Anahtar kelimeler: Geçilmiştir Bam Esaskarar İddianin Yazildiği İstirdat Ret İstenmiş Eksiklik Ankara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İESAS NO
: ████████ (ESASTAN RET )KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023ESAS-KARAR NO
: ████████ E - ███████ KDAVANIN KONUSU
: İstirdatKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜİDDİANIN ÖZETİAsıl davada davacı – karşı davada davalı vekili; taraflar arasında 15.000 baş sığır alımına ilişkin █████/2017 tarihli Yurtdışı Büyükbaş Hayvan Alım Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 9.1.3 ve 9.1.4 maddesi uyarınca hayvanların davalının seçiminin tamamlanması ardından teslim edileceği, sözleşmenin 9.1.1 maddesi uyarınca hayvanların davacı tarafından davalının belirlediği karantina noktalarına teslim edileceğini, sözleşmenin 9.1.5, 9.1.6, 9.1.7 maddesi uyarınca tırda ölü gelen, seçim heyet listesinde olmayan, kulak küpesi bulunmayan, çift kulak küpesi olduğu için millileştirilemeyen, karantina sürecinde ölen, kabulü yapılamayan, sevk edilemeyen hayvanların bedellerinden satıcının sorumlu olduğu, kabulü yapılmayan hayvanların davalı tarafından kesime gönderilmesi halinde kesim masrafları düşüldükten sonra kesimden tahsil edilen bedelin satıcıya ödeneceğini, sözleşmenin 13.1.1 maddesi uyarınca sözleşme bedelinin %90'ı sevk evraklarının bankaya verilmesiyle satıcıya ödeneceğini, %10'luk kısmının Türkiye'deki karantina sürelerinin ardından serbest bırakılacağını, sözleşmenin 12.1 maddesi uyarınca TİGEM'e sözleşme bedelinin %6'sı olan 783.000,00 Euro bedelli teminat mektubu verileceği, teminat hükmü uyarınca müvekkili tarafından TİGEM'e ... Şubesi'ne ait █████/2017 tarihli, 2872391 numaralı, █████/2018 tarihine kadar süreli, 783.000 Euro bedelli teminat mektubu verildiğini, sözleşme konusu sığırların sözleşme hükümlerine uygun olarak Türkiye sınırları içinde belirlenen karantina noktalarında TİGEM'e teslim edildiğini, hayvanların teslim edilmesi ve karantina sürelerinin dolmasının ardından hayvanların kabulünün yapıldığını, hayvanların kabulü aşamasında, nakliye ve karantina sırasında ölen, hastalanan veya kesime gönderilen hayvanların tespit edilerek bakiye %10 bedelden ne kadarlık kesinti yapılacağının tespit edildiğini ve net bakiye bedelin müvekkili şirket hesabına yatırıldığını, davalı tarafından hazırlanan ve müvekkiline █████/2018 tarihli elektronik posta yoluyla listesinin gönderildiğini, bu liste uyarınca sevkiyatı yapılan 9.371 adet büyükbaş hayvandan 929 adet hayvana ilişkin kesinti uygulandığını, bu kapsamda bakiye 734.454,00 Euro alacaktan 727.407,00 euro kesinti yapılarak 7.047,00 euro ödeme yapıldığını, sevkiyatı yapılan 5.235 adet büyükbaş hayvandan 327 hayvana ve 2 aylık gecikme cezasına ilişkin kesinti uygulandığını, bu kapsamda bakiye 426.996,00 Euro bedelden 307.886,04 Euro kesinti yapılarak 119.129,96 Euro ödeme yapıldığını, hayvanların sözleşmeye uygun olarak teslim edilip karantina sürelerinin tamamlandığını, teslim edilen hayvanlardan kaçının ayıplı olduğunun bizzat davalının tespit ettiğini, hayvanların bedelinin sözleşme bedelinden indirildiğini, davalının teminat mektubunun iadesinin istenildiğini, davalının iş eksilişi olup olmayacağına dair yönetim kurulu kararının eklenmesi gerektiğini ileri sürerek mektubu iade etmekten imtina ettiğini, millileştirilemeyip kesime gönderilen hayvanlar nedeniyle müvekkili şirket lehine 248.111,69 TL alacağın doğduğunu, davalının 248.111,69 TL alacağın sahadaki sorunlu hayvanlar için yeterli gelmediğini belirterek 110.000,00 TL ödeme yapılması halinde teminatın iade edileceğinin belirtildiğini, müvekkili tarafından █████/2019 tarihinde davalı hesabına 110.000,00 TL ödeme yapılarak teminatın tekrar iadesinin talep edildiğini, davalının ise büyükbaş hayvanlar için verilen teminatın iade edilemeyeceğinin bildirildiğini ve █████/2021 tarihinde bankaya başvurarak teminat mektubunu paraya çevirdiğini ve nakit teminatları da irat kaydettiğini, teminatların