Anahtar kelimeler: Suiistimali Hukuksuz İçersinde Bankaca İktisap Sayıda Aşye Satıldığını Birçok Çıkar

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’e ait çok sayıda taşınmaz, 1998 tarihi itibariyle o dönem vekili olan davalı ... tarafından, hiçbir yetkisi olmadığı ve/veya müvekkilinden talimat almadığı halde vekâlet akdinin suiistimali ile davalı ... Bankası A.Ş.’ye (Banka) satıldığını, ipotek verildiğini ve birçok hileli işlem neticesinde de iş bu taşınmazlar söz konusu bankaca iktisap edildiğini, söz konusu hukuksuz işlemler, vekalet görevini kötüye kullanan vekil ile çıkar ve iş birliği içersinde olan davalıların müştereken hareket etmesi neticesinde gerçekleştirildiğini, anılan fiiller ve işlemler neticesinde müvekkilinin malvarlığı esaslı biçimde eksilmiş olup bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecek miktarın, davalılardan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesi talepli işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, ... yaklaşık 30 yıl müvekkil ...’in avukatlığını yaptığını, müvekkilinin, 2020 yılında, bir iş adamının uyarısı üzerine, yaptığı incelemeler sırasında, davalı ... tarafından yapılmış bazı usulsüzlükleri fark ettiğini, müvekkilinin bu hayatta en son şüpheleneceği kişilerden olan ve uzun yıllar avukatlığını yapan ...’a o ana kadar tespit ettiği usulsüzlükleri sormaya başladıktan itibaren, müvekkili ile tüm iletişim kanallarını kapattığını, bunun üzerine müvekkilinin ... tarihinde Av. ...’ı ... 15. Noterliği’nin ... yevmiye numaralı azilnamesi ile azlettiğini, davalı ...’ın yukarıdaki paragrafta tespit edildiğini bahsedildiğini, bir kısım usulsüz işlemleri nedeniyle, müvekkili tarafından ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesi ...E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, iş bu dava neticesinde, taraflar dava konusu eylemlerle sınırlı olarak 02.06.2022 tarihli Sulh Protokolü imzalamışlar ve bu suretle müvekkili davadan feragat ettiğini, ancak bu tarihten sonra müvekkilinin, Av. ...’ın yaptığı bütün işleri mercek altına aldığını ve iş bu dava konusu da dahil olmak üzere, onlarca olayda kendisi aleyhine işlemler tesis ettiğini fark ettiğini, bunların; ...’dan, müvekkilinin alacağı tahsil edilirken istenildiğinde geri alınmak üzere muhafaza etmesi için ...’a emaneten verilen 35.000.000 USD tutarındaki miktar, müvekkiline geri ödenmediğini ve ... tarafından zimmetine geçirildiğini, müvekkilinin adına, ...olarak bilinen ...’taki bir arazinin satın alınması için ...’a verilen 3.750.000 USD tutarındaki para,... ile birlikte zimmetlerine geçirildiğinin ve bütün taleplere rağmen iade edilmediğini, Ispartakule’de bulunan bir arazinin satışı için, ... A.Ş. yetkilisi ... tarafından müvekkiline verilmek üzere, ...’a verilen 500.000 USD tutarındaki kaparo, satışın gerçekleşmemesine rağmen “...’e iade ettim” diyerek zimmetine geçirdiğini ve taleplere rağmen tarafınaa iade edilmediğini, ... tarafından, müvekkiline teslim edilmek üzere ...’den alınan 4.000.000 USD tutarındaki 2 adet çek, müvekkiline teslim edilmediğini ve alacağın tahsilinin imkansız hale geldiğini, ...'ın, müvekkilinin cezaevinde olduğu dönemde, müvekkili ...’in imzasını taklit ederek ibraname hazırlandığını ve yine müvekkilinin kardeşi ... ile eski eşi ...(...)’in imzalarının taklit etdiğini ve herhangi bir ödeme yapılmamasına rağmen ödemeler yapılmış gibi makbuzlar düzenleyerek sahte imzalar atıldığını, müvekkilinin dava dışı bir yakınının da vekalet görevini üstlenen davalı ..., .../ ... Şti’nden müvekkili adına aldığı, 2.716.000 USD tutarındaki 8 adet çeki, müvekkilinin açık talimatına rağmen ...’e teslim etmediğini ve tahsilatı imkansız hale getirdiğini, vekâlet sözleşmesinin en önemli unsurları arasında, vekilin hesap verme borcu geldiğini, vekilin, yaptığı işin hesabını vermeye ve müvekkilinin nam ve hesabına edindiği her şeyi iade etmeye, iade edinceye kadar da almış olduğu şeyleri saklamaya mecbur olduğunu, vekilin hesap verme borcunun, vekâlet sözleşmesinin kurulmasıyla birlikte doğup, işin vekil tarafından yürütülmesi sırasında ve sona ermesinde de devam ettiğini, bu sebeple de vekilin borcunda zamanaşımı vekâlet sözleşmesi sürdükçe işlemeyeceğini, davaya konu süreçte müvekkili adına ve fakat rızası ve bilgisi hilafına iş ve işlemleri gerçekleştiren, sözleşmeler imzalayan, ipotekler veren ...’ın anılan bu işleri yapabileceği münferit temsil yetkisi bulunmadığı ve/veya müvekkilince de talimat verilmediği halde, tek başına imza ile davalı banka lehine ve fakat müvekkilinin aleyhine sözleşmeler imzalandığını, ipotekler verdiğini ve sair borç doğuran işlemler yaptığını, hatta bazı sözleşmeleri genel bir dava vekâletnamesi ile imzalandığını, ancak Av. ...’ın ve ... Bankası A.