Anahtar kelimeler: Muavin Satımdan Süredir Davalıborçlu Firmaya Davalıborçlunun Emrine Ferilerine Görüleceği Ödemediğini

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının uzun süredir davalı/borçlu firma ile ticari faaliyet yürütmekte olduğunu, yürütülen ticari faaliyetler sonucunda fatura ve muavin defterinde de görüleceği üzere davalı/borçlunun davacıya olan 5.001,60-USD tutarındaki borcunu ödemediğini, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile davalı/borçlu firmaya ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı tarafça haksız olarak ödeme emrine konu borca ve ferilerine itiraz edildiğini, borçlu tarafından gerçekleştirilen itiraz sonucunda icra takibinin durdurulduğunu, her ne kadar borçlu tarafından davaya konu icra takibine itiraz edilse de bu durumun hukuka aykırı olduğunu, iptali istenen itirazın vaki olduğu icra dosyasında takip dayanağı olan işbu dava dilekçesi ekinde de mübrez muavin defterinde görüleceği üzere yapılan ticari satımlara ve ödemelere binaen davalının müvekkiline 5.001,60-USD borçlu konumda olduğunu, muavin defterde karşı yanın müvekkiline borçlandığı iki adet faturanın da iş bu dilekçe ekinde sunulduğunu, fatura açıklamalarında görüleceği üzere fatura ödemelerinin TL olarak yapılması halinde fiili ödeme tarihinde TCMB efektif satış kurunun dikkate alınacağı, vadesinde yapılmayan ödemelerde ise dövizde %1, TL'de %3 aylık vade farkı uygulanacağı hususlarının açıkça ortada olduğunu, ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde alacaklarının ispatlanmış olacağını, icra takibine konu olan borca ilişkin 16.03.2023 ve 25.05.2023 tarihli faturaların müvekkili tarafından borçluya iletildiğini, borçlunun söz konusu faturalara TTK madde 21'de belirtildiği üzere 8 gün içerisinde itiraz etmediğini, işbu sebeple fatura içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını, dava şartı olarak arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve davalı tarafça yine itiraz edilmesi üzerine Arabuluculuk Daire Başkanlığının ... - Ticari Dava Şartı Arabuluculuk dosyasında tarafların anlaşamadığını ve anlaşamama tutanağı tutulduğunu, bu sebeple işbu itirazın iptali davasının ikamesi zaruriyeti doğduğunu iddia ederek; davalının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline ve davanın kabulüne, davalı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili .... San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhinde Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, bu takibe süresi içerisinde hem yetki hem de borca itirazlarını bildirir itiraz dilekçesi sunulduğunu, müvekkili şirket adresinin ... Mah. ... Cad. ... İş Merkezi .... Çarşı No:███████ Osmangazi Bursa olduğunu, taraflar arasında yapılan bir sözleşmenin mevcut olmadığını, bu nedenle de söz konusu uyuşmazlıkta genel yetki kuralları gereği Bursa Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebiyle Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... sayılı arabuluculuk dosyası üzerinden zorunlu arabuluculuk süreci işletilmiş ise de, arabuluculukta icra inkar tazminatı talep edilmediğini, bu hususun arabuluculuk son oturum tutanağından ve anlaşmazlık konusundan da açıkça görüldüğünü, bu nedenle davacının icra inkar tazminatına yönelik talebinin öncelikle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, borcu kabul anlamına gelmemek ile birlikte iddia olunan alacağın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, aksine davacıdan alacaklı olduğunu, müvekkilinin daha önceden davacıyla yapmış olduğu ticari ilişkiye dair tüm fatura bedellerini ödediğini, müvekkilinin davacıdan son olarak 16.03.2023 ve 25.05.2023 tarihli faturalar ile mal alımı yaptığını ancak bu fatura bedellerini de ödediğini, müvekkilinin ticari ilişkinin devamlılığını düşünerek fazladan ödeme yapmış olup, cari hesabında davacıdan 522.219,65-TL alacaklı hale geldiğini, ekli cari hesap ekstresinden ödemeler görüleceği gibi yapılacak olan incelemede de bu hususun ortaya çıkacağını, davacıdan alınan ürünlerin hatalı ve bozuk çıkmış olup bu hususun derhal davacıya bildirildiğini, davacının ... isimli çalışanı tarafından ürünlerin kontrol edildiğini ve mallarda iplik hatası olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle de zararın giderilmesinin istenildiğini, gelinen aşamada davacının bilinen zarara ve fazla ödemeye rağmen kötü niyetli olarak huzurdaki davaya konu haksız ve dayanaksız alacak talebinde bulunduğunu, taraflar arasında borcun Türk Lirası dışında bir para cinsinden ödeneceğine dair herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, faturaların ancak Türk Lirası