irat kaydedilmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, ilgili teminat bedellerinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, hayvanların tesliminin yapılması ve sözleşme gereğince 24 saatlik karantina süresinin tamamlanmasının ardından davalının yapılan incelemede satıcının sorumluluğundaki hayvanların tespit edildiğini, ilgili tutarların müvekkili şirketin bakiye alacağından indirildiğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında herhangi bir borcunun kalmadığının bizzat davalı yanca tespit edildiğini, ancak davalının sözleşmenin açık hükmüne ve bizzat kendi tespitlerine rağmen teminatları iade etmediğini, müvekkilinin davalının teminat mektubuna ilişkin haksız süre uzatım taleplerini yerine getirebilmek adına teminat mektubu bedelini bankaya depo etmek zorunda kaldığını, davalının süre uzatım taleplerini karşılayabilmek için bankaya █████/2019 tarihinde 438.769,87 USD, █████/2020 tarihinde ise 533.070,02 USD depo etmek zorunda kaldığını, ayrıca teminat mektubunun iade edilmesi gereken █████/2018 tarihinden itibaren de komisyon bedellerini ödemeye devam ettiğini ve müvekkili şirketin bu miktarları kullanmaktan haksız yere mahrum kaldığını, kullanamadığı bu süreçte faiz kaybı ve komisyon bedellerinden kaynaklı maddi zararlarının oluştuğunu, teminat mektubu haksız olarak paraya çevrilen müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, bu nedenle manevi zararı oluştuğunu belirterek █████/2017 tarihli 783.000,00 Euro bedelli teminat mektubunun davalı tarafından şartları gerçekleşmediği halde paraya çevrilmesi nedeniyle 783.000,00 Euro'nun █████/2021 paraya çevirme tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile tahsiline, 110.000,00 TL nakit teminat ile 248.111,69 TL olmak üzere toplam 358.111,69 TL'nin █████/2021 irat kaydetme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, teminat mektubunun iade edilmemesi nedeniyle doğan 109.131,23 USD maddi zararın █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte tahsiline, teminat mektubunun haksız paraya çevrilmesi nedeniyle uğranılan 10.000,00 USD manevi zararın █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarında USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Karşı davada ise davacı - karşı davalı vekili; teslimden sonra meydana gelen ayıpların müvekkili şirkete yüklenmesinin mümkün olmadığını, uyuşmazlık konusu hayvanlarda teslim anında ayıp bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu hayvanlara ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını belirterek karşı davanın reddine karar verilmesi istemiştir.SAVUNMANIN ÖZETİAsıl davada davalı -karşı davada davacı vekili; müvekkili idarenin 233 sayılı KHK hükümlerine tabi, sermayesinin tamamı devlete ait bir İktisadi Devlet Teşekkülü olduğunu, Tarım ve Orman Bakanlığı'nca yürütülen 2017 yılı Genç Çiftçi Projesi kapsamında hak sahibi genç çiftçilere dağıtılmak üzere ihtiyaç duyulan büyükbaş ve küçükbaş hayvanların temini için genel müdürlükleri ile davacı/karşı davada davalı arasında █████/2017 tarihinde 15.000 baş sığır alım sözleşmesi, sözleşme kapsamında getirilen sığırların Türkiye'deki karantina işlemlerinin davacıya devrine ilişkin █████/2018 tarihinde ek sözleşme, █████/2017 tarihinde 35.000 baş merinos ırkı koyun alım sözleşmesi, █████/2017 tarihinde 25.000 baş Turcana ırkı koyun alım sözleşmesi imzalandığını, Tarım ve Orman Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı müfettişlerince █████████ yıllarını kapsayan Genç Çiftçi Projesi kapsamında hayvan temini ve dağıtımı ile hayvanların tanımlanması, sevki ve karantina işlemlerini içeren konularda yürütülen inceleme ve soruşturma kapsamında soruşturma raporunda yer alan tespit ve değerlendirmeler neticesinde, ... & ... firmasının sözleşmesi kapsamında yurt dışından getirmiş olduğu hayvanlara ilişkin olarak yurt dışından zatürre olan hayvanların getirilmesine bağlı hayvan ölümleri hususunda TİGEM'e zarar olarak kaydedilen sığırlar