Anahtar kelimeler: Vadelerinde Sistem Şubesi Kredinin Hayat Limiti Kesildiğini Aşye Şube Kredilerin

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili bankanın ... Şubesi ile ... arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmeleri çerçevesinde ...'a, tahsis edilen kredi limiti doğrultusunda birden fazla kredi kullandırıldığını, bu kredilerin karşılığında ...'a hayat sigortası yapıldığını ve peşin olarak şube hesabından sigorta primleri kesildiğini, söz konusu kredinin vadelerinde ödenmemiş olması sebebiyle ...'a 02.12.2022 tarihinde ihtarname gönderildiğini ancak ...'ın 28.09.2022 tarihinde vefat ettiği bilgisinin müvekkili bankaya bildirildiğini, bunun üzerine davalı ... AŞ.'ye sigorta tazminatının ödenmesi için sistem üzerinden başvuru yapıldığında sigorta şirketinin "Sigorta başlangıç tarihinden önce gelen/mevcut bulunan kanser hastalığından kaynaklı vefatın, grup sigorta sertifikasında da belirtildiği üzere vefat teminatı kapsamının dışında olmasından ötürü" tazminat ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığı gerekçesiyle ödeme yapmaktan imtina ettiğini, davalı şirketin vermiş olduğu cevabi yazıların kabulünün mümkün olmadığını, birden fazla kredi alan ve alınan her krediyi sigorta ettiren ... 'ın “28.09.2022” tarihinde vefat ettiğini, ölüm sebebinin ölüm belgesinde görüldüğü üzere "Kardiyak arrest" yani kalbin aniden durması veya düzensiz bir şekilde çalışması sonucunda DOĞAL ÖLÜM olduğunu, özellikle belirtmek gerekir ki sigortalının Kardiyak arrest nedeniyle vefat etmesi ve bu durumun öngörülebilir nitelikte olmamasından dolayı sigorta şirketinin müvekkili bankaya gönderdiği yazının dikkate alınmaması gerektiğini ayrıca poliçeler incelendiğinde poliçenin hiçbir sayfasında sigortalının sağlık beyanının alınmadığının anlaşılacağını, sigorta şirketi olan davalının, poliçenin tanzimi sırasında basiretli bir tacir gibi davranarak sigortalıya bu hususlarda gerekli soruları yöneltip, cevaplarını alması gerektiğini, basiretli bir tacir gibi davranmayarak, sigortalıya gerekli soruları yöneltmeyen ancak buna rağmen poliçe prim bedelinin tamamını tahsil eden davalı sigorta şirketinin, sigortalının bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek bu durumdan lehine sonuç çıkarmasının kabul edilemeyeceğini, tüketiciden kredi çekerken sağlık taraması ya da sağlık durumuna ilişkin belge istenmesi yönünde bir istekte bulunulmadığını, bu konuda hiçbir soru sorulmadığı gibi, sigorta şirketinin gerekli araştırma ve incelemeleri yapma yetkisi varken davalı şirketçe böyle bir araştırma yapılmadığını, kredi kullandırırken yapmadığı araştırmayı, sigortalısı vefat ettikten sonra yapma gereği gördüğünü ve kendisince gerçeğe uygun olmayan iddialarla, sağlık durumuna ilişkin herhangi bir belge talep etmemesinin ardındaki gerçek niyetini açıkça ortaya koyduğunu, hal böyle iken, davalı şirketçe sigortalının kasıtlı olarak hastalığını gizlediği şeklinde cevap verilerek müvekkilinin hakkı olan sigorta tazminatının ödenmemesinin alenen hukuka aykırı olduğunu, sigortalı ... 'ın ölüm sebebinin tamamen doğal ölüm olduğu, kolon kanserinden ölmediği, gerçekleşen bu rizikonun bildirim yükümlülüğünün ihlali ile bir bağlantısının bulunmadığının da ortada olduğunu, bildirilmediği iddia edilen rahatsızlık ile riziko arasında illiyet bağının olmadığını, hal böyle olunca, sigortalı ... 'ın kendi sağlık durumuyla ilgili beyanının alınmadığını, sağlık durumunu gizlemesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığından davalı sigorta şirketinin haksız olarak ödemeyi imtina ettiği 40.000,00 TL sigorta tazminatının rizikonun gerçekleştiği 28.09.2022 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu bildirerek sigortalı ... 