Anahtar kelimeler: Lakalı Aitplakalı Arkadan Seyrederken Hususi Kamyonet Gidildiğini İstikametinde Sokak Eylemden

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracı ile İzmir Karşıyaka 6637 Sokak istikametinde seyrederken ...a idaresindeki... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı şirketin ...nolu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı ...lakalı kamyonet sürücüsü ...'ın dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden dolayı, kazanın oluşumunda %100 oranında tamamen ve asli kusurlu olduğunu, müvekkiline ait...plakalı hususi otomobil sürücüsünün ise kusursuz olduğunu, dava açılmadan arabuluculuk yoluna gidildiğini, dava şartının yerine getirildiğini fakat anlaşma sağlanamadığını, hasar bedelinin, kazaya asli ve tam kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın ZMMS sigortacısından tahsili gerektiğini, işbu maddi hasarlı trafik kazası neticesinde, arka cam, sağ stop, sol stop, bagaj kapağı, arka tampon değişim, arka panel, havuz sacı ve sağ arka çamurluk onarım işlemlerine ve yine arka tampon, arka panel, bagaj kapağı, havuz sacı ve sağ arka çamurluk boyama işlemlerine maruz kaldığını, kazaya sebebiyet veren aracın trafik sigortacısı tarafından zarar karşılanmadığını, hasarlanan müvekkiline ait araç tamamen onarılmış olsa bile, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonraki rayiç değerinin olaydan önceki rayiç değerinden az olacağını, müvekkiline ait aracın kusursuz olduğu bir kaza sebebiyle hasar gördüğünü ve aracın parçalarının büyük bir kısmının onarıldığını, hasar sonrası yapılan onarımın müvekkilinin aracında yüksek miktarda değer kaybı meydana getirdiğini, eksper... tarafından tanzim olunan raporda müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı ve hasar bedeli tespiti de yapıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonunun ... sayılı █████/2023 tarihli ilamında hükmedilen 50,00-TL değer kaybı ve 50,00-TL hasar bedelininmahsubu ile tespit edilen bakiye 32.587,58-TL hasar bedeli ve 8.350,00-TL değer kaybı bedelinin işlemiş faizi ile İzmir... İcra Dairesinin... sayılı dosyası ile tahsili istendiğini, davalı tarafça yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğunu beyan etmekle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin poliçe limitleri sabit olduğunu, 100.000,00-TL poliçe limitine sahip olduğunu, davacı yanın talepleri karşılandığını, hasar kapsamında müvekkil şirket tarafından █████/2023 tarihinde 100,00-TL davacıya hasar ödemesi yapıldığını, bilirkişinin hesap edeceği tutarın, önceki ödemelerden tenzili gerektiğini, müvekkili şirketin davacıya karşı kalan sorumluluğunun 99.900,00-TL ile sınırlı olduğunu, aracın daha önceki kazalarının kontrolünün gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazada atfa kabil bir kusuru olmadığını, aracın değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş olan plastik parçaların hesaba katılmaması gerektiğini, hesaplamanın Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, talebin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davaya konu kazada değer kaybı oluşup oluşmadığının incelenmesi gerektiğini, başvuran tarafından onarımı gerçekleştiren servise KDV ödemesi yapıldığına ilişkin belge sunulmadığını, hasar bedelinin sabit olup işbu bedelin bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacı yan hasar taleplerinin gerçek dışı olduğunu beyan etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Davacı ...'e ait nüfus kayıt örneği,
3-İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası,
4-█████/2022 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı,
5-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları,
6-Davalı ... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, █████/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin evrak ve kayıtlar,
7-Dava konusu kazanın gerçekleştiği █████/2022 tarihi ve mevcut durum itibarıyla ... ve ... plaka sayılı aracın trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
8-Sigorta Tahkim Komisyonunu...Karar sayılı dosyası,
9-Otomotiv alanında uzman bilirkişinin █████/2024 havale tarihli raporu,
10-Sair deliller.