Ş. ile bağlantılı davalıların, dava konusu bu büyük operasyonunu başarıyla ifa etmek için iştirak halinde hareket etmelerinin zaruri olduğu gerçeğinin de işbu dilekçede izah edilen hususların özümsenmesi esnasında unutulmaması gerektiğini, müvekkilinin ile ... Bankası arasında ... tarihli bir protokol akdedildiğini, söz konusu protokole göre müvekkili ve grubuna dahil şirketler lehine, banka tarafından, kâğıt üzerinde geçmiş tarihli olarak tesis edilen kredilerin toplam tutarı olan 121.397.487 USD tutarındaki sözde borcun taksitler halinde ödenmesine yönelik bir anlaşmaya varıldığını, bunun karşılığında müvekkilinin çok büyük ederdeki taşınmazları üzerinde ipotekler tesis edilmiş ve bir taşınmazının mülkiyeti ise doğrudan ... Bankası’na devredildiğini, ancak müvekkilinin ...’in kendisi ve şirketleri protokolde belirtilen kredi tutarlarını hiçbir zaman kullanmadıkları gibi o dönem devlet kademeleriyle yaşadığı birtakım olumsuzluklar nedeniyle, ipoteğe konu taşınmazların toplam değeri ile sözde borç miktarı arasında büyük bir nispetsizlik bulunan ve hayatın olağan akışına aykırı bir protokole imza atmak mecburiyetinde kaldığını, o dönem yukarıda bahsi geçen ipotekler tesis edilirken, kredi sözleşmeleri kasti olarak geçmiş tarihli olarak tanzim edildiğini ve olağan dışı durumların tespit edilmesinin önüne geçilmeye çalışıldığını, daha da vahimi bu fiktif kredi sözleşmelerinden pek çoğunun imzasının sahte olduğunu, müvekkilinin, gerek şahsı ve gerekse temsil ettiği şirketler için neredeyse hiç kredi sözleşmesi imzalamadığını, müvekkilinin, 09.11.1998 tarihinde, davaya konu olaylardan bağımsız bir sebeple, haksız bir şekilde gözaltına alınmış ve 13.11.1998 tarihinde tutuklanarak cezaevine girdiğini, bunun üzerine, müvekkilinin cezaevinde olması fırsat bilinerek ... Bankası ve başta o dönem bankanın Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas aza müteveffa ..., Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve ... ve Yönetim Kurulu üyesi ve Murahhas Azası olan ... ile diğer tüm davalılar ise yetkisi/talimatı olmadığını bile bile ... ile birlikte hareket ettiklerini ve müvekkilinin esaslı varlığına el koyma operasyonlarının startını verdiğini, bu davalı grubu, ...’ın vekalet akdini suiistimal ederek görevini kötüye kullanma eylemine iştirakin yanında, malların ... Bankası tarafından haksız yere iktisabı için bazı dava ve takiplerde usulsüz/hileli eylemlerle tebliğ işlemlerini gerçekleştirme yoluna saptığını, ..., diğer aktörler ise, müvekkilinin ifadesi ile Osman Kavala’ya kurulan tuzağın bir benzerini müvekkiline kurduklarını, gerçekten de müvekkilinin cezaevinde olması fırsat bilinerek, malvarlığına, gruba dahil şirketler tarafından herhangi bir genel kurul ve yönetim kurulu kararı alınmadan ve müvekkil tarafından herhangi bir yetki veya talimat verilmeden yüksek meblağlı ipotekler tesis edildiğini ve hatta borçlandırıcı işlemler gerçekleştirildiğini, müvekkili ..., 23.10.1998 Tarihinde tanzim ettirdiği ... 3. Noterliği’... Yevmiye Numaralı vekaletnamesi ile kendisini temsilen gerçekleştirilecek tüm işlemlerde Av. ...’ı, ağabeyi ...’i ve o dönem eşi olan ...’i (...), müştereken hareket ederek vekalet etmek şartıyla vekil tayin ettiğini, müvekkilinin vekâletnamede yer alan sayılan kişilerden hiçbirine münferiden temsil ve ilzam yetkisi vermediğini, bu kişiler yalnızca birlikte hareket etmek suretiyle işlem tesis edebileceğini, yukarıda anılan vekâletname 23.10.1998 tarihinde düzenlenmiş olduğunu, ilk protokolün akdedildiği 26.10.1998 tarihinden önceye yani sürecin hemen öncesine tekabül ettiğini, tarihlerin karışmaması ve zira görüleceği üzere müvekkilinin kendisi adına işlem tesis edilmesine yönelik iradesini, katiyetle vekâletnamede adı geçen üç kişinin bir arada hareket etmesine bağlandığını, üçü de bir arada olmak şartı ile müştereken hareket etmek üzere ..., ..., ...” şeklinde yazdığını ve bu irade her iki protokolün imza tarihinden önce beyan edildiğini, dolayısıyla, Av. ...’ın tek başına harekete mezun olmadığı apaçık ortada olduğunu, 26.10.1998 tarihli protokolün III. MEVCUT TEMİNAT YAPISININ DEĞİŞTİRİLMESİ başlıklı 1. maddesi ile mülkiyeti müvekkiline ait... 40 pafta, 154 ada 73 Parselde kayıtlı 2379m2 miktarlı arsa ve üzerindeki binanın, ipotek yükleri bankaya ait olacak şekilde ve 20.000.000 Amerikan Doları nakit ödemek şartıyla davalı ... Bankası A.Ş.’ye satışının yapılması kararlaştırıldığını, ancak 18.11.1998 Tarihli protokolün ;a)1. Maddesinde 20 Milyon USD’ nin müvekkili ...’e nakden ve defaten ödendiği yazıldığını müvekkilinin bu parayı tahsil etmediğini,b)Taşınmaz üzerindeki ipotek yükünün o günün parasıyla 8.900.000.000.000TL karşılığı 31.058.000 USD olduğu zikredildiğini, davalı bankanın bu taşınmazı aslında 51.058.000 USD’na satın aldığını beyan edildiğini, bundan sonra kalem kalem taşınmaz üzerindeki ipotek karşılığı olan diğer banka borçları zikredildiğini, ancak Ana Protokolde 26.10.1998 bu ipotek borçları tamamen bankanın satın alma bedeline dahil olduğu halde, sanki bankaya ek külfet yüklenmiş gibi davalı ... imzası ile müvekkil aleyhine ek teminatlar verildiğini, bunların ... ili, ... İlçesi, ... Mah., 30 ada, 103 parsel, 37-38 paftada kayıtlı taşınmaz üzerine 6.600.000.000.000 yani o günün kuru ile yaklaşık 23.031.900 USD, ... ili, ... İlçesi, ... Mah., 52 ada, 7 parsel, 41 paftada kayıtlı taşınmaz üzerine 1.650.000.000.000 o günün kuru ile yaklaşık 5.758.000 USD, ... ili, ... İlçesi, ... Mah., 463 ada, 20 parsel, 42 paftada kayıtlı taşınmaz üzerine 750.000.000.000, o günün kuru ile yaklaşık 2.617.253 USD olmak üzere yaklaşık ...’an 31.407.153USD kesin borç ipoteği tesis edildiğini, davalı banka aslında satın alma bedeli içerisinde olan ipotek yüklerini, bir misli fazla alabilecek hale getirildiğini, müvekkilinin haksız yere borçlandırıldığını, müvekkilinin davalı avukat ...’a verdiği böyle münferit bir yetki olmadığı gibi talimatı da bulunmadığını, neticeten, müvekkiline kendisine ödenmeyen ve fakat yetkisiz vekili tarafından imza ile alındığı beyan edilen 20Milyon USD nazara alındığında salt bu kalemden yaklaşık 51.500.000 USD zararı doğduğu tarafımızca hesap edildiğini, 18.11.1998 tarihli protokolün 6/a maddesinde davalı banka ile müvekkil arasında düzenlenen ... 9. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye nolu sözleşmesinden kaynaklanan Vefa Hakkından feragat şartı hükme bağlandığını, ancak davalı ...’ın bu sözleşmeden dönme yetkisi de talimatı da bulunmadığını, anılan bu Ek Protokolde, Ana Protokole nazaran müvekkil aleyhine daha birçok hüküm bulunduğunu, ancak buradaki zararların günümüzde tespiti mümkün görülmediğinden zikredilmeyeceğini, Ana Protokolün 3-2.a maddesine göre Gayrimenkul alım harcı dışında kalan ipotek harçları da dâhil tüm masraf kalemleri müvekkiline yüklenmişken, 18.11.1998 tarihli ek protokolün 9. Maddesi ile bu kez ek teminatlara dair ipotek masrafları ve Vefa hakkı Sözleşmesinden feragat için sarf edilecek tüm harç ve masraflar davalı banka tarafından karşılanacağını, bir bankanın böylesi masrafları üstlendiği sanırım hiçbirimizin tanık olduğu ya da olabileceği hususlar olmadığını, 26.10.1998 tarihli ana protokoldeki yükler dikkate alındığında bunun pek normal bir hal olmadığını. ancak izahının aslında kolay olduğunu, zira müvekkilinin o tarihte cezaevinde olduğunu, bu protokolden de kendisine yükletilen milyonlarca liralık mükellefiyetten de Vefa Hakkı Sözleşmesinden dönüleceğinden de haberi olmadığını ve kendisinden böylesi masraflar talep edildiğinde, ne için olduğu söylenmek zorunda kalınacağını, yani bu protokol hükümleri ile durum ustaca müvekkilinden saklandığını ve bunun için davalı banka hiçbir masraftan kaçınmadığını, müvekkilinin böylesi bir ıztırar halindeyken, davalı Banka tarafından keşide edilen ... 35. Noterliği ... tarih ve ...Yevmiye sayılı ihtarnameler ile müvekkiline kullandırıldığı iddia edilen fakat asla aktifinde yer almamış kredilerin tahsilini, müvekkilinin ve grup şirketlerinden talep edildiğini ve hesapların kat edildiğini, tebligatların müvekkilinin bankaca bilinen üç adresine birden çıkarıldığını, ve ... imzasına tebliğ edildiğini, ancak bu tebligatlara dair tebellüğ imzalarının sahte olduğunu, bu vakıaya müvekkilinin kendisine gönderilen bir ihbar mektubu sayesinde vakıf olunduğunu, akabinde yapılan araştırmalarda müvekkilinin devlet kademeleri ile yaşadığı bazı sorunlar nedeniyle cezaevine girip çıkması, ağır ıztırar halinde aleyhine yürütülen süreçlerden haberdar olamamasına ve ... ile halen süren bir hukuk mücadelesi ve dava konusu kasıtlı işlemlerin baş sorumlusunun, kendisinin 2020 yılına kadar avukatlığını yapan kişi olması, müvekkilinin olaylar silsilesini analiz ederek gerekli aksiyonu almasına engel teşkil ettiğini, tebliğ mazbatasında yer alan imza ile ...’ nin imzası birbiri ile alakasız olmakla birlikte ...’nin resmiyetteki adı da ...’ olduğunu, dolayısıyla, müvekkilinin yanında bulunduğu süre boyunca, resmi yazışmalar ve tebligatlar ile ilgilendiğini ve bu konularda oldukça tecrübeli birinin, resmi bir evrakın tebliğinde tam adını kullanmaması eşyanın tabiatına aykırı olmakla birlikte, ... adına atılan imzaların, kendi imzasıyla uzaktan yakından alakası olmadığı da apaçık ortada olduğunu, kaldı ki 3 ayrı adrese aynı gün çıkarılan tüm tebligatların tek bir kişi tarafından alınması da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tüm bu sürecin neticesinde davalılar iştirak halinde gerçekleştirdikleri ve esasında nitelikli dolandırıcılık suçunu da teşkil eden eylemler ile müvekkilinin esaslı malvarlığının satışını sağladığını ve söz konusu taşınmazlar satış neticesinde yine ... Bankası A.Ş. tarafından iktisap edildiğini, yani ... Bankası, hileli olarak satışa arz ettiği ipotekli malları, yine hileli olarak değerinin çok altında olacak şekilde iktisap ettiğini ve aynı zamanda da dolandırıcılık suçunu teşkil eden eylemlerini neticelendirdiğini, müvekkilinin zararları 2.2. maddede belirttikleri haksız ek teminatlarla sınırlı olmadığını, davalı ...’ın vekalet görevini kötüye kullanarak, diğer davalılarla çıkar ve işbirliği içinde yaptığı işlemlerin neticesinde müvekkilinin taşınmazları, yok pahasına satıldığını, 08-09-12-22 Ocak 2001 tarihlerinde Garanti Bankası tarafından iktisap edilen asetler 40.221.482 USD civarına satın alındığını, ... 10. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyaları ile yapılan satışlara ilişkin ayrıntılı Excel tablo ekte sunulduğunu, bu tablodan da görüleceği üzere, gerek taşınmazların o tarihte tespit edilen muhammen bedelleri ve satış bedelleri hem TL ve hem de USD cinsinden belirtildiğini, ayrıca bir üst paragrafta bahsettiğimiz ve ek 7 olarak dosyaya sunduğumuz 1997 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen taşınmaz değerlemeleri de mukayese edilebilmesi için tablonun içine hem TL hem de USD cinsinden belirtilmek suretiyle yer aldığını,görüleceği üzere esasen toplam 241.350.000 USD değerinde, müvekkilinin zararları bu tablodaki farklarla da sınırlı olmadığını, davalı banka yukarıda zikredilen gayrimenkul satışlarını yaptıktan/alacağa mahsuben satın aldıktan sonra, protokol sözde borçlularından ... A.Ş.’ nin iflas masasına çok yüklü miktarda alacak kaydı yaptırdığını, gerçekten de davalı ... Bankası A.Ş. o dönem ... 2. İflas Dairesi ... İflas sayılı dosyaya, 28.03.2002 Tarihli dilekçeyle 28.006.025.879.972 TL alacak kaydı yaptırdığını, kayıt dilekçesinin içeriğinde de açıkça bankanın iş bu davaya konu alacak kalemleri nedeniyle satışlardan sonra bakiye alacağı olduğu zikredildiğini, ... Bankası A.