Anahtar kelimeler: Utanç Yrd Kızartıcı Verici Emrinde Fiilini Memurluk Memurluğundan Yüz Sınıf

T.C.
D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALILAR)
: 1- ... BakanlığıVEKİLİ
: I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...2- ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:.. sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava Konusu İstem
: Dava; ... Emniyet Müdürlüğü emrinde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 3201 sayılı Kanun'un Geçici 27. maddesi uyarınca resen emekliye sevk edildiği, olağanüstü hal kapsamında kamu personeline ilişkin alınan tedbirler çerçevesinde çıkarılan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında da rütbesinin alındığı, daha önce görev yaptığı emniyet teşkilatına ve kamu görevine yeniden kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda, Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın konusunun ortadan kalktığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkemece, davacının olağanüstü hal kapsamında kamu personeline ilişkin alınan tedbirler çerçevesinde çıkarılan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından çıkarıldığı anlaşıldığından, konusu kalmayan dava konusu disiplin cezası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, davacının milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğundan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından çıkarıldığı, dava konusu işlemin ise davacının görev yaptığı döneme ilişkin olarak başlatılan soruşturma kapsamında 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde düzenlenen memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilini işlediğinden bahisle tesis edildiği; bahsi geçen işlemlerin sebebinin farklı olduğu, davacının milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğundan kamu görevinden çıkarılmasının, dava konusu işlemi konusuz bırakmayacağı, buna göre, davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davacının 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu mahkeme kararının kaldırılmasına, dava dosyasının 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine, Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idareler tarafından; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN CEVABI
: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği yolundadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2020 günlü, K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarelerden Emniyet Genel Müdürlüğünün yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:... Emniyet Müdürlüğü emrinde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.İLGİLİ MEVZUAT
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." kuralına, 4. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.” kuralına, 5. fıkrasında da, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” kuralına yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Belirtilen hükümlerin değerlendirilmesinden; ilk derece mahkemesince verilen kararda istinaf aşamasında tespit edilen maddi veya hukuki eksikliklerin bölge idare mahkemesi tarafından tamamlanarak nihai kararın da bölge idare mahkemesi tarafından verileceğinin genel kural olduğu; ancak, mahkemenin ilk inceleme üzerine vermiş olduğu kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun haklı görüldüğü veya ilk derece mahkemesindeki davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olduğu hallerde, bölge idare mahkemesince karar kaldırılmak suretiyle dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verileceği anlaşılmaktadır.Bu durumda, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulması durumunda istinaf başvurusunun reddine; hukuka uygun bulmaması durumunda ise istinaf başvurusunun kabulü ile kararı kaldırarak işin esası hakkında yeniden bir karar verecek olan bölge idare mahkemelerince, istinaf incelemesine konu kararın ilk inceleme üzerine ya da görevsiz veya yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış bir davada verilmiş bir karar olmadığı sürece dava dosyasının tekrar bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilemeyeceği açıktır.Nitekim Anayasa Mahkemesi █████/2022 günlü, 32058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan █████/2022 günlü, E:███████, K:████████ sayılı kararında "Uyuşmazlığın bir kısmı hakkında inceleme yapılmadan hüküm kurulması, dava hakkında eksik hüküm kurulması, dava dosyasının tekemmül ettirilmeden uyuşmazlık hakkında karar verilmesi, davanın konusunun hatalı nitelendirilmesi suretiyle yargılama yapılması, duruşma yapılmadan karar verilmesi, dava dilekçesinin reddini veya merciine tevdiini gerektiren sebeplerin bulunmasına rağmen esas hakkında karar verilmiş olması, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına veya davanın incelenmeksizin reddine dair kararların hukuka aykırı bulunması, eksik veya yanlış hasımla davanın görülmesi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında uyumsuzluk bulunması, görüşme tutanağı ile kararın çelişkili olması ve benzeri usule ilişkin durumlarda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının bu mahkemeye gönderilmesi gerektiği, bu eksikliklerin istinaf merciince giderilerek işin esası hakkında bir karar verilmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesine, adil yargılanma hakkına, gerekçeli karar hakkına, kanuni hâkim ve iki dereceli yargılama ilkelerine aykırılık teşkil ettiği" iddialarıyla yapılan ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasının birinci cümlesinin "...İlk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde,..." bölümünün iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itirazın, temyize tâbi kararlar yönünden reddine karar vermiştir. Anılan kararda; Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hâllerin dışındaki usul hatalarının bulunması durumunda bölge idare mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine gönderemeyeceği ve davanın esasını da kendisinin karara bağlayacağı gerekçesine yer verilmiş, Kanun'da belirtilen hâller dışında istinafın gerekli incelemeyi yaparak nihaî karar vereceğinin açık olarak düzenlendiği vurgulanmıştır.Buna göre; davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararların, ilk inceleme üzerine verilen kararlardan olmaması ve yukarıda alıntısı yapılan 2577 sayılı Kanun'un 45/5. maddesinde sayılan sınırlı haller arasında yer almaması nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 45/4. madde hükmü uyarınca Bölge İdare Mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5. fıkrasına göre dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin temyize konu kararda usule ve hukuka uyarlık görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. DAVALI İDARELERİN TEMYİZ İSTEMLERİNİN KABULÜNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:İncelenmekte olan dava dosyasında; davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziyesine yönelik İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptalini talep ettiği; Mahkemece, davacının 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, Bölge İdare Mahkemesince ise, Mahkemece verilen kararın uyuşmazlığın esası hakkında olmaması sebebiyle mahkeme kararı kaldırıldıktan sonra, dava dosyasının 2577 sayılı Kanun'un 45/5. fıkrası uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği anlaşılmaktadır. Davanın esası hakkında karar verilmeyip, yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine iadesine ilişkin olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararı, 2577 sayılı Kanun'un 45/5. maddesi uyarınca kesin kararlardandır.Bu durumda; temyiz yoluyla incelenmesi talep edilen uyuşmazlık hakkında, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 45/5. maddesi uyarınca yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen karar - her ne kadar temyiz yolu açık olmak üzere verilmişse de- kesin olduğundan; kararın, uyuşmazlığın bu aşamasında temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmadığından, temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.