Anahtar kelimeler: Dsinin Göletlerin Gazi Dsi Tekirdağ İşinin Yapım Grup Yazim Eser

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No
: ███████ - Karar No:████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ27. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ███████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ███████ E-████████ KDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili
: Davalı şirket ile DSİ 11. Bölge Müdürlüğü arasındaki sözleşmeye konu olan “Göl-Su 4. Grup Göletlerin (Tekirdağ Merkez - Ferhedanlı+Karacahalil Gazi)” yapım işinin DSİ'nin de uygun görüşü alınarak müvekkili ile davalı şirket arasında 18.03.2014 tarihinde taşeronluk sözleşmesinin akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin “Fiyat Farkları” başlıklı 9. maddesinde “DSİ ile işveren arasındaki sözleşmenin 14. maddesine göre hesaplanacak olan fiyat farkı taşerona ödenecektir.” denildiğini, DSİ tarafından davalı şirkete 12 hakedişte toplam 1.052.964,99 TL fiyat farkı ödemesi yapıldığını, bu açık hükme rağmen davalı şirketin müvekkiline fiyat farkı bedellerini ödemediğini, müvekkili tarafından KDV bedeli de eklenerek Ankara 12. İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı dosyasında başlatmış olduğun takibin davalı şirketin itirazı nedeniyle durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davalının takibe itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili
: Dava 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olduğundan, usulden reddinin gerektiğini, sözleşmenin imza tarihi 18.03.2014 olup sözleşme eki birim fiyat teklif cetvelindeki belirtilen iş kalemlerinin kabule hazır şekilde nihai teslim tarihi 30.10.2014 olacak şekilde sözleşme akdedildiğini, bahse konu sözleşmenin özünün müvekkili şirkete DSİ'den yüklenici olarak ihale edilmiş olan işin bir kısmının davacı şirket taşeronluğunda yürütülmesi olduğunu, müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını, aksine davacının müvekkiline borcu bulunduğunu, idare tarafından müvekkiline iş programının gerisinde kalındığı şeklinde uyarılar yapıldığını, davacı taşeron tarafından gerekli özenin gösterilmemesi nedeniyle işin kabulünün geciktiğini, davacının sorumluluğunda olan geçici kabul noksanlıklarının halen tamamlanmadığını, taraflarca karşılıklı ihtarnamelerin keşide edildiğini, müvekkil şirket tarafından; Ankara 57.Noterliği'nin 12.11.2018 tarihli, 40333 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı yanca usulüne uygun keşide edilmeyen 10.10.2018 tarih ve 038777 sayılı faturanın yasal süresinde iade edildiğini, iadeye konu faturanın sözde müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından geçmiş tarihli düzenlenen teslim tesellüm tutanağı ile teslim alındığının iddia edildiğini, usulüne uygun düzenlenmeyen faturaya konu sözde alacağın dayanağı olarak gösterilen 6 nolu hakediş de benzer şekilde geçmiş tarihli düzenlenerek ve yine bu konuda hiçbir yetkisi olmayan ... tarafından imzalanmış olup, buna istinaden davacının müvekkil şirketten alacaklı olduğunun iddia edildiğini, öncelikle ... adlı şahsın bu ve benzeri işleri yapmak üzere yetkilendirilmediğini, bu şahıs tamamıyla davacı yanın talebi üzerine müvekkil şirket tarafından DSİ Edirne Bölge Müdürlüğü'ne karşı geçerli olacak yüklenici müvekkil şirket ile idare arasındaki işlerin yürütülmesi ve takibi konusunda yetkilendirildiğini, . ...’nın her ne kadar yetki aşımı yaparak ve görevi kötüye kullanarak müvekkil şirket adına temsilci sıfatı ile hareket etmiş olsa da ... davacı tarafından müvekkil şirkete yönlendirilmiş bir kişi olup, davacı yanın referansı ile müvekkil şirketçe yetkilendirildiğini, kaldı ki bahsedildiği üzere ...'ya verilen