Anahtar kelimeler: Bam İddianin Yazildiği Başkan Katip İlişki İstenmiş Üye Ankara Özetle

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO
: █████████ (İSTİNAF DİLEKÇESİNİN REDDİ)
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
ESAS NO
: ████████ E ████████ K
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı şirket arasında ticari ilişki kurulduğunu, bu kapsamda davalı şirketin müvekkil şirketten patlayıcı madde ve nakliye hizmeti satın aldığını, ancak davalı şirketçe faturada yazılı borcun ödenmediğini, bunun üzerine faturada yer alan bakiye tutarın tahsili amacıyla davalı borçlu hakkında Ankara 15.İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı borçlunun söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir hizmet alımı sözleşmesi imzalanmadığını ve davalı şirketin borcunun bulunmadığını, ayrıca teslimi sağlanmayan ve faturaya yansıtılmayan ürünler için icra takibi yapılamayacağını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, paytlayıcı madde satın alma ve kullanma izin belgesinin █████/2021 ve █████/2021 tarihlerini kapsadığı, █████/2021 depo tespit tutanağında davalı şirketin deposunda patlayıcı madde olmadığının tespit edildiği, 2021 yılının 8., 9. ve 10. aylarına ilişkin patlayıcı madde taşıma izin belgeleri ve sarf tutanakları ile davalı şirkete ait taş ocağında patlatmaların gerçekleştirildiği, bu kapsamda davalı şirket tarafından ödemelerde bulunulduğu, ayrıca ödemeyi gösterir nitelikteki █████/2021 tarihli çek suretinin mevcut olduğu, buna göre davalı şirkete patlayıcı madde temininin ve nakliye hizmetinin sağlandığının anlaşıldığı, yine BA-BS formlarının birbirini doğrular mahiyette bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan cevap dilekçesinin ve diğer delillerin değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, sadece davacı şirketin vergi kayıtlarının kontrol edildiğini, faturaya ilişkin mal tesliminin gerçekleştirilmediğini, bu nedenle faturaların müvekkil şirketin kayıtlarında yer almadığını, davalı şirketin resmi nitelik taşıyan defter ve vergi kayıtlarının incelenmediğini, yetki yönünden yapılan itirazların dikkate alınmadığını, davacı şirketin kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının, takibe konu fatura nedeniyle alacağının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Bilindiği üzere, HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.
Diğer yandan, HMK'nın "Başvuru süresi" başlıklı 345. maddesinde, istinaf başvuru süresinin iki hafta olduğu, bu sürenin ilamın usulen taraflardan herbirine tebliği ile işlemeye başlayacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un "İstinaf dilekçesinin reddi" başlıklı 346. maddesinde ise, "(1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.
(2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar." düzenlemesi bulunmaktadır.
Bununla birlikte, 6100 sayılı HMK'nın "Sürelerin başlaması" başlıklı 91. maddesi sürelerin başlangıcını, "Süreler, taraflara tebliğ tarihinden veya kanunda öngörülen hâllerde, tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlar." şeklinde düzenlemiş olup, aynı Kanun'un 92. maddesi ise sürelerin bitimini, " Süreler gün olarak belirlenmiş ise tebliğ veya tefhim edildiği gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter. Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, süre bu ayın son günü tatil saatinde biter." şeklinde hüküm altına almıştır.
Madde metninden anlaşılacağı üzere, kanun tarafından verilen süreler kesin olup, hakim tarafından arttırılamaz veya azaltılamaz. Bu ilke kanun tarafından verilen sürelerin kamu düzeni ile ilgili ve hak düşürücü nitelikte olmasından kaynaklanmaktadır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; mahkemenin gerekçeli kararının davalı ... vekiline █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, bu kapsamda istinaf süresinin █████/2023 tarihinde sona erdiği, ismi geçen davalı şirket vekilince █████/2023 tarihinde istinaf başvuru dilekçesinin uyap sistemi üzerinden dosyaya gönderildiği ve istinaf yoluna başvurma harcı ile istinaf karar harcının da aynı tarihte yatırıldığı anlaşılmıştır.
O halde, HMK'nın 90. maddesi uyarınca kanun tarafından belirlenen sürelerin kamu düzeni çerçevesinde ve hak düşürücü nitelikte olması nedeniyle arttırılmasının veya azaltılmasının, diğer bir anlatım ile değiştirilmesinin mümkün olmaması karşısında, HMK 346. maddesi gereğince, kanuni süre geçtikten sonra istinaf başvurusunda bulunulması halinde, istinaf isteminin reddine karar verilir.
Bu durumda; HMK'nın 346/1. maddesinde açıklanan nedenlerle, HMK'nın 352. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, davalı şirket vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesinin 1. fıkrası gereğince, davalı şirket vekilinin İSTİNAF DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2-Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinden ve talep halinde ilgiliye iadesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!