar teşvikten yararlandığı davalı yanca tahsil edilen hizmet bedelinin davalının ticari defter kayıtlarından anlaşılabileceği değerlendirilmektedir. Değerlendirilmektedir. e-) Geçmiş İşlemlerinde Yüklenmiş Bildirgelerin İade Tutarları Davacı yanca dava dosyası ekinde liste halinde sunulan 1010 ayrı SGK sicil numarasından her sicil numarasının karşısında ayrı ayrı tutar gösterilmiş ve 10.138.446,88 toplam [Ek-4] olduğu bildirilmiştir. Yine bu listeye ait bildirinin teyit veya doğrulamaya ihtiyaç olup bu listede mevcut işyerlerinin davalı yanca davacının programı kullanılarak teşvik hesaplaması ve neticesinde bildirgesinin SGK ya yüklenip yüklenmediği, yüklendi ise SGK tarafından onaylanıp onaylanmadığı, onaylandı ise miktarları, gibi bilgi ve belgeler olmadan denetime elverişli hesaplama yapılmayacağı tarafımca değerlendirilmektedir. f-) Bilgisayar programının değerlendirilmesi (SGK yönünden): Program içeriği bilinmeden programın hatalı olup olmadığının değerlendirilmesinin yapılamayacağı ancak üretmiş olduğu iş ve işlem sonucuna göre değerlendirme yapıldığında davacı ve davalı beyanları ve de davacı tanıkları ve davalı tanıklarının beyanlarına göre program tarafından yüklenilen ... belgelerinde kayıtlı çalışanların yararlanacağı en iyi teşvikin bir defada tam ve doğru olarak hesaplanabileceği değerlendirilmekte olup aynı belge türünde herhangi bir statü değişikliği olmadan aynı dönemde geriye dönük teşvik işlemi yapılmış ise ki beyanlara göre yapılmış olduğu esas alındığında programın eksik hesaplama yani diğer bir deyim ile işverenin yararlanabileceği azami teşvikten %100 performans ile yararlandırmadığı tarafımca değerlendirilmektedir. 6. BİLGİSAYAR UZMANI TARAFINDAN"SGK Teşvik Hesaplama Programı"NIN DEĞERLENDİRİLMESİ 1. Dava konusu somut olayda, davacı ve davalı arasında imzalanan yazılım ve hizmet sözleşmesi çerçevesinde davacıya ait yazılımın kullanılacağı anlaşılmıştır. Söz konusu yazılımın doğru çalışıp çalışmadığına dair tarafımca tespitin yapılabilmesi için 01.04.2019-27.04.2020 tarihleri arasında teşvik hesaplamalarında kullanıldı ise kullanılan davacıya ait yazılımın kodlarının dosya kapsamında yer alması gerekmektedir. 2. Teşvik programlarının SGK hükümlerine bağlı çalışan yazılımlar olması sebebiyle sürekli algoritma, giriş verileri ve hesaplama güncellemesi yapılabilmektedir. Bu sebeple halihazırda kullanılan dava konusu teşvik programının kodlarıyla dava konusu işlemler için programın doğru çalışıp çalışmadığına dair tespit işleminin yapılabilmesi mümkün değildir. İhtiyaç olan Nisan 2019-Nisan 2020 tarihlerinde kullanılan yazılıma ait kodlar olduğunu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna göre;
"... Asıl davada, davacı ...’ın, davalı ... tarafından sözleşmenin feshedilmesi sebebiyle davacının sözleşmeden doğan alacağının tespitini ve ödenmesini talep ettiği; davalı ...’un ise kendisi tarafından noterden gönderilen ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, davacı tarafça sözleşmedeki edimlerin ayıplı, eksik ifa edildiğini iddia ettiği, 2. ... 30.İCRA DAİRESİ ...E. DOSYASI: Alacaklı ... tarafından ... aleyhine başlatılan icra takibinde 349 numaralı 47.200TL.lik fatura alacağı + 96 numaralı 47.200TL.lik fatura alacağı + 1647 numaralı 47.200TL.lik fatura alacağı + 281 numaralı 47.200TL.lik fatura alacağı + 1784 numaralı 47.200TL.lik fatura alacağı+32 numaralı 13.081,66 TL.lik fatura alacağı + 193 numaralı 47.200TL.lik fatura alacağı nın ödenmesinin talep edildiği; 3. BORÇLAR MEVZUATINA YÖNELİK DEĞERLENDİRMELER: 1. Taraflar arasında 01.04.2019 tarihli, adi yazılı şekilde "SGK Teşvik İşlemleri ve Personel Maliyetleri Analizi Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin imzalandığı, sözleşmede taraflardan ... şirketinin "danışman" olarak yer aldığı; sözleşmede yer alan irade beyanları (TBK m. 19/I) incelendiğinde sözleşmenin isimsiz sözleşmelerden olduğu ve eser, hizmet, vekalet gibi isimli sözleşmelerin edimlerini içeren işgörme sözleşmesi sayılabileceği, 2. ASIL DAVADA: Davalı .... tarafından haklı nedene dayanılmasa bile, davalının fesih iradesinin (bozucu