Anahtar kelimeler: Meyvesebze Efthavale Sebze Ödemekte Satımdan Alımsatımından Aralıklarla İrsaliyeli Meyve Almış

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili █████/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında meyve-sebze alım-satımından kaynaklanan ticari iş ilişkisi olduğunu, davacının teslim ettiği malların irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlendiğini, davalıya gönderdiğini, davalı şirketin almış olduğu malların bedelini belli aralıklarla müvekkilinin bildirdiği banka hesabına eft/havale yoluyla ya da kredi kartı ile ödemekte olduğunu, ancak müvekkilinin yapmış olduğu hesaplamalar neticesinde 1.282.040,38 TL bedelli teslim ettiği meyve-sebze ücretinin kendisine ödenmediğini fark ettiğini, davacının kendisine yapılan ödemeleri banka aracılığıyla almakta olup, elden ödeme almadığını, davalı taraf faturalara itiraz etmemiş ve meyve-sebze alım-satıma dayalı bir borç ilişkisinin (sözleşmenin) varlığını kabul etmiş olduğunu, bu sebeple aralarında borç doğuran bir hukuki ilişkinin varlığını ikrar ettiğini, açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulü ile ilgili icra dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yana dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı yanca cevap dilekçesi sunulmadığı ve duruşmalara temsilen kimsenin katılmadığı anlaşıldı.
DELİLLER
: Bilirkişi Raporu, ... 18. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası, ... yazı cevabı, Ba/BS formları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
█████/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacıya ait yasal defterlerin Elektronik ortamda tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının Vergi Usul Kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı, Davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirindedir. Davalıya ait yasal defterlerin ibraz edilmediği Sayın Mahkemece davacının ... 18. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu icra takibinin yerinde olduğuna hükmedilmesi halinde; Davacı ... Ltd, Davalı ... A.ş’den 1.282.040,38 TL Asıl Alacak, 820.330,22 TL Temerrüt Faizi olmak üzere toplam 2.102.370,60 TL ALACAKLI olduğu, Sayın Mahkemece İcra İnkar Tazminatına hükmolunması halinde ise 256.408,08 TL İcra İnkar Tazminatı Alacağı olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE
: Dava, sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya 2023 ve 2024 yılında muhtelif tarihlerde mal teslimi yaptığı ve davalının da kısmi ödemeler yaptığı, bakiye 1.282.040,38 TL'nin ödenmemesi nedeniyle ... 18.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, yapılan itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesi ise sunmamıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki ve anlaşma gereği hizmetin verilip verilmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, aynı hususta davalı yana tebliğ ile ihtarat yapılmış, ancak buna rağmen ticari kayıtları sunulmadığından, davalı yanın ticari kayıtları ibrazdan kaçındığı kabul edilmiştir.
Nitekim dosyamıza sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; davacıya ait yasal defterlerin Elektronik ortamda tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının Vergi Usul Kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı, davalıya ait yasal defterlerin ibraz edilmediği Sayın Mahkemece davacının ... 18. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu icra takibinin yerinde olduğuna hükmedilmesi halinde; davacı ...Ltd, Daval...A.ş’den 1.282.040,38 TL Asıl Alacak, 820.330,22 TL Temerrüt Faizi olmak üzere toplam 2.102.370,60 TL alacaklı olduğu, tespiti yapılmıştır. Hazırlanan rapor tebliğ edilmesine rağmen taraflarca itiraz edilmediği, davalının malları irsaliye karşılığında teslim aldığı ve kısmi ödemeler yaptığı görülmektedir. Taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davacı yanca edimlerin ifa edilmesine rağmen davalılarca hizmet bedelinin ödenmediği, bu kapsamda bilirkişi raporu kapsamında davanın kabulü ile takibin kaldığı yerden devamına karar vermek gerekmiştir.
Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE,
Davalının ... 18.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 1.282.040,38 TL alacağın %20'si olan 256.408,08 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 87.576,17 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 15.483,85 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 72.092,32 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 197.485,65 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 15.483,85 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 117,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 24.304,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!