Anahtar kelimeler: Esaskarar Yolcu Karıştığı Araçta Konumunda Kazasında Plakalı Ankara Mali Aracın

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: ███████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ███████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 19.03.2024NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: 03.02.2026GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: 04.02.2026İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacılar vekili 14.07.2014 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında araçta yolcu konumunda bulunan davacıların ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, 26.12.2022 tarihli maluliyete ilişkin raporda davacı ...’in malul olduğunun belirlendiğini, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek davacı ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL kalıcı maluliyet tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, dava konusu zararlandırıcı olayın 14.07.2014 tarihinde meydana geldiğini ve 8 yıllık uzamış zamanaşımının dahi aşıldığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacıların maluliyet iddialarının araştırılması gerektiğini, kusura ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, davalı tarafça zamanaşımı def'inde bulunulduğu, 6098 Sayılı TBK'nın 72. maddesinde belirtilen "... tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır..." hükmü uyarınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun taksirle yaralama eylemini düzenleyen 89/4. maddesi ve ceza davası zamanaşımı süresini düzenleyen aynı Kanun'un 66/1.e maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu ve kaza tarihinin 14.07.2014 olup davanın 14.07.2022 tarihinde zamanaşımına uğradığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacılar vekili istinaf dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunu, davacılarda kaza nedeniyle maluliyet oluştuğunu, maluliyet talebine ilişkin zamanaşımı maluliyetinin oluştuğu tarih değil maluliyetin öğrenildiği tarihten itibaren başladığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, kaza ile ilgili maluliyete ilişkin raporun tarihinin 26.12.2022 tarihi olup bu tarihin öğrenme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;Davacılar vekili, 14.07.2014 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın neden olduğu kazada araçta yolcu olarak bulunan davacıların ağır şekilde yaralandığını belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dosya içeriğinden, davanın 14.07.2014 tarihinde meydana gelen kazada davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların yaralandığı belirtilerek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri talepleriyle 20.06.2023 tarihinde açıldığı, davalı sigorta şirketi vekili tarafından süresinde verilen cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmıştır.Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun zamanaşımını düzenleyen 72. maddesinde “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının 14.07.2014 tarihinde meydana geldiği, zamanaşımı süresinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89/4. ve 66/1-e maddelerine göre 8 yıl olduğu, yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemlerine ilişkin davanın 14.07.2022 tarihinde zamanaşımına uğrayacağı, davacılar tarafından zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 24.05.2023 tarihinde arabuluculuğa başvuru yapıldığı, anlaşamama tutanağının 12.06.2023 tarihinde düzenlendiği, 20.06.2023 tarihinde dava açıldığı, dava tarihi itibariyle 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, zamanaşımını durduran veya kesen sebeplerinde bulunmadığı anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,5-Kararın taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 03.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.