'ın kolon kanseri nedeniyle değil kalp krizi sebebiyle vefat ettiği ölüm belgesiyle sabit olduğundan sigorta tazminatını ödemekten imtina eden davalı şirketçe haksız olarak ödenmeyen 40.000,00-TL sigorta tazminatının rizikonun gerçekleştiği 28.09.2022 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; sigorta sözleşmesinden doğan bütün taleplerin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl geçmekle zaman aşımına uğradığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazları dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, muris ... 'ın vefat tarihi itibariyle şirketleri nezdinde ... numaralı sigorta poliçelerinin bulunduğunu, murisin, davacı ... Bankası A.Ş.' den kullanmış olduğu kredi sonrasında şirketleri ile davacı banka arasında yapılmış olan ... Sözleşmesi kapsamında sigorta kapsamına dahil edildiğini, söz konusu hayat sigortası ile bankadan kredi kullanan kişilerin isteğe bağlı olarak sigorta kapsamına alındığını ve bu kişilerin herhangi bir nedenle vefatları halinde sözleşmede belirlenen sigorta bedelinin sözleşmede belirtilen şartlar uyarınca hak sahiplerine ödendiğini, bu kapsamda sigortalının vefat tarihi itibariyle şirketleri nezdinde .... sertifika numaralı, 12.03.2020 - 18.02.2025 bitiş tarihli, 17,342.63 TL vefat teminat tutarlı "...Sigortası" bulunduğunu, söz konusu poliçe üzerinde dain-i mürtehin sıfatı ile birinci derece hak sahibi sigorta ettiren ...Bankası A.Ş. olduğunu, işbu sigorta- sigorta bedeliyle sınırlı olmak üzere- sigortalının sigorta süresi içerisinde vefat riskine karşı güvence sağlayan hayat sigortası olup, teminatın kapsamının grup hayat sigorta sözleşmesi özel şartlarına, poliçe özel şartlarına ve hayat sigortası genel şartlarına tabi olduğunu, poliçe üzerinde bankanın dain-i mürtehin olmaması halinde söz konusu poliçeye dayalı hak iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, şirketleri kayıtlarına göre söz konusu poliçe üzerinde ... Bankası AŞ' nin dain-i mürtehin kaydının bulunmadığını, bu kapsamda ...Bankası AŞ' ye müzekkere yazılarak poliçe üzerinde dain-i mürtehin hakkı olup olmadığının sorulmasını ve buna dair belgelerin sunulmasını talep ettiklerini, Dain-i mürtehin hakkı sahibi olunduğunun ispatlanamaması halinde ... sertifika numaralı poliçe yönünden davanın esasına girilmeksizin, husumet yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, sigortalının vefat etmesi üzerine tazminat dosyasına ilişkin olarak şirketlerine iletilen tüm evrakların incelendiğini, inceleme neticesinde sigortalının sigorta başlangıç tarihi öncesinden gelen kanser hastalığının mevcut olduğunun tespit edildiğini, sigortalının poliçe başlangıç tarihi öncesinden gelen, sigorta kurulma aşamasında şirketlerine beyan etmediği kanser hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışında olduğundan tazminat dosyasının reddedildiğini, şirketlerinin tazminat ret kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, sigortalının sigorta öncesinden gelen kanser hastalığını şirketlerine bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, sigortalının, sigorta yapılmasına etki edecek bütün hususları bildirme mükellefiyetine aykırı kötü niyetli bir davranışta bulunduğunu ve yapılmaması gereken bir sigortanın yapılmasını sağlayarak sigorta örtüsü altına girdiğini, sigortalının sigortacı tarafından poliçe tanzim edilirken kendisine yöneltilen sorulara doğru cevap vermek, rizikonun takdirine etkili olacaklardan kendisince bilinenleri de beyan etmekle yükümlü olduğunu, MK 2. madde uyarınca bu hususun yerine getirilmemiş olmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kaldı ki sigorta akdinin de sebepsiz zenginleşme aracı olamayacağını, sigorta sözleşmelerinin azami iyi niyet üzerine kurulduğunu, sigorta şirketi sigorta konusu olan husus ile ilgili hiçbir bilgiye sahip olmadığını ve karşı tarafın vermiş olduğu bilgiye güvenmek durumunda olduğunu, bu kapsamda esas olanın sigortalının beyanı olduğunu, dava konusu olayda