yenilik doğuran hakkın) muhatabına (davacıya) ulaşması ile sözleşmenin sona erip ermediğinin incelenmesi gerekeceği, sözleşmenin sonlandırılması için haklı nedene dayanmanın, Yargıtay HGK tarafından gerekli görülmediği; takdirin, elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; her ne kadar itiraz dilekçesinde davacı tarafın üstlendiği tüm edimleri eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirdiği ve feshin haksızlığının açık olduğu beyan edilmiş ise de buna ilişkin olarak tarafların iddiaları ve savunmaları incelendiğinde sözleşmenin ihlal edilip edilmediği, varsa davacının alacak miktarının hesaplanması/hangi belgelerin sunulması halinde hesaplanabileceği vs. hususları uzmanlık alanımın dışında olduğundan bu hususların, diğer bilirkişilerce değerlendirilebileceği, 3. BİRLEŞEN DAVADA: Birleşen davada davacı ...’un, davalı ... tarafça yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, davacının müşteri kaybettiğini, sözleşmenin davacı tarafça 27.04.2020 tarihinde feshedildiğini, davalının sözleşmeden doğan borçlarını gereği gibi ifa etmediğini, davacı tarafça eksik, hatalı, ayıplı hizmet verildiğini, ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı icra takibinden dolayı davacının 76.165,68TL. yönünden borçlu olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ticari temerrüt faizinin iptalinin gerektiğini beyan ettiği; sözleşmenin ihlal edilip edilmediği, varsa alacak miktarının hesaplanması/hangi belgelerin sunulması halinde hesaplanabileceği vs. hususları uzmanlık alanımın dışında olduğundan bu hususların, diğer bilirkişilerce değerlendirilebileceği, 4. DEFTER VE KAYITLARIN TESPİTİ, MALİ DEĞERLEME VE ANALİZ: Detayları yukarıda verilen inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda; 1. Davacı tarafın CD içeriğinde incelemeye sunulan dava konusu döneme ait elektronik mühürlü ticari defterlerinin açılış-kapanış tasdiklerini oluşturan beratların yasal süresi içinde usulen uygun olarak Gelirler İdaresi GİB bilgi sistemine yüklendiği, davacı taraf defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, 2. Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri Muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak 2019-2020 yılı defter kayıtlarına işlediği eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalardan sonra oluşan 31.12.2021 tarihi itibariyle 254.103,22 TL defter ve kayıtların da davalıdan alacaklı olduğu, defter ve kayıtların da davalıdan alacaklı olduğu, 3. Bu alacağın 2022 yılına devrettiği başkaca ödemenin olmadığı, 4. Birleşen dava konusu ve icra takibine konu faturaların davacı BS formunda /Davalı BA formunda bildirildiği ve formların bire bir örtüştüğü, 5. Asıl davadaki tespitlerin (sözleşme gereğince borcun ifa edilip edilmediği yönünde) birleşen dava bakımından da aynı olduğu, 5. SGK YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME: Teşvik Sistemine ilişkin yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, davacının komisyon alacağını hangi teknik ve yöntemle yöntemiyle hesaplanacağını beyan etse de yöntemin doğru olduğu; ancak dosya kapsamındaki aşağıdaki eksiklikler giderildiğinde talep edilen yöntemle hesaplamanın ayrıca yapılabileceği: 1. Davacı karşı davalının ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyaya sunduğu 15.01.2022 tarihli DELİLLERİMİZ Ekinde delil listesinde yer alan 14 nolu Ticari Defterler ve 16 nolu Banka kayıtlarının 01.04.2019-27.04.2020 tarihi arası hesap dökümlerinin mahkemeye sunulması halinde belirlenebileceğine; 2. Davalıca dosyaya EXCEL listesi halinde hizmet verilen şirketlerin listesinin sunulduğu, ancak bu firmaların 01.04.2019-27.04.2020 tarih aralığındaki detaylı cari hesap hareketleri dosyaya ibraz edilmesi halinde hesaplamanın yapılabileceği, 3. SMMM Odaları nezdinde yapılacak tespitler; SMMM odalarından SGK İstihdam Teşvikleri İş Birliği Sözleşmesi nezdinde 01.04.2019-27.04.2020 tarihi arası, Davacı veya Davalı firma ayırt edilmeksizin SMMM odasının almış olduğu komisyon ücretleri üzerinde inceleme yapılarak, hangi yönden ne kadar teşvik alındığının çıkarılabileceği; dolayısıyla da SMMM