Anahtar kelimeler: Geçilmiştir Bam Esaskarar İddianin Yazildiği Menfi Kaldirma İstenmiş Eksiklik Ankara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO
: ████████ ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
ESAS-KARAR NO
: ████████ E ████████ K
DAVA : Menfi Tespit ve Alacak
DAVANIN KONUSU
: Alacak
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
I)Asıl davada davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 2011 yılında feshedilen eski bayinin borçlarının garantörü olması koşulu ile kabul edildiğini, dava dışı şirkete garantör olarak 3.000.000,00TL azami limit ile garantör olduğunu, tek satıcılık sözleşmesinin 17.03.2015 tarihinden itibaren birer yıllık sürelerle yenilendiğini, en son 31.12.2019 tarihinde, 31.12.2020 bitiş tarihli tek satıcılık sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin 2. Maddesinde Van/Erciş, Ağrı/Ağrının tüm ilçelerinde münhasır satış yetkisinin verildiğini, ancak aradaki sözleşmenin haksız bir şekilde 21.02.2020 tarihinde feshedildiğini, garantörlük sözleşmesi kapsamında limiti aşacak şekilde teminat mektuplarının paraya çevrildiğini, çeklerin yazdırıldığını, garantörlük sözleşmesinin 3.3. maddesi uyarınca teminat mektupları ve teminat senetleri alındığını, sürekli güncellendiğini, toplamda 419.600,00 Euro ve 250.000,00 TL para ödediğini, ancak 4 kez faiz ilave ederek garantörlük borcunu yeniden tek taraflı bir şekilde değiştirildiğini, talep edilen miktarı 3.000.000,00TL'nin üzerine çıkarıldığını, azami limitin geçildiğini, garantörlük sözleşmesinin ihlal edildiğini, hakim durumun kötüye kullanıldığını, sözleşmenin haksız feshedildiğini, davacının ürün markasının bölgede yayılması için katkıda bulunduğunu, müşteri çevresi oluşturduğunu ve geliştirdiğini, davalı şirketin bu müşteri portföyünden yararlanmaya devam ettiğini, sözleşme ayakta olsaydı, 21.02.2020 tarihinden şifahi olarak taahhüt edilen ve aradaki güvene dayalı olarak belirlenen beş yıllık süre olan 31.12.2025 tarihine kadar süreçteki mahrum kalınan kazanç, haksız fesih sebebiyle uğranılan en geniş anlamda zararların tazmini, ticari itibarın hukuka aykırı olarak ortadan kaldırılması sebebiyle uğranılan zararın tazmini, davacının elinden alınan ürün ve hizmetlerin satış, dağıtım ve pazarlama hakkından kaynaklanan zararı, yatırım ve reklam giderlerinden kaynaklanan maddi zararı, demirbaş giderlerinden kaynaklanan maddi zararı, bayinin iş yapamayışından kaynaklanan maddi zararı, portföy tazminatı bedeli, atıl yatırım nedeniyle uğradığı maddi zararı, bayi aracılığı ile yapılan satışlardan kaynaklanan tazminat talebi ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin HMK madde 107 çerçevesinde belirlenerek tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-)Birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyada davacı vekili; dava dışı eski bayinin borçları nedeniyle 2011 yılında feshedilen eski bayiinin borçlarının garantörü olması koşulu ile kabul ettiğini, davalı şirket, dava dışı ... borçları nedeniyle garantör olması halinde bayilik verebileceğinin şart koşulduğunu, müvekkilinin garantör olmaya zorladığını, müvekkil 17.03.2015 tarihinde, davalı ile dava dışı eski bayinin borçları için garantör olarak 3 milyon azami limit ile sözleşmeyi imzaladığını ayrıca sözleşmenin 3.3. maddesi kapsamında müvekkilden; teminat mektupları ve teminat senetleri alındığını, sözleşmenin 3.3. maddesi uyarınca müvekkilden teminat mektupları ve teminat senetleri alındığı ve sürekli güncellendiğini, müvekkil, garantörlük borcunu 419.600-Euro ve 250.000-TL. olarak ödediğini ayrıca 7.000.000-TL. tutarında teminat mektubunun da garanti sözleşmesine istinaden tazmin edildiğini, davalı ile müvekkili arasında, 17.03.2015 tarihli 3.000.000-TL. limitli garantörlük sözleşmesinin, TBK m.592 kapsamında rücu imkanını ortadan kaldırıldığını, limitin el yazısı ile alınmaması sebebiyle müvekkilinden haksız bir şekilde tahsil edilen, 419.600-Euro karşılığı 3.786.512,36 TL.nin ve 250.000-TL.nin toplamda 4.036.512,36-TL.nin en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III-)Birleşen Ankara 6. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında davacı vekili; davalı ile davacı arasında azami limiti 3.000.000-TL. tutarlı bir garantörlük sözleşmesi imzalandığını, davacının 17.03.2015 tarihinde dava konusu olan ve dava dışı asıl borçlu olan ... … Koll. Ş.ile davalı arasındaki protokole garantör sıfatıyla imza attığı ve azami limit olarak 3.000.000-TL belirlemiş olduğunu, sözleşme kapsamında 419.600-Euro paranın ve yine 250.000-TL. nakit ödemeler yapıldığı gibi yine sözleşmenin 3.3. maddesinin son cümlesi ve 4. maddesinin son cümlesi gerekçe gösterilerek toplamda, 7.000.000-TL. tutarında teminat mektubu tazmin edilmiş olduğunu, bu şekilde davalı tarafa toplam ödeme olarak, 419.600-EURO ve 7.250.0000-TL. nakit ödeme yapıldığını, yine bu kapsamda davalı tarafa teminat senedi olarak senetler verildiğini, esasında hukuki niteliğe haiz olmayan ve azami limitin dahi aşıldığı garantörlük sözleşmesinin aşılmasına rağmen davalı tarafın 1.826.534,90-TL. tutarında toplam 6 adet teminat senedini elinde bulundurmakta ve icra takibi ile tehdit etmekte olduğunu, davalı alacaklının protokol konusu alacağını tahsil etmiş olması nedeni ile, davacı tarafından keşide edilmiş olan alacaklısının davalı olduğu ve bedelsiz olan 15.12.2019 vadeli, 302.920,00 TL bedelli, 15.02.2020 vadeli, 311.934,90 TL bedelli, 15.06.2020 vadeli, 302.920,00 TL bedelli, 15.12.2020 vadeli, 302.920,00 TL bedelli, 15.06.2021 vadeli, 302.920,00 TL. bedelli, 15.09 2021 vadeli ve 302.920,00 TL bedelli toplam 6 adet teminat senedinden dolayı müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine ve davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
I-)Asıl davada davalı vekili; davacıdan tahsil olunan garanti alacağının, davacının taahhüdüne uygun limitler içinde olduğunu, davacının, sözleşmeyi haksız bir biçimde eylemli olarak feshettiğini, müvekkilinin, bayilik sözleşmesinin haklı sebeple feshinin tespitine yönelik ihtarı söz konusu olduğunu, TTK 122/5 ve 122/1'in koşullarının oluşmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
II-)Birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davalı vekili; davacının iddialarından biri, garanti sözleşmesindeki limitin 3 kez aşıldığı ve limitin üzerinde ödeme yaptığı şeklinde olduğunu, buradan hareketle, davacının adeta limit içinde kalan ödemeyle ilgili bir talebinin olmadığı zannı uyanmakta ise de; doğru olmadığını, haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-)Birleşen Ankara 6. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında davalı vekili; davacının teminat mektuplarının tamamının garantörlük sözleşmesi kapsamında tazmin edildiğini, iyi niyetle davacının yapılandırma talebinin dört kez kabul edildiğini, senetlerden hiçbirinin teminat senedi olmadığını, davacının garantörlük borcunda temerrüde düşmesi üzerine, bu borcun belirtilen vadelerde ödenmesi için tanzim edilen senetler olduğunu, garantörün kendi borcunda temerrüde düştüğü hallerde temerrüt faizine ilişkin kısım limit dışında kalsa dahi garantörün bu miktardan sorumlu olduğunu, davacıdan tahsil olunan garanti alacağının davacının taahhüdüne uygun olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ
Mahkemece; tanık beyanları, dosyaya sunulan fotoğraflar ve noter tarafından yapılan tespitler dikkate alındığında davacının bayilik sözleşmesine aykırı davrandığı, alınan bilirkişi raporuna göre davacının ödenmeyen borcunun bulunduğu, davalı tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiği, sözleşmenin haklı olarak feshedilmesi nedeniyle asıl davadaki alacak taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle reddine , birleşen davalarda aynı sebeplerle menfi tespit ve fazla ödeme iddiasıyla alacak talebinde bulunulduğu, taraflar arasında imzalanan █████/2019 tarihli tadil protokolünde davacının davalıya 1.664.600,00 TL borcu ödemeyi taahhüt ettiği, söz konusu borç için 5 adet teminat senedi verildiği, 4. Yapılandırmanın ertelenmesinde borç miktarının 1.523.614,90 TL olarak tespit edildiği ve senetlerin █████/2020 tarih ve 311.934,90 TL, █████/2020 tarih 302.920,00 TL, █████/2020 tarihli 302.920,00 TL, █████/2021 tarih ve 302.920,00 TL, █████/2021 tarih 302.920,00 TL olarak teminat senetlerinin verildiği, 4. Yapılandırmadaki 150.000,00 TL'lik ödemenin yapıldığı, davacının █████/2019 tarihi itibariyle protokolde belirtilen miktar kadar borcunu kabul etmesi ve aynı şekilde yapılandırmanın ertelenmesinde de borcunu kabul edip ayrıca 311.934,90 TL'lik senet vermesi dikkate alındığında davacının fazla ödeme iddiasının yerinde olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin kefalet sözleşmesi değil garanti sözleşmesi olması nedeniyle sorumluluk limitinin elle yazılmasının zorunlu olmadığı, taahhüt edilen borcun ödenmesinden davacının sorumlu olduğu, borcun kabul edilmiş olması nedeniyle icra takiplerinden feragat