Anahtar kelimeler: Süreç Edenin Görüşü Kötüye Neticesinde Takdiren Edilebilir Sayisi Esastan Avukatlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ KararSUÇ
: Görevi kötüye kullanmaHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Dereceİstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.B. İstinafİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 24.01.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafiinin Temyiz İstemiİstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesinin gerekçeli kararını tebliğe çıkarttığı avukat ...'nin tebliğ tarihinde sanığın yanında sigortalı olarak çalışmadığına, tebligatı tebliğ alan ...'ın ...'nin çalıştığı iş yerinin çalışanı olduğuna ve sanık tarafından tanınmadığına, sanığın mahkeme tarafından yapılan tebligattan haberdar olmadığına, tebliğin usule uygun yapılmadığına, mahkemece bu yöndeki savunmalarının araştırılmadığına, usul ve kanuna aykırı olarak verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe... Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ Esasına kayden görülen davada, davalı sıfatıyla yer alan katılanların vekilliğini üstlenerek 25.01.2017 tarihli ve ███████ sayılı Kararı tebellüğ etmesine rağmen istinaf kanun yoluna başvurmayarak görevini kötüye kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükme karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; sanığın anılan karardan haberinin olmadığına ve kararı tebellüğ eden ...'ı tanımadığına yönelik savunması karşısında, ...'ın sanığın daimi işçisi olup olmadığı araştırılarak gerekirse bu hususta tanık sıfatıyla beyanına başvurulması, ... Baro Başkanlığının 02.07.2018 tarihli yazısına göre sanık hakkında 2007/D.611 sayılı disiplin dosyasında verilen 25.02.2017 tarihli karar ile 10 ay işten çıkarma disiplin cezası bulunduğunun belirtilmesi dikkate alınarak, sanığın mahkemece gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı tarihte mesleğini yapmaktan yasaklı olup olmadığının tespit edilmesi ve buna göre savunmasının doğruluğunun araştırılması, eylemin sübutu halinde suça konu karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 10.07.2018 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile tebligat eksikliğinden kaynaklı dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi sonrasında davacının istinaf dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmesi üzerine davalı katılanların vekilliğini üstlenen bir başka avukat tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 07.10.2019 tarihli █████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile davalı katılanların istinaf başvurusunun incelenerek istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği göz önünde tutulup bu kapsamda, objektif cezalandırma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin de karar yerinde tartışılarak değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Hukuka aykırı görülmüştür.III. KARARDeğerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince verilen Kararın, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.11.2025 tarihinde karar verildi.