yetkinin konusu da müvekkil şirket aleyhine düzenlenen gerçekçi olmayan hakedişleri imzalamak veyahut gerçeği yansıtmayan faturaları teslim almak olmadığını, nitekim bu hakedişler ve faturalar ... tarafından onaylanmış ve teslim alınmış olmasına rağmen ...'nıa yaptığı işlemler konusunda müvekkil şirkete hiçbir bilgi verilmediğini, tamamıyla müvekkil şirketin iyi niyeti ile verilen bir yetki sonucunda geçmişe dönük hazırlanan evraklarla müvekkil şirketin davacı yana borçlu olabileceğini düşünülemeyeceğini, bahse konu gerçek bir alacağı ihtiva etmeyen faturanın müvekkil şirkete 12.11.2018 tarihinde tebliğini müteakip aynı gün faturanın 12.11.2018 tarihli, 40333 yevmiye numaralı ihtarnameyle davacıya süresinde iade edildiğini, faturanın iadesine dair ihtarname dahi kendisine ulaşmadan aynı gün 12.11.2018 tarihinde alacaklı olduğu iddiası ile Ankara 22.İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı dosyasında takip başlattığını, ödeme emri müvekkil şirkete 14.11.2018 tarihinde tebliğ olmuş olup, müvekkil şirketçe de ödeme emrine aynı gün itiraz edildiğini, bahse konu takipteki alacağın temelinin aslında davacının müvekkil şirkete olan borcunun gerçek alacağa ve hakedişlere dayanmayan faturalarla mahsuplaştırılması sonucu kendince yarattığı bakiye alacak hesabından başkaca birşey olmadığını, davacının aradan kısa bir süre sonra 25.10.2018 tarihli gerçek imalatları yansıtmayan geçmiş tarihle düzenlenen 7 nolu hakediş neticesinde 25.10.2018 tarihli, 037781 sayılı faturayı düzenlediğini ve bu faturayı da ne tesadüftir ki aynı şekilde ... adlı şahsa teslim-tesellüm tutanağı ile teslim ettiğini, nitekim dava konusu alacaklı olduğu iddia edilen faturalar haricinde hiçbir faturanın ...'ya teslim edilmediğini, bu tarihe kadar davacı tarafından düzenlenen bütün faturaların şirket merkezine posta ve kargo kanalıyla gönderilmdiğini,. fakat uyuşmazlık konusunu teşkil edecek sadece bu iki faturanın ...'ya teslim edilmiş ve ... tarafından da konu ile ilgili şirkete bilgi verilmediğini, DSİ ile müvekkil şirket arasında düzenlenen hakedişler incelendiğinde davacı yan tarafından düzenlenen 6 ve 7 nolu hakedişlerdeki imalatların yapıldığı iddia edilen tarihlerin birbiri ile örtüşmediğini Ankara 57.noterliği'nin 19.11.2018 tarihli, 41025 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 25.10.2018 tarihli, 038781 sayılı faturanın da davacıya iade edildiğini, ihtarnamede ... aracılığıyla yürütülen iş ve işlemlerin kabul edilmediği açıkça davacı yana beyan edilmesine rağmen Ankara 12.İcra Müdürlüğünün ██████████ ve Ankara 22.İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı dosyalarında ayrı ayrı takip başlatıldığını, sonrasında 13.11.2018 tarihli, 12342 yevmiye numaralı ihtarname ile taraflar arasındaki hesapları kat ettiğini ve müvekkil şirketin davacı yana 445.838,38 TL borcu olduğunu iddia ettiğini, davacı yanca kesin hesaba ilişkin ihtar dahi çekilmeden taraflar arasındaki cari hesabın kat edildiğine ilişkin farazi değerlendirme sonucu ile alacaklı olduğu iddia edilmiş ve bu minvalde Ankara 22.İcra Müdürlüğü'nde icra takibi başlatıldığını, fakat bu takip konusu alacak kalemleri detaylı olarak incelendiğinde ve cari hesaba ilişkin sözde kat ihtarı incelendiğinde huzurdaki davanın esasına ilişkin hiçbir sözde fiyat farkı alacağından bahsedilmediğini, kabul etmemekle birlikte eğer ki bu şekilde bir alacak olduğu davacı yanca iddia edildiği gibi olsa idi, öncelikle kat ihtarında sonrasında ise Ankara 22.