Ş. 30.06.2006 tarihinde, ... Fonu ile bir Sulh ve İbra Protokolü imzalandığını, protokolün tek konusu ise bu davamıza konu edilen usulsüz ipotekler, taşınmaz satışları ve ...hisse devirlerine dair konular olduğunu, günümüzde dahi alacaklı olduğunu iddia eden ... Bankası A.Ş.,... ödeme yaparak ... ile sulh olunduğunu, davalılardan ..., merhum ..., ... ve merhum ... ile birlikte müvekkilinin iradesinin fesada uğratılarak imzalatılan 26.10.1998 tarihli protokolün mimarlarından biri olduğunu, diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla yukarıda kısaca arz ve izah olunan ve yargılama esnasında ortaya çıkacak nedenlerle, tahkikat sonucunda zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere, Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılması nedeniyle doğan müvekkilinin zararlarının HMK’ nun 107. Maddesi uyarınca şimdilik 10.000 TL’sinin, zarar kalemlerinin doğum tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin telafisi güç ve hatta imkansız zararlara uğramasının önlenmesi için davalıların mal varlığı üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.SAVUNMA/Davalı ... vekili █████/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle;davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davacı talebinin somutlaştırılmasına dair itirazı olduğunu, bu dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, görev itirazı bulunduğunu,zamanaşımı itirazı bulunduğunu, hak düşürücü süre itirazı bulunduğunu, husumet itirazı bulunduğunu, ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, müvekkilinin 1997 yılında diğer davalılardan ... Bankasının Yönetim Kurulu üyesi olarak seçildiğini, dava konusu iddiaların ileri sürüldüğü 1998 - 2002 döneminde de müvekkilinin, diğer davalılardan ... Bankasının Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptığını, müvekkilinin, diğer davalılardan ... Bankası'nda görev yapıyor olması nedeniyle iş bu davaya davalı olarak dahil edildiğini, davacı iddialarının muhatapları, vekalet görevini kötüye kullandığı iddia edilen davacının vekili ve protokol/sözleşme imzaladığı banka tüzel kişiliği olabileceğini, müvekkilinin davacının iddialarına dayanak protokol, ihtarname vs. belgelerin herhangi birisinde imzası bulunmadığını, imzası bulunsa dahi çalıştığı tüzel kişilik adına imzaladığı belgeler nedeniyle şahsının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacı ayrıca, diğer davalılardan bankaya kredi borçlarının tamamını ödemiş dahi olmadığını, bankadan kredi kullanan ve kullandığı krediyi ödemediği için icralık olan davacının açtığı dava iyi niyetli de olmadığını, gelinen noktada hiç bir mesnedi bulunmayan, asılsız ve hakikatlere aykırı davacı iddialarına itibar edilmesi mümkün olmadığını, müvekkili ile herhangi bir ilgisi bulunmayan iş bu davanın reddine karar verilmesini, açıklanan nedenlerle, usule dair itirazlarımız doğrultusunda davanın esasa girilmeksizin usulden reddine,haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Cevap dilekçesinin davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin █████/2024 tarihinde cevaba cevap dilekçesi sunduğu, cevaba cevap dilekçesinin davalı Süleyman vekiline sehven tebliğe çıkartılmadığı görülmekle cevaba cevap dilekçesinin bir örneğinin █████/2025 tarihli duruşmada hazır bulunan Süleyman vekiline mübaşir vasıtası ile elden tebliğ edilmiş olup davalı ... vekili tebliğ aldığı cevaba cevap dilekçesine karşı ikinci cevap dilekçesi sunmak için süre talep etmemiştir.Davalı Harun vekili █████/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...'in söz konusu iddialarının yer aldığı mezkur davadan feragat etmesinin yanında müvekkili ile yapmış olduğu 02.06.2022 tarihli Sulh Protokolü’nün son 7. Maddesi aynen; “İşbu Protokolün karşılıklı olarak imza altına alınmasıyla birlikte taraflar, birbirlerini aralarındaki tüm ilişkilerden dolayı karşılıklı olarak gayrikabili rücu ibra ettiklerini kabul, beyan ve taahhüt ederler” şeklindeki ifadeyle, davacının müvekkili ile aralarındaki her türlü ilişkiden açıkça ibra ettiğine dair ikrarı olduğunu, ancak davacı, 02.06.2022 tarihinde bizzat imzaladığı Protokolün daha mürekkebi kurumadan huzurda açılan dava uyarınca hem Protokol konusu konularda, hem de 25-26 yıl önceki konularda müvekkili hakkında suçlamalar yapmaya hak ve alacak talebinde bulunmaya, bunları tamamen maddi ve hukuki mesnetten yoksun olarak, bilerek veya bilmeyerek yanlış delillere dayandırarak iddia ve dava etmeye devam ettiğini, taraflar arasında ihtiyari arabuluculuk yoluyla anlaşma yapıldığını, gerek Sulh Protokolü, gerekse İhtiyari Arabuluculuk Anlaşması’nın üzerinden daha yeni 2 yıl geçmişken ve davacının bizzat kendi açık beyan, kabul ve ikrarları ortadayken, ..., şimdi hem huzurdaki davayı açmış, hem de ... Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu’na müvekkilinin hakkında yaptığı 25.06.2024 tarihli suç duyurusu uyarınca C.M. ...Sayılı Soruşturma Dosyası açılmıştır. davacı tarafından müvekkili hakkında şu ana kadar 3 adet savcılık şikayeti yapıldığını,davacı, tazminat/hukuk davası açarken aynı zamanda Savcılık Şikayetinde bulunmayı alışkanlık haline getirdiğini, çünnkü daha önce ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ...E. Sayılı Dosyası uyarınca müvekkili hakkında dava açarken de, yine müvekkili hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına 2 ayrı suç duyurusunda bulunarak önce C.M. ... Sayılı bu Soruşturma daha sonra C.M....sayısını aldığını ve C.M.... sayılı Soruşturmaların açılmasına sebebiyet verdiğini, son Soruşturma yeni açılmış olması sebebiyle derdest olmasına rağmen,... sayılı Soruşturma Dosyası ile ilgili olarak 19.08.2021 tarihli,... ... Sayılı kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, verilen karara karşı ... tarafından yapılan itiraz, ... 