Anahtar kelimeler: Duyguların Dini Süreç İstismarı Edenin Görüşü İnanç İzmir Bendi Neticesinde

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ███████ E., █████████ K.SUÇ
: Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Dereceİzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; sanığın dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.B. İstinafİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 09.05.2019 tarihli ve ███████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile duruşma açılarak sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmünün kaldırarak sanığın dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52, 53, 62 nci maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZA.Temyiz SebepleriSanık müdafinin temyiz isteği; kararın eksik inceleme sonucunda alındığına, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 09.05.2019 tarihli ve ███████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.01.2026 tarihinde karar verildi.