Anahtar kelimeler: Holding Holdingin Makbuz Hissedar Murisi Devrettiğini Muris Hisselerini Hisse Paylarından

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████KararHÜKÜM
: Esastan RetİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 21. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
:████████ Esas- ████████ KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'nin ... numaralı makbuz ile ... Holding A.Ş. ortaklık paylarından hisse alarak hissedar olduğunu, bu belgenin holding yetkililerinden ... ve ... tarafından imza altına alındığını, 1979 yılında yapılan bu hisse devri ile Holding'in 10.000,00 TL'ye karşılık gelen hisselerini muris ...'ye devrettiğini, devir tarihinden bugüne kadar muris ...'ye ve mirasçılarına şirket ortağı hissedarı sıfatıyla herhangi bir kar dağıtımı yapılmadığını, ticaret sicil kayıtlarından şirketin kayden aktif gözüktüğünü, bunun üzerine davalı şirkete ihtarnameler keşide edilerek, şirketin faal olup olmadığı, faal ise ticaret sicili ve vergi numaralarının, miras yoluyla intikal eden ortaklık paylarının bugün itibariyle şirket kayıtları hisseleri oranın bildirilmesinin istendiğini, ancak şirketin ticaret sicildeki adreslerine tebligat yapılamadığını ileri sürerek murisin ve davacıların şirket ortağı olduklarının tespitine, 1979 yılından itibaren ödenmeyen kar paylarının tespit edilerek şimdilik 5.000,00 TL'nin devir tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların sunduğu makbuzun, bir hisse devir sözleşmesi veya sermaye taahhüdü olmadığı, makbuzu imzalayanlar tarafından seçenekli imkan tanıma taahhüdünde bulunulduğu ancak pay defterine kayıt yapılmadığı gibi, davacılar murisinin pay defterine kayıt yapılmasını talep ettiğine dair bir başvuru belgesinin de bulunmadığı, eski defterlerin saklama süresi dolduğundan bahisle davalı tarafça sunulmadığı, bilirkişi incelemesine sunulan defterlerde de ortaklıkla ilgili davacılar murisi hakkında bir kayıt tespit edilmediği, davacıların ... Holding A.Ş. ortaklığının devam edeceğine dair bir makbuza dayanılmış ise de, bu makbuzun tarihinin belli olmadığı, payların Muris Mehmet tarafından başkasına devir edilip edilmediğinin belli olmadığı, bu güne kadar ortaklıkla ilgili bir işlem yapılmadığı, ortaklığın olduğu ve dava tarihine kadar devam ettiğine dair bir kayıt bulunmadığı, makbuzu imzalayanların ... Holding A.Ş. ortakları veya yetkilileri olup olmadığının da belli olmadığı, bu haliyle davanın sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davacıların murisi ...'nin tarafından para ödeme makbuzu karşılığında davalı şirkete ortak olduğunun tespiti ile, hisse devrinden bugüne kadar ödenmesi gereken kar payının, devir tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsili istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ...'nin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.