Anahtar kelimeler: Yalan Neticeten Üstlenme İtiraza Adlî Düşme Belgenin Almak Görüşü Ret

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E. ███████ K.SUÇLAR
: Suç üstlenme, sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İade, ret, onama, düşmeYapılan ön inceleme neticesinde; ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararın temyizen incelenebilecek bir karar olmadığı, sanık ... hakkında "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçundan neticeten hükmolunan 1.500 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının kesin nitelikte olduğu, sanıklar ... ve ... hakkında "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraza tabi olduğu, katılan sanık ...'ın sanıkların üzerine atılı " sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık" suçundan doğrudan doğruya zarar görmediği bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu suç yönünden kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, sanık ... ... hakkındaki suç üstlenme suçundan kurulan hükmün ise; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanıklar ... ve ... Haklarında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçlarından Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları YönündenSanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve ███████-250 Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un ██████. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,B. Sanık ... Hakkında "Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan" Suçundan Kurulan Mahkumiyet ve Sanıklar ..., ..., ... Haklarında "Sigorta Bedelini Almak Amacıyla Dolandırıcılık Suçuna Teşebbüs" Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri YönündenSanık ... hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca sanık hakkında doğrudan hükmedilen 1.500 TL adli para cezasına ilişkin hükmün kesin nitelikte bulunduğu ve katılan sanık ...'ın sanıklar ..., ..., ...'ın üzerlerine atılı 'Sigorta Bedelini Almak Amacıyla Dolandırıcılık" suçundan doğrudan doğruya zarar görmediği bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu suç yönünden kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık ... ve katılan sanık vekilinin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,C. Sanık ... Hakkında "Suç Üstlenme" Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri YönündenSanığa yüklenen "suç üstlenme" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgu tarihi olan 12.06.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, bu itibarla katılan sanık vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.01.2026 tarihinde karar verildi.