Anahtar kelimeler: Hisseyi Hissenin İkisi Satmak Payını Satılması Emrine Satışa Bulduğunu Sağlandığını

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2017/9 Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili dava dilekçesi ile davacılardan ...'nın ...'de faaliyet gösteren ... Şirketi'nin ortağı olup davalılardan ...'ın da bir diğer ortağı olduğunu, bu nedenle aralarında güven ilişkisinin bulunduğunu, davalı ...'ın payını satmak istediğini, bu konuda davacı ... dan yardım istediğini, davacının da hisseyi satın alacak müşteri olarak ... dava dışı ...'i bulduğunu, ikisi arasında aracı olduğunu ve davalı ... 'ın hissesinin dava dışı ...'a satılması konusunda anlaşma sağlandığını, bu satışa aracılık eden davacı tarafın devredilecek hissenin teminatını teşkil etmek üzere 3.000.000,00-USD tutarlı teminat senedini davalı ...-... emrine düzenleyip verdiğini (... bana sen getirdin diyerek teminat senedi istediğinden), hisse devri ve teminat senetlerinin verilmesine ilişkin taraflar yazılı sözleşme yapıldığını ... alıcı ...'ın sözleşmeye istinaden hisse devrinin bedelini davalı ...'ın banka hesabına gönderdiğini, ( davalı ...'ın...Bankası ...Şubesi ... iban nosu.) bu hesaba 2.000.000,00USD gönderilmesi dışında, bakiye ödemenin davacı ...'nın hesabına havale edilip bu kişinin de bakiye ödemeyi davalı ...'a ödediğini, bu şekilde davalıya ödenen teminat senetleri (3 milyon USD) bedelsiz kaldığı halde, davalı ... Sabbarın bunları davacıya iade etmek yerine, daha önceden ilişkileri olan ve senetlerin teminat senedi olduğunu bilen kötüniyetli davalı ...'a ciro ettiğini, diğer davalı ... 'da haksız ve kötüniyetli elde ettiği bu bedelsiz senetlerden 1.200.000-USD tutarlı senedi ... 20. İcra Müdürlüğünün ...Esaslı dosyasında, ayrıca diğer senetleri de ... 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyalarında takibe koyduğunu, bu olaylar nedeniyle ... C.Başsavcılığının ... Soruşturma ve ... C.Başsavcılığının ... Soruşturma dosyalarında şikayete konu edildiğini, tüm bu nedenlerle ihtiyati tedbir yolu ile bu 3. İcra takibinin teminatsız tedbiren durdurulmasını ve davalılara borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde, dava konusu senetlerin davacının iddia ettiği gibi 3 olmayıp 2 adet olduğunu, ... 4. İcra Müdürlüğünün ...Esaslı icra dosyasının dava konusu ile ilgili olmadığını, senetlerin teminat senedi olmadığını, bono vasfında kıymetli evrak olup hukuki niteliği gereği illetten mücerret soyut borç ikrarını içeren belgeler olduğunu, defilerin takip alacaklısı ciranta davalı ...'a karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının bu davalıya ancak senetten anlaşılan defileri ileri sürebileceğini, davacının iddiasının teminat senedi olduğunu ancak bunu ispatlayacak kaydın senet metninde olmadığını, yine davalının kötü niyetini ispatlayacak herhangi bir delil sunulmadığını, davalı ... iş adamı olup diğer davalı ile ticari ilişkisi olduğunu buna dair cevap dilekçesine emsal bir protokol suretinin sunulduğunu, davacının teminat senedi olduğuna dair delil olarak sunulan belgede bu senedin teminat senedi olduğunu gösteren kaydın olmadığını, davanın reddini %20 oranında tazminatın davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davalı ... ile davacılar arasında ticari ilişki olduğunu, █████/2011 tarihinde %50 hissesi ...'a %25'er hissesi davacılara ait dava dışı ....Ltd Şti firması olduğu gibi; davaya konu ... Şirketi'nin % 50 hissesini davacı ...'nın davalı ...'a █████/2023 tarihinde sattığını, yine bunların bedellerinin ödendiğini, her iki davalının da kendi aralarında ticari ilişkileri olduğunu, ...'