Anahtar kelimeler: Zimmete Zimmet Zincirleme Sgk Primlerini İştirak Yardım Basit Kötüye Etme
5. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
SUÇLAR
: Zincirleme nitelikli zimmet ve bu suça yardım eden sıfatıyla iştirak etme, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği, görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER
: 1) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...) ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarının reddi,
2) Sanıklar ... ve ... hakkında (SGK primlerini kooperatif hesabından ödemeleri eylemine ilişkin) zimmet suçundan beraat,
3) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet ve zimmete iştirak suçlarından beraat,
4) Sanık ... hakkında sahtecilik suçundan beraat,
5) Sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede müteselsilen sahteciliği suçundan mahkumiyet,
6) Sanıklar ..., ... ve ... haklarında zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet,
7) Sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçuna yardım etmeden mahkumiyet.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddi, onama, kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, ███████ sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar hakkında açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre sanıkların üzerlerine atılı suçlardan doğrudan zarar görmeyen Ticaret Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının katılma haklarının olmadığı, mahkemece adı geçen bakanlık hakkında usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, vekillerinin beraat hükümlerine yönelik temyiz istemleri ile tayin olunan ceza miktarlarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 3 17... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ..., ... ve ... Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, adı geçen Bakanlığın 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde anılan suç yönünden müdahil sıfatını kazandığı, diğer yandan aynı Bakanlığın kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen beraat hükümlerini 1163 sayılı Kanun'un Ek 2/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 260. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyize hakkı bulunduğu gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin; sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, O yer Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık lehine, ..., ... ve .... Bakanlığı vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, zimmet ve zimmete iştirak suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında zimmet ve zimmete iştirak suçlarından açılan kamu davalarına ilişkin olarak hüküm kurulmadığı anlaşıldığından bu hususta mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1-Sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet ve zimmete iştirak suçlarından kurulan beraat, ... hakkında sahtecilik ve (SGK primlerinin kooperatif hesabından ödenmesi eylemine ilişkin) zimmet suçlarından kurulan beraat, ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede müteselsilen sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet, ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneklerine göre, hükümden sonra sanıklardan ...'ün 31.10.2018, ...'ın ise 13.05.2020 tarihinde öldüklerinin tespit edilmiş olması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı da gözetilerek, adı geçen sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu ayrıca diğer sanıklar hakkında zimmet suçu yönünden mahkumiyete ilişkin oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemler ile beraate ilişkin isnat edilen eylemlerin sübutu halinde de basit zimmet suçunu oluşturacağı, bu suç ile sanıklar ..., ... ve ...'a isnat edilen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun suç tarihlerine göre lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 202/1 ve 339/1. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, basit zimmet suçu yönünden sanıkların görevlerinin sona erdiği suç tarihleri olan 10.02.20 02... .06.2003, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu bakımından ise suç tarihi olan 31.01.2002 tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davalarının ölüm, diğer sanıklar hakkındaki kamu davalarının da zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2-Sanıklardan ..., ... (...), ..., ... ve ... hakkında zimmet ve zimmete iştirak suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan ..., ... ve ... Bakanlığı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3-Sanıklardan ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet ve (SGK primlerinin kooperatif hesabından ödenmesi eylemine ilişkin) zimmet suçundan kurulan beraat, ... hakkında zincirleme basit zimmet suçuna yardım etmeden kurulan mahkumiyet ile ..., ... ve ... hakkında zimmet ve zimmete iştirak suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise;
Suç tarihinde ... Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan sanık ...'in kooperatifin emanet usulü inşaat işlerini yapan sanık ... ile birlikte inşaat maliyetinden 1.451.914,02 TL fazla harcama yaparak zimmet suçunu işledikleri kabulüyle mahkumiyetlerine hükmedilmiş ise de; sanıkların suçlamaları kabul etmemeleri ve hükme esas alınan bila tarihli ek bilirkişi raporunda inşaat maliyetlerinin 19.219.069,20 TL, toplanan aidatların 17.767.155,18 TL ve aradaki farkın 1.451.914,02 TL olduğu belirtilerek kooperatif giderlerinin gelirlerden fazla olduğunun tespiti karşısında, sanıkların uhdesinde kooperatif parasının bulunmadığı nazara alınmadan ve ayrıca sanık ...'in kooperatif yönetim kurulu başkanı diğer sanık ...'in zimmet eylemlerine ne şekilde iştirak ettiği ve buna ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, sanık ... hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi, sanık ... hakkında da zimmete konu bu isnadın sübuta ermediği kabul edilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,
Suç tarihinde ... Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan sanıklar ... ve ... hakkında inşaat maliyetlerinden fazla harcama yapılması eyleminden sorumlu olmadıklarına dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak bu sanıklar ile sanık ...'in üzerlerine atılı kooperatife ait dairenin ...'in eşi sanık ...'e satışından elde edilen 40.000,00 TL'nin kooperatif kayıtlarına intikal ettirilmemesi ile yine aynı daire için yapılan 400,00 TL masrafın kooperatif kaynaklarından karşılanması isnadı ile ilgili dönemin yönetim kurulu üyesi olan adı geçen sanıklar hakkında bir değerlendirme yapılmaması,
Sanık ...'in kooperatifin yönetim kurulunda yer almasına rağmen kendisini aynı zamanda kooperatif çalışanı olarak göstererek SGK primlerinin kooperatif hesabından ödenmesi iddiasıyla ilgili eyleminde suç işleme kastının bulunmadığı şeklindeki mahkeme takdirinde isabetsizlik yok ise de; suçun hukuki konusu ve maddi unsuru nazara alındığında, iddianame ile sanık hakkında birden fazla isnada ilişkin zincirleme suç hükümlerinin uygulanması talep edilerek zimmet suçundan tek dava açıldığından, sübutu kabul edilmeyen bu eylemin kararın gerekçe kısmında değerlendirilmesi ile yetinilip sadece bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden davanın bölünerek sanık hakkında hem mahkumiyet hem de beraat kararları verilmesi,
Sanık ... hakkında kooperatife ait dairenin satışından elde edilen 40.000,00 TL'nin kooperatif kayıtlarına intikal ettirilmemesi ile yine aynı daire için yapılan 400,00 TL masrafın kooperatif kaynaklarından karşılanması eylemlerine ilişkin zimmet suçundan kamu davası açıldığı gözetilerek bu eylemlerle ilgili hakkında değerlendirme yapılıp hüküm kurulması yerine, iddia dışına çıkılarak isnatta bulunulmayan inşaat maliyetlerinden fazla harcama yapılması eyleminden hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık ... hakkında, 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi yerine, kooperatif yönetim kurulu üyesi olmaktan yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiileri, katılan ..., ... ve ... Bakanlığı vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin, sanıklar ... ve ...'in kazanılmış hakları saklı tutularak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!