DAVA KONUSU
:
Açılan dava, █████/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'e ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan onarım bedeli ile değer kaybı bedelinin tazmini amacıyla ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirktten tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., ███████ K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ..., borçlunun ... Anonim Şirket olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhinde 32.587,58-TL bakiye hasar bedeli, 8.350,00-TL bakiye değer kaybı bedeli, 3.674,25-TL işlemiş faiz, 941,46-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.553,29-TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafından süresinde yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
█████/2022 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile araçların hasar aldıkları bölgeler ve kazanın meydana geliş şekli birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazasının seyir halinde iken önünde aynı istikamette ilerleyen ... plakalı araca çarpmak suretiyle kazanın meydana gelmesine sebep olan ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği kabul olunarak yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı vekilinin zamanaşımı itirazının davalı vekilince sunulan █████/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunulmadığı, zamanaşımı itirazının bir defi olup cevap dilekçesi sunma süresi içinde sunulması gerektiği nazara alınarak, bu kapsamda itirazın süresi içinde ileri sürülmediği dikkate alınarak reddi yönünde ara karar tesis edilmiştir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, █████/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil kayıtları, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, dava konusu ... plakalı araca ait tramer kaytları, Sigorta Tahkim Komisyonunun ...Karar sayılı dosyası ve sair deliller göz önünde bulundurularak; dava konusu █████/2023 tarihli trafik kazası sonucunda ... plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin ne kadar olduğu, hasar sebebiyle dava konusu araçta varsa oluşan değer kaybı bedelinin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, otomotiv alanında uzman bilirkişi █████/2024 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davaya konu ... plakalı, 2002 model, ... marka aracın
22.09.2022 kaza tarihi itibarıyla hasar onarım bedelinin, onarım faturalarına göre onarım bedelinin KDV dahil 8.680,01-TL yedek parça ve 11.800,00-TL işçilik dahil olmak üzere (KDV DAHİL) 20.480,01-TL olduğu, anılı fatura bedelinin
piyasa koşulları ve rayiç değere uygun olduğu, 2002 model, 20 yaşında araç için reel onarım bedeli
olduğu,
eksper... raporuna göre onarım bedelinin; 16.208,97-TL yedek parça, 11.450,00-TL işçilik olmak üzere toplam 27.658,97-TL+KDV, KDV dahil 32.637,58-TL olduğu, eksper ... uzman görüş raporuna göre onarım bedelinin; 15.762,33-TL yedek parça, 10.000,00-TL işçilik olmak üzere toplam 25.762,33-TL+KDV, KDV dahil 30.399,55-TL olduğu, 2002 model (kaza tarihinde 20 yaşındaki) aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması
neticesinde, kaza tarihinde, onarım sonrası rayicinin 145.000,00-TL ile 150.000,00-TL olduğu, ortalama
değerinin 147.500,00-TL olduğu, Yargıtay 17 HD'nin gerçek zarar ile ilgili gerçek zarar
ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (155.000,00-TL) onarım sonrası rayici (147.500,00-TL)
arasındaki farktır kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında
değer kaybının 7.500,00-TL olduğunu mütalaa etmiştir.
Davacı vekilinin rapora karşı itirazları ile ek rapor veya yeni bir bilirkişiden rapor alınması talebinin, bilirkişi raporunda dava konusu araçta oluşan hasarın onarım işlemleri ile onarım bedeli ve değer kaybı bedelinin gerekçeli olarak yeteri açıklıkta değerlendirildiği, ek rapor veya yeni bir rapor alınmasının yargılamaya herhangi bir katkı sağlamayacağı anlaşılmakla reddi yönünde ara karar tesis edilmiştir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının █████/2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, sigorta şirketinin temerrütün rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği █████/2022 tarihi itibarıyla vuku bulduğu, icra takibinin ise █████/2024 tarihinde ikame edildiği gözetildiğinde, temerrüt tarihi ile icra takibinin ikame edildiği tarih arasında 452 gün olduğu, hasarın onarım bedeli 20.430,01-TL üzerinden █████/2022 ile █████/2022 tarihleri arasında işlemiş faiz bedelinin (20.430,01*9*█████████) 2.276,97-TL olduğu, değer kaybı bedeli 7.450,00-TL üzerinden █████/2022 ile █████/2022 tarihleri arasında işlemiş faiz bedelinin (7.450,00*9*█████████) 830,32-TL olduğu, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin ödeme emrine yönelik itirazının 20.430,01-TL bakiye hasar onarım bedeli, 7.450,00-TL bakiye değer kaybı bedeli, 2.276,97-TL bakiye hasar onarım bedelinin işlemiş faiz bedeli ve 830,32-TL bakiye değer kaybı bedelinin işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 30.987,30-TL yönünden haksız olduğu kanaatine varılmış ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...abuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davacı ...'e ait nüfus kayıt örneği, İzmir .. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, █████/2022 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, █████/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin evrak ve kayıtlar, dava konusu kazanın gerçekleştiği █████/2022 tarihi ve mevcut durum itibarıyla ... ve ... plaka sayılı aracın trafik tescil ve ruhsat belgeleri, Sigorta Tahkim Komisyonunun... Karar sayılı dosyası, otomotiv alanında uzman bilirkişinin █████/2024 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, █████/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'e ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan onarım bedeli ile değer kaybı bedelinin tazmini amacıyla ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirktten tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhinde 32.587,58-TL bakiye hasar bedeli, 8.350,00-TL bakiye değer kaybı bedeli, 3.674,25-TL işlemiş faiz, 941,46-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.553,29-TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafından süresinde yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, dava konusu trafik kazasının seyir halinde iken önünde aynı istikamette ilerleyen ... plakalı araca çarpmak suretiyle kazanın meydana gelmesine sebep olan ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği, kaza neticesinde davacıya ait araçta hasar meydana geldiği, araçta gerçekleştirilen tamirat işlemlerine ait olarak düzenlenen ve piyasa koşullarına göre makul olan onarım faturaları gözetildiğinde hasarın onarım bedelinin 20.480,01-TL olduğu, dava konusu aracın kazadan önceki hasarsız halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin 155.000,00-TL, kazadan sonraki hasarlı halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin 147.500,00-TL olduğu, bu kapsamda araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin 7.500,00-TL olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonunun... Karar sayılı dosyası kapsamında verilen karar doğrultusunda ödenen 50,00-TL onarım bedeli ve 50,00-TL değer kaybı bedeli mahsup edildiğinde bakiye onarım bedelinin 20.430,01-TL, bakiye değer kaybı bedelinin ise 7.450,00-TL olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonunun...Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda başvuru sahibinin talebinin kabulüne, taleple bağlı kalınarak miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildiği, hakemin davacı vekilinin rapora karşı itirazları hakkında herhangi bir ara karar oluşturulmadığı gibi, davacı vekiline ıslah için de herhangi bir süre verilmediği, belirtilen gerekçeler dahilinde davacı tarafın hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmiş olduğu, iş bu davanın Sigorta Tahkim Komisyonunun ... Karar sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararının mahkememiz dosyası açısından kesin hüküm teşkil etmesinin mümkün olmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının █████/2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, sigorta şirketinin temerrütün rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği █████/2022 tarihi itibarıyla vuku bulduğu, icra takibinin ise █████/2024 tarihinde ikame edildiği gözetildiğinde, temerrüt tarihi ile icra takibinin ikame edildiği tarih arasında 452 gün olduğu, hasarın onarım bedeli 20.430,01-TL üzerinden █████/2022 ile █████/2022 tarihleri arasında işlemiş faiz bedelinin (20.430,01*9*█████████) 2.276,97-TL olduğu, değer kaybı bedeli 7.450,00-TL üzerinden █████/2022 ile █████/2022 tarihleri arasında işlemiş faiz bedelinin (7.450,00*9*█████████) 830,32-TL olduğu, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin ödeme emrine yönelik itirazının 20.430,01-TL bakiye hasar onarım bedeli, 7.450,00-TL bakiye değer kaybı bedeli, 2.276,97-TL bakiye hasar onarım bedelinin işlemiş faiz bedeli ve 830,32-TL bakiye değer kaybı bedelinin işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 30.987,30-TL yönünden haksız olduğu, tazminatın mahkememizce yapılan yargılama sırasında dosyanın tevdi edildiği teknik bilirkişi vasıtasıyla gerçekleştirilen teknik inceleme ve hesaplama çerçevesinde belirlendiği dikkate alındığında likit mahiyette olmadığı ve icra inkar tazminatı açısından yasal şartların oluşmadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve ekspertiz ücreti bedelinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesi suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalı ... Anonim Şirketinin İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 20.430,01-TL bakiye hasar onarım bedeli, 7.450,00-TL bakiye değer kaybı bedeli, 2.276,97-TL bakiye hasar onarım bedelinin işlemiş faiz bedeli ve 830,32-TL bakiye değer kaybı bedelinin işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 30.987,30-TL yönünden İPTALİNE, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 20.430,01-TL bakiye hasar onarım bedeli, 7.450,00-TL bakiye değer kaybı bedeli, 2.276,97-TL bakiye hasar onarım bedelinin işlemiş faiz bedeli ve 830,32-TL bakiye değer kaybı bedelinin işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 30.987,30-TL alacak bedeli üzerinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca asıl alacağa %9 oranında ve değişen oranlarda ticari işlerde yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, 12.157,57-TL bakiye hasar onarım bedeli, 900,00-TL bakiye değer kaybı bedeli, 1.397,28-TL bakiye hasar onarım bedelinin işlemiş faiz bedeli ve 111,14-TL bakiye değer kaybı bedelinin işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 14.565,99-TL alacak bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alacak miktarı likit olmadığından yasal şartları olmayan icra inkar tazminatı bedelinin davalı ... Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi talebinin REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.116,74-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 550,17-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.566,57-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 70,00-TL elektronik tebligat, 8,50-TL posta (KEP) masrafı, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.578,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 2.434,24-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı ile 550,17-TL peşin harç olmak üzere toplam 977,77‬-TL harç bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 14.565,99-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin 2.448,85-TL'sinin davacıdan, 1.151,15-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
9-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!