Anahtar kelimeler: Tamironarım Tramer Zmss Çarparak Aracında Esaskarar Fiilden Hasarlı Parçaların Piyasa

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:KARARIN YAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:1.BEYANLAR
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 23.01.2025 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS kapsamında sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...’in park hâlindeki davacı ...’e ait ...plakalı araca çarparak %100 kusurlu şekilde maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği, müvekkilin aracında meydana gelen hasar nedeniyle parçaların değişmesi, tamir-onarım işlemleri ve TRAMER kaydı sebebiyle aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde zorunlu olarak değer kaybı oluştuğu, KTK m.97 uyarınca davalı sigorta şirketine 27.03.2025 tarihinde yazılı başvuru yapıldığı, sigorta şirketinin 08.04.2025 tarihinde yalnızca 25.000 TL ödeme yaptığı ancak gerçek zarar çok daha yüksek olduğundan zararın tamamının karşılanmadığı, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 10,00 TL değer kaybı talep edildiği, değer kaybının bilirkişi incelemesiyle tam ve kesin olarak belirleneceği, ZMSS poliçesi kapsamında zararın sigorta şirketince avans faiziyle karşılanması gerektiği, temerrüt tarihinin öncelikle 23.01.2025 kaza tarihi, aksi hâlde 27.03.2025 başvuru tarihi, bu da kabul edilmezse 08.04.2025 arabuluculuk başvuru tarihi olarak esas alınması gerektiği belirtilerek, araçta oluşan değer kaybının temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının 23.01.2025 tarihli trafik kazası nedeniyle araçta oluştuğunu iddia ettiği değer kaybı için açtığı davanın haksız ve yersiz olduğu, ... plakalı aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğu, davacının başvurusu üzerine ... numaralı hasar dosyasının açıldığı ve ekspertiz raporunda araçtaki değer kaybının 25.000 TL olarak tespit edilmesi üzerine bu tutarın 08.04.2025 tarihinde davacıya ödendiği, ayrıca araç hasarına ilişkin 30.12.2024 tarihinde 69.823,25 TL ödeme yapıldığı, bu nedenle müvekkil şirketin sorumluluğunu yerine getirdiği ve davacıya yönelik herhangi bir borcunun kalmadığı, dava konusunun mükerrer ve mesnetsiz olduğu için davanın reddi gerektiği, yapılacak bilirkişi incelemesinde değer kaybı hesabının Genel Şartlara göre yapılması gerektiği, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğu, davacının kaza tarihinden faiz isteminin hukuken mümkün olmadığı, TTK m.1427 gereği sigortacının sorumluluğunun ancak gerekli belgelerin tesliminden sonra ve her hâlde ihbardan itibaren 45 gün geçince muaccel hale geleceği, bu nedenle kaza tarihinden faiz istenmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek müvekkil şirket yönünden davanın tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:Bilirkişiler (...- ...) █████/2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; 23.01.2025 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracı kullanan ...’in KTK m.67/1-a-b’de düzenlenen manevra kurallarına aykırı davranarak araçların arasından çıkma ve manevra yapma sırasında diğer yol kullanıcıları için tehlike yarattığı, bu nedenle KTK m.84’te düzenlenen “manevraları düzenleyen genel şartlara uymama” asli kusurunu işlediği ve kazada %100 oranında kusurlu olduğu, park hâlindeki ...plakalı araç sürücüsü ...’ün ise kusurunun bulunmadığı tespit edildiği; kaza tarihinde ...Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ZMSS poliçesinin yürürlükte olduğu ve araç başına teminat limitinin 300.000 TL olduğu, dosya kapsamındaki ekspertiz raporunda aracın kasko sigortası üzerinden tamir edildiği, hasarın plastik aksamlarla sınırlı olduğu ve sac aksamında hasar bulunmadığı; davacının değer kaybı talebi üzerine sigorta şirketinin 25.000 TL ödeme yaptığı, yapılan piyasa rayiç değer analizine göre aracın gerçek değer kaybının 30.000 TL olduğu, yapılan ödeme mahsubu sonrası davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı tazminatının 5.000,00 TL olduğu değerlendirilerek, bu hususların mukayeseli şekilde incelenip raporlandırıldığı ve takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun haksız fiile dayalı maddi tazminata ilişkin olduğu görülmüştür.Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 49
:"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür"TBK madde 50
:"Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır"Karayolları Trafik Kanunu (KTK) madde 86/1:"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur",KTK madde 85
:“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar”KTK madde 88
:“Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.Yine TBK madde 61 “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır” hükmüyle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilirAyrıca davalı sigorta şirketi yönünden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davacının mülkiyetine bulunan park halindeki araca davalı şirketin sigortalısı konumundaki dava dışı sürücü ...çarptığı, davacının davalı sigorta şirketine ZMSS şartlarına göre başvurduğu fakat kısmi ödemenin yapıldığı, davacının değer kaybı bedelini talep ettiği, kusur bilirkişi tarafından verilen raporun; dava dışı sürücü Beyza Nur Yiğit'in KTK madde 67/1-a/b gereği manevraları düzenleyen genel kurallara uymadığı bu sebeple tam kusurlu olduğunun belirlendiği, davacının sahip olduğu araç yönünden hasar bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin; 5.000,00 TL değer kaybı bedeli olarak belirlendiği, ilgili kusur ve hasar raporlarının hukuka ve kanuna uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğunun değerlendirildiği, meydana gelen haksız fiil sebebiyle davalı sigorta şirketinin ZMSS kapsamında sorumlu oldukları belirlenmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.HÜKÜM
: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere):Davanın KABULÜ İLE,1-Dava konusu aracın değer kaybı tazminatına ilişkin 5.000,00 TL'nin █████/2025 temerrüt tarihinden itibaren (sigorta limiti dahilinde) işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,2- Harç peşin alındığından alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamı olan 700,62 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan
: 615,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan masraf olan
: 8.177,50 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip Hakim