Anahtar kelimeler: Markayla Talepdavacı Şekerleme Tanıtılmış Çikolata Adıyla Bütünleşmiş Sektörde İhtara Markayı

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------- uzun yıllardır çikolata ve şekerleme sektöründe faaliyet gösterdiğini,------- yılından itibaren kullandıklarını, bu marka ilk kez müvekkil tarafından sektörde tanıtılmış, markayla bütünleşmiş ve tanınmış marka haline gelmiş olduğunu, ------sayılı tescil işlemleriyle marka koruma altına alınmış olduğunu, müvekkilinin ----- tarihinde ----- aracılığıyla gönderdiği ihtarnamede, karşı tarafın ------- ibaresini marka hakkını ihlal edecek şekilde kullandığını belirtmiş ve bu eylemlere son verilmesini istediğini, ancak davalı tarafın ihtara rağmen -------adıyla-------- hesaplarında markayı kullanmaya devam ettiğini,---------D.İş dosyası kapsamında yapılan delil tespitinde, bilirkişi heyeti ---------- ibaresinin her iki tarafça yüksek derecede benzer şekilde kullanıldığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu ve davalı kullanımının iltibas yarattığını tespit etmiş olduğunu, iltibas halinde tüketici, ürünlerin aynı işletmeye ait olduğunu zannederek hatalı tercihlerde bulunduklarını, bu durum müvekkilin marka değerine zarar verdiğini, müşteri kitlesinden haksız yararlanma sonucunu doğurduğunu, davalının bu kullanımı; 556 sayılı KHK'nın 61. maddesinde düzenlenen “tescilli markayla iltibas yaratmak suretiyle müşteri kitlesinden haksız yararlanma” ve Türk Ticaret Kanunu'nun 54, maddesinde yer alan “başkasına ait ticaret unvanını kanuna aykırı kullanma” hükümlerine aykırı olduğunu, bu fiiller hem marka hakkına tecavüz hem de haksız rekabet teşkil ettiğini. markayı kullanmaktan kaçınmak mümkünken davalının bu özeni göstermemesi dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, -------- tarihli kararında da benzer şekilde markanın bu tür kullanımlarının haksız rekabet oluşturduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 150. maddesi ve 556 sayılı KHK'nın 64. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz eden kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin markasına yapılan bu tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etme hakkına sahip olduğunu, davalının taklit markayla üretim ve satış yapması müvekkilin ticari itibarını zedelemiş, müşteri güvenini sarstığını, davalı tarafından kullanılan ---------ibaresinin müvekkilin tescilli markasıyla aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davalının bu kullanım sonucu haksız kazanç sağladığı bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, bu nedenle davalı markasının kullanımının durdurulması, markalı ürünlerin toplatılması ve imhası, müvekkil lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ve gerekli tedbirlerin uygulanması talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------markası ilk olarak --------- müvekkili şirket ortaklarının aile bireyleri tarafından açılan işletmede kullanılmaya başlandığını, söz konusu --------- yanında ----------- üretimi de yaptığını, marka ------- müvekkil şirketin kurulmasıyla birlikte kurumsal olarak şirkete devredildiğini, yapılan yatırımlarla------çeşitli elit bölgelerinde şubeler açıldığını, bu hususa dair faturalar ve ---- kayıtları da dosyada mevcut olduğunu, ---- markasının geçmişi ----------- yılına kadar uzandığını, müvekkili şirketin ortaklarının aile bireyleri tarafından -------- kurulduğunu, şirketin kuruluş ilanında faaliyet konusu -------- olarak belirtildiğini, bu kapsamda faaliyet alanına ----üretimi de dahil edildiğini, müvekkilinin sunduğu belgelerin, markanın ------- yılından bu yana kesintisiz biçimde çikolata ve şekerleme ürünleri ile pastane/fırın hizmetlerinde kullanıldığını, ------ tarihinde, müvekkil şirket ortaklarının babası ----- unvanlı işletme kurulduğunu, -------- nezdindeki hesap açılış tarihi ---- olup, bu tarih itibarıyla işletme adına aktif banka faaliyeti yürütüldüğünü, o tarihlerden bu yana ---------- markasına önemli yatırımlar yapıldığını, müvekkil şirket ortaklarının babası tarafından kurulan işletmeye ait banka hesap kayıtlarını sunduklarını, ---- tarihinde müvekkil şirketin kurulmasıyla birlikte ------- markası müvekkil tarafından devralınarak kullanılmaya başlandığını, müvekkilinin şirketin markaya yaptığı yatırımlar sonucunda marka sektörde