odasının Promentos şirketinden almış olduğu komisyon listesinin Sayın Mahkemece SMMM odasında talep etmesi halinde hesaplamanın yapılabileceği, 6. BİLGİSAYAR UZMANI TARAFINDAN "SGK Teşvik Hesaplama Programı"NIN DEĞERLENDİRİLMESİ 1. Dava konusu somut olayda, davacı ve davalı arasında imzalanan sözleşme çerçevesinde davacıya ait yazılımın kullanılacağı; söz konusu yazılımın doğru çalışıp çalışmadığına dair tespitin yapılabilmesi için 01.04.2019-27.04.2020 tarihleri arasında teşvik hesaplamalarında kullanıldı ise kullanılan davacıya ait yazılımın kodlarının dosya kapsamında yer alması gerektiği, 2. Teşvik programlarının SGK hükümlerine bağlı çalışan yazılımlar olması sebebiyle sürekli algoritma, giriş verileri ve hesaplama güncellemesinin yapılabildiği, bu sebeple halihazırda kullanılan dava konusu teşvik programının kodlarıyla dava konusu işlemler için programın doğru çalışıp çalışmadığına dair tespit işleminin yapılabilmesinin mümkün olmadığı; Nisan 2019-Nisan 2020 tarihlerinde kullanılan yazılıma ait kodlara ihtiyaç olduğu... Sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre;"...1.Davalı şirket tarafından incelemeye ibraz edilen 2019 yılına ait yasal defterlere ilişkin kapanış tasdiki ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirilmediği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olmadığı, 2020 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, 2. Davalı taraf yasal defterleri Serbest Muhasebeci ... Borçlar Mevz.Kayn.Nit.Hesp. ..., Bilgisayar Mühendisi ..., SGK Uzmanı ..., Serbest Muhasebeci ... ve SGK Uzmanı ... „ dan oluşan Bilirkisi Heyeti tarafından incelenmiş olduğu yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde davalı ticari defterlerinin açılış-kapanış tasdiklerini oluşturan beratların yasal süresi içinde usulen uygun olarak Gelirler İdaresi GİB bilgi sistemine yüklendiği, davacı taraf defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, 3. Davacı şirket yasal defterlerinde davalı tarafa 254.103,22 TL tutarında borçlu olarak görünmekteyken, davalı tarafında yasal defterlerinde davalı şirketin davacı şirketten 254.102,22 TL tutarında alacaklı olarak göründüğü, davalı tarafından davacıya kesilen faturalar ve bakiye bakımından tarafların ticari defter ve belgelerinin birbirini doğruladığı, 4. Davalı tarafındandavacı adına kesilen faturaya davacı tarafından itiraz edilmediği, iade faturası kesilmediği, 5. Davalının sözleşmeden doğan borçlarını gereği gibi ifa etmediğinin ve davalı tarafça eksik, hatalı, ayıplı hizmet verildiğinin ve davacıyı zarara uğrattığı iddiasının ispata muhtaç olduğu, 6. Davalı şirketin davacıdan talep edebileceği faiz tutarının 2.436,61 Tl olduğu..."sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre;"...‚Huzurdaki esas davanın; davacı ... Tic. A.Ş. tarafından, davalı ... Şti. aleyhinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ifadesi ile 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili talepli dava olduğu, Huzurdaki birleşen davanın .... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas) davacı .... Ltd. Şti. tarafından davalı ...Tic. A.Ş. aleyhinde davalıca █████/2020 tarihinde başlatılan ... 30. İcra Müdürlüğü'nün... E. dosyasında takip tutarı olan 296.281,66 TL borçlu olmadığının tespiti konulu menfi tespit davası olduğu, Davacının 2019 ve 2020 yıllarına ait yukarıda listelenen ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutulmadıkları (envanter defterleri ibraz edilmediğinden) anlaşılmakla, delil kabiliyetlerinin takdiri Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalının 2019 yılına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulmadıkları, (yevmiye defteri kapanış tasdikinin süresinde yaptırılmaması nedeni ile), 2020 yıllarına ait yukarıda listelenen ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, delil kabiliyetlerinin takdiri Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı işveren...ŞTİ. ile davacı danışman... A.Ş. arasında ‚danışman tarafından oluşturulan programın-sistemin işverenin Müşterileri için kullanılması ve/veya Müşterilerine ait sigorta prim teşvik işlemlerinin yapılması ve gerekli belgelerinin hazırlanması ve teslimine dair şartlarının belirlenmesi‛ konulu, 3 yıl süreli ve 01.04.2019 tarihi itibariyle tanımlanmış müşteriler için işverenin müşterilerinin işverene taahhüt ettiği hizmet bedelinden tahsil edilen tutarın % 38 + KDV bedellinde (söz. 3.1) eğer bu tutar 40.000,00 TL altında ise % 38’i aksi halde 2019 yılı için aylık 40.000,00 TL + KDV bedelle (söz. 3.2), işverenin müşterilerine geriye dönük teşvik alacaklarında müşteriye sağlana faydanın % 3 komisyonun danışmana ödenmesi konusunda bir danışmanlık sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasında iş bu sözleşme kapsamında ticari ilişki olduğu, 1- Genel Durum Değerlendirilmesi: Yazılım (bilgisayar programı), bir bilgisayarı (donanımı) belirli işlevleri yerine getirmek üzere yöneten, bilgisayara ne yapacağını söyleyen, kodlanmış komutlar dizisi olarak tanımlanabilir. Yazılım en geniş anlamda, bilgisayarın işletilebilmesi için hazırlanmış, doğrudan doğruya bilgisayara hitap eden talimatları ifade etmektedir. Eser sözleşmesi, TBK’da yer alan tanımı ile, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Yazılım geliştirme sözleşmelerinde de geliştiricinin bir eser meydana getirmeyi vaat ettiği göz önüne alındığında, eser sözleşmesi olarak nitelendirilebilmesi mümkündür. Heyetimiz teknik üyesi tarafından ‚davalının iddia ettiği müşterilerine ait olası hatalı kayıtların (ilgili sözleşme bitiş tarihinden önceki kayıtlardır) sözleşme bitiş tarihinden sonra yeni yazılım ile geriye dönük düzeltildiğinin söylenebileceği, bu düzeltmelere yukarıda yer verildiği, ancak 27.04.2020 sözleşme bitiş tarihinden önceki varsa davacı hatalı iş ve işlemlerin ölçülmesi mümkün olmadığı” sonucuna varılmıştır. Heyetimiz SMMM üyesi tarafından ise heyetimizde SGK uzmanı olmadığından; Mahkeme’ye 04.11.2022 tarihli ibraz edilen heyet raporunda yer alan SGK Uzmanı bilirkişi tarafından bildirilen görüş çerçevesinde; Sayın Mahkeme’nin takdirinde olmak üzere esas davada seçenekli olarak; Esas davada; 1. seçenek: Davacının geçmiş dönem teşvik alacağının olmadığı hususunun Sayın Mahkeme’ce benimsenmesi halinde; Davacının davalıdan 307.961,30 TL alacaklı olabileceği, 2. seçenek: Davacının geçmiş dönem teşvik alacağının olduğu hususunun Sayın Mahkeme’ce benimsenmesi halinde ise; Davacının davalıdan 1.037.950,91 TL alacaklı olabileceği hesaplanmakla birlikte nihai takdiri Sayın Mahkeme’ye aittir. Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Bu halde davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere; ‚…alacağın dava tarihinden itibaren ticari faiz ile davalıdan tahsil edilebileceği‛ mütalaa edilmekle nihai takdiri deliller ile doğrudan temas eden Sayın Mahkeme’ye aittir. Birleşen davada; Davacı ... tarafından ise borçlu olmadığına ilişkin birleşen davada davalı ...aleyhine menfi tespit davası açılmış olup; esas dosyada davalı ... ‘nin davacı ...’tan alacaklı olduğu heyetimizce hesaplanmış olup nihai takdiri delillerle doğrudan temas eden Sayın Mahkeme’ye aittir. 2- Teknik İnceleme ve Değerlendirme Neticesinde: Kök raporda “II. YAZILIM UZMANI İNCELEMESİ” kısmında ifade edildiği üzere; 14.10.2024 tarihinde, ... Bey ve ...katılımı ile yerinde inceleme yapılmıştır. Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin bitiş tarihi olan 27.04.2020 tarihi dikkate alarak SGK kayıtları üzerinde inceleme yapılması ile; İlgili yazılımının davalı bilgisayarlarında teknik inceleme yapıldığı esnada (Ekim 2024 tarihi) çalışmadığı/kapatılmış olduğu ve davalının dava dışı başka bir tedarikçiden yazılım hizmeti aldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle; davalının SGK sistemleri üzerinde şifresi ile açmış olduğu kayıtlar üzerinde inceleme yapılması gerekmiş olup, Davalının iddia ettiği müşterilerine ait olası hatalı kayıtların (ilgili sözleşme bitiş tarihinden önceki kayıtlardır) sözleşme bitiş tarihinden sonra yeni yazılım ile geriye dönük düzeltildiğinin söylenebileceği, bu düzeltmelere yukarıda yer verildiği, ancak 27.04.2020 sözleşme bitiş tarihinden önceki varsa davacı hatalı iş ve işlemlerin ölçülmesi mümkün olmadığı sonucuna varılmaktadır. 