Anahtar kelimeler: Tapayla Tapanın Basınca Hidro Ağzındaki Kör Borunun Basmasıyla Ucu Katını

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı Kurum, davalı ... Tic. ve San. A.Ş. ve .... ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... Nakliyat ve Tic. A.Ş. işyeri sigortalılarından ...'in 20.03.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini, kazanın Hidro elektrik santralinin cebri borularına su verilmesi nedeniyle santrale montajı yapılmayan ve ucu kör tapayla kapatılan borunun ağzındaki kör tapanın basınca dayanamayarak patlaması sonucu santralin alt katını su basmasıyla orada çalışmakta olan ... sigortalının boğulması sonucu meydana geldiğini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerinden ...ve... tarafından düzenlenen raporda kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin ve alt işverenin kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kurumlarınca sigortalıların hak sahiplerine 46.852,95 TL tutarında peşin sermaye değerli gelir bağlandığını ve 429,41 TL ödediğini, böylece toplam Kurum zararının 47.282,36 TL olduğunu, kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin istem ve dava hakları saklı kalmak üzere 47.282,36 TL Kurum zararının bağlanan gelirin gelir bağlama onay tarihinden, masrafların sarf ödemelerin tediye tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı .... Tic.ve San. İth. İhr. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazalarına karşı eğitim vermek ve gerekli tedbirleri almak asıl işveren olan ... İnşaatın sorumluluğunda olduğunu, kazada ölen dört kişinin davalı ... İnş. San. Tur. Nak. ve Tic. A.Ş.'nin işçisi olduğunu, bu durumun SGK kayıtlarında da sabit olduğunu, davanın ... inşaat aleyhine ikamet edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, müvekkil şirketin ölen dört işçinin ailesine 600.000 TL ödeme yaptığını, müvekkil şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.Davalı .... Nak. ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; işyeri sigortalılarından ...'in 20.03.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle vefatı neticesinde ailesine 46.852,95 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, 429,41 TL...olmak üzere toplam 47.282,36 TL ödendiği cihetiyle kurum zararını rücuen ödenmesi istendiğini, meydana gelen kaza nedeniyle kusur araştırması yapılmasını istediklerini, SGK müfettişleri tarafından düzenlenen raporun yanlı olduğunu, kabul etmediklerini, davanın miktar itibarıyla reddine karar verilmesini,masraf ücreti ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli kararı ile 19.116,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Taahhüt İşleri, Nakliyat, San.ve Tic. İthalat Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 14.337,17 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Nakliyat ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın reddine, karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli kararının süresi içinde davalı ... hariç tüm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davaya konu kazayla ilgili maddi olgu doğru belirlenerek, olayın niteliği, davalının ve dava dışı tarafların olay anındaki sıfatları ve olaya etkileri araştırılmadan, bilhassa davalı ... ... A.Ş’nin işverenlik sıfatı irdelenmeden, (asıl işveren, ihale makamı vb. gibi), kaza oluşumu sırasında vana kontrolünün hangi işveren ve kişilerin sorumluluğunda olduğu tespit edilmeden ve davaya konu olayla ilgili hazırlanan müfettiş raporları, ceza ve tazminat dava dosyaları getirtilerek kusur oranları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla, uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınmadan ve mevcut çelişkiler giderilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir. Ayrıca hazırlanacak yeni kusur raporunda ceza davası sonucu mahkumiyeti kesinleşenler bakımından kusur sorumluluklarının bulunması karşısında kusur oranları da belirlenmelidir, gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin16.01.2024 tarihli kararı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 18.912,94 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Taahhüt İşleri, Nakliyat, San. ve Tic. İthalat Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 18.912,94 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Nakliyat ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 9426,48 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1-Davacı Kurum vekili; İlk derece mahkemesince davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın reddedilmesi isabetsiz olduğunu, dosyada alınan kusur bilirkişi raporunda bu davalılara da kusur atfedildiğini, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E. Sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucu verilen ████████ Karar sayılı kararla sanıkların cezalandırılmasına karar verildiğini, ilk derece mahkemesi hükmünde her bir davalıyı kendi kusuruna karşılık gelen kısmından sorumlu olduğu yönünde hüküm kurulduğunu, ancak TBK'nın teselsül hükümleri gereğince her bir davalı kurum alacağının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, İlk Derece Mahkemesince Kurum alacağına gelir bağlama onay tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince bir kısım davalılar lehine vekalet ücretine hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu ileri sürmüş ve kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı ... Tic. ve San. A.