üzerinden bir takibe konu edilebileceğini, kaldı ki alacağın dolar cinsinden fatura ile düzenlenmesi halinde Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 26.06.2021 tarihli tebliği uyarınca yurt içindeki müşteriler için Türk Lirası dışında başka bir para birimi (Yabancı para) ile düzenlenen e-Arşiv ve e-Faturalar için “Döviz Kuru” bilgisinin belirtilmesinin zorunlu olduğunu, söz konusu faturalarda kur bilgisinin de belirtilmediğinin görüleceğini, taraflar arasında yabancı para üzerinden ödeme ile ilgili bir anlaşma olmadığından kabul anlamına gelmemek ile birlikte iddia edilen alacağın dolar cinsinden talep edilmesine itiraz ettiklerini, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya eklenen ve döviz cinsinden tutulduğu belli olan cari hesap kaydından da görüleceği üzere ilgili fatura bedellerinin ödendiğini, davacının kur farkından kaynaklı alacaklı olduğunu iddia ettiğini, davacının kur farkına ilişkin müvekkiline bir fatura da düzenlemediğini, ödemelerin vadesinden önce ve vadesinde yapıldığından kur farkı talep edilemeyeceğini, fatura altında yazılan ibarelerin geçerli olmadığını, faturaların altına tek taraflı olarak yazılan kayıtların hiçbir geçerliliğinin olmadığının Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ve 27.06.2003 tarihli kararı ile sabit olduğunu, müvekkilinin ödemede bir temerrüdü oluşmadığını, alacaklının iddia ettiği alacağının Türk Lirası olarak karşılığını, alacağın hangi tarihteki kura dayalı olarak talep edildiğini ve faizin başlangıç tarihlerini takip talebinde belirtmek zorunda olduğunu, davacının takibinin bu yönler ile de hukuken kabul edilebilir olmadığını, müvekkili şirket defter ve kayıtları üzerinde dosya kapsamında yapılacak inceleme kapsamında müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcu olmadığı aksine alacaklı olduğunun görüleceğini, bu nedenle borcu kabul etmemek ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her halükarda müvekkilinin fazladan ödemiş olduğu bedeller sebebiyle takas mahsup talepleri bulunduğunu savunarak; öncelikle yetki itirazları nedeniyle davanın reddine, her halükarda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın esastan reddine, davacının %20 kötüniyet tazminatı ödemesine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında davacı tarafça hatalı ve bozuk ürün satılıp satılmadığı, davacının kur farkı talep edip edemeyeceği, davalı tarafça yapılan ödemelerin vadesinden önce ve/veya vadesinde yapılıp yapılmadığı, faturalarda yer alan vade farkı kayıtlarının geçerli olup olmadığı, takas-mahsup talepleri ile zamanaşımı itirazlarının kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.TBK'nın 89/1 maddesi uyarınca, davanın para alacağına ilişkin bulunması nedeniyle, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri de yetkili olduğu gözetildiğinde, davalı borçlu vekilinin icra dairesinin ve Mahkemenin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ilgili UYAP ekranından çıkarılarak dosya arasına alınmış, incelenmesinde; alacaklısının .... Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, cari ekstre kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 5.001,60-USD asıl alacak, 18,64-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.020,24-USD'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesi ile yetkiye, ödeme emrinde belirtilen takibe, dayanağına, borca, faiz ve ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine █████/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.Bursa Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Uludağ ve Güneşli Vergi Dairelerinden; tarafların 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalı taraf savunması, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ve tüm dosya kapsamına göre; HMK'nun 273. Maddesi gereğince DAVALI ŞİRKETİN ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, lehe veya aleyhe delil olma durumunun olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davalı şirketin ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, davaya esas dayanak faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, dava konusu faturalar nedeni ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, davalı tarafça ödemelerin vadesinden önce ve/veya vadesinde yapılıp yapılmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalı şirketten cari hesaptan alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu hususlarında SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmek üzere Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor talimat Mahkemesi dosyasına ibraz edilmiş,█████/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...Davalı