3- Takdir Sayın Mahkeme'ye Ait Olmak Üzere; a) Esas Dava Yönünden Tarafların Borç/Alacak Durumlarının İncelenmesi: Heyetimiz SMMM, Yazılı Uzmanı ve Sözleşme Hukuku Uzmanı olarak Sayın Mahkeme tarafından oluşturularak görev verildiği, Sayın Mahkeme’ye 04.11.2022 tarihli ibraz edilen heyet raporunda yer alan SGK Uzmanı bilirkişi tarafından raporun sonuç kısmında; SGK Uzmanı tarafından görüşünün; 1. seçeneğinde; 01.04.2019-27.04.2020 tarihleri arasında geriye dönük davacının alacağının olmadığı hususunda görüş bildirilmiş, 2. seçeneğinde ise; dava dilekçesinde sunulan Ek-1 ve Ek-2 ye göre 24.332.987,09 TL yüklenen teşvik tutarının x % 3* = 802.988,57 TL (SGK uzmanı sehven maddi hata ile 802.988,57 TL hesaplanmış) davacının alacaklı olabileceği hususunda görüş bildirildiğinden;
Davacının davalıdan 307.961,30 TL alacaklı olabileceği hesaplanmakla birlikte nihai takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Davacının 11.09.2020 dava tarihli dilekçesinde şimdilik ifadesi ile 10.000,00 TL alacağına alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz talep edildiği, 11.09.2020 dava tarihi itibariyle TCMB avans faiz oranının % 10,00 olduğu tespit edildiğinden; TCMB verilerinden 11.09.2020 dava tarihi itibariyle avans faizinin % 10,00 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 307.961,30 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren % 10,00 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği,
Davacının davalıdan 1.037.950,91 TL alacaklı olabileceği hesaplanmakla birlikte nihai takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, TCMB verilerinden 11.09.2020 dava tarihi itibariyle avans faizinin % 10,00 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 1.037.950,91 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %
10,00 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, b) Birleşen Dava Yönünden Tarafların Borç/Alacak Durumlarının İncelenmesi: (Menfi Tespit); Birleşen davada davacı ...Şti. ve davalı ise ... A.Ş. olduğu, Davalı... tarafından davacı ... aleyhinde ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyada █████/2020 takip tarihinde ‚cari hesaba dayalı fatura alacağına istinaden‛ talepte bulunduğu, davacı ...tarafından ise borçlu olmadığına ilişkin 27.12.2021 tarihli dava ile birleşen davada menfi tespit davası açıldığı, Rapor içeriğinde görüleceği üzere davacı ve davalının defterleri incelendiğinde birleşen dava davacısı ...’ın davacı ...’ye 254.103,10 TL borçlu olduğu hesaplanmış ve yukarıda esas dava açısından davacı ...’nin alacağına dahil edildiği, Dolayısıyla davacının birleşen davada davalıya 254.103,10 TL borçlu olduğu..."sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre;"... Huzurdaki esas davanın; davacı...Tic. A.Ş. tarafından, davalı ...Şti. aleyhinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ifadesi ile 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili talepli dava olduğu, Huzurdaki birleşen davanın ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas) davacı ...Şti. tarafından davalı ...Tic. A.Ş. aleyhinde davalıca █████/2020 tarihinde başlatılan ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyasında takip tutarı olan 296.281,66 TL borçlu olmadığının tespiti konulu menfi tespit davası olduğu, Davacının 2019 ve 2020 yıllarına ait yukarıda listelenen ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutulmadıkları (envanter defterleri ibraz edilmediğinden) anlaşılmakla, delil kabiliyetlerinin takdiri Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalının 2019 yılına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulmadıkları, (yevmiye defteri kapanış tasdikinin süresinde yaptırılmaması nedeni ile), 2020 yıllarına ait yukarıda listelenen ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, delil kabiliyetlerinin takdiri Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı işveren ... ŞTİ. ile davacı danışman... A.