ın diğer davalı ... taşınmaz aldığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalının adresinin ... olduğunu ilk icra takibinin .... olduğunu, İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, davacıların dava değerini göstermediğini, harç ve gider avansının ödenmediğini, davalı ... haberi olmadan ... firması üzerinden diğer ortak ...'nın 6 milyon TL kredi çekmesi, şirket adına bonolar dağıtması üzerine ortaklar arasında güven sorununun başladığını, davacıların davalıdan hissesini dava dışı ...'e satmasını istediklerini, şartlarını davacıların belirlediği hisse devri konusunda anlaşma yapıldığını, ödeme sorumluluğunu davacı ...'nın üstlendiğini, toplam 6 adet bononun düzenlendiğini ilki █████/2024 tarihinde başlayıp birer ay vade ile sonuncusu █████/2015'te bitecek şekilde toplam 3.000.000-USD bedelle anlaşma yapıldığını, bonoların davacıya teslim edildiğini, bunların dışında aralarındaki mali ilişkiden kaynaklanan (geçmiş dönem kârı komisyon alacağı) borçlusu ... olan her biri 100.000-USD bedelli █████/2015,█████/2015,█████/2015,█████/2016,█████/2016,█████/2016,█████/2016 ve █████/2016 vade tarihli 8 adet bononun da davalı ...'e verildiğini, bunların dışında davacıların ayrıca davalı ...'e 6.000.000-USD'yi de peşinen vereceğinin taahhüt edildiğini, şirketin hisse devrinin █████/2014 tarihinde tamamlandığını, buna rağmen vadesi gelen bonoların ve taksitlerin davacılara ödenmediğini, yalnızca hisse bedellerinin değil diğer borç ve taahhütlerinde ödenmediğini, davalı ...'in diğer davalı ...'dan aldığı taşınmazlara karşılık borçlusu ... olan 2.400.000-USD değerindeki senetleri ...'a ciro ettiğini, davacıların senet hamiline ödeme yapmamaları nedeniyle bonoların takibe konulduğunu, tedbir talebinin reddini, eksik harcın tamamlanmasını davanın usulden veya esastan reddini, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili sunduğu █████/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesini ıslah ettiklerini, imzanın davacı ...'ya ait olmadığını beyan etmiş, bu ıslah talebine karşı davalı ... vekili davanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini yazılı olarak bildirilmiştir.
Mahkememiz █████/2017 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebini reddederken, harçlarla sınırlı olmak üzere adli yardım talebini kısmen kabul etmiştir.
Davacı ...'nın davalılar hakkında müşteki olduğu ... silahlı terör örgütüne üye olma suçundan davalılar hakkında ... C.Başsavcılığı ... soruşturma nolu dosyada takipsizlik (KYOK) kararı verilmiştir.
Yine davacı ... Bayrakçının davalı ... hakkında müşteki sıfatıyla bulunduğu dolandırıcılık ve sahtecilik ... C.Başsavcılığı ... soruşturma numarasından takipsizlik (KYOK) kararı verilmiştir.
Müşteki ...'nın telefonunun çalınması nedeniyle sanık ... hakkında ... 20. ASCM ... Esas sayılı ... karar sayılı karar ile 4 yıl 2 ay hapis cezası verilmiştir. ... 8. İHM ... Esas sayılı dosya celbedilmiş yapılan incelemede grafoloji raporunun alındığı bu dosyada dava konusu edilen 4 senetteki davacı ... adına atılan imzaların ...'nın eli ürünü olduğu ancak ...'nın adına atılan imzaların ...'nın eli ürünü olmadığı raporu verilmiştir. Bu nedenlerle davacı borçlu ... yönünden takibin durdurulmasına kararı verilmiş olup bu kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 20.HD. Kararı kaldırıp yeniden karar kurmuş; BAM kararı incelendiğinde davacı borçlu ...'nın imza itirazının reddine karar verilirken davacı borçlu ...'nın imzaya itirazının kabulü ile hakkındaki .... 20. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibinin durdurulmasına kararı verilmiştir. BAM kararına karşı yapılan temyiz başvurusu sonucu BAM kararı onanmıştır.
