Anahtar kelimeler: Mülkî Amirlerince Yalan Lirası İdarî Gerçeğe Beyanda Adres Yurt Dış
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: 5490 sayılı Kanun'a muhalefet, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER
: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
A. 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'na (5490 sayılı Kanun) Muhalefet Suçu Yönünden Kurulan Hükme Yönelik Olarak;
5490 sayılı Kanun'un 68/1-c maddesindeki düzenleme “Adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyenlere 50 Türk lirası, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara 1000 Türk lirası idarî para cezası, yurt içinde mülkî idare amirlerince, yurt dışında ise dış temsilciliklerce verilir.” şeklinde olup, dosya kapsamı ve iddianamedeki anlatıma göre, sanığın üzerine atılı nüfus idaresine, oturmadığı bir adresi yerleşim yeri adresi olarak bildirmesi şeklindeki eylemin 5490 sayılı Kanun'un 68/1-c maddesinde düzenlenen kabahati oluşturduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında 5490 sayılı Kanun'un 67/1. maddesine aykırılıktan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, verilebilecek idari para cezasının miktarına göre, 5326 sayılı Kanun'nun 20/2-c maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle, kabahatli hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçu Yönünden Kurulan Hükme Yönelik Olarak;
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d maddesi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 11.05.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 15.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!