Ş. arasında “danışman tarafından oluşturulan programın-sistemin işverenin Müşterileri için kullanılması ve/veya Müşterilerine ait sigorta prim teşvik işlemlerinin yapılması ve gerekli belgelerinin hazırlanması ve teslimine dair şartlarının belirlenmesi” konulu, 3 yıl süreli ve 01.04.2019 tarihi itibariyle tanımlanmış müşteriler için işverenin müşterilerinin işverene taahhüt ettiği hizmet bedelinden tahsil edilen tutarın % 38 + KDV bedellinde (söz. 3.1) eğer bu tutar 40.000,00 TL altında ise % 38’i aksi halde 2019 yılı için aylık 40.000,00 TL + KDV bedelle (söz. 3.2), işverenin müşterilerine geriye dönük teşvik alacaklarında müşteriye sağlana faydanın % 3 komisyonun danışmana ödenmesi konusunda bir danışmanlık sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasında iş bu sözleşme kapsamında ticari ilişki olduğu, Genel Durum Değerlendirilmesi: Yazılım (bilgisayar programı), bir bilgisayarı (donanımı) belirli işlevleri yerine getirmek üzere yöneten, bilgisayara ne yapacağını söyleyen, kodlanmış komutlar dizisi olarak tanımlanabilir. Yazılım en geniş anlamda, bilgisayarın işletilebilmesi için hazırlanmış, doğrudan doğruya bilgisayara hitap eden talimatları ifade etmektedir. Eser sözleşmesi, TBK’da yer alan tanımı ile, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Yazılım geliştirme sözleşmelerinde de geliştiricinin bir eser meydana getirmeyi vaat ettiği göz önüne alındığında, eser sözleşmesi olarak nitelendirilebilmesi mümkündür. Heyetimiz teknik üyesi tarafından “davalının iddia ettiği müşterilerine ait olası hatalı kayıtların (ilgili sözleşme bitiş tarihinden önceki kayıtlardır) sözleşme bitiş tarihinden sonra yeni yazılım ile geriye dönük düzeltildiğinin söylenebileceği, bu düzeltmelere yukarıda yer verildiği, ancak 27.04.2020 sözleşme bitiş tarihinden önceki varsa davacı hatalı iş ve işlemlerin ölçülmesi mümkün olmadığı” sonucuna varılmıştır. Heyetimiz SMMM üyesi tarafından ise heyetimizde SGK uzmanı olmadığından; Mahkeme’ye 04.11.2022 tarihli ibraz edilen heyet raporunda yer alan SGK Uzmanı bilirkişi tarafından bildirilen görüş çerçevesinde; Sayın Mahkeme’nin takdirinde olmak üzere esas davada seçenekli olarak; Esas davada; 1. seçenek: Davacının geçmiş dönem teşvik alacağının olmadığı hususunun Sayın Mahkeme’ce benimsenmesi halinde; Davacının davalıdan 307.961,30 TL alacaklı olabileceği, 2. seçenek: Davacının geçmiş dönem teşvik alacağının olduğu hususunun Sayın Mahkeme’ce benimsenmesi halinde ise; Davacının davalıdan 1.037.950,91 TL alacaklı olabileceği hesaplanmakla birlikte nihai takdiri Sayın Mahkeme’ye aittir. Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Bu halde davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere; “…alacağın dava tarihinden itibaren ticari faiz ile davalıdan tahsil edilebileceği” mütalaa edilmekle nihai takdiri deliller ile doğrudan temas eden Sayın Mahkeme’ye aittir. Birleşen davada; Davacı ... tarafından ise borçlu olmadığına ilişkin birleşen davada davalı... aleyhine menfi tespit davası açılmış olup; esas dosyada davalı ... ‘nin davacı ...’tan alacaklı olduğu heyetimizce hesaplanmış olup nihai takdiri delillerle doğrudan temas eden Sayın Mahkeme’ye aittir. Teknik İnceleme ve Değerlendirme Neticesinde: Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin bitiş tarihi olan 27.04.2020 tarihi dikkate alarak SGK kayıtları üzerinde inceleme yapılması ile; İlgili yazılımının davalı bilgisayarlarında teknik inceleme yapıldığı esnada (Ekim 2024 tarihi) çalışmadığı/kapatılmış olduğu ve davalının dava dışı başka bir tedarikçiden yazılım hizmeti aldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle; davalının SGK sistemleri üzerinde şifresi ile açmış olduğu kayıtlar üzerinde inceleme yapılması gerekmiş olup, davalının iddia ettiği müşterilerine ait olası hatalı kayıtların (ilgili sözleşme bitiş tarihinden önceki kayıtlardır) sözleşme bitiş tarihinden sonra yeni yazılım ile geriye dönük düzeltildiğinin söylenebileceği, bu düzeltmelere yukarıda yer verildiği, ancak 27.04.2020 sözleşme bitiş tarihinden önceki varsa davacı hatalı iş ve işlemlerin ölçülmesi mümkün olmadığı sonucuna varılmaktadır. Takdir Sayın Mahkeme'ye Ait Olmak Üzere; a) Esas Dava Yönünden Tarafların Borç/Alacak Durumlarının İncelenmesi: Heyetimiz