şirketin ticari defterlerini e defter olarak tutmakta olup, davalı şirketin 2022 yılı e defterlerinin beratlarının süresinde gönderilmediği, davalının 2022 yılı e defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacının icra takibi yaptığı cari hesap dikkate alındığında tarafların 2022 yılı yılsonu TL hesap bakiyelerinin uyuştuğu, davacı ve davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacı şirketin davalı şirkete İplik satışı yaptığı, davacı tarafından davalı şirkete faturaların USD olarak düzenlenmiş olduğu, davacı tarafından davalı şirkete kur farkı faturaları düzenlenmiş olduğu, davacı tarafından davalı şirkete düzenlenen faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalı şirkete düzenlenen faturalarda ödeme vadesi yazmışsa da tarafların açık hesap çalışmış olduğu, davalı şirketin davacı şirketle ilgili ticari ilişkiyi 320 hesaplarda takip etmiş olduğu, tarafların BA BS formlarının birbirini teyit etmiş olduğu, davalı şirketin resmi defterlerine göre; davalı şirketin davacı şirketten 522.219,31 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin resmi defterlerine göre 31.12.2022 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete 132.385,01 TL borçlu gözüktüğü, davacı şirketin icra takibinde sunduğu cari hesap ekstresine göre; davacı şirketin davalı şirketten 132.376,48 TL (7.079,60 USD ) alacaklı gözüktüğü, mevcut dava dosyası, davalı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesi sonucu; davacı tarafından davalı şirkete borcun ödenmesi yönünde gönderilmiş yazılı bir ihtarın olmadığı, davacı şirketin davalı şirketten 4.515,78 USD alacak bakiyesinin olduğunun hesaplandığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.Mahkememiz dosyası; davacının iddiası, davalı taraf savunması, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası, █████/2025 tarihli bilirkişi raporu, BA/BS formları ve tüm dosya kapsamına göre; DAVACININ TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; HMK'nun 273. Maddesi gereğince DAVACI ŞİRKETİN ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, lehe veya aleyhe delil olma durumunun olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacı şirketin ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, davaya esas dayanak faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, dava konusu faturalar nedeni ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, davalı tarafça ödemelerin vadesinden önce ve/veya vadesinde yapılıp yapılmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalı şirketten cari hesaptan alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık kapsamında dava ve takip tarihleri itibariyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında dosya içerisinde mevcut Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu, BA/BS formları da dikkate alınmak, davalı şirket defterleri ile mukayese yapılmak sureti ile rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından █████/2026 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;█████/2026 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...Davacıya ait ticari defter, fatura ve belgeleri, Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası, Bursa ... Tal. Sayılı dosyasına sunulan 31.07.2025 tarihli bilirkişi raporu ve dosya münderecatı üzerinde yapılan incelemede; davacı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, davacının 2023 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-defter sisteminde Envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davacının 2022, 2023 ve 2024 yılları Envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davacının 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 5.001,61 USD (171.256,94 TL) alacaklı olduğu, dosyaya ibraz edilen davacı ticari defter ve kayıtlarına göre; takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 5.001,61 USD (171.256,94 TL) tutarında cari hesap alacağı bulunduğu, icra takip dosyasında talep edilen 5.001,60 USD asıl alacak ile tespit edilen tutar arasındaki 0,01 USD farkın, yuvarlama/kayıt tekniğinden kaynaklı olduğu, Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Tal. sayılı dosyasında düzenlenen 31.