İcra Müdürlüğü'nün takip dosyasında yer alması gerektiğini, davacının ██████████ sayılı takibi 12.11.2018'de başlatılmışken aradan sadece 40 gün sonra huzurdaki davaya konu ██████████ sayılı takibi 21.12.2018'de başlattığını, bu durumun dahi alacağın gerçeği yansıtmadığını gösterdiğini, Ankara 2.Noterliği'nin 26.11.2018 tarihli, 26131 yevmiye numaralı ihtaraname ile müvekkil şirketçe borcun olmadığı, hatta davacının 1.318.997,37 TL borcu olduğu konusunda ihtar edildiğini, davacı şirketin yükümlülüğünde olan taşeronluk konusu işleri zamanında yerine getirmediğinden dolayı idarece müvekkili şirketin hakedişinden 614.491,24 TL gecikme cezası kesintisi yapıldığını ve bu durumun davacıya bildirilerek ödenmesinin istenildiğini, ancak davacının cevabi ihtarnamesi ile haklı gerekçe dahi sunmadan borcu olmadığını bildirdiğini belirterek haksız davanın reddine ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince
: Davanın, taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı fiyat farkı alacağının işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte tahsiline yönelik başlatılan takibe itirazın iptali davası olduğu, Ankara 12. İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı dosya suretinin incelenmesinde davacının taşeron olarak üstlenilen gölet yapımından kaynaklı KDV dahil fiyat farkı alacağının tahsiline yönelik 1.242.498,70 TL fiyat farkı alacağı, 278.999,27 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.521.497,97 TL'nin işleyecek yıllık %9 faiziyle birlikte tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde tüm borca itiraz etmesi üzerine takibin 31.12.2018 tarihinde durdurulmasına karar verildiği, iş bu davanın ise itiraz davacıya usulüne uygun tebliğ edilmediğinden süresinde 22.01.2021 tarihinde açıldığı, davacı her ne kadar takip talebinde belirtmiş olduğu fiyat farkı alacağıyla işlemiş faiz miktarı toplam 1.521.497,97 TL olup dava dilekçesinde alacak miktarı 2.252.271,79 TL olarak gösterilmiş ise de bu miktarın Ankara 12. İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı dosyasında 20.01.2021 tarihindeki bakiye borç miktarı olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasındaki çekişmenin davacının sözleşmeye göre fiyat farkı talep edip edemeyeceği, talep edebilir ise tutarı, davacının gecikme cezası borcunun olup olmadığı, varsa alacaktan mahsup edilip edilmeyeceği, eksik/ayıplı iş olup olmadığı, varsa mahsubunun istenip istenmeyeceği üzerinde toplanmakla öncelikle davacı tarafından gösterilen tanıkların dinlendiği, davacı defterlerinin incelenmesi için Keşan Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığı, muhasebeci bilirkişiden 07.03.2023 tarihli raporun alındığı, bu rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları alındıktan sonra dosyanın Ankara'da seçilen nitelikli hesaplama uzmanı, inşaat mühendisi ve mali müşavirden oluşturulan bilirkişi kuruluna tevdi edildiği, davalı defterleri de incelenerek alınan 16.05.2023 tarihli raporda 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait davalı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usül ve esaslara uygun olduğunu, davacının fiyat farkından kaynaklanan 1.052.964,99 TL alacağı, 189.553,70 TL %18 KDV alacağı, 455.231,59 TL %5 teminat kesintisi alacağı olmak üzere toplam 1.697.730,28 TL bu işten kaynaklanan alacağı olduğu, bu işle ilgili idare tarafından 6.000,00 TL nefaset kesintisi, 614.491,24 TL gecikme cezası kesintisi, 56.860,11 TL KDV tevkifatı olmak üzere toplam 677.351,35 TL'nin düşümü ile davacıya ödenmesi gereken miktarın 1.020.378,93 TL olmakla birlikte tarafların defterlerine göre davalı alacağının 1.354.906,38 TL olduğundan bu miktardan davacıya ödenmesi gereken miktarın düşülmesi sonucunda söz konusu işten dolayı davacının alacaklı olduğu yönünde görüş bildirdiklere, bu rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları alındıktan sonra aynı bilirkişilerden alınan 08.08.2023 tarihli raporda, kök rapordaki görüşlerini değiştirmedikleri, bu rapora karşı da taraf vekillerinin beyan ve itirazlarının alındığı, rapor ve ek raporun hüküm kurmak için yeterli görüldüğü, davalı, savunmasında göletlerin yapım işinden kaynaklı olarak davacının Ankara 22.İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı dosyasında takip başlatıldığını, bu takibe itiraz edildiğini beyan edilmesi üzerine UYAP'tan yapılan incelemede bu takip dosyasıyla ilgili Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ esasında görülmekte olan davada itirazın iptali davası açıldığı, 13.07.2023 tarihinde ████████ karar ile hüküm verildiği anlaşılmakla bu dosyaya ait mahkeme kararı ve bilirkişi raporu celp edilip dosya arasında konulduğu, mahkemenin bu işlemi karar duruşmasında zapta geçildiği, davalının üstlendiği göletlerin yapım işi taşeronluk sözleşmesi ile davacı tarafından üstlenilmiş davacı tarafından yapılan göletlerle ilgili iş teslimlerinin idareye yapılmış olduğu, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyada taşeron olan davacının iş bedelinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili yönünde dava açtığı, 10.10.2018 tarihli 1.353.950,12 TL bedelli ve 10.10.2018 tarihli 410.885,63 TL bedelli faturadan kaynaklı alacaktan 1.318.997,37 TL cari hesap borcunun düşülmesinden sonra, kalan alacağın tahsili için dava açıldığından bu yapılan işle ilgili olarak, davacının 1.318.997,37 TL cari hesap borcu olduğunun kabul edilmesi gerektiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda da bilirkişiden alınan ve yeterli görüler rapora göre de söz konusu faturalardan kaynaklı davacı alacağının olmadığı ve ayrıca da yapılmayan imalatların tutarının da belirlenmiş olduğu, davacının iş bu davada fiyat farkından kaynaklı alacağını istediğinden mahkemece de kesin hesap yapıldıktan sonra davacı taşeronun alacağının olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, hak ediş ve faturadan kaynaklı alacağının olmadığı, Ankara 5. Asliye Ticaret mahkemesinde açılan davada belirlendiğinden ve ayrıca da hak ediş ve faturadan kaynaklı alacağın bu davada talep edilmediğinden, davacının talep edebileceği fiyat farkı alacağından yüklenici davalının talep etmesi gerekli kesin hesap alacağı varsa düşülmesi sonucunda davacının bakiye alacağı varsa talep edebilir fakat bilirkişiden alınan rapor ve ek raporlarda, idarenin kestiği nefaset kesintisi, gecikme cezası kesintisi ve KDV fiyat farkı ile dosyada kayıtlara göre belirlenen davalı alacağı toplamından, davacının hak ettiği fiyat farkı alacağına KDV ile teminat kesintisi ilavesi ile bulunan tutarın düşülmesi halinde davacının davalıya 334.527,45 TL borcu bulunduğu anlaşıldığından davacının davalıdan talep edebileceği alacağı bulunmadığı, toplanan delillere göre her ne kadar davacı açmış olduğu iş bu davada taşeron olarak gölet yapımından kaynaklı fiyat farkı alacağı olduğu iddiasıyla iş bu itirazın iptali davasını açmış ise de; davacının aynı işle ilgili olarak fatura ve hak edişten kaynaklı alacağı olduğu iddiasıyla Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesine dava açtığı, yapılan yargılama sonucunda bakiye alacağının olmadığının belirlendiği, iş bu dava da ise kesin hesabın yapılması gerektiği, yapılan kesin hesap sonucunda davalının davacıya borcu olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen kararın hukuki açıdan kabul edilebilir olmadığını, müvekkilinin taşeronluk sözleşmesi gereğince edimini ifa ettiğini, sözleşmeden doğan fiyat farkı alacağının tahsili için yaptığı takibe davlının haksız olarak itirazı nedeniyle işbu davanın açıldığını, müvekkili şirketin ticari defterlerinin Edirne ili, Keşan ilçesinde bulunması sebebilye talimat aracılığıyla düzenlenen 07.