ile, teknik şartnamedeki kilolardan eksik kiloda küçükbaş hayvan getirilmesi ve sözleşme kapsamında büyükbaş hayvanların zamanında getirilmemesine bağlı olarak zararlardan sorumlu tutulduğunu, idarelerinin teftiş kurulunun yaptığı denetimler sonucunda davacıya sorumlu tutulduğu eksikliklerden kaynaklı olarak yasal faizleri ile birlikte hesaplanan toplam 7.723.084,79 TL tutarındaki meblağın Genel Müdürlükleri hesabına yatırılması gerektiğini, aksi takdirde idareleri nezdinde bulunan teminat mektuplarının nakde çevrilerek alacağın tahsil edileceği ve kalan borç bakiyesinin tahsili için hukuki yollara başvurulacağının █████/2021 tarihli yazı ile bildirildiğini fakat verilen süre sonunda davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine █████/2017 tarihli, 2872391 numaralı ve 783.000,00 Euro tutarlı teminat mektubunun nakde çevrilebilmesi için ise yazı yazıldığını ve söz konusu tutarın █████/2021 tarihinde idare hesabına ödendiğini, proje kapsamındaki zarar ve ziyanların tespiti ve tazmini hususları değerlendirilirken davacı/karşı davalı firmanın sözleşmeye aykırı davranışları üç başlık halinde incelendiğini, büyükbaş hayvanların zamanında getirilmemesi hususu, teknik şartnamedeki kilolardan eksik kiloda küçükbaş hayvan getirilmesi, zatürre olan hayvanların getirilmesi ve hayvan ölümleri hususlarındaki değerlendirmelerin soruşturma raporunda belirtildiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesi ve nakit teminatın irat kaydedilmesi işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, davacı taraf, TİGEM tarafından kesintiler yapıldığını beyan etse de söz konusu kesintilerin gecikme cezasına ilişkin olup, davacının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi sonucu yapılan kesintiler olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı davrandığından maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine, karşı dava olarak; davacının sözleşmeye aykırı davranarak müvekkili idareyi zarara uğrattığını, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin hukuka uygun olduğunu, Tarım ve Orman Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının █████/2020 tarihli soruşturma raporu sonucunda hayvan alım sözleşmesine istinaden yapılan hesaplamalar doğrultusunda firmanın 7.723.084,79TL borcundan nakit alacakları ve teminatları düşüldüğünde kurum zararı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.884,50 TL'nin zarar tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davacı - karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARAR VE ÖZETİMahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda: İthalat öncesi tarafların mutabık kaldığı sözleşme hükümlerine uygun şekilde hayvanların seçime hazır edilmesi, hayvanların ihracatçı ülkeden yüklenmesi, alıcı ülkeye girişe kadar nakilleri sırasında hayvan sağlığı ve refahı yönüyle uygun şartlar taşınmasının satıcının sorumluluğunda olduğunu, ülke içerisinde karantina süresinde ortaya çıkacak ve Tarım Orman Bakanlığı birimlerince menşei ülkeden kaynaklandığı tespit edilen bulaşıcı hastalıklarla ilgili uygulanan tüm test ve ücretleri ile bulaşıcı hastalıklar sebebiyle ortaya çıkacak hayvan ölümleri ile mecburi kesime ilişkin doğan zararın satıcının sorumluluğunda olup 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun tanımlar başlıklı 3/1 madde 41.bendinde karantinanın tanımlanmış, hayvanlara en az 21 gün süre ile karantina uygulanmasının esas olup, karantina; bir işletmeye yeni hayvan getirilmesi veya işletmedeki hayvanlarda gizli seyreden salgın ve bulaşıcı hastalıkların belirlenmesi amacıyla ayrı bir bölümde izole edilerek gözlem altında tutulacağı, Mevzuatta öngörülen 21 gün süreli karantina süresi dolduğunda salgın ve bulaşıcı hastalığın görülmemesi halinde işletmedeki karantinanın resmi veteriner hekimlerce sona erdirilmekte, hastalığın görülmesi veya devam etmesi halinde hastalık sonuçlanıncaya kadar uzatılmaktadır. Hayvanlardaki salgın ve bulaşıcı bazı hastalıkların genellikle