8. Sulh Ceza Hakimliği’nin ... tarih, ...D. İş Sayılı kararı uyarınca reddedildiğini ve bunun sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştirildiğini, keza, C.M.... sayılı Soruşturma Dosyası ile ilgili olarak da, C.M ... sayı, 07.12.2021 tarihli ön inceleme raporu uyarınca, müvekkili hakkında soruşturma izni verilmemesi gerektiği görüşü bildirildiğini, daha sonra ...'in, müvekkili hakkında yapmış olduğu bu şikayeti, 02.06.2022 imza tarihli Sulh Protokolü uyarınca geri çekildiğini, açıkça görüleceği üzere davacı, herhangi bir delile dayalı olmayan, asılsız iddia ve beyanlar ile gerek dava açmayı, gerekse Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunmayı huy edindiğini, diğer Davalı Sayın ..., mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde çok doğru tespitlerde bulunduğunu, gerçekten de huzurda açılan Davanın masrafı, müddeabihinden büyüktür, davacı, 26 yıl öncesine ilişkin olaylara dayalı iddiası ile, 10.000 lira alacak talebiyle milyar dolarlık tedbir kararı almaya çalıştığını, ayrıca, yine Sayın Kurutluoğlu’nun izah ettiği gibi Dava Dilekçesi HMK’nın 194. Maddesinde tariflenen “Somutlaştırma” ve “Olaylarla, Zarar” arasındaki “İlliyet Bağını Kurabilme” gibi kalıplardan külliyen yoksun olduğunu,davacı tarafın aktif dava ehliyeti olmadığını, davacı hakkında ... 2. İflas Dairesi’nin ... Sayılı dosyası uyarınca kurulan İflas Masasının halen faal olması ve iflasın kapanmamış olması sebebiyle de, huzurda görülen davanın, davacı tarafından açılması hukuken mümkün olmadığını, davacının, öncelikle aktif dava ehliyeti bulunmaması sebebiyle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı vekilinin tüm iddia ve beyanları zamanaşımına uğradığını, her şeyden önce müvekkilimin yetkisi olmamasına rağmen 26.10.1998 tarihli Protokole Ek Protokol yaparak ...’i ağır bir zarara uğratmış olduğu iddia ve beyanı külliyen gerçek dışı olduğunu, çünkü,... Tarihli Ek Protokol, ...’in ... 1. Noterliği’nden Müvekkiline vermiş olduğu ...tarih, ... Yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Vekaletname uyarınca yapıldığını, yine davacı vekilinin müvekkiline,...’e ve ...’e verilen bir vekaletnamede, üçünün birlikte yetkili olmasına rağmen müvekkilinin ... Bankasına karşı tek başına ve yetkisini aşarak ipotekler vermek suretiyle ...’i yüz milyonlarca dolarlık zarara uğrattığını her türlü maddi ve hukuki mesnetten ve ahlaktan yoksun bir şekilde iddia ettiğini, davacı vekilinin, dava dilekçesinin 5. Sayfasında 1.2.2. Maddesi altında ... 3. Noterliği’nin ... tarih ve ... Sayılı Vekaletnamesi uyarınca yapıldığını iddia ettiği hiçbir işlem bu vekaletname uyarınca yapılmadığını, dava dilekçesinin 5. Sayfasından itibaren Mahkemeye uzun uzun kurgulanarak anlatılan, iddia ve beyan edilen hususların hiçbir maddi ve hukuki mesnedi olmadığını, çünkü söz konusu işlemler, ...’in, ... 1. Noterliği’nden Müvekkiline vermiş olduğu ... tarih, ... Yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Vekaletname uyarınca ve çerçevesinde yapıldığını, ayrıca ipoteğin tesisi ve vefa hakkının terkini işlemleri, Tapu Sicil Müdürlüğünde yapıldığını, davacı vekilinin huzurda görülen davaya Tapu Sicil Müdürlüğünde bu işlemleri yapan personeli neden dahil etmediğinin merak konusu olduğunu, Tapu Sicil Müdürlüğünün de, ortada geçerli ve gerekli yetkileri içeren bir vekaletname olmadan bu işlemleri kesinlikle yapmayacağı izahtan varest olduğunu, yukarıda açıklanan nedenler ve Mahkeme tarafından re’sen gözetilecek sebepler uyarınca evvelemirde, 10.000 TL üzerinden açılan davada, davacının ihtiyadi tedbir talebinin reddine,davacının, aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine,davacının iddia ve beyan ettiği olaylar, zamanaşımına uğramış olduğundan, davanın, zamanaşımı yönünden usulden reddine,davanın, esastan reddine,yargılama masrafları ile ücreti vekaletin, davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Cevap dilekçesinin davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin █████/2024 tarihinde cevaba cevap dilekçesi sunduğu, cevaba cevap dilekçesinin davalı Harun vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... vekilinin ikinci cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.Davalı ... Bankası A.Ş. vekili █████/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının aktif dava ehliyeti bulunduğunu, mahkemenin görev alanında olmadığından görev itirazı uyarınca, ... Ticaret Mahkemeleri görevli olduğu gözetilerek duruşma açılmaksızın davanın görev yönünden reddine karar verilmesini davacı talebinin bankacılık faaliyetinden kaynaklandığı, talebin Finans Mahkemelerinin görev alanında kaldığını, huzurdaki dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı talepleri yönünden İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre dolduğunu, davacı aleyhine yapılan icra takipleri 2000 yılında sonuçlandığını ve müvekkili bankaya ipotekli olan taşınmazları icra marifetiyle satıldığını, davacı yan bir zararı veya borcu olmadığı yönünde iddiası varsa takipler sonrasında 1 yıllık süre içerisinde menfi tespit veya istirdat davası açmış olmadığından huzurdaki davadaki talepleri yönünden hak düşürücü süre dolmuş bulunduğunu, bu nedenle de davanın esasa girilmeksizin reddini,davalılar arasında zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu, davanın tefriki gerektiğini, huzurdaki davada 26 yıl öncesine yönelik bir takım iddialarda bulunulduğunu, Türk Ticaret Kanunu ve Bankacılık Kanunu o dönemde yürürlükte dahi olmadığını ve gereğince kayıt ve belge saklama süreleri geçtikten sonra açılan bu davada ispat hususu da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, davacı ... tarafından gerek kendisi gerekse yetkilisi olduğu dava dışı ... İnşaat Taahhüt ve Tic. A.