Davanın konusu davacılar aleyhine başlatılan üç ayrı dosyada bulunan kambiyo senetlerinin teminat senedi olduğu iddiasıyla başlatılan menfi tespit davasıdır. Davacılar vekili daha sonra teminat iddiasına ek olarak senetlerdeki imzaların davacı ...'nın eli ürünü olmadığı iddiasını da ileri sürmüştür. Davalı taraf ıslah ile imza inkarının ileri sürülemeyeceğini savunmuştur. Islah tahkikat bitinceye kadar yapılabilir. Kötüniyetli ve davayı uzatmaya yönelik olmadıkça ıslah yapılabilir. ... 8. İcra Hukuk Mahkemesinin aldığı grafoloji raporunda imzanın davacı ...'in eli ürünü olmadığı ortaya çıkınca davacı taraf davacı ... yönünden imza inkarında bulunarak davasını ıslah etmesi kötüniyetli olmayıp mahkememizce ıslah talebi kabul edilerek davacı ... yönünden dava konusu senetler üzerinde imza incelemesi ve grafoloji raporu alınmasına karar verilmiştir. Her ne kadar ... 8. İcra Hukuk Mahkemesinden (... Esas) grafoloji raporu alınıp bu rapora göre karar verilip Yargıtay denetiminden geçip kesinleşmiş ise de, icra hukuk mahkemesinin kararları kesin hüküm niteliğinde olmadığından genel mahkemelerde açılan menfi tespit davasında bağlayıcılğı yoktur. Mahkememiz önce üç kişilik grafoloji heyetinden 25 Ekim 2022 tarihli grafoloji raporu almıştır. Bu rapora göre" İnceleme konusu, Borçlusu ... kefili ..., alacaklısı ... (...), olan 02.01.2015 ödeme tarihli, “ 100.000 USD-Yüzbin Amerikan Doları” tutarlı, 01.12.2015 ödeme tarihli, “ 100.000 USD-Yüzbin Amerikan Doları” tutarlı, 30.04.2015 ödeme tarihli, “ 500.000 USD- Beşyüzbin Amerikan Doları” tutarlı ve 30.03.2015 ödeme tarihli, “ 500.000 USD- Beşyüzbin Amerikan Doları” tutarlı toplam 4 adet senette ... adıma atılmış kefil imzaları ile ...'ya ait mukayese imzalar arasında ; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hiz ve baskı derecesi bakımından da uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu kefil imzalarının ...'NIN ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞU kanaatimizi bildirir rapordur." şeklinde görüş sunmuşlardır.
Alınan bu grafoloji raporunda imzaların davacı ...'nın eli ürünü çıkması üzerine bu rapor ile icra mahkemesinden alınan rapor arasında çelişki oluşması nedeniyle bu sefer İstanbul Adli Tıp Kurumundan █████/2025 tarihli grafoloji raporu alınmıştır. Bu rapora göre de imzaların davacı ...'ya ait olduğu tespiti yapılmış mahkememizde bu raporları esas alarak senetlerin her iki davacının eli ürünü olduğuna kanaat getirmiştir.
Davalı taraf harç eksikliği savunmasında bulunmuş ise de davacı tarafın adli yardım talebi harçlar yönünden kabul edildiğinden bu eksikliğin giderilmesine gerek görülmemiştir. Yine davalı tarafın yetki itirazı var ise de İİK m.72-son fıkrası gereğince menfi tespit davası icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde de açılabileceğinden yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyada birden fazla bilirkişi ve bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. İlk alınan █████/2019 tarihli rapora göre 3 milyon USD bedelli hisse devri nedeniyle davalı ...'ya 1.499.653,91 USD, sözleşme gereğince davalı ...'ya 99.874,11-USD ödendiği tespiti yapılmış, bu bilirkişiden alınan ek rapora göre de davalı ...'e toplam 2 milyon USD tutarında transfer yapıldığı tespit edilmiş denilmiş ise de bu bilirkişi raporu yetersiz olduğundan hükme esas alınmamıştır.
