Anahtar kelimeler: Ham Erzurum Muhtelif Vasfıyla Toprak Alanında İli İlçesi Köyü İlamına

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: 2017/2 E., 2020/1 K.KARAR
: Davanın kabulüneTaraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RKadastro sırasında, Erzurum ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 34... , 4, 5, 6, 8 ve 16 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir.Asıl dosyada davacı ..., birleşen ████████ Esas sayılı dosyada davacı ..., birleşen ████████ Esas sayılı dosyada davacı ... dava dilekçelerinde özetle; dava dilekçesinde belirtmiş oldukları dava konusu taşınmazların kendilerine ait olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2007 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamıyla; davaya konu taşınmazların mera olup olmadığının yöntemine uygun biçimde belirlenmediği, eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 11.07.2014 tarihli ve 2008/3 Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; davaya konu 1 34... , 4, 5, 6, 8, 9, 10... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 1 34... , 6 ve 8 parsel sayılı taşınmazların tarla vasfıyla davacı ... adına; 1 34... parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla davacı ... adına; 1 34... parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla davacı ... adına; 1 34... , 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların tarla vasfıyla muris......'ın mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamıyla davaya ve temyize konu 1 34... , 5, 3, 6, 8 ve 16 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tespit edildiği, temyiz talebinde bulunan davalı ... Belediye Başkanlığının tespit maliki olmadığı, müdahale talebinin bulunmadığı dolayısıyla Belediyenin taraf olmadığı taşınmazlar yönünden temyizde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, temyiz inceleme isteminin reddine karar verilmiş, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yönünden; bozma gereklerinin yerine getirilmediği, araştırma ve incelemenin hüküm için yeterli olmadığı gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Toplanan deliller ve yapılan tahkikat sonucunda; dava konusu Erzurum ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 34... , 4, 5, 6, 8 ve 16 parsel sayılı taşınmazların yapılan kadastro çalışmaları neticesinde ham toprak olarak tespit edildiği, mahallinde yapılan 26.10.2017 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların, Mahkemenin keşif gözlemi ile tespit edilen sınırlar arasında kalan kısmın davacılara ait olduğunu ve dava konusu edilen kısımların davacılar tarafından kullanıldığını, talep edilen alanın mera olarak kullanılmadığını, tarla olarak kullanıldığını beyan ettikleri; mahallinde yapılan keşiften sonra hazırlanan ziraat bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokide gösterilen kısımların köy boşluğu, orman, mera veya Devletin hüküm tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, bu sebeple tarla vasfında kullanımının uygun olduğu tespitlerinin yapıldığı; keşiften sonra düzenlenen jeodezi ve fotoğrametri bilirkişisi raporunda, dava konusu 1 34... , 4, 5, 6, 8 ve 16 parsel sayılı taşınmazların hem sürdürülebilir tarımsal niteliğe uygun eğim ve yapıda olması hem de dereye sınır olması sebebi ile sulu tarım arazisi olarak kullanılabilecek tarım arazileri sınıfına girdiği tespit edildiğinden özel mülkiyete konu yerlerden olup, köy boşluğu, mera, orman veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı; bütün bu tespitler, tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ışığında, dava konusu taşınmazların kadastro tespitine kadar davasız aralıksız malik sıfatıyla en az 20 yıldan fazladır davacının eklemeli zilyetliğinde bulunduğu ve ekonomik zilyetliğe uygun kullanıldığı, talep edilen bu kısımların mera özelliği göstermediği, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufunda olmayan yerlerden olduğu ve tarla vasfında olduğu ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.S O N U Ç
: Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.