Ş. ile ... A.Ş. lehine 90'lı yıllarda farklı tarih ve tutarlarda imzalanan genel kredi sözleşmeleri ile krediler kullandırıldığını, davacının...'i satın almak amacıyla müvekkili bankadan kullandığı kredilerin tesisi sırasında da 31.03.1997 ve 26.12.1997 tarihlerinde iki ayrı rehin sözleşmesi imzalanarak ... hisseleri kredilerin teminatı olarak rehnedildiğini, kredi sözleşmeleri ile rehin sözleşmelerini bizzat davacı imzalandığını, 31.03.1997 tarihli 10.000.000USD. Ve 20.11.1997 tarihli 6.000.000USD tutarlı ... ve ... İnş.Taah.ve Tic.A.Ş. Lehine nakdi krediler,31.03.1997 tarihli-50.000.000USD tutarlı ... A.Ş. lehine nakdi kredi,kredilerin teminatları olarak;... tarih ve ... yevmiye nolu ipotek ile ... İnş.Taah.ve Tic.A.Ş.nin maliki olduğu ... 41 pafta,52 ada,88 parselde kayıtlı, A8 Blok 2 nolu mesken üzerinde 1.derecede 600.000.000.000TL.limit ipoteği, ... tarih ve ... yevmiye nolu ipotek ile ...'in maliki olduğu ..., .., 41 pafta,52 ada,88 parselde kayıtlı,A8 Blok 6 nolu mesken üzerinde 100.000.000.000TL. Ve 2 nolu mesken üzerinde 150.000.000.000TL.olmak üzere 250.000.000.000TL.lik müşterek limit ipoteği,30.000.000USD tutarındaki kredinin teminatı için ;...'in maliki olduğu..., 41 pafta, 52ada, 88 parselde kayıtlı 13 adet bağımsız bölüm üzerinde,1/3 hissesi ..., 2/3 hissesi ...'e ait olan ..., .., ... 27 pafta, 33 ada, 31 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde ve yine 1/3 hissesi ..., 2/3 hissesi ...'e ait ..., ..., 27 pafta, 33 ada, 2 parselde kayıtlı 5 adet bağımsız bölüm üzerinde 21.02.1997 tarih ve ... yevmiye nolu 1.derecede 29.500.000USD tutarlı karz ipoteği tesis edildiğini, 29.12.1997 tarih ve 12.500.000USD tutarlı nakdi kredi için İş Bankası tarafından müvekkili banka lehine düzenlenmiş 12.500.000USD tutarlı teminat mektubu.... Şti. lehine kullandırılan 18.000.000USD nakdi kredi için ...'in maliki olduğu ...pafta, 1166 ada, 193 parselde kayıtlı arsa üzerinde 02.06.1997 tarih, 2040 yevmiye nolu ipotek ile 18.000.000USD tutarlı karz ipoteği tesis edildiğini, davacı ... 31.03.1997 ve 26.12.1997 tarihli rehin sözleşmeleri ile müvekkili bankaya rehin olarak vermiş olduğu ...A.Ş.'ne ait hisseleri ...'na devredeceği yönünde taahhüt verdiğini belirterek müvekkili bankaya başvurduğunu ve... hisseleri üzerindeki müvekkili banka rehnini kaldırmak için 26.10.1998 tarihli protokolü bizzat imzalayarak mevcut kredileri için yeni teminatlar vermeyi kabul ettiğini, davacı ..., maliki olduğu ... hisselerini ...'na devretmeyi taahhüt ettiği gerekçesiyle müvekkili bankaya başvurarak, ... hisseleri üzerindeki müvekkili banka rehinlerinin kaldırılması karşılığında kendisinin maliki olduğu ve yönetim kontrolüne haiz olduğu şirketlere ait taşınmazlar üzerinde müvekkili banka lehine ipotek verebileceğini ve bir kısmını da piyasa değeri üzerinden müvekkili bankaya satabileceğini bildirdiğini, bu doğrultuda da taraflar arasında 26.10.1998 tarihli Protokol imzalandığını, işbu protokolün 5. maddesinde protokolün temel gayesinin ... hisseleri üzerindeki rehnin çözülmesi olduğunu, davacı ... ve kredi borçluları olan ....Şti., ... İnş. Taah. ve Tic. A.Ş. İle ...A.Ş. asil olarak bu protokolü imzalandığını, tamamen davacı talebi üzerine ve mevcut kredilerin yeniden teminatlandırılması kapsamında düzenlenen protokol sonucunda davacı yanın dava dilekçesinde bahsettiği ipoteklerin tesis edildiğini, davacı yan bizzat kendisinin imzaladığı protokol sonucunda tesis edilen ipotekler ve bir kısım borçlarına mahsup edilmek üzere yapmış olduğu taşınmaz devrinden tamamen habersizmiş gibi asılsız iddialarla müvekkili bankayı ve o tarihte ki banka yönetim kurulunda yer alan kişileri suçlamakta ise de sözkonusu suçlamaların hiçbir gerçeklik payı bulunmadığını, müvekkili bankanın kredi alacaklarının teminatı olarak bizzat davacının imzalamış olduğu 31.03.1997 ve 29.12.1997 tarihli rehin sözleşmeleri ile ... hisselerinin rehin verilmesi sonrasında hisselerin ...'ye devrinin taahhüt edildiği bildirilerek rehnin kaldırılması için müvekkili banka ile yine bizzat davacı tarafından 26.10.1998 tarihli protokol imzalandığını, protokolün imzalanması akabinde davacı yanın gözaltı ve sonrasında tutuklanma süreci başladığından davacının o dönemki avukatı ... tarafından müvekkili banka ile davacı adına vekaleten görüşmeler yapıldığını ve protokolün bazı maddelerinin revize edilmesi amacıyla 18.11.1998 tarihli ek protokolün imzalandığını, davacı yan her ne kadar o dönemki avukatının bu konuda yetkisiz olduğunu iddia etse de, ... 1.Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vekaletnamesi, iddia edilenin tam tersini gösterdiğini, 26.10.1998 tarihli Protokol gereği mülkiyeti davacıya ait olan ..., ..., ... Mahallesi 40 pafta, 154 ada, 73 Parselde kayıtlı taşınmaz 51.058.000USD karşılığı müvekkili banka tarafından satın alındığını, işbu taşınmaz üzerinde ... Bankası, ... AŞ, ... A.