yapılan klinik muayenede anlaşılabildiği, bazı viral ve bakteriyel hastalıkların gizli seyredebilmekte, klinik muayenede fark edilmeyebilmekte ve karantina süresinde makul bir sürede ortaya çıkabilmekte olduğu, bazı hastalıkların ileri tetkik ve analizler yapılmadıkça fark edilemeyecek nitelikte bulunduğu, dava konusu olayda ithalatın menşei/mahreç ülkede sözleşme gereği seçime hazır hale getirilen hayvanlarda, hayvan seçimi yapmak üzere seçim heyeti görevlendirmesinin ve ithalatı yapılan hayvanların gümrükten geçtikten sonra muayene ve kabulünün TİGEM tarafından yapıldığı, uygun olmayan şartlarda yapılan hayvan nakillerinde başta solunum sistemi hastalıkları olmak üzere hayvanlarda gizli seyreden hastalıkların ortaya çıkması, hastalığın diğer sağlam hayvanlara bulaşması ve kuluçka süresinin sonunda hastalık belirtilerinin görülmesi bilimsel bir gerçeklik olarak değerlendirildiği, karantinaya alınan hayvanların analiz sonuçlarına göre sağlık sertifikasında yer alan hastalıklardan herhangi birinin tespiti halinde bu hayvanların bedelinin satıcıdan tahsil edilmesi veya alacaklarından mahsup edilmesi sözleşme hükümleri uyarınca yerinde bulunduğu, bilirkişi heyeti raporunda ölüm tutanakları tablosunda █████/2017 tarihinden █████/2018 tarihine kadar hangi tarihte kaç hayvan öldüğü tablo halinde belirtildiği, hayvan alım sözleşmeleri 9.1.4, 9.1.5, 9.1.7, 10.1 maddelerinde hayvanların mahreç ülkede iken nakliyesi sırasında ve hayvanların Türkiye içerisinde karantina sürecindeki tüm aşamalarda satıcının sorumluluklarının belirtildiği, hayvanlarda gizli seyreden veya belirli bir süre bekledikten sonra ortaya çıkabilen ya da laboratuvar testleri ile tespit edilebilen hastalıkların teşhis edilmesi amacıyla karantina uygulandığı, hayvanların karantina sürecindeki sağlık durumları, ölüm ve hastalık durumlarının satıcının sorumluluğunda olduğu, hayvanların bir kısmının mahrecinde hastalandığı veya yolculukları sırasında gizli seyreden hastalıklarının ortaya çıktığı, hangi hayvanın hangi hastalıktan öldüğünü ortaya koyacak denetime elverişli ayrıntılı bilgi bulunmadığı, rapor ve tutanaklara göre hayvanların bulaşıcı özellikte solunum sistemini etkileyen viral ve bakteriyel kökenli, gizli seyretme özelliği olan BVD ve zatürre hastalığı sebebiyle öldüğü, bu hastalıkların teslimden önce mevcut olup olmadığının hayvan sahibi veya satıcı tarafından bilenemeyeceği, veteriner hekimler tarafından yapılacak muayenelerde klinik olarak hastalık şüphesi olabileceğinin söyleneceği, kesin teşhisin ileri laboratuvar tetkikleri ile ortaya çıkabileceği, Türkiye'deki karantina merkezinde hayvanlar indirilirken zatürre hastalığı tespitinin yapıldığı, ithalat, karantina, hayvan ölümleri, pnömoni ve BVD hastalığı görülmesi, seçim listesinde olmayan hayvanların bulunması, küpesiz, çift küpeli, küpe manipülasyonu yapılan hayvanların varlığı, farklı ırklarda zayıf, kaşektik hayvanların getirilmesi, bunlara bağlı olarak hayvan ölümlerinin artması, ayrıca hayvanların yurt içine sevklerinin gecikmesi gibi süreçte davacı şirket ve davaya muvafakat veren şirketin oluşturduğu adi ortaklığın sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmediği, ihmal ve kusurlarının bulunduğu, davacı tarafça taahhüdün sözleşme ve teknik şartnamelere uygun olarak yerine getirilmediği anlaşılmakla, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle alacak talebi ve buna dayalı zamanında mektupların teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zarar tazmini talebinin ve manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava ile ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; karşı davada talebin aynı sözleşmeler kapsamında, davacı - karşı davalının taahhüdünü sözleşme ve teknik şartnamelere uygun olarak yerine getirmediği, davalı - karşı davacının sözleşme uyarınca uğradığı zarar miktarının 16.844,50 TL olduğu anlaşılmakla karşı davanın bu miktar üzerinden kabulüne, karşı dava tarihi öncesi itibariyle temerrüt oluşmadığı