Yine taraflar arasında yapılan █████/2014 tarihli sözleşmenin Türkçe'ye tercümesi █████/2019 tarihli Arapça tercüman bilirkişisi tarafından yapılmıştır. Bu tercüme incelendiğinde her aylık senedin taksiti birinci tarafça ödemesi yapıldığında teminat senetlerinin davacılara iade edileceği yazılı ise de bu teminat senetlerinin hangi senetler olduğu yazılmamıştır. Yargıtay uygulamasına göre bir senedin teminat senedi olduğunun kabulü için ya bizzat senet üzerinde teminat senedi olduğunu gösteren ibare olmalı veya taraflar arasında bu konuda yazılı sözleşme olmalıdır. Bu sözleşmede de teminat senetlerine açıkça atıfta bulunulmalıdır. Arapçadan Türkçe'ye çevrilen bu anlaşmada dava konusu senetlere herhangi bir atıf yoktur. Senetler üzerinde teminat senedi olduğu açıkça yazılmadığından teminat senedi olduğu davacılar tarafından ispatlanamamıştır.
Davacı taraf her ne kadar tanık deliline başvurmuş iseler de teminat senedi olgusu tanıkla ispat edilemez. Senede karşı senet sunma zorunluluğu olduğundan tanıklar teminat senedi hususunda dinlenmemiştir. Bir an için bahsi geçen Arapça anlaşmanın yazılı delil başlangıcı olabileceği değerlendirilse bile bu konuda Yargıtay uygulaması belli olup ya senedin üzerinde teminat senedi olduğu yazılacak veya bu konuda açık bir yazılı anlaşma olması gerekir. Aksi durumda yazılı delil başlangıcı ve tanıkla ispat edilebilecek bir husus değildir.
Davacı tarafın bir diğer iddiası davalılardan ...'ın kötüniyetli olduğuna ilişkin olup gerek dosyaya celbedilen ceza soruşturma ve kovuşturmalarında bulunan deliller gerekse de dosyamıza sunulan delillerden bu davalının kötüniyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu durumda iyi niyetli hamil olan davalı ... Yıldırımın davacılar aleyhine başlattığı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte imzalarında davacılara ait olduğu sabit olduğundan ve de teminat senedi olgusu diğer davalı ... açısından dahi ispatlanamadığından davacıların davalı ... Yıldırıma yönelik açtıkları menfi tespit davasının reddine karar vermek gerekir.
Diğer davalı ... yönünden teminat senedi ve imza inkarı iddiaları ispat edilemediğinden diğer hususların ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bu konuda alınan ilk bilirkişi raporu yetersiz görülmesi üzerine daha sonra iki ayrı heyetten rapor alınmış ise de bu raporlardan █████/2019 tarihli (bilirkişiler ..., ...,...) raporun yapılan işlemlerin kimden kime yapıldığı ,hangi amaçla yapıldığını gösteren açıklama olması, tutar bilgisi ve yeterli değerlendirme bulunması nedeniyle bu rapor hükme ve değerlendirmeye esas alınmıştır. Bu rapora göre takiplere konu 8 adet toplamda 2.400.00,00-USD bedelli senetlerden iki adet 1.000.000,00-USD bedelli senetlerin karşılıklarının ödenmiş olduğu geriye kalan 6 adet toplamda 1.400.000,00-USD bedelli senetlerin karşılıklarının ödenmediği tespiti yapılmıştır.