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda ise, davalının davacıya 4.515,78 USD borçlu olduğu, davacı şirket ticari defterleri ile davalı şirketin dosyaya sunulu cari hesap ekstreleri karşılaştırıldığında; davacı şirket tarafından düzenlenen tüm faturaların (kur farkı faturaları dahil) davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirket tarafından yapılan tüm ödemelerin davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkının düzenlenen faturaların USD olmasından kaynaklı oluşan kur farkı kayıtlarından dolayı olduğu, davalı şirket beyan dilekçesinde “taraflar arasında borcun Türk Lirası dışında bir para cinsinden ödeneceğine dair herhangi bir sözleşme mevcut değildir” şeklinde beyanda bulunulmuşsa da hem davacı şirket tarafından düzen kur farkı faturalarının ticari defterlerine kaydedildiği, hem de ticari ilişki döneminde davalı tarafından USD bazlı ödeme yapıldığının dosyaya mübrez evraklardan tespit edildiği, taraf kayıtları arasındaki cari hesap farkının; USD bazlı faturalama, TL bazlı ödemelerin USD karşılıklarının kur üzerinden çevrilmesi ve dönem sonu kur değerlemesi kayıtlarından kaynaklanabileceği, bu nedenle farklı raporlarda ulaşılan bakiye tutarlarının yöntemsel/hesaplama yaklaşımı farklılığı nedeniyle ayrışabileceği, sonuç olarak dosyada mübrez belgeler ve davacı ticari defter-kayıtları esas alındığında, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 5.001,60 USD (171.256,92 TL) cari hesap alacaklı olduğu, Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Tal. Sayılı dosyasında 31.07.2025 tarihli Bilirkişi Raporunda davalının davacıya 4.515,78 USD borçlu olduğu " değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.6098 sayılı TBK'nın 99. maddesine göre; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme yada bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ödenmesini isteyebilir." hükmünü haizdir.Anılan yasa hükmüne göre taraflar aynen ödeme kararlaştırılmadıkça vadesinde ödenen borçta seçim hakkı borçludadır. Dilerse yabancı para borcunu aynen, dilerse TL karşılığını öder. Vadede ödeme yapılmaması halinde seçim hakkı yine alacaklıya geçmektedir. Öncelikle kur farkının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır (Yargıtay 19. HD’nin █████/2018 tarihli ██████████ E, █████████ K. sayılı, █████/2017 tarihli ██████████ E, █████████ K. sayılı kararları). Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi, taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir. (Yargıtay 19. HD'nin █████/2019 tarihli ████████ E, █████████ K. sayılı kararı). Kur farkı talep edilebilmesi için, kur farkı uygulamasına dair bir yazılı bir sözleşme veya taraflar arasında bu yönde oluşmuş bir teamül bulunması gerekmektedir. Kur farkı talebi, kur farkı faturası düzenlenmesine de bağlı değildir. Taraflar arasında yabancı para birimine endeksli bir ticari ilişkinin varlığı halinde, kur farkı faturası düzenlenmeden de kur farkı alacağı talep edilebilir.Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, BA/BS formları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından kur farkından kaynaklı cari hesap bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, █████/2025 tarihli davalı taraf ticari defterleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; davalı şirketin 2022 yılı e defterlerinin beratlarının süresinde gönderilmediği, davalının 2022 yılı e defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacının icra takibi yaptığı cari hesap dikkate alındığında tarafların 2022 yılı yılsonu TL hesap bakiyelerinin uyuştuğu, davacı tarafından davalı şirkete faturaların USD olarak düzenlenmiş olduğu, davacı tarafından davalı şirkete kur farkı faturaları düzenlenmiş olduğu, davacı tarafından davalı şirkete düzenlenen faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalı şirkete düzenlenen faturalarda ödeme vadesi yazmışsa da tarafların açık hesap çalışmış olduğu, tarafların BA BS formlarının birbirini teyit etmiş olduğu, davalı şirketin resmi defterlerine göre 31.12.2022 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete 132.385,01 TL borçlu gözüktüğü, mevcut dava dosyası, davalı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesi sonucu; davacı tarafından davalı şirkete borcun ödenmesi yönünde gönderilmiş yazılı bir ihtarın olmadığı, davacı şirketin davalı şirketten 4.515,78 USD (davalı şirket tarafından davacı şirkete 2023 ve 2024 yıllarında banka hesabına TL olarak yapılan ödemelerin USD karşılığı hesaplanarak) alacak bakiyesinin olduğunun hesaplandığı; davacı ticari defterleri incelenerek düzenlenen █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda ise davacının 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 5.001,61 USD (171.256,94 TL) alacaklı olduğu, dosyaya ibraz edilen davacı ticari defter ve kayıtlarına göre; takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 5.001,61 USD (171.256,94 TL) tutarında cari hesap alacağı bulunduğu, davacı şirket ticari defterleri ile davalı şirketin dosyaya sunulu cari hesap