nedeniyle rücu alacağının ortadan kaldırılması iddiasının yerinde olmadığı, bu nedenle davacının fazla ödemesinin bulunmadığı gerekçesiyle ████████ Esas sayılı davasının reddine, yukarıdaki açıklandığı üzere, taraflar arasında imzalanan █████/2019 tarihli tadil protokolünde davacının davalıya 1.664.600,00 TL borcu ödemeyi taahhüt ettiği, söz konusu borç için 5 adet teminat senedi verildiği, 4. Yapılandırmanın ertelenmesinde borç miktarının 1.523.614,90 TL olarak tespit edildiği, █████/2019 tarihli protokol gereğince alınan █████/2019 tarihli ve 302.900,00 TL bedelli senedin ödenmemesi üzerine █████/2020 tarihine kadar faiz işletilmek suretiyle 311.394,90 TL bedelli senedin alındığı, █████/2019 tarihli protokolde kararlaştırılan miktarla borcun bulunduğu, davacı tarafından protokol kapsamında 150.000,00 TL'lik ödeme yapıldığı ve █████/2020 tarihli senet yerine 311.394,90 TL'lik senet verildiği, bu nedenle sadece davalı tarafın elinde fazladan bulunan █████/2020 tarih ve 302.920,00 TL bedelli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı, diğer senetler yönünden davacının davalıya borçlu olduğu gerekçesiyle birleşen 6 ATM'nin ████████ Esas sayılı davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili: müvekkilinin bayilik sözleşmesine aykırı hareket ettiğinin tespitiyle dava reddedilmişse de akde aykırılığın somutlaştırılmadığını, bayilik sözleşmesinde fesih halleri belirtilmiş olup, müvekkil sözleşmede belirtilen ihlalleri yapmadığını, sözleşmenin haksız feshedildiğini, sözleşmenin kurulabilmesi için eski bayinin borçlarının üstlenildiğini tek taraflı olarak haksız fesihle teminat mektubunun nakde tahvil edildiğini ve senetlerin takibe konulduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II-)Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili; 15.12.2019 tarihli 302.900,00 TL bedelli senedin davacıya iadesine dair kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, bildirerek ilk derece mahkeme kararının birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasındaki kısmen kabul kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle (denkleştirme, portföy tazminatı), mahrum kalının kardan kaynaklanan zararların tahsilinin talep edilip edilemeyeceği ve sözleşme kapsamında verilen teminat senetlerinin bedelsiz kalıp kalmadığı ve fazla ödemenin bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davalı tarafından bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı, portföy tazminatı ile uğranılan zararın tahsili, birleşen davalarda ise davacı tarafından davalıya keşide edilerek verilen senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti, garantörlük sözleşmesi kapsamında fazladan yapılan ödemenin tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı asıl davada; █████/2015 tarihinden itibaren birer yıllık sürelerle yenilenen bayilik sözleşmesinin █████/2020 tarihinde haksız şekilde feshedildiği gerekçesiyle mahrum kalınan kazanç, en geniş anlamda zararların tazmini, ticari itibarın hukuka aykırı şekilde ortadan kaldırılması sebebiyle uğranılan zararların tazmini, müvekkilin elinden alınan ürün ve hizmetlerin satış, dağıtım ve pazarlama hakkından kaynaklanan zararlar, yatırım ve reklam gelirlerinden kaynaklanan maddi zararları, demirbaş giderlerinden kaynaklanan maddi zararları, atıl yatırım nedeniyle uğradığı maddi zararların tazmini, birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı davada; garantörlük sözleşmesinde kefalet limitinin açık şekilde yazılmaması, davalının icra takiplerinden feragat etmesi nedeniyle davacının rücu hakkının ortadan kaldırılması ve üç milyon TL'lik limitin ödeme nedeniyle aşılması gerekçesiyle ödenen 419.600 Euro karşılığı 3.786.512,36 TL ve 250.000TL olmak üzere toplamda 4.036.512,36 TL'nin tahsilini, birleşen 6 ATM'nin ████████ Esas sayılı davada; yine birleşen diğer davadaki dayanılan gerekçelerle 15.12.2019 vadeli, 302.920,00 TL bedelli, 15.02.2020 vadeli, 311.934,90 TL bedelli, 15.06.2020 vadeli, 302.920,00 TL bedelli, 15.12.2020 vadeli, 302.920,00 TL bedelli, 15.06.2021 vadeli, 302.920,00 TL bedelli, 15.09 2021 vadeli ve 302.920,00 TL bedelli toplam 6 adet teminat senedinden dolayı davacının herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı tarafından davacıya gönderilen Ankara 10. Noterliği'nin █████/2020 tarih 05115 Yevmiye numaralı ihtarnamesiyle; iş yerlerinin boşaltıldığı, cari hesap borcunun ödenmediği gerekçesiyle bayilik sözleşmesinin feshedildiği ihtar edilmiştir.