Ş. ve ... A.Ş.lehine düzenlenmiş ipotekler mevcut olduğundan Ek Protokol'ün 2.maddesi doğrultusunda satış bedelinin 31.058.000USD'lik kısmı ile sözkonusu ipoteklerin kaldırılması için ilgili bankalara ödeme yapıldığını, bakiye 20.000.000 USD ise davacının ve şirketlerinin müvekkili bankaya olan kredi borçlarına karşılık aşağıdaki şekilde tahsil edildiğini,31.03.1997 tarihli ve 10.000.000 USD tutarlı olan ve Protokol tarihinde 7.053.704 USD olarak tespit edilen nakdi kredi için 3.187.780 USD20.11.1997 tarihli ve 6.000.000 USD tutarlı gayrinakdi kredinin 15.12.1998 tarihinde nakde dönüşecek olan 3.000.000 USD04.02.1998 tarihli 11.937.096 USD karşılığı 2.456.058.000 TL dövize endeksli nakdi kredinin tamamı için 13.812.220 USDMahkeme'ye belirtmek isteriz ki müvekkili bankaca ... 10.İcra Müdürlüğü'nün...ve ... sayılı takip dosyaları ile başlayan süreçte davacı yan tüm hukuki haklarını kullanarak takiplere karşı İcra Hukuk Mahkemeleri nezdinde şikayet yoluna gittiğini ve ihalenin feshi davaları da dahil olmak üzere satışların iptali için her türlü davayı ikame ettiğini, ancak davacı tarafından açılan tüm bu davalar Yargıtay incelemesinden de geçerek müvekkili banka lehine kesinleştiğini, dolayısıyla hukuki zeminde tüm itiraz haklarını kullanan davacının hukuki anlamda haklı olmadığı ispatlandığını, asılsız iddialarla açmış olduğu bu davasının reddi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle, öncelikle dava değerinin belirlenebilir tutarı olan 201.128.518. USD üzerinden eksik harcın tamamlatılmasına ve bu konuda davacıya kesin süre verilmesine, kesin sürede eksik harcın tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, müflis davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığından davanın usulden reddine,tüm eksiklikler tamamlandıktan sonra görev itirazımız doğrultusunda dosya üzerinden davanın usulden reddine,davacının talebini somutlaştırması için HMK md. 119/II gereğince davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesini, bu süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına,hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazımız doğrultusunda davanın reddine,esasa ilişkin olarak da hiçbir somut delile dayanmayan, tüm resmi kayıt ve belgelere aykırı olan gerçek dışı iddialarla hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış olan davanın reddine,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesiniCevap dilekçesinin davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin █████/2024 tarihinde cevaba cevap dilekçesi sunduğu, cevaba cevap dilekçesinin davalı Banka vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı Banka vekilinin █████/2025 tarihinde ikinci cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.Davalılar ..., ... ve ... vekili █████/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, dava konusu talepler zamanaşımına uğradığını, dava kısmi alacak davası olarak ikame edildiğini, dava görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkiller taraf sıfatını haiz olmadıklarını, huzurdaki davanın herhangi bir makul ve mantıklı sebebi ve dayanağı olmadığını, iddiaların hiçbirinin doğru olmadığı ve belgelendirilemediğini, dosyaya müvekkillerinin ilzam etme ve sorumlu tutabilme yönünden herhangi bir dayanak belge sunulmadığını, müvekkillerinin bahsi geçen olaylara taraf dahi olmadığının ortada olduğunu bu yönüyle davanın anlamsızlığı kadar esasa dair savunma gerçekleştirmekte anlamsız olduğunu, nitekim, davacı da bu taleplerinin herhangi bir karşılığı olmadığını bilmekte ve davayı yalnızca rahatsızlık verme aracı olarak kullanıldığını, müvekkillerinin huzurdaki dava dosyasında hiçbir yeri bulunmadığını, bu nedenle davacı taraf aleyhine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 329ncu maddesinin 1nci ve 2nci fıkraları uyarınca ve Müvekkiller’in durumu ve konumuna bağlı olarak hayli indirimli bir şekilde, 100.000 TL.’sı tazminat ödenmesi ve asil veya Vekil hakkında idari para cezası müeyyidesi de uygulanmasına karar verilmesi talep edilmediğini, nitekim, hukukun ağırlığını hiçe sayan, mahkemenizin iş yükünü artırmaktan başka hiçbir amaca hizmet etmeyen ve 26 yıldır kendinin belirlemeye muvaffak olamadığı “Dava Sebeplerini ve Miktarını” dahi yargıya buldurmaya çalışan hayli üşengeç huzurdaki davanın yegane karşılığı, davacının Müvekkiller’e tazminat ödemesinden ibaret olduğunu, dilekçede bahsedilen rakamların büyüklüğünün yanında açılan davanın değeri de davacının davasına olan inancını ve ciddiyetini gösterir nitelikte olduğunu, arz ve izah edilen sebepler dolayısı ile davacının öncelikle ihtiyati tedbir talebinin reddine, ardından açıklanan nedenlerle davasının reddine karar verilmesini, davacı aleyhine HMK’nın 329ncu maddesi uyarınca 100.000 TL’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve ayrıca disiplin para cezasına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.Cevap dilekçesinin davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin █████/2024 tarihinde cevaba cevap dilekçesi sunduğu, cevaba cevap dilekçesinin işbu davalılar vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davalılar vekilinin █████/2024 tarihinde ikinci cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.Davalılar... ve ... vekilin █████/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; HMK 119 