tanınmış ve itibarlı hale geldiğini, ----- yılında yapılan sermaye artırımıyla şirket sermayesi ---- çıkarıldığını, yaklaşık------ yılı aşkın süredir müvekkil firma ve aile bireyleri tarafından kesintisiz biçimde kullanılan-------- markası, günümüzde dijital platformlarda da güçlü bir varlığa sahiptir; ------- kullanıcı adıyla faaliyet gösteren resmi hesap ----- ulaştığın, müvekkil şirket,------- markası altında yürüttüğü faaliyetlerini günümüzde ---- semtlerinden ------başta olmak üzere toplam ------ çalışan ile sürdürdüğünü, müvekkili şirket tarafından kullanılan ------ markasının ilk tescil başvurusu ---- tarihinde yapıldığını ve------ başvuru, ---- tescil numarasıyla ----- nezdinde tescil edildiğini, markanın ------ sınıflarda korunmakta olup, özellikle --------- kapsamında yer alan çikolata ve şekerleme ürünlerini içerdiğini, günümüzde de marka müvekkil adına aktif koruma altında olduğunu, ayrıca müvekkilinin-------- aşkın süredir fiilen kullanıyor olması, bu kullanımın çikolata ve şekerleme ürünleriyle doğrudan bağlantılı ve ayrılmaz nitelikte olduğunu gösterdiğini, bu nedenle müvekkilinin marka kullanımının tecavüz teşkil etmediğini müvekkili şirket adına --------- asli unsurlu markalar için tescil başvuruları yapılmış olup, bu markalar halen müvekkil adına tescilli durumda olduğunu, müvekkilinin ----- sınıfta yer alan çikolata ve şekerlemeler emtialarında tescil edilerek koruma altına alındığını, dolayısıyla müvekkilinin --------- markası altındaki tüm faaliyetlerini tescilli marka haklarına dayanarak yürüttüğünü, ------- yılından itibaren müvekkili şirket ortaklarının aile bireyleri tarafından ------------- alanında kullanılmaya başlandığını; bu kullanım zamanla markalaşarak sektörde tanınırlık kazandığını, ---------- yılında kurumsallaşan müvekkil şirket, markayı aile işletmesinden devralarak yatırımlarını büyüttüğünü ve ----- markasını modern bir yapıya taşıdığını, ------- yılına ait fotoğraflarda ------- markası altında ---------- satışa sunulduğunu, fotoğraflarda yer alan kişiler, müvekkil şirket ortakları -------- bu durum markanın---------kullanıldığını doğruladığını, ayrıca -------- yılında davacının markayı kullanmaya başladığı iddia edilmesine karşın, müvekkil tarafın ------- itibaren bu markayı fiilen ve kesintisiz biçimde kullandığı fotoğraflar ve tanık anlatımlarıyla sabitt olduğunu, müvekkilinin ----markasını sadece geçmişte değil, günümüzde de aktif biçimde kullanmaya devam ettiğini, markaya ait ------yıllardan bu yana aktif olup, ---- paylaşımlarında -----ibaresiyle tanıtıldığını, ayrıca -------- müvekkilin markayı o dönemlerde de aktif şekilde kullandığını belgelediğini, sunulan -------- markasının------- ürünlerinde ticari olarak kullanıldığını gösterdiğini, faturalarda ----adına ve sonrasında ------- adına düzenlenmiş kayıtlar yer almakta, bu da markanın aileden şirkete devrinin fiili sürekliliğini kanıtladığını, müvekkilinin ayrıca ---------- üreticilerine---- markalı ürünler tedarik etmiş olup, bu durum fatura ve e-fatura örnekleriyle desteklendiğini, -------ibaresinin sürekli ve kesintisiz biçimde aynı aile ve şirket tarafından kullanıldığı, dolayısıyla markanın hem fiili hem de tescilli hak sahipliğinin müvekkile ait olduğunu, müvekkilinin -------------- tarihli tescillerle markasını koruma altına aldığını, markaların özellikle --------- kapsamındaki çikolata ve şekerleme emtiaları için geçerlidir.Davalı taraf, davacının dava konusu markaları tescil ettirdiği sınıflarda fiilen kullanmadığını, özellikle--------emtialarında herhangi bir kullanım delili sunamadığını ileri sürmüştür. Bu nedenle davacının markaları yönünden kullanılmama def'i ileri sürülmekte; davacının ---------- markasını kullandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, davacının ------ yılında kurulmuş olması nedeniyle öncesine ilişkin herhangi bir fiili kullanımının bulunmadığı, müvekkil tarafından -----aşkın süredir kullanılan -------- markasının davacı tarafından sonradan sahiplenilmek istendiği Müvekkil taraf, davacının uzun yıllardır -------- markasının müvekkil ve ailesi tarafından kullanıldığını bilmesine rağmen sessiz kaldığını, dolayısıyla hak kaybı---- yoluyla dava açma hakkını yitirdiğini, Müvekkilin -------- markası uzun yıllardır --------- faaliyet göstermekte, ------- aracılığıyla açık