Ş. ve .... ve Tic. A.Ş. vekili; İlk Derece Mahkemesince Yargıtay bozma ilamına uygun olarak somut olayda yeterli araştırma yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, Değirmenüstü Enerji Üretim Tic. ve San. A.Ş. ihale makamı olup asıl işveren sıfatını taşımadığından kazada ihmali bulunmadığını, bozma ilamı sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının hiçbiri uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamamış her biri tekerrür niteliğinde kaldığını, davalı ve dava dışı tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerekliliği Yargıtay bozma ilamında açıkça belirtilmiş olup, teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren bu konu bilirkişi marifetiyle çözülmeli olduğunu, .... ve Tic. A.Ş. asıl işveren olarak işyerindeki tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almış olduğundan meydana gelen kazada sorumluluğu bulunmadığını, dosyada mübrez bilirkişi raporlarının hiçbiri tarafların kusur oranlarını belirlemediğini, neticede mahkeme tarafından hiçbir hukuki dayanağı olmayan kusur dağılımı yapılmadığını, bozma ilamı sonrası davalıların lehine oluşan usuli müktesep haklar gözetilmeksizin, dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırı biçimde ... ...’in kusur oranının yeniden tartışılması, kesinleşen kusur oranının görmezden gelinerek müteveffanın kusursuz atfedilmesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürmüş ve kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1-Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.2-Davaya konu 20.03.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle açılan davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte 506 sayılı Kanun'un 26. maddesi olup; 506 sayılı Kanun'un 26. maddesine göre sorumluluk, kusur sorumluluğu ilkesine dayanmaktadır. 506 sayılı Kanun'un 26/1. maddesinde, “kastı, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi ya da suç sayılabilir bir eyleminin varlığı halinde işverenin rücû alacağından sorumluluğu” olanağı tanınmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise “İş kazası veya meslek hastalığı, üçüncü bir kişinin kasıt veya kusuru yüzünden olmuşsa, Kurumca bütün sigorta yardımları yapılmakla beraber zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara Borçlar Kanunu hükümlerine göre rücu edilir.” hükmü getirilmiştir.3-818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi (tam teselsül) yada birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi (eksik teselsül) uyarınca ve aynı yasanın 142. maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı tek bir dava ile isteyebileceği gibi sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir.4-6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda da, öğretideki eleştiriler doğrultusunda tam ve eksik teselsül ayırımı kaldırılmışsa da (61. madde gerekçesi), teselsül esasına dayanan sorumluluk ilkesine ilişkin düzenlemeler korunmuş ve anılan Kanun'un birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen 61. maddesinde de; “ Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” hükmü yer almıştır. Anılan Kanun'un 163 üncü maddesinde de davacının , zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı tek bir dava ile isteyebileceği gibi sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebileceği öngörülmüştür. Anılan Kanun'un 163. maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanmak için, zarara uğrayanın, talebi gereklidir.5-Mahkemece, davalıların kusur oranlarına göre ayrı ayrı sorumluluğuna dair karar verilmişse de karar hatalı değerlendirme ile verilmiştir. Davalılar ..., ... ve ...'nın kazanın meydana gelmesinde kusurları olduğunun anlaşıldığı ve Mahkemece de bu husus kabul edildiği, ayrıca şirketler arasında da yukarıda belirtildiği üzere olay tarihi olan 20.03.2008 tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun'un 26. maddesi ve BK uyarınca müteselsil sorumluluk söz konusu olduğundan davalıların toplam sorumlu olduğu miktardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olması gerekirken ayrı ayrı sorumluluk miktarları hesaplanıp yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar vermiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.