Anahtar kelimeler: Bam Sicilden Esaskarar Sinai Sınai Fikri Terkin Haklar Marka Layihalar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ███████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Sicilden TerkinTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2025 tarih ve ███████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı şirket tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin ... markalarının sektöründe bilinen, tanınmış markalar olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markalarının da 2004 yılından beri 05, 29,30, 32 sınıflarda tescilli bulunduğunu, davaya konu olan ██████████ sayılı “... ...” markasının müvekkilinin markaları ile ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olduğunu, davalı başvurusunun müvekkilinin "..." markasının tescilleri dikkate alındığında seri marka imajı vereceğini, üçüncü kişiler nezdinde müvekkili ile bağlantı kurulacağını, başvuru sahibinin müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız kazanç sağlayacağını, başvurunun müvekkilinin markasının imajından, itibarından yararlanma gayesiyle kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 2019-M-11380 sayılı kararının iptaline, ██████████ sayılı "... ..." ibareli markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Diğer davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin 1961 yılından bugüne kadar özellikle bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler ve sair ürünlerin imali, ithali, ihracı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait “...” markasının ... tarafından tanınmış marka olarak kabul edildiğini, müvekkilinin “... ...” markasını ilk olarak 2008 yılında tescil ettirdiğini, bu marka üzerinde büyük yatırımlar yaparak marka sayısını artırdığını, “... ...” ibaresinin müvekkili ile özdeşleştiğini, müvekkilin tescilli “... ... ...” ibareli markalarının olduğunu, davacının “...” ibareli markalarının ayırt edici bulunmadığını, tek bir kişinin tekeline bırakılmaması gerektiğini, müvekkilinin “... ...” ibaresi üzerinde öncelik hakkının bulunduğunu, "..." markasının davacı tarafından kullanılmadığını, bu nedenle hükümsüzlüğünün gerektiğini, taraf markaların tüketici nezdinde benzer olarak algılanmayacağını, marka sahibi işletmelerin ilişkilendirilmeyeceğini, müvekkilinin “...” ibaresini bir bütün olarak kullandığını, markalar arasında benzerlik bulunmadığından karıştırılma ihtimalinin oluşmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, YİDK kararının iptaline yönelik açılan davanın süresinde açılmadığı, hükümsüzlük davası açısından davacıya ait ██████████ sayılı mesnet markanın kullanım ispatı yerine getirilmediğinden SMK 6/1 maddesine göre iltibas değerlendirmesine esas oluşturmadığı, davalının " ... ... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait kullanım ispatı gerekmeyen ... (██████████) ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davalının başvuru markasının kapsamında kalan 5. Sınıftaki, 30. Sınıftaki, 32. Sınıftaki tüm mallar ile 29. Sınıftaki "Kuru bakliyat, süt ürünleri, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Patates cipsleri." malları yönünden davacı markasının kapsamındaki mallar/hizmetler ile aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı olduğundan emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, anılan emtia yönünden SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun kısmen oluştuğu, bunun dışında kalanlarda ise emtia benzerliği oluşmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun da gerçekleşmediği, davacı tarafın "... ..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın "... ..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hakkı iddiasının ve SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, YİDK kararının iptaline yönelik açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, hükümsüzlük talepli açılan davanın kısmen kabulüne, dava konusu ██████████ sayılı markanın kapsamında yer alan 5. Sınıftaki 30. Sınıftaki, 32. Sınıftaki tüm mallar yönünden markanın hükümsüzlüğüne, dava konusu ██████████ sayılı markanın kapsamında yer alan 29. Sınıftaki "Kuru bakliyat, süt ürünleri, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Patates cipsleri." malları yönünden ise kısmen hükümsüzlüğüne, hükümsüzlük talepli diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde açıldığını, dava konusu markanın kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüz kılınmasının gerektiğini, zira müvekkilinin markalarının kapsamındaki 30.sınıf mallarla başvuru kapsamında bırakılan 29.sınıf malların aynı marketlerde yan yana alt alta raflarda satıldığını, hitap ettikleri tüketici profili ve dağıtım kanallarının aynı olduğunu, müvekkilinin ██████████ sayılı markalarının kullanımı ispatlandığından benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının "..." ibareli markaları ile müvekkilinin "... ..." ibareli marka başvurusu arasında görsel, işitsel, anlamsal benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, "..." ibaresiyle dava konusu markanın davacı markalarından uzaklaşmasının ve ayırt edicilik kazanmasının sağlandığını, davacının "..." ibareli markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, davacının tekeline bırakılamayacağını, müvekkilinin "... ..." ibaresini ilk kez █████/2008 tarihinde tescil ettirdiğini, müktesep hak sahibi olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
:Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, iptali istenen YİDK kararının, SMK'nın 160/6. maddesine uygun biçimde davacı tarafa █████/2020 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın ise iki aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra █████/2020 tarihinde açıldığı, bu itibarla YİDK kararının iptaline yönelik davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararının yerinde bulunduğu, hükümsüzlük davası yönünden, davalı şirketin dava konusu ██████████ sayılı "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının itiraza mesnet 201775381 sayılı "..." ibareli markası arasında başvuru kapsamında yer alan 5, 30, 32.sınıf tüm mallar ile 29.sınıftaki "Kuru bakliyat, süt ürünleri, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Patates cipsleri." malları yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1.maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markalarda ortak olarak kullanılan "..." ibaresinin "..." ibaresiyle birleşerek yeni ve anlamlı bir bütün oluşturmadığı, ortalama tüketiciler tarafından "..." ve "..." şeklinde iki farklı kelime olarak algılanacağı, "..." ibaresinin kapsamda bulunan mallar için tanımlayıcı ve tasviri niteliğinin bulunmadığı, bu ibarenin ayırt edicilik taşıdığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ████████ E., █████████ K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu, sonuçta başvuru markasının davacı markasından karıştırılma ihtimalini bertaraf edecek derecede farklılaşmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2018 tarih ve ██████████ E.-█████████ K. sayılı kararında "... ..." ibareli markanın davacının "..." esas unsurlu markalarıyla benzer bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan diğer mallar yönünden ise emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği, davacının ██████████ sayılı markasına karşı davalı tarafça ileri sürülen kullanmama def'i kapsamında davacının, anılan markasının ciddi ve pazar payı yaratmaya elverişli kullanımını ispatlayamadığı, hal böyle olunca iltibas değerlendirmesinde davacının ██████████ sayılı markasının dikkate alınmamasının yerinde bulunduğu, davacı tarafın "... ..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı hak sahipliğinin ve SMK'nın 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hakkı iddiasının kanıtlanmadığı, SMK'nın 6/5.maddesindeki koşulların gerçekleşmediği, başvurunun kötüniyetle yapılmadığı, davalı tarafından işbu dosyada savunma gerekçesi olarak dayanılan markalar bakımından lehine müktesep hak koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ve davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacı ve davalı şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davacı ve davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.