Asıl davada davacı; sözleşmenin haksız feshedildiği, fesih sebebinin ise cari hesap borcunun ödenmediği ve işyerinin boşaltıldığı iddiasına dayandığı, fesih sebebinin gerçeği yansıtmadığı haksız fesih nedeniyle uğradığı zarar kalemlerini talep ettiğine göre mahkemece fesih tarihi itibarıyla, davacının cari hesap borcunun bulunup bulunmadığı sözleşme süresince davacının dava dışı önceki bayinin borçlarına ilişkin garanti veren sıfatıyla düzenleyerek verdiği 6 adet teminat senedinin sözleşme süresince dört kez vade tarihlerinin ve toplam borç miktarının her seferinde yenilenerek sözleşmenin her yıl yenilendiği ve 2015 yılından 2020 yılına kadar bu şekilde yürüdüğü, 6 adet senet borcunun 1.826.534,90TL olarak belirlendiği, en son ertelemede daha önce görünen 302.920,00 TL tutarlı teminat senedinin ise yenileme tablosunda görünmediği tespit edilmiş ise de taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi belirlenmediği gibi nakde tahvil edilen teminat mektuplarının bedeli de mahsup edilmemiştir.
Asıl ve birleşen dava davacısı tarafından, bayilik sözleşmesi çerçevesinde verilen teminat mektuplarının, asıl ve birleşen dosya davalısı tarafından irat kaydedildiği anlaşılmış olup, bilirkişi raporunda; davacının teminat mektuplarını garanti veren sıfatıyla verildiğini iddia ettiği, davalının ise bayilik sözleşmesi kapsamında cari hesap alacağına karşılık irat olarak kaydedildiği belirtilmişse de hükme esas alınan raporda, davalının cari hesap borcuna dair herhangi bir ayrıntılı incelemeye yer verilmemiş, teminat mektubunun iradının haklılığı hususunun tespiti mümkün olmamıştır. Mahkemece, söz konusu teminat mektuplarının davalının hangi borcundan ötürü irat kaydedildiğine ilişkin bilirkişiye denetime elverişli şekilde inceleme yaptırılması ve buna göre hazırlanan rapor doğrultusunda karar verilmesi gerekirken bu konuda eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davacı tarafından davalıya verilen teminat mektuplarının █████/2020 tarihinde nakde tahvil edildiği anlaşılmakla, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi kapsamında cari hesaba konu borç alacak ilişkisinin tespitiyle, asıl ve birleşen davada davalının sözleşmeyi fesih sebebi olarak gösterdiği cari hesaptan kaynaklanan alacak miktarının tayini ile davacının sözleşmeyi tadil ettiği satış yapmadığı iş yerini kapattığı hususu sözleşmenin feshedildiği tarih öncesi davacının ticari defter kayıtları incelenerek, geçmiş yıllara ilişkin cirosunun düşüp düşmediği, davacı satış performansının düşüklüğü ve cari hesaba konu borcun tespitiyle, sözleşmenin davalı yanca feshedildiği gözetilerek bu feshin haklı olup olmadığı, şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik bir değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı asıl ve birleşen davanın reddine diğer birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, tarafların istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, ████████Esas, ████████Karar ve █████/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatıranlara İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!