şekilde tanıtılmaktadır. ---------baresi yazıldığında müvekkiline ait işletme ve içeriklerin ilk sırada çıkması, markanın kamu nezdinde bilinirliğini kanıtladığını, davacının bu markadan haberdar olmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın dayandığı ---------sayılı dosyadaki bilirkişi raporu, taraflı ve objektiflikten uzak biçimde hazırlandığını, rapor düzenlenmeden önce davalı beyanları dikkate alınmadığını, raporun tamamen davacı iddiaları doğrultusunda şekillendirildiğini, bilirkişi ----------- aşarak hukuki yorumlarda bulunduğunu, tespit dosyasının dışına çıkarak taraf vekili gibi davrandığını, bu nedenle söz konusu raporun mevcut dosyada hükme esas alınması mümkün olmadığını, davacının kötü niyetle hareket ederek müvekkilin ticari itibarını zedelemek, sektördeki başarısını gölgelemek ve haksız kazanç elde etmek amacıyla dava açtığını, bu davanın kabulü halinde müvekkilin 40 yılı aşkın emeği, yatırımı ve markalaşma çabası yok sayılacak; pastane, fırıncılık ve restoran faaliyetleri sekteye uğrayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaılı tarafın -----------Kullanımları dolayısıyla davacının marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı, tecavüzün varlığı halinde maddi ve manevi tazminatın gerekip gerekmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.------ tarihli yazı cevabında; --------- numarasıyla kayıtlı görüldüğü, şirketin ---- tarihinde kurulduğu anlaşılmıştır.Dosyaya ----getirtilmiş olup, incelendiğinde; --- numaralı ------ sınıflarda ---- tescil edildiği, ---- tescil numaralı ----- tarihinde tescil edildiği anlaşıldı------- tarihli yazı cevabında; davalı----- sicil numarasıyla kayıtlı olduğu, şirketin ------ tarihinde kurulduğu anlaşılmıştır.Marka hakkına tecavüz talepleri hususunda rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan ------tarihli heyet raporu dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle; "a. Davalının --------markasının ---------- sınırlı tutulmuş bulunan tescil kapsamını geniş yorumlamanın ve işbu marka tescilinin otomatikman ------bakımından da koruma sağladığını kabul etmenin mümkün olmadığı; b. Davalının -----markasını ------- ürünlerinde öteden beri -------olarak kullanımından kaynaklanan bir ------- bulunup bulunmadığı noktasında; davacının ----ürünlerini kapsayan -------markasının başvuru tarihi ------ olduğundan, davalının ----- markasını —--------- öncesinde kullanmaya başlayıp ayırt edici hale getirdiğini kanıtlaması gerektiği; davalının ---- öncesine ilişkin olarak sunduğu ------ bu yana davalı şirket ve öncesinde aile büyüklerince işletilen -----------itibaren -pasta ve unlu mamuller yanı sıra----- yapıldığına işaret etmekte ise de ------- davacının tescil başvuru tarihi olan ------- kazandırıldığını kabul edebilmek için sayıca yeterli bulunmadığı; Davalının --------- markasını düzenli olarak “şekerlemeler, çikolatalar” ürünlerinde kullandığına ve -------- markasını ------ ürünleri bakımından ---- hale getirdiğine dair -------- deliller az sayıda ise de ---------- yılları arasında hem görsel hem yazılı çok sayıda delil mevcut bulunduğu; d. Kuruluşundan itibaren iyi niyetle --------- ---------- yılından itibaren ----- markalı ---------- ürünlerini tanıtan davalının işbu eylemleri nedeniyle ancak ----- ihtarname keşide eden ve ----------- işbu davayı açan davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığının kabul edilebileceği; e. Davalının davacıya yönelik kullanmama itirazı bakımından; her ne kadar davacının ticari defterleri ve ----- altında yaptığı ürün satışları incelenmemiş ise de davacının------------markasını davanın açıldığı tarihten geriye doğru ------- ciddi olarak kullandığı kanaati edinildiği" yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
:SMK'nun 7/2-b, 7/3-c, 29/1, 149,150 ve 151. İle TTK'nın 54 vd. Maddeleri
GEREKÇE
:Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı taraf, ----------markasının adına tescilli olduğunu, davalı tarafın -------ürünlerinde kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz oluşturur mahiyette kullandığını, bu sebeple marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi zararının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 5/1-ç. Maddesinde, "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler." hükmü düzenlenmiştir.
SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. Hakız rekabet TTK'nın 54. Maddesinde düzenlenmiş, "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde tanımlanmış ve haksız rekabet halleri TTK'nın 55. Maddesinde sayılmıştır. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde;-------------- kayıtları incelendiğinde, davacının ------ ibareli iki adet marka tescili olup bunlardan ---- sözcük markasını--- yılında devren iktisap ettiği, ---- markasını ise kendisinin adına tescil ettirdiği, ------mallarına ilişkin olarak malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri emtialarında tescilli olduğu, bu haliyle ------ markası -------- ürünlerinin satışa sunulduğu toptan, perakende, sanal mağazacılık hizmetlerinin markası olarak tescilli olduğu, ----markası ise ------malları için tescilli olduğu sabittir. Yine davalının ------- sayılı olup emtia listesi -------- emtialarında tescilli olduğu davalının ------- markasının tescil kapsamına-----dahil olmadığı sabittir. Davalının ---- tescil numaralı ------- ibareli ikinci markanın hizmet markası olduğu ve----- Sınıfta tescilli olduğu, davalının ----- yıllarında tescil başvurularını yaptığı---- markaları ----- tescillidir fakat davacının ---- sayılı -----markasının tescil başvuru tarihi ----bunların başvuru tarihlerinden ------ önce olduğu ---- kayıtları ile sabittir.Bu tespitlerden sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde; davalı tarafın davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu iddia edilen kullanımlarının -------- ürünlerinde kullanılması dolayısıyla oluştuğunun beyan ve iddia edildiği, bu iddia karşısında alınan bilirkişi raporun espit edildiği üzere davalı tarafın -----------şubelerinde markasal olarak kullandığı, yine bu iş -------------aaliyetlerinin yanında --------ürünlerinin üretim ve satışını gerçekleştirdiği, bu haliyle davalı tarafın ----- ürünlerinde kullanması eyleminin davacı tarafın adına tescilli markalardan kaynaklı haklarına tecavüz oluşturur mahiyette olduğu, her ne kadar davalı adına tescilli ----- markasının tescil kapsamına ---- dahil olmadığı, yine ------ ibareli ikinci markanın hizmet markası olduğu ve ------ Sınıfta tescilli olduğu, dikkate alındığında öncelikli olarak davalı tarafın hak sahibi olmadığı ve bu markalar yönünden tecavüzün oluşmayacağını ileri sürmesinin mümkün olmayacağı, her ne kadar----- markalarının ---------- davalı adına tescilli ise de sonraki tarihli tescilden kaynaklı hakların önceki tarihli marka hakkı sahibine karşı SMK'nın 155. Maddesine göre ileri süremeyeceği dikkate alındığında davalı kullanımlarını davacının marka hakkına tecavüz oluşturur mahiyette olacağı açıktır.Davalı tarafça ----- davacının iddia ettiği emtialar olan ------- yönünden ayırt edicilik kazandırdığına dair iddiaları değerlendirildiğinde, alınan ------- tarihli bilirkişi raporunda incelenen kayıtlar dikkate alınarak hazırlanan raporda davacının ----- ürünlerini kapsayan ----- markasının başvuru tarihi ---- olduğundan, davalının -------- öncesinde kullanmaya başlayıp ayırt edici hale getirdiğini kanıtlaması gerektiği; davalının----- öncesine ilişkin olarak sunduğu 2 fatura ve | fotoğraftan ibaret deliller ------- bu yana davalı şirket ve öncesinde aile büyüklerince işletilen ----- takriben -------- itibaren------------- yanı sıra- ----- yapıldığına işaret etmekte ise de ----- markasına davacının tescil başvuru tarihi olan ------ öncesinde ----- kazandırıldığını kabul edebilmek için sayıca yeterli bulunmadığı tespit ve rapor edildiği dikkate alındığında davalı tarafın bu yöndeki iddialarının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Davalı tarafın sessiz kalma dolaysıyla hak kaybının oluştuğuna dair iddiaları değerlendirilmiş, alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere davalı tarafın ------------ yılından itibaren çikolata ve şekerleme emtiaları yönünden faaliyette bulunduğu, mali yönden yapılan incelemede --------- itibaren --------satışının yapıldığı, yine hem sunulan görsellerden hem de -----dikkate alındığında davalının--------- yılından bu tarafa kuğu ibaresini -------------emtiasında kullandığı, yine --------- davalı tarafça kullanıldığı bu sitede her çeşit çikolata ve drajelerin satışının yapıldığı dikkate alındığında davalı tarafça internet ortamında sosyal medyada ve herkesçe bilinen kuruluşundan ------- paylaşımlarına istinaden --------- markasını davanın açıldığı tarihten geriye doğru ------ ciddi olarak kullandığı sabit olduğu dikkate alındığında ve davacı tarafın -------- ihtarname keşide ettiği ve dava tarihinin de --------- olduğu dikkate alındığında davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığı kabul edilmiş ve davacı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı talepte bulunma hakkının bulunmayacağı kabul edilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan hazine yararına tahsiline,
3-Yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen marka hakkına tecavüz davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen haksız rekabet davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen maddi tazminat davası yönünden 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen manevi tazminat davası yönünden 50.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!