ekstreleri karşılaştırıldığında; davacı şirket tarafından düzenlenen tüm faturaların (kur farkı faturaları dahil) davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirket tarafından yapılan tüm ödemelerin davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkının düzenlenen faturaların USD olmasından kaynaklı oluşan kur farkı kayıtlarından dolayı olduğu, davalı şirket beyan dilekçesinde “taraflar arasında borcun Türk Lirası dışında bir para cinsinden ödeneceğine dair herhangi bir sözleşme mevcut değildir” şeklinde beyanda bulunulmuşsa da hem davacı şirket tarafından düzen kur farkı faturalarının ticari defterlerine kaydedildiği, hem de ticari ilişki döneminde davalı tarafından USD bazlı ödeme yapıldığının dosyaya mübrez evraklardan tespit edildiği, taraf kayıtları arasındaki cari hesap farkının; USD bazlı faturalama, TL bazlı ödemelerin USD karşılıklarının kur üzerinden çevrilmesi ve dönem sonu kur değerlemesi kayıtlarından kaynaklanabileceği, bu nedenle farklı raporlarda ulaşılan bakiye tutarlarının yöntemsel/hesaplama yaklaşımı farklılığı nedeniyle ayrışabileceği hususlarının tespit edildiği; davacı tarafından düzenlenmiş olan satış faturalarının yabancı para (USD) üzerinden düzenlendiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davalı tarafça USD bazlı ödeme yapıldığı, bu durumda taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para üzerinden kurulduğunun kabul edilmesi gerektiği, █████/2025 tarihli davalı tarafça yapılan TL ödemelerinin ödeme tarihlerindeki kur üzerinden çevrilerek bakiye 4.515,78-USD alacağın tespit edildiği, buna göre bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere TL ödemelerinin ödeme tarihlerindeki TCMB döviz kuru üzerinden USD'ye çevrilerek davalının borcundan düşülmesi sonucunda, davacının 4.515,78-USD bakiye alacağının kaldığı, taraflar arasında kesin vade öngörülmediğinden davalının temerrüde düşmesi için ihtar zorunlu olup, davacı tarafça takip tarihi öncesinde keşide edilmiş bir ihtar da bulunmadığından, davalının takip öncesinde temerrüte düştüğünden söz edilemeyeceğinden, davacının işlemiş faiz talep etmesi mümkün görülmeyerek ve diğer yandan alacak likit olduğundan, kabul edilen kısım bakımından itirazında haksız bulunan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları dikkate alınarak taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve taraf ticari kayıtları dikkate alınarak 4.515,78-USD alacağın varlığının ispatlandığı ve borcun ödenmediği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; dosya kapsamında yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporlarındaki taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarındaki tespitler ile dosyaya ibraz edilmiş olan fatura, BA/BS formları ve tarafların ticari defterlerindeki kayıtlarla hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları da dikkate alınarak davanın kısmen karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;Davanın KISMEN KABULÜ ile,Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 4.515,78-USD asıl alacak yönünden İİK 67. Maddesi uyarınca KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren davacının takipteki talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4/a maddesinde düzenlenen faiz işletilerek DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,İİK.nun 67.maddesi gereğince kabul edilen asıl alacak üzerinden (asıl alacak miktarı olan 4.515,78-USD'nin icra takip tarihi itibariyle geçerli TL karşılığının) %20'si oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 11.000,14-TL harçtan peşin alınan 3.058,03-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 867,58-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 7.074,53-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Davacı tarafça yatırılan 3.058,03-TL peşin harç, 867,58-TL icra dosyasına yatırılan peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.541,01-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.136,71-TL'sinin davalıdan; 463,29-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan posta, tebligat, talimat ve bilirkişi ücretinden oluşan 14.762,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 13.275,70-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan posta ve tebligat giderinden oluşan toplam 215,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 21,65-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 18.034,73-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince reddedilen kısım yönünden miktar itibariyle KESİN; kabul edilen kısım yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...¸¸Hakim ...¸¸