Anahtar kelimeler: Sayarak Yaratmış Servisleri Ortamı Fiilden Dürüstlük Feshettiğini Güven Servis Yenilenmiş

T.C.
İSTANBUL6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ...Şirketi/...Şirketi ile müvekkili şirket arasında 01.11.2017 tarihinde 1 yıl süreli yetkili servis sözleşmesi imzalandığını, İşbu sözleşme sürekli olarak yenilenmiş olup aralarındaki ticari ilişki sözleşmenin haksız olarak feshedilmesine kadar devam ettiğini, Davalı şirket, imzalanan sözleşmenin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmemiş, müvekkili ile ... Yetkili Servisleri arasında haksız rekabet ortamı yaratmış, güven ve dürüstlük ilkesine aykırı olarak sözleşmeyi feshettiğini, ... ve .... şirketleri, müvekkili ile yapılan sözleşme yürürlükteyken müvekkilinin haklarını yok sayarak yetkili olduğu servis hizmetlerini yapmasını engellemiş ve bu işlerin ...'in yetkili servislerine gördürülmesi konusunda anlaştıklarını, Müvekkili ile aralarındaki sözleşme henüz feshedilmemişken, davalılar gizli olarak anlaşma yaptıklarını Dolayısıyla Rekabet Kanunu m.57 uyarınca; ... A.Ş., dava konusu yetkili servis sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle müvekkilin uğradığı tüm zararlardan ... şirketleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, Davalı ... şirketlerinin Türkiye pazarından çıkma kararı ile birlikte tasfiye işlemlerine başlama ihtimali olduğunu, Fakat tasfiye işlemlerinin alacaklar ve borçlar denkleştirildiği takdirde uygulanması mümkün olacaktır. İşbu dava da alacaklar ve borçlara ilişkin olup ... şirketleri ekte sunduğumuz belgelerden görüleceği üzere borçlu olduğunu kabul ettiğini, Dolayısıyla bu dava sonuçlanmadan davalı şirketlerin tasfiye sürecine girmesi yasaya aykırı olduğunu, Üstelik dava sürecinde davalı şirketlerin tasfiye haline girmesi halinde ayrıca bir ihya davası açılması gerekecektir ki bu da usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak...Şirketi ile ... Anonim Şirketi tarafından yapılmış/yapılacak tasfiye taleplerin reddi gerektiğinin, herhangi bir işlem yapılmışsa durdurulmasının zorunlu olduğunun bildirilmesine karar verilmesini, işbu dava sonucunda Sayın Mahkemenizin bir alacağa hükmetmesi halinde müvekkilinin alacağını elde etmesi imkansızlaşacağını, Zira davalı ... şirketleri Türkiye pazarından çıkacağını ilan ettiğini ve bu karar doğrultusunda Türkiye'de davalı şirketlerin herhangi bir tüzel kişiliği kalmayacağını, Dolayısıyla yargılama sürecinin sonunda müvekkili, alacağını tahsil edebileceği bir muhatap bulamayacağını, Davalı ... A.Ş., dilekçe ekinde sundukları diğer yetkili servislerle yaptığı 21.02.2019 tarihli ibranamenin de gösterdiği üzere müvekkilinin haksız fesihten kaynaklanan zararlarını tazmin etmek zorunda olduğunu kabul ettiğini, Bu nedenlerle ... Şirketi ile ...Şirketlerinin menkulleri, gayrimenkulleri, banka hesapları ve sair tüm alacakları üzerinde ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmesini davalıların ortak kusuruna dayanan haksız rekabet teşkil eden eylemleri sonucunda müvekkilimizin taraf olduğu sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle doğan şimdilik 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi zararın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan temerrüt faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu davalılardan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirket tarafından yapılmış/yapılacak tasfiye taleplerin reddi gerektiğinin, herhangi bir işlem yapılmışsa durdurulmasının zorunlu olduğunun bildirilmesine, davalı şirketin menkulleri, gayrimenkulleri, banka hesapları ve sair tüm alacakları üzerinde ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı ... sanayi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının temelde sözleşmeye aykırılık iddialarına dayandığı anlaşılan tazminat taleplerinin sözleşmenin tarafı olmayan Müvekkili Şirkete