Anahtar kelimeler: Strafor Eft Sevkiyatlarının Satımdan Tır Ağustos Sipariş Esaskarar Temmuz Yazildiği

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:KARARIN YAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:1.BEYANLAR
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; müvekkil şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, 13.06.2024 tarihli sipariş kapsamında toplam 3.229.200,00 TL bedelli strafor malzemelerinin bedelinin çek, kredi kartı ve EFT ile tamamen ödendiğini, buna rağmen davalının bedeli ödenmiş malların bir kısmını teslim etmediğini, sözleşme gereği 1 Temmuz–31 Ağustos 2024 tarihleri arasında teslim edilmesi gereken tır sevkiyatlarının gerçekleşmediğini, davalının mali sıkıntıya düştüğünün ve şirket içi yetkili değişikliklerinin anlaşıldığını, bunun üzerine müvekkilin 03.06.2025 tarihinde Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... Esas dosyası ile takibe geçtiğini, ödeme emrinin 09.06.2025 tarihinde tebliğ sayıldığını, davalının 12.06.2025 tarihinde haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durduğunu belirtmiştir. Devamında, 20.06.2025 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak 02.07.2025 tarihli tutanakla anlaşma sağlanamadığını, davalının hiçbir haklı gerekçesi bulunmadığı hâlde TBK m.112, TTK m.18 ve TMK m.2’ye aykırı şekilde borcunu inkâr ettiğini, bedellerin ödendiğinin fatura, dekont ve banka kayıtları ile sabit olduğunu, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu ve hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını beyan etmiştir. Davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, alacağın tahsilinin ciddi şekilde riske girdiğini, bu nedenle İİK m.257 ve devamı uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesinin zorunlu olduğunu ifade eden davacı vekili, 456.641,12 TL takip çıkışına konu alacak için (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) davalının tüm itirazlarının iptalini, takibin ticari avans faiziyle devamını, davalı aleyhine en az %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının açtığı davaya, zamanaşımına ve tüm iddialara ayrı ayrı itiraz ettiklerini, müvekkil şirketin davacının iddia ettiği şekilde herhangi bir borcu veya teslim edilmeyen mala ilişkin bir yükümlülüğü bulunmadığını, icra ve dava konusu alacak yönünden müvekkilin borçlu olmadığını, taraflar arasında dava konusu alacağa ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığını, cari hesaptan kaynaklandığı iddia edilen bir alacağın varlığının ancak yazılı sözleşme ile ispat edilebileceğini, dosyada böyle bir sözleşme sunulmadığından yazılı olmayan cari hesap ilişkisinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının ispat külfeti altında olduğunu ve alacak iddiasını kesin delillerle kanıtlamak zorunda bulunduğunu beyan etmiştir. Sonuç olarak, haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülen davanın esastan reddini, alacaklı hakkında %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir.2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:Bilirkişi (Doç. Dr. ...) 07.10.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; davacı şirketin 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterlerinin HMK 222 ve TTK 64, 82, 83 hükümlerine uygun şekilde tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve davacı lehine delil niteliği taşıdığı, dava ve icra takibine konu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu faturalara konu malların bir kısmının davacıya teslim edildiğine dair kayıtların bulunduğu, faturaların bedellerine ilişkin ödemelerin tamamen veya kısmen yapıldığını gösteren makbuz, dekont, havale/EFT gibi ödeme belgelerinin mevcut olduğu ve davacı tarafından dosyaya sunulduğu, BA-BS formlarının düzenlenmediği, iade faturası bulunmadığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin var olduğu ve takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 456.641,18 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği kanaatine varmıştır.3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında uyuşmazlık konusunun ticari ilişkiye dayalı yapılan icra takibine ilişkin itirazın iptali olduğu görülmüştür.Tacir, ticari işletmesinin ekonomik ve mali durumunu, borç-alacak ilişkilerini ve her iş yılı içinde elde edilen sonuçları belirlemek amacıyla defter tutmakla mükelleftir. Defterler, tacirin ticari işlemleri ile işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap döneminde elde edilen sonuçları, açıkça görülebilir ve üçüncü kişi uzmanlara makul sürede fikir verebilir şekilde tutulmalıdır (... ... ... : Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2022, s.230-232).Mahkemece istenmesi halinde, taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilecektir. Ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmaları, onaylatılmış olmaları ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ... ... ... : Medeni Usul Hukuku, Ankara 2018, s.410-411).Defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gereklidir.İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı itirazla duran takibin devamını sağlama amacıyla açılan bir davadır. Alacaklı davayı kazanır; yani borçlunun itirazı hükümden düşürülürse bununla aynı zamanda borçlunun itirazı da iptal edilmiş olur.Mahkeme bir alacak davasında olduğu gibi bu davada da tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere inceleyecek, borçlunun ödeme emri itirazının doğru olup olmadığı hususunu araştırır. Burada alacaklı alacağını ispat bakımından İcra ve İflas Kanunu madde 68'de sınırlı sayıda belirtilmiş bulunan belgelere bağlı değildir. Alacaklı bir alacak davasında olduğu gibi alacağını Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre her tür delil ile ispat edebilecektir (... ... ... :İcra ve İflâs Hukuku, Ankara 2018, s. 172-184).İtirazın iptali davasında davacı alacaklı takip konusu alacağın varlığını ispat etmelidir. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. İtirazında borcunun varlığını kabul edip, ödeme savunmasında bulunan borçlu bu savunmasını ispat etmelidir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 6'ya göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her bir taraf hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür hükmü amirdir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 139 ve 140' göre; yapılan ihtara rağmen tarafların dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmadıkları veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmadıkları takdirde bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği hükmü amirdir.Somut olayda; davacı şirketin ürün sipariş ettiğinden ve ödeme yapmasına rağmen teslim olgusunun gerçekleşmediğinden bahisle ilgili icra takibine giriltiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davalının cari hesap ilişkisi olmadığı savunmasında bulunduğu, davacının yasal süresi içerisinde iş bu davayı dermeyan ettiği, taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, davacının defterlerinin yerinin bildirildiği, davalının ise bildirimde bulunmadığı, davacının defterlerinin usule uygun olup lehine delil teşkil ettiği, defterlerin birbirleriyle uyumlu olduğu, söz konusu faturalara konu malların bir kısmının davacıya teslim edildiğine dair kayıtların bulunduğu, faturaların bedellerine ilişkin ödemelerin tamamen veya kısmen yapıldığını gösteren makbuz, dekont, havale/EFT gibi ödeme belgelerinin mevcut olduğu ve davacı tarafından dosyaya sunulduğu dikkate alındığında davacının üzerine düşen ispat yükünü yerine getirdiği değerlendirilmekle davalının itirazının haksızlığına karar verilmiştir.Davacının icra inkar tazminatı talebi hususu değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu madde 67/2 gereğince; alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının talebinin yanı sıra mahkemenin, itirazın iptali yargılaması sonucunda borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar verilmesi gerekir. Borçlunun itirazının haksız olduğunun tespiti yapabilmek için borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın likit yani muayyen/belirli olması gereklidir. Buna karşılık likit olmayan alacaklarda alacağın miktarı belirli değildir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını tespit edebilmek için bütün unsurlar bilinmemekte veya bilinememektedir. Bu sebeple borçlu ne kadar borcu olduğunu kendisi tespit edememe durumu içerisindeyse yapmış olduğu itirazda haklı olacaktır (... : İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2018).Somut olayda; fatura bedelinin sabit olması sebebiyle alacağın likit olduğu, davalının buna rağmen icra takibine itiraz ettiği, bu bağlamda itiraz kapsamının kötü niyetli olduğu değerlendirilmiş talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: (Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere):DAVANIN KABULÜ İLE;1- Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile asıl alacak üzerinden takibin devamına,-Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 31.193,15 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 5.515,08 TL nin mahsubu ile eksik kalan 25.678,07 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamı olan 5.515,08 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan
: 615,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan masraf olan
: 5.110,00 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 73.062,58 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip Hakim