sigortalı beyan yükümlülüğüne aykırı davranarak sigorta öncesinden gelen kanser hastalığını şirketlerine bildirmediğini ve yapılmaması gereken bir sözleşmenin yapılmasını sağladığını, sigortalının söz konusu eyleminin açıkça kasten beyan yükümlüğüne aykırılık teşkil ettiğini bildirerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini,... Bankası AŞ' ye müzekkere yazılarak poliçe üzerinde dain-i mürtehin hakkı olup olmadığının sorulmasını ve buna dair belgelerin sunulmasını; dain-i mürtehin hakkı sahibi olunduğunun ispatlanamaması halinde ... sertifika numaralı poliçe yönünden davanın esasına girilmeksizin, husumet yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tarafların arasındaki uyuşmazlık; dava, dava dışı ...'ın davacı bankadan kullandığı kredi sözleşmesine konu kredi için davalı tarafından kredi borçlusuna hayat sigortası yapıldığı, kullanılan krediden dolayı doğan borcun dava dışı ...'ın ölmesi nedeniyle davalının sigorta poliçesi kapsamında ödeme yapmadığından poliçe kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasına bankacı bilirkişi ... ve sigortacı bilirkişi ... tarafından sunulan 02.03.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Sayın Mahkeme’nin dava dosyasına sunulan ve davacı bankadan temin edilen belgelerin tetkiki neticesinde nihai takdiri tamamen Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı banka tarafından muris ...’a kullandırılan ve Kullandırım esnasında peşin pirim ödemeli kredi hayat sigortası yaptırılan 3 adet bireysel krediden kaynaklı 28.09.2022 ölüm tarihi itibariyle;
Kullanılan Kredi 28.09.2022 Ölüm Tarihi
Sertifika No Kredi No Tutarı İtibariyle Borç
... 13.100,00 6.808,39 TL
... 20.000,00 11.369,64 TL
... 20.000,00 11.562,87 TL
28.09.2022 Ölüm Tarihi İtibariyle Borç Toplamı 29.740,90 TL olduğu
hesaplanmıştır. Murisin 28.09.2022 ölüm tarihi itibariyle borç toplamının 29.740,90 TL olduğu görüşüne varılmıştır. Sigorta Mevzuatı Yönünden 1. Davaya konu olayda davalı ... Anonim Şirketi’nin; müteveffa ...’ı ... sertifika numarası ile █████/2019 – █████/2024 vade tarihleri arasında, ... sertifika numarası ile █████/2020 – █████/2025 vade tarihleri arasında, ... sertifika numarası ile █████/2020 – █████/2025 vade tarihleri arasında Tüketici Kredisi Grup Hayat Sözleşmesi Sertifikası ile sigortalayan şirket olduğu, 2. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre 28.09.2022 tarihinde meydana gelen...’ın vefatının ilgili hayat sigortası sertifika vadeleri içerisinde gerçekleştiği, 3. İlgili hayat sigorta sertifikalarında Dain-i Mürtehin olarak, borcu kadarı kısmı için 853 Halkbank Merter Şubesi’nin, kalan kısım için kanuni varislerinin yer aldığı, 4. Dosya içeriğinde mevcut bilgi ve belgeler arasında dava dışı müteveffa ...’ın sağlık beyanına ilişkin bir belge bulunmadığı,ilaveten dosyaya sunulu sigorta sertifikalarında sözleşmenin kurulması sırasında taraflarca kabul edilen özle şart maddelerine ilişkin bir bilgi yer almadığı,dolayısıyla bu hususta bir değerlendirme yapılamadığı,konuyla ilgili takdir yetkisinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, 5. Somut olayda Sayın Mahkeme’ye sunulan taraf dilekçelerinde, müteveffa ...’ın vefat sebebi hususunda farklı değerlendirmelerin yer aldığı,taraflarca sunulan dilekçelerde yer alan vefat sebebine yönelik değerlendirmelerin farklı bir uzmanlık alanının konusu olduğu, bu hususta değerlendirme yapılamadığı,konuyla ilgili hukuki değerlendirme ve takdir yetkisi Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, 6. Davalı taraf vekilince Sayın Mahkeme’ye sunulan cevap dilekçesinde yer alan “zamanaşımı” itirazı farklı bir uzmanlık alanının konusu olduğu, bu hususta değerlendirme yapılamadığı,konuyla ilgili hukuki değerlendirme ve takdir yetkisinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, 7. Detayları yukarıda yer aldığı