Anahtar kelimeler: İicevap Kaybına Prime Kazancın Sgk Ayrıldığını İşten Bildirdiğini Uğradığını Giriş

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.10.2009 tarihinde davalı işyerinde işe başladığını, 10.10.2014 tarihinde işten ayrıldığını, davalı işyeri davacının işe giriş tarihini 01.03.2010 tarihi olarak bildirdiğini, bu nedenle hak kaybına uğradığını, 01.10.2009-01.03.2010 tarihleri arasındaki 5 aylık sürenin tespiti ile bu tarihlere ilişkin SGK prime esas kazancın tespitine ve kayıtların bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II.CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı iş yerinde 03.07.2019 tarihinde denetim yapılan denetim sonucunda denetim görevlileri 23.07.2019 tarihli ve ███████████/79 sayılı denetim raporu düzenlediklerini, rapor içeriğinde davacı firmada yapılan denetim sonucunda bazı işçilerin almış olduğu ücretin tam olarak Kuruma yansıtılmadığını, Kuruma eksik bildirildiğini, bu tespitler sonucunda çalışan işçi içi için 5510 sayılı Kanun uyarınca ███████-███████ dönemlerine işyeri çalışan işçilerin bildirgelerinin süresi içerisinde ve eksiksiz olarak bildirilmediğini, dolayı 5510 sayılı Kanun gereği Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesi düzenlenen yükümlülüğünü yerine getirmediğinde Kurum tarafından resen tahakkuk yapılacağını açıkça belirtildiğini, ayrıca 6.661.00 TL asgari ücret desteği 20 18... yıllarının iptal edilmesine karar verildiğini, müvekkilin Kurum işlemi usul ve yasaya uygun olup davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette 01.03.2010 tarihinde telefon sekreterliği görevi ile işe başladığını, işe başladığı 01.03.2010 tarihi itibarıyla SGK girişinin yapıldığı, davacının tazminat alabilmek için iş akdinin işveren şirket tarafından feshedilmesini istediği, bu isteği gerçekleşmeyince de istifa etmek suretiyle 30.09.2014 tarihinde işten ayrıldığını, 30.09.2014 tarihinde istifa dilekçesi vererek işçilik alacaklarını da alarak ibraname imzalamak suretiyle iş akdinin fesheden davacının 10 gün sonra asılsız isnatlarda ve ithamlarda dolu ihtarnameyi gönderdiğini, söz konusu ihtarnamede istifa iradesinin olmadığını, işe giriş tarihinin SGK'ya süresinde bildirilmediğini, iddia ederek İş Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca iş ilişkisini haklı sebeple sonlandırdığını bildirdiği, davacının ihtarnameye dayanarak iş akdini 10.10.2014 tarihinde haklı sebeple sonlandırdığını iddia ettiği, bu iddiasının hukuken kabul edilemez olduğunu, davacının kendi el yazısı ve imzasını taşıyan istifa dilekçesinin tarihinin 30.09.2014 tarihi olduğunu, davacının iş akdini kendi iradesiyle sonlandırdığını, 01.10.2009 tarihinde işe başladığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının mail yazışmalarından da görüldüğü üzere şirketten sürekli maaşı dışında maddi taleplerde bulunduğu ve her seferinde karşılanması mümkün olmayan taleplerinden netice alamayınca da bir takım asılsız bahanelere sığınarak haksız kazanç elde etmek için önce istifa edip sonrasında da huzurdaki davayı açtığı anlaşıldığından davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI... 22. İş Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Daire 04.02.2019 tarihli kararında; davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme, araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir, gerekçesiyle Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son KararMahkemenin 13.03.2025 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, beyanlarına itimatla bilirkişi raporu tanzim edilen tanıkların halihazırda davalı işyerinde çalışmakta olduğundan işverenin büyük baskıları neticesinde muğlak ifadeler verdiklerini, bir kısım tanığın ise işyeri koşullarına hakim dahi olmayan kişiler olduğunu, dolayısıyla bu tanıkların ifadesine tek başına itibar edilemeyeceğini, Mahkeme, Ahmet Kara İş Merkezinin yöneticisi olduğunu söyleyerek alenen yalan bilgi veren ...'ın tanıklığına riayet ederken; davalının, dinlenmesine şiddetle karşı çıktığı ve Yargıtay bozma ilamı sonrası dinlenen tanık ...'nin ve ...'nın gerçekle örtüşen beyanlarına ise kıymet vermediğini, gerekçesiz Mahkeme kararı olamayacağını, Mahkemenin gerekçeli kararının neredeyse tamamının şablon ifadelerden ve bilirkişi raporunun kopyala-yapıştırından müteşekkil olup haklı davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının bozulması gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti ve sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.