alacağa karşı dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiş, hükme karşı Asıl davada davacı – karşı davada davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİAsıl davada davacı – karşı davada davalı vekili; müvekkilinin hayvanları davalıya sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğini, davalı tarafından hayvanların kontrol edilerek teslim alındığını, davalının ölen hayvanların sorumluluğunu müvekkiline yüklemeye çalıştığını, davalının ayıp iddiasına dayanak olarak bir ayıp ihbarı yapılmadığını, müvekkilinin ayıptan doğan sorumluluğunun ise sona erdiğini, teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, teminat mektubunun irat kaydedilemeyeceğini, gecikme nedeniyle davalının kesinti uygulandığını ikince kez gecikme cezası uygulanamayacağını belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırırlarak asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLARUyuşmazlık; taraflar arasında düzenlenen hayvan alım sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiği iddiası ile haksız olarak irat kaydedilen teminat mektubu nedeniyle uğranılan zararın talep edilip edilemeyeceği, karşı dava da ise; hayvan alım sözleşmeleri uyarınca bakiye alacağın bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEAsıl dava; taraflar arasında düzenlenen hayvan alım sözleşmesi kapsamında davacı tarafça verilen 783.000,00 Euro bedelli teminat mektubunun davalı tarafça nakde çevrilmesinin haksız olduğu, 110.000,00 TL nakit teminatın irat kaydının yerinde olmadığı, millileştirilemeyip kesime gönderilen hayvanlar nedeniyle davalının alacağının bulunmadığı, teminat mektubunun süresinde iade edilmemesi nedeniyle maddi zarar, ayrıca ticari itibar kaybı kapsamında manevi zararın tahsili istemine ilişkin olup karşı davada ise; sözleşme uyarınca davacı - karşı davalının edimlerini tam olarak, ayıpsız olarak yerine getirip getirmediği, davalı yanın zararının tahsili istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.Uygun olmayan şartlarda yapılan hayvan nakillerinde başta solunum sistemi hastalıkları olmak üzere hayvanlarda gizli seyreden hastalıkların ortaya çıkması, hastalığın diğer sağlam hayvanlara bulaşması ve kuluçka süresinin sonunda hastalık belirtilerinin görülmesi bilimsel bir gerçeklik olarak değerlendirilerek, hayvanların karantina sürecindeki sağlık durumları, ölüm ve hastalık durumlarının satıcının sorumluluğunda olduğu, karantinaya alınan hayvanların analiz sonuçlarına göre sağlık sertifikasında yer alan hastalıklardan herhangi birinin tespiti halinde satıma konu hasta ve ölen hayvanların bedelinin satıcıdan tahsil edilmesi veya alacaklarından mahsup edilmesi sözleşme hükümleri uyarınca yerindedir. Asıl davada teminat mektubunun usulsüz irat kaydı nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebinin yerinde olmadığı gibi karşı dava yönünden ise karşı davacının sözleşme uyarınca zarara uğradığının ve bakiye alacağının tahsiline karar verilmesinde bir usulsüzlük görülmemiştir.Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacının taahhüdünü sözleşme hükümleri gereğince usulüne uygun yerine getirmediği hayvanların bir kısmının mahrecinde hastalandığı, gizli seyreden hastalıklarının ortaya çıktığı hayvan ölümlerinden davacının sorumlu olduğu, asıl davada teminat mektubunun irat kaydında bir usulsüzlük bulunmadığının anlaşılmasına, karşı davada ise; davalı satıcının edimini zamanında yerine getirmediği anlaşılmakla karşı davacı kurumun uğradığı zararın tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-a)Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10TL harcın istinaf eden davacı karşı davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,b)Karşı dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.150,65TL istinaf karar ve ilam harcının davacı karşı davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.Başkane-imzalıdırÜyee-imzalıdırÜye e-imzalıdırKatipe-imzalıdırNOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."