üzere; davalı ... Anonim Şirketi tarafından müteveffa ... için düzenlenen Tüketici Kredisi Grup Hayat Sözleşmesi Sertifikaları’nda dain-i mürtehin sıfatıyla yer alandavacı ... Bankası AnonimŞirketi’nin davaya konu talebinin kredi alacağı ile sınırlı olmak üzere TTK Madde 1401 ve Hayat Sigortası Genel Şartları Madde 4 Sigortanın Konusu başlıklı maddesine istinaden davalı ... Anonim Şirketi tarafından düzenlenmiş olan ilgili sigorta poliçesi teminat kapsamında olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır. Hukuki değerlendirme ve nihai takdir Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere, tensiplerinize arz ederiz." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına bankacı bilirkişi ..., sigortacı bilirkişi ..., kalp rahatsızlıkları alanında uzman bilirkişi ...ve onkoloji alanında uzman doktor ... tarafından sunulan 07.12.2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; " Bilirkişi heyet kök raporuna taraflarca yapılan itirazların değerlendirilmesi neticesinde; TIBBİ SONUÇ: Dosyada var olan tıbbi belgeler, hekim bilirkişiler olarak tarafımızca değerlendirilmiştir. KOAH hastalığı ile Covid-19 hastalığına bağlı ölüm arasında bir illiyet bağı olduğu değerlendirilmiştir. Hastanın vefatı ile kanser hastalığı arasında illiyet bağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sigorta Mevzuatı Yönünden: Detayları yukarıda yer aldığı üzere; A- Sayın Mahkeme’nin takdirinin “somut olayda sözleşmenin kurulması sırasında dava dışı müteveffa ...’ın beyan yükümlülüğünü kasıtlı olarak ihlal ettiği” yönünde olması halinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1435. Maddesi ile Hayat Sigortaları Genel Şartları C.2- Sözleşmenin Yapılması Sırasındaki Beyan Yükümlülüğü Maddesinin 2.2. bendine istinaden davalı ... A.Ş.’nin hasar tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı, B- Sayın Mahkeme’nin takdirinin “somut olayda sözleşmenin kurulması sırasında dava dışı müteveffa ...’ın beyan yükümlülüğünü kasıt olmaksızın (kasıtsız olarak) ihlal ettiği” yönünde olması halinde; Hayat Sigortaları Genel Şartları C.2- Sözleşmenin Yapılması Sırasındaki Beyan Yükümlülüğü maddesinin 2.2. bendinde yer alan, “Kastın söz konusu olmadığı durumlarda riziko; sigortacı durumu öğrenmeden önce veya sigortacının cayabileceği veya caymanın hüküm ifade etmesi için geçecek süre içinde gerçekleşirse, sigortacı tazminatı o tazminata ilişkin olarak tahakkuk ettirilen prim ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki orana göre öder.” hükmüne istinaden proporsiyon (oran) kuralına göre davalı ... A.Ş.’nin hasar tazmin yükümlülüğünün bulunduğu, • Genel olarak uygulamada benzer durumlar için % 400 oranında sürprim uygulaması yapıldığı, ancak tekrar belirtmek gerekir ki, bu sürprim uygulamasının tüm hayat sigorta şirketleri için geçerli olmadığı, birçok hayat sigorta şirketi benzer durumlarda en başta sözleşmenin kurulmaması yolunu tercih ettiği, ayrıca birçok hayat sigorta şirketinin de bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı bir şekilde sözleşmenin kurulması durumunda ise benzer hasar taleplerini proporsiyon kuralını uygulamadan red etme yoluna gittiği, • Yukarıda yer alan açıklamalara istinaden % 400 oranında sürprim uygulaması yapılarak ödenecek tazminat tutarının hesaplanması durumunda toplam vefat teminatınında aynı oranda azaltılması ve tazminat tutarının ona göre değerlendirilmesi gerektiği, konuyla ilgili hukuki değerlendirme ve takdir yetkisinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, • Yukarıda detaylıca açıklanan ve hesaplaması yer alan proporsiyon (oran) kuralına göre ilgili hayat sigorta poliçelerine istinaden davalı ... A.