Anahtar kelimeler: İbareyi Markayı Sınıfta Yana Unsurunu İbareli Sözkonusu Markanın Sınaî Fikri
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 38.sınıfta tescilli "..." markaları bulunduğunu, davalının müvekkili markasıyla benzer şekilde ██████████ sayılı "..." ibareli markayı 38. sınıfta tescil ettirdiğini, markanın esas unsurunu oluşturan "..." ibaresi üzerinde müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu ve 1993 yılından bu yana sözkonusu ibareyi kullandığını, davacı markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkiline ait RTÜK yayın lisansı göz önüne alındığında, davalı markasının tescilli olduğu sınıfta hizmet veremeyeceğini, davalı tarafın müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacıyla dava konusu markayı kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek davalıya ait ██████████ sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; markaların benzemediğini, marka üzerinde davacının öncelik hakkı bulunmadığını, iddiaların mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının önceki tarihli ██████████ tescil no.lu "..." ibareli markasının 38. sınıfta tescilli olduğu, sonraki tarihli ... numaralı "... ..." ibareli markanın aynı emtia sınıfında davalı adına tescilli olduğu, dosyaya sunulan delilerden davacı tarafın "... " ibaresini radyo televizyon yayıncılığı konusunda markasal olarak kullandığı ve söz konusu delillerin marufiyet şartını sağlamaya yeterli olduğu, bu nedenle davacının "..." asli unsurlu ibare bakımından 38. sınıfta gerçek hak sahibi olduğu, her iki taraf markasının asli unsurunun "..." ibaresi olup, markalar arasında görsel işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, tescil sınıflarının aynı olduğu, "..." uzantılı alan adının da 18.10.2010 yılından itibaren davacı adına tescilinin bulunduğu, taraf beyanlarından da kabul edildiği üzere davalının davacı tarafın 1993 yılından bu yana "..." asli unsuru ile yayın faaliyeti yaptığını bildiği veya bilmesi gerektiği, kamuya yayın yapan organları işletme iradesinde olan davalının davacının yayın yaptığı marka ile iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer marka tercihinin kötüniyetli olarak değerlendirilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince hükümsüzlük kararı verilmesinin isabetli olduğu ancak Mahkemece davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğu da kabul edilerek karar verilmişse de davacının tescilli markasının aynı ya da benzerinin tescil edilmesinin tek başına davalının kötüniyetli olduğunu göstermeyeceği, bu nedenle kötüniyetli tescil olduğuna yönelik gerekçenin yerinde olmadığı, davalının kötüniyetli tescile yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!