İcra takipleri incelendiğinde davacıların davalılara borçlu olmadıklarının tespitini lalep ettikleri icra dosyaları suretleri üzerinde yapılan incelemelerde;
a.) ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra dosyaşının;
# Alacaklısının davalılardan ..., borçlularının ise davacılar ... ve ... olduğu, Aşağıda detayları arz edilen senetlere dayalı olarak İaiz ve ferileri ile birlikte 1.1132,452,06 USD alacağın tahsiline yönelik açıldığı,
TANZİM TARİHİ
VADE TARİHİ
TUTAR
█████/2014
█████/2015
500.000,00 USD
█████/2014
█████/2015
500.000,00 USD
TOPLAM
1.000.000,00 USD
h.) ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra dosyasının; Alacaklısının davalılardan ..., borçlularının ise davacılar ... ve ... olduğu,
* Aşağıda delayları arz edilen scnetlere dayalı olarak faiz ve ferileri ilc birlikte 1.319.134,25 USD alacağın tahsiline yönelik açıldığı,
TANZİM TARİHİ
VADE TARİHİ
TUTAR
30.01.2015
30.03.2015
500.000,00-USD
30.01.2015
30.04.2015
500.000,00-USD
20.10.2015
01.12.2015
100.000,00 USD
20.10.2015
02.01.2016
100.000,00 USD
TOPLAM
1.200.000,00 USD
c.) ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı icra dosyasının,
e Alacaklısının davalılardan ..., borçlularının ise davacılar Mustala
Bayrakçı ve ... olduğu,
Aşağıda detayları arz edilen senetlere dayalı olarak faiz ve ferileri ile birlikte 607.160,00 TL alacağın tahsiline yönelik açıldığı,
TANZİM TARİHİ
VADE TARİHİ
TUTAR
20.10.2015
01.08.2016
100.000,00 USD
20.10.2015
01.09.2016
100.000,00 USD
TOPLAM
200.000,00 USD
Yukarıda görüldüğü üzere icra takiplerini yapan sadece davalı ... olup, diğer davalı ... Laftanın davacılara yönelik herhangi bir icra takibi yoktur. Bu durumda davacıların davalı ...'ya yönelik menfi tespit davası açmalarında hukuki yararlarının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava dilekçesi incelendiğinde talebin davacıların ... 20. İcra Müdürlüğünün...Esas, ... 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas, ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyalarından davalılara borçlu olmadıklarının tespitini talep etmişlerdir. Yani davacılar dava dilekçesinde dava konusu bonolardan borçlu olmadıklarının tespitini değilde icra takibinden dolayı menfi tespit davası açmışlardır. Dava dilekçesinde icra takibine konu bonolardan borçlu olmadıklarına şeklinde açılmış olsaydı (davacıların davalı ...'a yönelik davada) hukuki yararları olurdu. Ancak ...'ın davacılara karşı başlattığı herhangi bir icra takibi olmadığından ve de davacıların icra takibine konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti şeklinde açılmış bir davaları olmayıp; icra takibinden dolayı davalı ...'a borçlu olunmadığının tespiti davası açıldığından bu davalıya yönelik davada davacıların hukuki yararları olmadığından HMK 114-1-h ve 115-2 maddeleri gereğince, hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın davanın usulden reddi yoluna gitmek gerekmiştir.
Davacıların davalı ...'a yönelik davada, esastan red kararı verildiğinden davalının icra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesi gerekir. Açılan dava menfi tespit davası olup İİk 72-4 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğinden dolayısıyla bu dava dosyasında icra takibinin durdurulması kararı verilmediğinden davalı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilememiştir.
HÜKÜM;Yukarıda açıklanan gerekçelere göre;
1-Davacıların davalı ...'a karşı açtığı menfi tespit davasının REDDİNE,
İcranın durdurulmasına tedbiren karar verilmediğinden İİK 72-4 maddesi gereğince davalı ...'ın icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Davacıların davalı ...'a karşı icra dosyalarından dolayı borçlu olmadıklarına yönelik menfi tespit davasında, bu davalının davacılara karşı başlattığı herhangi bir icra takibi olmadığından hukuki yarar dava şartı bulunmadığından, bu davalıya karşı açılan davada hukuki yarar dava şartı yokluğundan HMK 114/1-h, 115-2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE,
Dava usulden reddedildiğinden bu davalı lehine icra inkar tazminatına yer olmadığına,
3-Karar kesinleştiğinde ... 8.İHM ...Esas sayılı dosyasının mahkemesine iadesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan, dava açılırken peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 700,60 TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacılar tarafından harcanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ...'ın harcamış olduğu 4.454,50 TL bilirkişi ücreti, posta ve tebligat masrafının davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine,
7-Davalı ...'ın harcamış olduğu 1.500,00 TL bilirkişi ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine,
8-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği reddedilen 4.496.033,49-TL üzerinden hesaplanan nisbi 608.563,68-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine,
9-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine,
10-Artan avansın talep halinde iadesine,
Dair, davacılar vekili ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!