SMMM, Yazılı Uzmanı ve Sözleşme Hukuku Uzmanı olarak Sayın Mahkeme tarafından oluşturularak görev verildiği, Sayın Mahkeme’ye 04.11.2022 tarihli ibraz edilen heyet raporunda yer alan SGK Uzmanı bilirkişi tarafından raporun sonuç kısmında; SGK Uzmanı tarafından görüşünün; 1. seçeneğinde; 01.04.2019-27.04.2020 tarihleri arasında geriye dönük davacının alacağının olmadığı hususunda görüş bildirilmiş, 2. seçeneğinde ise; dava dilekçesinde sunulan Ek-1 ve Ek-2 ye göre 24.332.987,09 TL yüklenen teşvik tutarının x % 3* = 802.988,57 TL (SGK uzmanı sehven maddi hata ile 802.988,57 TL hesaplanmış) davacının alacaklı olabileceği hususunda görüş bildirildiğinden; Yukarıda açıklandığı üzere; geçmiş dönem SGK teşviki yönünden Sayın Mahkeme’nin takdirinde olmak üzere esas davada seçenekli olarak; 1. seçenek: Davacının geçmiş dönem teşvik alacağının olmadığı hususunun Sayın Mahkeme’ce benimsenmesi halinde;
Davacının davalıdan 307.961,30 TL alacaklı olabileceği hesaplanmakla birlikte nihai takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Davacının 11.09.2020 dava tarihli dilekçesinde şimdilik ifadesi ile 10.000,00 TL alacağına alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz talep edildiği, 11.09.2020 dava tarihi itibariyle TCMB avans faiz oranının % 10,00 olduğu tespit edildiğinden; TCMB verilerinden 11.09.2020 dava tarihi itibariyle avans faizinin % 10,00 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 307.961,30 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren % 10,00 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, 2. seçenek: Davacının geçmiş dönem teşvik alacağının olduğu hususunun Sayın Mahkeme’ce benimsenmesi halinde ise;
Davacının davalıdan 1.037.950,91 TL alacaklı olabileceği hesaplanmakla birlikte nihai takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, TCMB verilerinden 11.09.2020 dava tarihi itibariyle avans faizinin % 10,00 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 1.037.950,91 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren % 10,00 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, b) Birleşen Dava Yönünden Tarafların Borç/Alacak Durumlarının İncelenmesi: (Menfi Tespit); Birleşen davada davacı ... Ltd. Şti. ve davalı ise ...A.Ş. olduğu, Davalı ... tarafından davacı ...aleyhinde ... 30. İcra Müdürlüğü'nün... E. dosyada █████/2020 takip tarihinde “cari hesaba dayalı fatura alacağına istinaden” talepte bulunduğu, davacı ... tarafından ise borçlu olmadığına ilişkin 27.12.2021 tarihli dava ile birleşen davada menfi tespit davası açıldığı, Rapor içeriğinde görüleceği üzere davacı ve davalının defterleri incelendiğinde birleşen dava davacısı ...’ın davacı ...’ye 254.103,10 TL borçlu olduğu hesaplanmış ve yukarıda esas dava açısından davacı ...’nin alacağına dahil edildiği, Dolayısıyla davacının birleşen davada davalıya 254.103,10 TL borçlu olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
... 30.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, asıl dosyada taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak açılan alacak davası, birleşen dosyanın ise .. 30.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına dayalı borçlu olunmadığına ilişkin 2004 Sayılı İİK'nun 72.maddesinden kaynaklı menfi tespit davasıdır.
Davacı tarafça alacak davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, ... Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı.
... 30.İcra Müdürlüğü'nün ...ESas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, ....şirketinin alacaklı olduğu, ... Danışmanlık..şirketinin borçlu sıfatında olduğu takibin dayanağının fatura alacağı olduğu, 296.281,66 TL toplam alacak talep edildiği anlaşıldı.
Asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısı tarafından asıl dosyada davalı taraf ile arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak tarafınca sözleşme süresince sözleşme ile yüklenilen edimler eksiksiz ve kusursuz yerine getirilmesine rağmen davalı tarafından üzerine düşen edimlerin yerine getirilmediği, hizmetleri nedeniyle alacaklı olduğu iddiası ile asıl dosyadaki davanın ikame edildiği anlaşıldı.