Ş.’den talep edilebilecek tazminat tutarının 8.802,15 TL olduğu, • Yukarıda yer alan açıklamalar dışında Sayın Mahkeme’ye sunulan bilirkişi heyet kök raporundaki görüş ve kanaatlerimizde değişiklik yapılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı, kök rapor görüş ve kanaatimizin muhafaza edildiği, görüş ve kanaatine varılmıştır. Nihai takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere, saygılarımızla arz ederiz." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı kararında " Sonuç olarak, sigortalı murisin davaya konu poliçelerin düzenlenmesinden önceki KOAH hastalığının bulunduğu, ancak bu rahatsızlıklarını poliçe düzenlenirken beyan etmediği, sigortalının, sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğu, sigortalının ölümü ile beyan etmediği hastalıkları arasında illiyet bağı bulunduğu ve sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir." belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 1436.maddesinde "Sigortacı sigorta ettirene, cevaplaması için sorular içeren bir liste vermişse, sunulan listede yer alan sorular dışında kalan hususlara ilişkin olarak sigorta ettirene hiçbir sorumluluk yüklenemez; meğerki, sigorta ettiren önemli bir hususu kötüniyetle saklamış olsun.Sigortacı, liste dışında öğrenmek istediği hususlar varsa bunlar hakkında da soru sorabilir. Söz konusu soruların da yazılı ve açık olması gerekir. Sigorta ettiren bu soruları cevaplamakla yükümlüdür." aynı kanunun 1439/2 maddesinde "Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde sigortalı ... tarafından davacı bankadan krediler kullandığının, ...'ın vefat ettiğinin, krediler nedeniyle borcunun bulunduğunun, davalı tarafından düzenlenmiş hayat sigortası poliçelerinin bulunduğunun, poliçeler kapsamında ödeme yapılmadığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, dosya içerisindeki ölüm belgesinden ...'ın █████/2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşıldığı, davacı tarafça vefat eden sigortalının kullandığı kredilere ilişkin hesap hareketlerinin ve ödeme planlarının, davalı vekilince de sigortalıya düzenlenen hayat sigortası poliçeleri ile bilgi formlarının sunulduğu, SGK'ya müzekkere yazılarak sigortalının kullandığı ilaçlar ve tedavi gördüğü hastanelere ilişkin bilgilerin istenildiği, sigortalının tedavi gördüğü hastanelere müzekkereler yazılarak tedavi evraklarının dosyanın içerisine alındığı, müzekkere cevaplarından sonra bilirkişi heyetine kardiyoloji ve onkoloji alanında uzman hekim bilirkişi de dahil edilerek poliçeler düzenlenirken vefat eden sigortalının beyan etmediği bir hastalığının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde beyan etmediği hastalıkları ile ölümü arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 07.12.2025 tarihli bilirkişi ek raporu incelendiğinde tıbbi yönden yapılan değerlendirmede poliçeler düzenlenmeden önce sigortalının takip ve tedavisinin yapıldığı KOAH hastalığının bulunduğunun, KOAH hastalığı ile covid-19 hastalığına bağlı ölüm arasında illiyet bağı bulunduğunun tespit edildiği, alınan bu raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, davalı tarafça sunulan davaya konu ..., ..., ... sertifika numaralı poliçeler düzenlenirken sigortalı tarafından doldurulan bilgi formlarında özellikle belirtilen KOAH hastalığından tedavi oldunuz mu sorusuna hayır cevabını vererek bilgi formunun sigortalı tarafından imzalandığı, raporda da tespit edildiği üzere sigortalının poliçeler düzenlenmeden önce takip ve tedavisinin yapıldığı KOAH hastalığının bulunduğu, KOAH hastalığı ile sigortalının ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, 6102 sayılı TTK'nun 1439/2 maddesi kapsamında değerlendirme yapıldığında sigortalının sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğu, sigortalının ölümü ile beyan etmediği hastalığı arasında illiyet bağı bulunduğu ve sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 683,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 48,90-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!