Anahtar kelimeler: Ettirmek Sınai İtirazda Bulunacak İbareli Tanınmış İhtimali Karıştırma Fikri Derecede

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
:████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
:RetİLK DERECE MAHKEMESİ
:Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
:████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "...", "... ..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere yaptığı başvurusuna müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markanın okunuşunun "fisduks" şeklinde olacağını, Türkiye’nin tamamı tarafından bir kuruyemiş türü olan ... olarak anlaşılacağını, kuru yemişlerin fıstığı da içine alan üst bir ürün grubu olduğunu, "fındık ve ... ezmeleri"nin ise fıstığın türevleri olduğunu, dava konusu ibarenin tanımlayıcı olduğunu, ayırt ediciliğinin de bulunmadığını, "..." markasını gören potansiyel tüketici kitlesinin başvuruyu müvekkili markalarının türevi olarak algılayacağını, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, davalı markasının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2022-M-5079 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik veya iltibas ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin markasının yeterli ayırt ediciliği sağladığını, markaların yazı stili, renk, arka plan görselleri, kompozisyonları konusundaki ciddi farklılıklar olduğunu, tescili istenilen sınıflar bakımından genel bir ibare olan "..." ibaresi üzerinden değiştirilerek oluşturulan iki marka ibaresi olduğunu, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın emtia listesinde yer alan 29. sınıftaki "Kuru yemişler, fındık, ... ezmeleri" mallarının itiraza mesnet markaların kapsamındaki "Kuru yemiş" emtiası ile aynı/benzer/ilişkili olduğu, her iki markanın da "..." ile başladığı, son hecelerinin ise "-..." ve "..." şeklinde telaffuz olarak birbirlerine oldukça yakın ve aynı tını etrafında oluşturulduğu, markaların kompozisyonları farklı olsa da genel izlenim yönünden benzer olduğu ve aralarında ilişkilendirme ve karıştırma olasılığının olacağı; davacının sadece 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü kapsamında itirazda bulunduğundan dava dilekçesindeki diğer iddiaların değerlendirilmeye alınmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-5079 sayılı kararının 29. sınıf “Kuru yemişler. Fındık ve ... ezmeleri." emtiaları yönünden kısmen iptaline karar verilmiş, karar, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket tarafından işlem dosyasına kullanım ispatı talebinde bulunulduğu ancak davacı şirketin itirazına mesnet "..." ibareli markasının kullanımını ispatlar delil sunmadığı, "... ..." ibareli markanın ise "..." emtiası üzerinde üzerinde kullanıldığının ispatlandığı, bu hale göre ise dava konusu başvuru kapsamındaki "Kuru yemişler" ve "... ve ... ezmeleri" malları bakımından emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, işaret benzerliğinin incelenmesine gelince, dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, başvuruda yer alan bu ibarenin "..." kelimesinden türetildiği anlaşılmakta olup "..." ibaresinin ise çekişmeli mallarda tanımlayıcı nitelikte olduğu, davacının itirazına mesnet ve SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca dikkate alınabilecek markasının "... ..." ibareli olduğu, marka kompozisyonunda konumu, boyutu ve yazı tipi itibariyle "..." ibaresi öne çıkartıldığı, "..." ibaresine ise "..." ibaresinin üzerinde daha küçük boyutta yer verildiği, ayrıca mesnet markada "..." kelimesine karşılık gelen harflerin daha koyu, diğer harflerin ise daha açık renkte yazıldığı, böylece mesnet markanın da "..." kelimesinden türetildiği açık olup "..." kelimesinin ise çekişmeli mallarda zayıf bir ibare olduğu, buna göre yapılan değerlendirmeye göre, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, zira tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının mesnet "... ..." ibareli markasında "..." ibaresinin öne çıktığı ve bu markanın biçim, düzenleme ve tertip tarzı ile bıraktıkları genel izlenim itibariyle dava konusu markadan farklı olduğu, dava konusu markayı gören tüketicilerin bunun davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta anlayabileceği, öte yandan, her iki markanın da "..." kelimesinden türetildiği ve çekişmeli mallarda bu ibarenin kimsenin tekeline verilemeyeceği, dava konusu markada yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı kanaatine varıldığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında iltibas bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ...Ş. vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davaya konu taraf markaları arasında iltibasa neden olacak nitelikte benzerlik olduğu iddiasına dayanan YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 21.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.