Asıl dosyada davalı birleşen dosyada davacı tarafından ise davacı taraf ile aralarında hizmet sözleşmesi bulunduğu ancak davacının edimlerini kusurlu şekilde ifa ettiği, iş bu nedenle müşterileri ile sıkıntı yaşadıkları ve zarara uğradıkları, itibar ve müşteri kaybı yaşadıkları iddiası ile asıl davanın reddinin talep edildiği anlaşıldı.
Birleşen dosya davacısı asıl dosya davalısı tarafından ... 30.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile aleyhine fatura alacağından kaynaklı haksız şekilde icra takibi başlatıldığı, davalı taraf ile aralarında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davalı tarafın hizmet verdiği dönemde yaptığı yüklemeler ve işlemlerin hatalı ve eksik olup ayıplı hizmet olduğu, zarara uğradıkları, davalı tarafın edimini usulüne uygun şekilde yerine getirmediği sözleşmeden ve buna bağlı olarak faturalardan kaynaklı bir borçlarının bulunmadığı, sözleşmenin bir kısım maddelerin ihlal edildiğini, sözleşmenin haklı olarak fesh edildiği iddiası ile başlatılan icra takibine konu alacağa ilişkin borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği anlaşıldı.
Birleşen dosya davalısı asıl dosya davacısı tarafından ise davacı ile aralarındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklı cari hesap kaydının bulunduğu, tarafların fatura alacakları hususundaki hesaplarda mutabık kaldıkları, fakat bir kısım fatura bedellerinin ödenmesine rağmen, icra takibine konu fatura bedellerinin ödenmediği, davanın haksız olduğu iddiası ile birleşen davanın reddinin talep edildiği anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanılan tüm deliller değerlendirildiğinde; taraflar arasında █████/2019 tarihili "SGK Teşvik İşlemleri ve Personel Maliyetleri Analizi Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi" başlıklı adi yazılı şekilde düzenlenmiş sözleşmenin imzalandığı, her iki tarafın sözleşmeye ilişkisine ilişkin itirazının olmadığı, sözleşmede taraflardan ... şirketinin "danışman" olarak yer aldığı; sözleşmede yer alan irade beyanları (TBK m. 19/I) incelendiğinde sözleşmenin iş görme sözleşmesi sayılabileceği, iş bu sözleşme kapsamında asıl dosya davacısının asıl dosya davalısına SGK teşvik işlemleri ve personel maliyetleri analizi danışmanlık hizmeti verdiği, asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı tarafından verilen bu hizmetin hatalı olduğu, hesaplamaların ise kusurlu olduğu iddiasına ilişkin ise; asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısı tarafından kusurlu olarak hesaplama yapıldığı ve mağduriyetin oluştuğuna ilişkin tanık beyanlarının bulunduğu, tanık beyanlarını destekler nitelikte iş bu hesaplamanın kusurluluğuna somut delil sunulamadığı, hatalı hesaplama ve kusura ilişkin ispatın yerine getirilemediği, hizmete dayalı edim karşılığında düzenlenen faturalara ilişkin kusurlu ifaya veya herhangi bir sebebe dayalı olarak iade faturası oluşturulmadığı, tarafların usulüne uygun şekilde tutulan ve lehlerine delil teşkil eden ticari defter ve kayıtlarına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesi ile asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısının fatura alacağına ilişkin kayıtların bulunduğu, asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısından fatura alacağının bulunduğunun defter ve kayıtlar ile de tespit edildiği, iş bu miktar yanında geçmiş dönem teşvik alacağının da olduğu hesaplama nazara alınmakla 1.037.950,91 TL alacağının olduğu, asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısının borcunun olmadığı yönündeki iddiasının ise yerinde olmadığı, defter ve kayıt incelemesi ile de iddianın aksine borcunun olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla asıl dava yönünden; davanın kabulüne, 1.037.950,91 TL alacağın, 10.000,00 TL kısmına dava tarihi tarihi olan █████/2020, 1.027.950,00 TL kısmına ıslah tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,birleşen dava yönünden; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Asıl Dava yönünden
:
Davanın KABULÜNE, 1.037.950,91 TL alacağın, 10.000,00 TL kısmına dava tarihi tarihi olan █████/2020, 1.027.950,00 TL kısmına ıslah tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Alınması gereken 70.902,42 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL harç ile 17.555 TL tamamlama harcının toplamı olan 17.725,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 53.176,64 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 170,78 TL peşin harç ve 17.555 TL tamamlama harcının toplamı olan ‭17.780,18 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 161.692,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ‭28.557,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1320 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
Artan avansın ilgilisine iadesine,
Birleşen Dava yönünden;
Davanın REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.059,76 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 4.327,76 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 47.405,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekili (e-duruşma yolu ile) ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!