yöneltmesi mümkün olmadığı gibi müvekkili Şirketin ... ile de herhangi bir sözleşmesel ilişkisi söz konusu olmadığından haksız rekabet ve Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'a aykırılık iddialarının da Müvekkili Şirkete yöneltilmesi mümkün olmadığını, Bu nedenle huzurdaki davanın müvekkili Şirket bakımından pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, Müvekkili Şirket ile Davacı Arasında Herhangi Bir Sözleşmesel İlişki Bulunmadığını, Sözleşmelerin Nisbiliği İlkesi Gereğince; Davacı ile ... Arasında Akdedilmiş Olan Yetkili Servis Sözleşmesinin Feshine İlişkin İddia ve Taleplerin, Üçüncü Kişi Konumundaki Müvekkili Şirkete Yöneltilebilmesi Hukuken Mümkün olmadığını, Huzurdaki davanın müvekkili Şirket yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde ise haksız ve kötüniyetli olarak açılan davanın müvekkili Şirket yönünden esastan reddine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini, talep etmiştir.Davalı ... ticaret vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde yaklaşık 63.000 TL aksesuar bedeli, mahrum kalmış olduğu karın (949.073,04 TL) tahsilini talep etmiş olmasına rağmen huzurdaki davayı “fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi zararın tazmini” talepli belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, Davacı'nın dava dilekçesinde ve dava dilekçesi eklerinde yer alan beyan ve delilleri ile birlikte davacının Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir olduğu dikkate alındığında HMK'nın 107/1. Maddesi kapsamında davanın açıldığı tarihte alacağın miktar veya değerini tam ve kesin olarak belirlemesinin kendisinden beklenememesi veya bu durumun imkansız olması şartlarının gerçekleşmediği ortada olduğunu, Dolayısı ile Davacı'nın işbu belirsiz alacak davası olarak açması hukuken mümkün olmadığını, Sözleşmelerin Nisbiliği İlkesi Gereğince; Davacı ile ... Arasında Akdedilmiş Olan Yetkili Servis Sözleşmesinin Feshine İlişkin İddia ve Taleplerin, Üçüncü Kişi Konumundaki Müvekkili Şirkete Yöneltilebilmesi Hukuken Mümkün olmadığını, Müvekkili Şirketin, Haksız Rekabet Teşkil Eden Eylemleriyle ... ile Davacı Arasındaki Yetkili Servis Sözleşmesinin Feshine Zemin Hazırladığı İddiası, Hiçbir Somut Delile Dayanmayan Hukuk Dışı Bir İddia Niteliğinde Olup Sayın Mahkemece Dikkate Alınmaması Gerektiğini, Müvekkili Şirket ile ... Arasındaki Anlaşmanın Rekabet Ortamını Bozduğu ve Doğduğu İddia Edilen Zararlardan Müvekkili Şirketin Müteselsil Sorumlu Olduğu İddiası Hukuken Dayanaksız olduğunu, Öncelikle HMK'ya aykırı olarak açılmış olan davanın usulden reddine, Davanın usulden reddine karar verilmemesi halinde açıklamış olduğumuz nedenler ile haksız ve mesnetsiz davanın esas reddine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı’nın iddialarını kesinlikle kabul etmemek kaydıyla davacı dava dilekçesi içeriğinde doğduğunu iddia ettiği zararlarını açıkça belirttiğini, davacı’nın kendi beyanlarından dava değerinin belirlenebilir olduğu çok açık olduğunu, talep sonucu belli olmayan davanın kısmi dava olarak mı yoksa belirsiz alacak davası olarak mı ikame edildiğinin sorulması talep edildiğini, Davacı’nın bizzat kendi beyan ve zarara uğradığını iddia ettiği kendi beyanları nazara alındığında HMK’nın 117/1. Maddesi kapsamında davanın açıldığı tarihte alacağın miktar veya değerini tam ve kesin olarak belirlemesinin kendisinden beklenememesi veya bu durumun imkansız olması şartlarından biri gerçekleşmediğini, Dolayısı ile Davacı’nın işbu davayı usul hukuku açısından belirsiz alacak davası olarak açması mümkün olmadığını, davacı’nın sözleşmesi müvekkili şirket tarafından sözleşme’ye uygun surette feshedildiğini, fesih karşı tarafa ulaşmakla sonuçlarını doğuran tek taraflı bozucu yenilik doğuran bir hak olması nedeni ile her ne gerekçe ile olursa olsun sözleşme’nin feshedildiğinin bildirilmesi üzerine sözleşme’nin