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda ve davalı şirketin merkezi Ankara ilinde olduğu için Ankara'dan atanan bilirkişi heyet raporunda özetle müvekkili şirketin fiyat farkı talep edebileceği ve fiyat farkı alacağının olduğunun belirtildiğini, ancak Ankara'dan atanan bilirkişi heyetinin yanlı ve yanlış olarak, davalı şirket aleyhine idare tarafından kesilen gecikme cezasının müvekkili şirketin fiyat farkı alacağından mahsup edilmesi neticesinde müvekkilinin alacaklı olmadığı görüşünü belirttiğini, burada heyetin sözleşmeler hukuk konusundaki bilgi eksikliği ya da yanlı tutumunun mahkemece de gözden kaçırılması neticesinde ortaya haksız bir karar çıktığını, davanın sözleşmeden kaynaklanan fiyat farkı alacağı olup alacağın kaynağının 18.03.2014 tarihli taşeronluk sözleşmesi olduğunu, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesinin 13.maddesinde “ Taşeron sözleşme ve eklerinde tayin olunan yükümlülüklerinin herhangi birisine kısmen veya tamamen riayet etmediği takdirde işverence kendisine ihtarname yazılarak süre tanınır.”denildiğini, böyle bir ihtarnamenin bulunmadığını, bu konudaki itirazları nedeniyle mahkemenin bilirkişi heyetinden ek görüş talep ettiğini ve heyetin alacak konusunda görüşünün aynı olduğunu ve ihtarname konusunda takdiri mahkemeye bıraktığını, mahkemenin heyetin haksız görüşüne itibar ederek sözleşmenin diğer maddelerini geçerli sayıp aynı sözleşmenin davalı yana yüklenici ihtarname yükümlülüğünü geçersiz saymasının hukuken kabul edilemeyeceğini, kaldı ki müvekkilinin alacaklı olup olmadığı konusunda iki rapor arasında keskin farklılıklar olması sebebiyle bu konudaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin de yasal olmadığını, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemenin gerekçeli kararında işbu dosyada talep edilen fiyat farkı alacağından bağımsız ve tamamen ilgisiz cari hesap alacağı ile ilgili olan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyasında da aynı konuların incelendiğini ve davalının borçlu olmadığına karar verildiğini belirttiği, taşeron firma olarak davacıya yasal olarak bildirilmemiş olan eksik üretim nedeniyle kesilen süre cezasından yasal olarak sorumlu tululamayacağı ortada olmasına rağmen hukuken sorumlu tutulamayacağı bu süre cezasının hem Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesindeki dosyaya konu cari hesap alacağı, hem de işbu dosyaya konu olan fiyat farkı alacağından mahsup edilmesinin başlı başına hukuki bir hata olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı ile davalı arasında davalı yüklenicinin yapımını üstlendiği " Göl-Su 4. Grup Göletlerin (Tekirdağ Merkez - Ferhedanlı+Karacahalil Gazi)” işi kapsamında akdedilen 18.03.2014 tarihli taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanmış olan uyuşmazlıkta taşeron olarak gölet yapımından kaynaklı fiyat farkı alacağı olduğu iddiasıyla davacı tarafça iş bu itirazın iptali davası açılmış ise de mahkemesince yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu sonucunda davacı taşeronun davalıdan talep edebileceği alacağı bulunmadığı, toplanan delillere göre davacının aynı işle ilgili olarak fatura ve hak edişten kaynaklı alacağı olduğu iddiasıyla Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesine dava açtığı, yapılan yargılama sonucunda bakiye alacağının olmadığının belirlendiği, davalının davacıya borcu olmadığı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemesince, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 19.02.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan Üye Üye Katipe-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır