Anahtar kelimeler: Reddeden Yedinci Mücadele İtiraza Araca Kaçakçılıkla İşleme Cevabın Vaki Yolunda
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: Davacı tarafından, adına kayıtlı ... plakalı araca ilişkin olarak 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun geçici 11. maddesi kapsamında işlem tesis edilmesi istemiyle yapılan başvurunun süresinde yapılmadığından bahisle reddine ilişkin işleme vaki itiraza yönelik olarak verilen kesin olmayan cevabın istemin reddi sayılması suretiyle oluşan işlemin iptali yolunda verilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik istinaf başvurusu kabul edilerek, mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davayı reddeden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi hükmü uyarınca ilk inceleme ile görevlendirilen Tetkik Hâkimi ...'nin açıklamaları dinlendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Sözü edilen fıkranın, “konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar” şeklindeki (b) bendinin, Anayasa Mahkemesinin █████/2023 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, 7524 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 53. maddesiyle, sözü edilen bent “konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar” şeklinde düzenlenmiş, bu bentten sonra ise “konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar “ şeklinde (c) bendi eklenmiştir.
Öte yandan, 7524 sayılı Kanun’un 54. maddesiyle, 2577 sayılı Kanunun ek 1. maddesine “Parasal sınırların artırılması” başlığı ilave edilmiş ve madde değiştirilerek 1. fıkrasında, bu Kanunda öngörülen parasal sınırların, her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanacağı, 2. fıkrasında, 46. madde uyarınca temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınırın esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu, 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merci tarafından temyiz isteminin reddine karar verileceği, 7. fıkrasında ise, 6. fıkrada sözü edilen kararların dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelerden, bölge idare mahkemelerinin, konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan davalarla ilgili vergi mahkemesi kararlarına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin kararlarının ve konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan ve istinaf kanun yolu incelemesinde vergi mahkemesi kararlarını kaldırma kararları üzerine yeniden verilen kararlarının temyize tabi olduğu, belirtilen nitelikleri taşımayan kararların veya konusu para olmayan davalar hakkında vergi mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemesince verilen kararların ise kesin olduğu, bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu bakımdan, dava konusu işlemin konusunun para olmadığı dikkate alındığında, vergi mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine verilen kararın bozulması istemiyle yapılan temyiz başvurusunun incelenme olanağı bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Üçüncü Bölümü”nde “Kararlara Karşı Başvuru Yolları” düzenlenmiş, █████/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değişik 45. maddesinde “İstinaf”, belirtilen Kanunun 20. maddesiyle değişik 46.maddesinde ise “Temyiz” yolu düzenlenmiş, temyiz yoluna başvurulacak uyuşmazlıklar 46.maddede sayma yolu ile belirtilmiş, “İstinaf” yoluyla başvurulacak uyuşmazlıklar ise buna bağlı olarak 45.maddede belirlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun █████/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değişik “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde; “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir” denildikten sonra, temyiz edilecek kararlar bentler halinde sayılmış, 7524 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen (b) bendinde ise; “Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.” hükmü yer almıştır. Belirtilen hüküm incelendiğinde; (b) bendinde yer alan “idari işlemler” ibaresi, kanun koyucu tarafından (ve) bağlacıyla ayrılarak, “Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan” nitelendirmesinden ayrı tutulmuş, bir başka anlatımla uyuşmazlık konusu “idari işlemler” ile ilgili davalar hangi tutarı içerirse içersin son mercii olarak temyiz yoluyla Danıştay’da incelenmesi öngörülmüştür.
İlke olarak; konusu para içermeyen idari işlemler ile miktarı yasal üst sınırı aşmayan idari işlemler hakkındaki kararların temyiz yoluyla incelenmeden istinaf aşamasında kesinleşmesi, idari yargının bir “içtihat hukuku” olması olgusunu ve idari yargı teşkilatının en üst mercii olma sıfatıyla en önemli işlevlerinden biri de içtihat oluşturmak olan Danıştay’ın belirtilen işlevini ortadan kaldıracağından, idari işlem niteliğindeki uyuşmazlıkların miktar sınırı gözetilmeksizin temyiz yoluyla Danıştay tarafından incelenmesi gerekmektedir.
Öte yandan; aksi bir uygulamanın belirli uyuşmazlıklarda, vergiyle ilgili bazı idari işlemlerin istinaf aşamasında kesinleşmesine, bu işleme bağlı parasal tutar içeren uyuşmazlıkların ise, miktarın yasal sınırlar üzerinde olması durumunda Danıştay’da görülmesi sonucunu doğurabilecek, alt derece mahkemesinin içtihat mahkemesi, Danıştay’ın ise alt derece mahkemesi konumunda bulunmasına da yol açabilecektir.
Bu durumda; “idari işlemler” ile ilgili vergi davalarında son inceleme merciinin temyiz yoluyla Danıştay olduğunun açık bulunduğu görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!