feshedilemeyeceğini iddia etmek kabul edilemeyeceğini, hukuken yalnızca fesih iradesinin karşı tarafa ulaşıp ulaşmadığı ve feshin haklı ya da haksız olup olmadığı değerlendirilebileceğini, bu nedenle, davacı’nın “feshin herhangi bir nedene dayanmaması, dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı çerçevesinde geçersiz olan 38. maddeye dayanılarak gönderilmiş olan fesih ihtarnamesinin" geçersiz olduğunu iddia etmesi kesinlikle mümkün olmayıp taraflarınca bu beyanlar hukuken anlaşılamadığını, hmk’ya açıkça aykırı olan işbu davanın tüm fer’ileri ile birlikte öncelikle usulden reddine, 2. 1. bentte yer alan talebimizin reddi halinde Davacı’nın açıklamış olduğu 63.000,00-TL olan aksesuar bedelinin tahsili talebi ve 949.073,04-tl kazanç kaybı tahsilinin talebi olmak üzere toplam 1.012.073,04-TL üzerinden eksik yatırılmış harcın tamamlatılmasına ve bu hususta davacı’ya kesin süre verilmesine, Tümü ile haksız ve hukuka aykırı davanın tüm fer’ileri ile birlikte esastan reddine, dava harç, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesin, talep etmiştir.DELİLLER /Taraf vekillerinin belirttiği, Taraflar arasındaki yetkili servis sözleşmesi, ... 43. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, .... 25. Noterliği'nin... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Fesih ihtarnamesi, İhtarnameye cevabımız ve faks gönderim raporları, 15.04.2019 tarihli son arabuluculuk tutanağı, Yedek Parça Operasyon Bilgilendirmesi, ... Yetkili Servisinin Facebook paylaşımı,... A.Ş.’nin yetkili servislerine gönderdiği ileti, Taraflar arasındaki yazışmalar, E-mailler, Ticari kayıt ve defterler, Bilirkişi incelemesi, Tanık beyanları, ... ile müvekkil Şirket arasında imzalanan 20.03.2019 tarihli Niyet Mektubu, ticari defterler delil olarak değerlendirilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı yanca fesih edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmenin davalı tarafından feshinin haklı olup olmadığı ve davacının dava konusu ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerini, talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise miktarının tespiti noktasında olduğu anlaşıldı.█████/2020 tarihli bilirkişi raporunda “17.12.2020 Tarihinde Mahkeme Heyetiyle birlikte, ... adresine gidildi ancak bu iş yerinin 3-4 ay önce, aşağıdaki uydu fotoğrafından ve yeni iş yeri sahibinin beyanından anlaşıldığı üzere ...Servisi Olduğu tespit edildiği, Keşif tarihinde aynı adreste, ...Ünvanlı İnşaat malzemeleri satan bir firma olduğu, bu iş yerini 3-4 ay önce kiraladıkları tespit edildiği, Daha sonra Mahkeme Heyetiyle birlikte, Dava konusu aksesuar ve yedek parçaların bulunduğu, ...adresine gelindiği, Bu adresteki iş yerinin boş olduğu, kapı ve pencerelerinin dahi olmadığı tespit edildiği, iş yerinde önceden, komşuların beyanına göre ... isimli bir Şirketin olduğu ,ancak boşaltıldığı tespit edildiği, Davacının elinde kaldığı iddia edilen aksesuar ve yedek parçaların, her iki adreste de mevcut olmadığı tespit edildiği,” sonuç ve kanaatine varılmıştır.█████/2021 tarihli bilirkişi raporunda “inceleme adresine gidildiği; belirtilen adreste N0:2/3 olmadığı, 4 3 numarasının bulunduğu; bununla birlikte belirtilmiş olan adreste mevcut tek Mali müşavir Tabelasında “...” adlarının okunduğu; ancak ofisin kapalı olduğu; Bina girişinde mevcut çay ocağı işletenine işbu hususun danışıldığı ve adları belirtilen Mali müşavirlerin ofislerini taşımış oldukları bilgisinin verildiği; açıklanan neden ile defter incelemesinin yapılamadığı; Bununla birlikte makine mühendisi bilirkişi yönünden; tespiti istenilen , davacının elinde kaldığı iddia edilen aksesuar ve yedek parçaların, 17.12.2020 Tarihinde Mahkeme Heyeti ile birlikte gidilmiş olan her iki adreste de mevcut olmadığından tespit edilemediği Kök Raporda belirtilmiş olduğundan , Boş olan bir iş yerinde, başkaca bir Tespit yapılması mümkün olmadığından Kök Rapordaki tespitlerde bir değişiklik olamayacağı hususun belirtildiği; Makamınızca heyetimizden ek rapor aldırılması gerekeceği yönünde kanaat oluşması durumunda; Davacı tarafa ait ticari defter ve belgelerin hangi mali müşavirde olduğu hususuna açıklık kazandırılması gerekeceği; Mali müşavirin açık adresinin yanı sıra ULAŞILABİLİR telefon numarasının bildirilmesi ve makamınızca tespiti istenilen hususların son derece detaylı inceleme gerektiriyor olması nedeni ile incelemenin sınırlı sürede yapılamayacağı; bu nedenle, heyetimizce talep edilecek tüm defter ve belgelerin tarafımıza ibraz ve teslim edilmesi gerekeceği;” sonuç ve kanaatine varılmıştır.█████/2022 tarihli bilirkişi raporunda “ 17.12.2020 Tarihinde Mahkeme Heyeti ile birlikte,... adresine gidildi ancak bu iş yerinin 3-4 ay önce, kök raporda mevcut uydu fotoğrafından ve yeni iş yeri sahibinin beyanından anlaşıldığı üzere ... tespit edildiği, Keşif tarihinde aynı adreste ,... Ünvanlı İnşaat malzemeleri satan bir firma olduğu, bu iş'yerini 3-4 ay önce kiraladıkları tespit edildiği, Daha sonra “Mahkeme HReyetiyle birlikte , Dava konusu aksesuar ve yedek parçaların bulunduğu "... adresine gelindi. Bu adresteki iş yerinin boş olduğu, kapı ve pencerelerinin dahi olmadığı tespit edildiği, komşuların beyanına göre ... isimli bir Şirketin olduğu, ancak boşaltıldığı tespit edildiği, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.06.2020 Tarihli Talimat yazısında tespiti istenilen, Davacının ende kaldığı iddia edilen aksesuar ve yedek parçaların, her iki adreste de mevcut olmadığından tespit edilemediği Kök Raporda belirtilmiş olduğundan, Boş olan bir iş yerinde, başkaca bir Tespit yapılması mümkün olmadığından Kök Raporumuzdaki tespitlerde bir değişiklik olmadığı, 03.06.2022 günü saat 14:00'de defter inceleme gün ve saatinde davacı tarafça, davacı tarafa ait 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılları işletme defterleri ibraz edildiği, Bağlı kayıtları ibraz edilmediği, işletme defteri, tek taraflı kayıt sistemine göre tutulan ve yalnızca gelirler ile giderleri gösteren bir defter olduğu, İşletmenin borç ve alacaklarının takibine imkan sağlamaması; işlemin peşin, veresiye ya da senetli olup olmadığına bakılmaksızın, yapılan işlemle ilgili toplam tutar kaydedilmesi nedeni ile ilgili yıllara ilişkin olarak taraflar arasındaki ticari ilişkideki bakiyeyi saptamaya yarayacak, okumaya elverişli veriler içermediği, 2021 yılında herhangi bir gelir yahut gider kaydı mevcut olmadığı, Davacı ile davalı Şirket arasındaki ticari ilişkinin, yalnızca işletme defterleri üzerinden yapılacak inceleme ile saptanamayacağı; Detayı tablo ile sunulu olmak üzere, davacının 2018,2019,2020 yıllarında kar etmediğini, zarar ettiğini beyan etmiş olduğu; 2021 yılında ise herhangi bir gelir-gider kaydının olmadığı; davalıdan satın alınan yedek parça ve aksesuarın satın alındığı tarihteki fiyatları ve rayiç fiyatlarının ne olduğu, bu yedek parçaların diğer firmalara ait eşyalarda kullanılıp kullanılamayacağı yönünden tespit yapılabilmesi için faturaların incelenmesi gerekeceği, ancak evvelce de belirtildiği üzere, bağlı kayıtların ibraz edilmediği ve bu nedenle tespit yapılamadığı, ” sonuç ve kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE /Dava; taraflar arasında akdedilen yetkili servis sözleşmesinin haksız feshi ve haksız rekabet iddialarına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; taraflar arasındaki yetkili servis sözleşmesinin haksız bir şekilde fesh edilip edilmediği, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği, davacının sözleşmenin fesh edilmesi nedeniyle maddi ve manevi zararının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.Davacı ile davalı ...A.