Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Başkan Yazim Konya Katip Diş İhtiyati Haciz Üye

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
KATİP
: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
D. İŞ EK KARAR TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ... D. İş Esas- ... D. İş Karar
İHTİYATİ HACİZ
TALEP EDEN
: ........
VEKİLİ
: Av.....
İSTİNAF EDEN
KARŞI TARAF
: 1-........
VEKİLİ
: Av.....
DİĞER KARŞI TARAFLAR
: 2-........
: 3-........
TALEP
: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından karşı taraflar aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebi ile ilgili olarak █████/2025 tarihinde tesis edilen ek karara, karşı taraf ........ vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP
: İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili ile dava dışı asıl borçlu ........ Şti. arasında imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmelerine istinaden kredi hesapları açıldığını ve krediler kullandırıldığını, karşı taraf borçluların ise, kredilere ilişkin sözleşmeleri müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi üzerine 17.07.2025 tarihinde kredi hesapları kat edilerek ihtarname ile 10.130.853,48 TL nakit, 148.320,00 TL gayri nakit olmak üzere toplamda 10.279.173,48 TL alacağın ödenmesi gerektiği bildirilmiş olmasına rağmen bugüne kadar borcun ödenmediğini ayrıca, kat tarihi sonrası nakde dönen çek garanti tutarları bulunduğunu ve toplamda 93.570,00 TL tutarında çek garanti tutarının nakde dönüştüğünü, ihtiyati haciz talep şartlarının oluştuğunu, borçlu ........ yönünden 26.922.537,03 TL, borçlu ........ yönünden 10.299.802,66 TL, borçlu ........ yönünden 619.236,72 TL alacak için teminatsız olarak borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ D. İŞ KARARIN ÖZETİ
: Mahkemece, "...Somut olayda, talep eden tarafından ibraz edilen delillerin borçlular ........ ve ........ yönünden; 10.130.853,48 TL, borçlu ........ yönünden; 619.236,72 TL tutarındaki alacağın varlığı ve muacceliyeti yönünden yaklaşık ispata elverişli olduğu, alacağın rehinle teminat altına alındığına dair bir delilin mevcut olmadığı, dolayısıyla ihtiyati haczin şartlarının mevcut olduğu sonucuna varıldığından ihtiyati haciz talebinin borçlu ........ yönünden ise kabulüne, borçlular ........ ve ........ yönünden kısmen kabulüne (ihtarnamedeki miktar gözetilerek), fazlaya ilişkin kısmın ise ibraz edilen delillerin yaklaşık ispata elverişli görülmemesi nedeniyle reddine ..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin, borçlu ........ yönünden kabulüne, borçlular ........ ve ........ yönünden kısmen kabul, kısmen reddi ile, İİK'nun 257 ve devamı maddeleri gereğince, alacaklının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde karşı taraf olan borçlu/borçlular ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, borçlunun/borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İTİRAZ
: Karşı taraf ........ vekili, ihtiyati haciz kararının yetkisiz ve görevsiz mahkeme tarafından verildiğini, alacağın rehin ile koruma altına alınmış olduğundan rehinli alacak için ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, kat ihtarının usulsüz tebliğ edilmiş olması nedeniyle takip hukukuna başlanılamayacağını, kat ihtarının tebliğ edildiği tarihte asıl borçlunun konkordato sürecinde olduğunu, konkordato sırasında takip hukukuna ilişkin işlem tesis edilemeyeceğini, müvekkiline ait kefalet beyanı geçersiz olup, müvekkilinin müteselsil kefilliğine açıkça itiraz ettiklerini, kefilliği hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte kefilin sorumluluğunun azami kefalet tutarı ile sınırlı olduğunu, asıl borçlu tarafından yapılan ödemelerin niteliğinin belirsiz olduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF EDİLEN EK KARARIN ÖZETİ
: Mahkemece "...Somut olayda, genel kredi sözleşmesine eklenen sözleşme maddesi ile Ankara mahkemelerinin yetkisi kabul edilmiş ise de aynı sözleşme hükmü ile kanunen yetkili olan mahkemelerin yetkisinin saklı tutulduğu, yetki sözleşmesinin münhasır yetki sözleşmesi niteliğinde olmadığı, kanunen yetkili mahkemelerinin yetkisinin devam ettiği, borçluların yerleşim yeri (Konya ili) dikkate alındığında ihtiyati haciz talebi yönünden mahkememizin yetkili olduğu, bununla birlikte yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için tarafların tacir olmasının gerektiği, itiraz edenin tacir olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı gibi itiraz dilekçesi ile itiraz edenin tacir olmadığının ifade edildiği, itiraz edenin tacir olmaması karşısında yetki sözleşmesinin itiraz eden yönünden geçersiz olduğu, dolayısıyla yetki itirazının yerinde olmadığı, itiraz edenin kefaletten doğan borçlarının rehin ve/veya ipotekle teminat altına alındığına ilişkin bir delil ibraz edilmediği, asıl borçlunun borcunu temin etmek üzere verilen rehin ve ipotekten itiraz edenin yararlanamayacağı, aksi yöndeki itirazların yerinde olmadığı, kefaletin şeklen geçerli olması karşısında diğer itirazların ancak esas hakkında açılacak davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu sonucuna varıldığından itirazın reddine...." gerekçesiyle, mahkemece verilen █████/2025 gün ve ... D.İş- ... K. sayılı ihtiyati haciz kararına borçlu ........ tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Karşı taraf ........ vekili itiraz dilekçesini tekrarla,ihtiyati haciz kararının yetkisiz ve görevsiz mahkeme tarafından verildiğini, alacağın rehin ile koruma altına alınmış olduğundan rehinli alacak için ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, yaklaşık ispatın sağlanmadığını, alacağın muaccel olmadığını, kat ihtarının tebliğ edildiği tarihte asıl borçlunun konkordato sürecinde olup, konkordato sırasında takip hukukuna ilişkin işlem tesis edilemeyeceğini, kefilliğin fer'i nitelikte bir borç olması nedeniyle asıl borç için muaccel olmayan alacağın kefil için de muaccel olmayacağını, kat ihtarının usulsüz tebliğ edilmiş olması nedeniyle takip hukukuna başlanılamayacağını, müvekkiline ait kefalet beyanı geçersiz olup, müvekkilinin müteselsil kefilliğine açıkça itiraz ettiklerini, kefilliği hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte kefilin sorumluluğunun azami kefalet tutarı ile sınırlı olduğunu, asıl borçlu tarafından yapılan ödemelerin niteliğinin belirsiz olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Talep, ihtiyati haciz kararına itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.'' hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Yasa'nın 258/1 madde ve fıkrasında ise; "İhtiyati hacze 50nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmü yer almaktadır.
İİK'nın 265. maddesinde de “ Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz. '' düzenlemesi bulunmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ihtiyati haciz talebinin kabulü için İİK'nın 257 ve 258. madde koşularının oluştuğu, karşı taraf ........'ın ileri sürdüğü itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı ve bu itibarla, ilk derece mahkemesince itirazın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, karşı taraf ........ vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşı taraf ........ vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının karşı taraf ........'dan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran karşı taraf ........ tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
.....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!