Anahtar kelimeler: Elamanı Başlamış Sgk Bildirgesini Primlerinin Feri Giriş Müdahil Başlamadan Ödenmediğini
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı iş yerinde 11.01.2011 tarihinde satış elamanı olarak işe başlamış olduğu halde SGK giriş işlemlerinin yapılmadığını ve bu tarihler içinde SGK primlerinin ödenmediğini, 5510 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve aynı Kanun'un 9. maddesindeki hükme göre, işverenin işe başlamadan önce “İşe Giriş Bildirgesi”ni vermek zorunda olduğunu, bu hükümler karşısında müvekkilinin işe başlama tarihinin ve fiili çalışmaya başladığı tarih olarak tespitini talep etme gereğinin hasıl olduğunu, müvekkilinin fiilen işe başladığı 11.01.2011 tarihi ile işten çıkarıldığı tarih olan 30.12.2014 tarihine kadar geçen çalışma süresi boyunca maaşının asgari ücret üzerinden elden kendisine verildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesine göre müvekkilinin çalıştırıldığı süre boyunca prime esas ücretinin tespitini ve SGK kayıtlarının bu tespite göre düzeltilmesini talep etme gereğinin hasıl olduğunu, belirtilen nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilinin sigortalı hizmetinin başlangıç tarihinin 11.01.2011 olduğunun tespiti ile çalıştığı süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasını, bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının incelenmesinde, davacının iddia ettiğinin aksine dava edilen dönemlerde davacının sigortalı hizmetinin bulunmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 8/2. maddesi hükmü gereği, davacı tarafından Kuruma herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, Kurumun davacının sigortalı çalışmalarından haberdar olmasının mümkün olmadığını, böyle bir bildirim yapılmadığı için Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, çalışma olgusu saptandığı takdirde, çalışmanın hizmet akdi niteliğinde olup olmadığının araştırılması gerektiğinden bahisle sübut bulmayacak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde 01.07.2012 - 30.06.2013 tarihleri arasında ve 25.07.2013 - 30.12.2014 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının hizmet tespiti talebi yönünden Kurum kayıtlarının incelenmesinde, davacının çalıştığını iddia ettiği dönem içinde herhangi bir çalışmasının olmadığının tespit edildiği, davacının iddia ettiğinin aksine, dava edilen dönemlerde davacının sigortalı hizmetinin bulunmadığı, 5510 sayılı Kanun'un 8/2. maddesi gereği davacı tarafından Kuruma herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, Kurumun, davacının sigortalı çalışmalarından haberdar olmasının mümkün olmadığı, bildirim yapılmadığından Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!