Ş arasında 'yetkili servis sözleşmesi' başlıklı hizmet sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmenin adı geçen davalı tarafından feshedildiği, sözleşme feshedilmeden önce adı geçen davalının, diğer davalılar ... ile haksız rekabet oluşturacak şekilde eylemlerinin bulunduğu, sözleşmenin haksız feshedildiği ve haksız rekabet iddiası ile eldeki maddi ve manevi tazminat davasının açıldığı görülmektedir.Davalılar ... ve ...'in gizli anlaşma ile haksız rekabet eylemini gerçekleştirdikleri iddiası üzerine Rekabet Kurulunun █████/2019 tarih,...esas, ... karar sayılı kararı ile soruşturma açılmamasına dair karar verildiği, işbu kararın iptali istemi ile açılan ... 11. İdare Mahkemesini... esas,...karar sayılı dosyasında davanın reddine dair karar verildiği görülmektedir.Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla talimat mahkemeleri aracılığıyla rapor alınmıştır.Eldeki davada taraflar tacir olup 6102 sayılı TTK’nin 18/2.maddesi uyarınca her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Her ne kadar 6098 sayılı TBK’nin 20 ila 25. maddeleri arasında düzenlenmiş olan genel işlem koşullarına ilişkin hükümler tacirler yönünden de uygulanabilirse de, TTK’nin 18/2 maddesi hükmü karşısında tacirler bakımından genel işlem koşullarının uygulanıp değerlendirilmesinde her somut olayın özelliğine göre daha dikkatli davranılması gerekmektedir.Tarafların iddia ve savunmaları, yetkili servis sözleşmesi, fesih ihtarnamesi, Rekabet Kurulunun █████/2019 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı, ... 11. İdare Mahkemesinin... esas, ...karar sayılı kararı, bilirkişi raporları ile dosyamızda bulunan tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde;Davacı ile davalı ...A.Ş arasında 'yetkili servis sözleşmesi' başlıklı hizmet sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmenin adı geçen davalı tarafından feshedildiği, sözleşme feshedilmeden önce adı geçen davalının, diğer davalılar ... ile haksız rekabet oluşturucak şekilde eylemlerinin bulunduğu, sözleşmenin haksız feshedildiği ve haksız rekabet iddiası ile eldeki maddi ve manevi tazminat davasının açıldığı,Davalı ...'un davacıya yapmış olduğu fesih bildiriminin sözleşmenin 38.maddesine uygun olarak yapılmış olduğu, tarafların tacir olması ve basiretli bir iş adamı gibi hareket etmeleri gerektiğinden bahisle TBK'nin 21.maddesinin 2.fıkrasında yer alan genel işlem koşullarının yazılmamış sayılması hükümlerinin somut olayımızda uygulanma koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.Rekabet Kurulu ve İdare Mahkemesi kararları da nazara alındığında, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmediği kanaatine varılmakla; sözleşme feshinin usulüne uygun olarak yapılmış olması ve davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmediğinden bahisle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;1-Davacının davasının REDDİNE ,2-Maddi tazminat davası yönünden ; karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 341,55TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 390,45 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,-Manevi tazminat davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının ve 44,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 776,4-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği üzerinde bırakılmasına,4-Davalı ...A.Ş tarafından yapılan 150,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,5-Davalı ...Şirketi tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,6-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan 200,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider/delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,8-Maddi tazminat davası yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,9-Manevi tazminat davası yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak maliyeye gelir kaydına,Dair, davalılar vekillerinin huzurunda, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18.02.2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*