ve 121 maddelerde belirtilen hususlar yönünden eksik olan dava dilekçesinin tamamlattırılması, aksi halde davanın reddi gerektiğini, davacının HMK 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaati bulunmamaktadır. dava hukuki menfaat yokluğundan dolayı esasa girilmeden reddedilmesi gerektiğini, davacının en az ne kadar zararda olduğunu bildiğini, bu miktar-iddiasına göre- bilirkişi tespitine dayandığını, davacı talep sonucunda, kendisinin tespit ettiği ve dilekçesinde ikrar ettiği asgari değeri değil, gülünç sayılabilecek bir tutarı alacak olarak istediğini, davada Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğunu, davacı dilekçesinin devamındaki beyanlarında çelişkiye düştüğünü, iddiasının esasen ... Bankası'nın sözleşmeye aykırılığı veya olsa olsa haksız fiil olarak nitelendirilebileceğini gizleyemediğini, davacı en başından beri davalılardan ... Bankası ile vekili aracılığıyla değil, şahsen sözleşmesel ilişki içinde olduğunu beyan ettiğini, bu protokolün imzasından sonra yaşanan olayların tamamı davacı anlatımlarına göre 26.10.1998 protokolün revize edilmesi etrafında döndüğünü, davacı banka ile ticari kredi ilişkisi içinde olduğunu, uyuşmazlığın esasını davacı ile davalı ... Bankası arasındaki ticari kredi ilişkisi oluşturduğunu, kaldı ki davacının anlatımlarına göre; vekili olduğunu ve vekalet görevini kötüye kullandığını söylediği davalı ... o dönemde yalnızca dava avukatlığı yapmamakta, esasen davacının ticari işleriyle uğraştığını, ...'n TBK 551 maddesinde sözü edilen ticari vekil olarak nitelendirilebileceği anlaşıldığını, davacı en geç 1999 itibariyle davacı ... Bankası ile kredi ilişkisi içinde olduğundan ve taşınmazlarının satışından haberdar olduğunu, dava ister kkedi sözleşmesinden isterse haksız fiilden isterse başka bir hukuki sorumluluktan kaynaklansın TBK'da gösterilen zamanaşımı süreleri dolduğunu, davacının vekili olduğunu söylediği kişiyle arasında uygulanması gereken zamanaşımı süresi müvekkiline teşmil edilemeyeceğini, müvekkili ile davacı arasında bir vekalet ilişkisi olmadığını, davacının anlatımlarına göre davanın esasını bir miktar paranın borçlu olunmadığı halde ödenmesi oluşturduğunu, ... Bankası kredi sözleşmesi tahtında davacıya takip yapmış ve kredinin teminatını oluşturan taşınmazlar satılıp paraya çevrildiğini, böyle bir uyuşmazlığın İİK hükümleri çerçevesinde ele alınması gerekmekte olup İİK md 147'deki yollama ile 72/f paragrafı gereği takibe itiraz etmediğini ve itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paran ın geriye alınmasını isteyebileceğini, davacının dilekçesinde bahsedildiğine göre taşınmazlar ... 10. İcra Müdürlüğü'nün... ila ... E. sayılı dosyalarında satıldığını, dolayısıyla davacının bir yıllık sürede açması gereken dava hakkını kullanmadığını, esasen davacı ... Bankasına borcu olmadığı yönündeki iddialarını ... Bankası tarafından kendisine karşı başlatılan icra takiplerinde de öne sürdüğünü ve tebligat usulsüzlüğüne dair şikayet ve borca itiraz da dahil olmaklüzere açtığı tüm davalar yargılama süreçlerinde reddedildiğini, haksız iddialarıyla müvekkilinin nasıl ilişkilendireceğini düşünen davacı müvekkilinin olmasından istifade etmeye çalıştığını ve kendisine kumpas kurulduğu yargılandığı, basında Neşter 2 olarak tanıtılan davada adının geçiyor iddiasını desteklemek için yargılama süreci hakkında eksik ve yanlış bilgi verdiğini, oysa, basında Neşter 2 davası olarak bilinen dosyada .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E.,...K. sayılı kararı ile müvekkilinin beraatine karar verildiğini, bahse konu dosyada davacının o zamanki vekili ... ile veya vekilin ... ile olan vekalet ilişkisi hakkında hiçbir tespit bulunmadığını, davacının yegane amacı müvekkilnin hakkında olumsuz algı yaratarak blı dosyadaki hukuki olmaktan uzak iddialarına mesnet kazandırmak olduğunu, diğer yandan, davacı ...'nin ...., ... Bankası ve ...'e açtığı ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyasında ve devamındaki yargılamanın iadesi, eski hale getirme sürecinde tartışılan telefon görüşmelerinden derdest davada yararlanabileceği düşüncesin olduğunu, bahse konu dava ... tarafından açılan tasarrufun iptali davası olduğunu, esası itibariyle bu dosyada ... “...'ten alacaklı olduğunu, borçlu ...'in mal varlığından karşılayamadığı alacaklarının ... Bankası'nın alacağına mahsuben devraldığı varlıklardan karşılanması” gerektiğini ileri sürdüğünü, bu davanın ... Bankası lehine kesinleşmesinden sonra ... davacının bahsettiği telefon görüşmelerini delil göstererek yargılamanın iadesi talebinde bulunduğunu, oysa telefon görüşmelerinin ne yargılamanın yenilenmesini gerektirecek ne de derdest davada davacının lehine yorumlanabilecek bir etkisi olduğunu, zira bahse konu telefon görüşmeleri nedeniyle müvekkilinin ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin ...E....K. sayılı dosyasında yargılandığını, ... 6.Asliye Ceza Mahkemesi'nin anılan yargılama sonunda verdiği kesinleşen kararından davacının tüm kumpas iddialarını çürütür nitelikte olduğunu, ... 6. Aşliye Ceza Mahkemesi'nin bu kararı ile ... Bankası İle ... arasındaki ... 3. Ticaret Mahkemesi'nde görülen tasarrufun iptali uyuşmazlığı İie ilgili olarak ... Bankası lehine verilen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının onanmasına karar veren Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin kararını verirken hiçbir baskıya, nüfuz kullanımına maruz kalmadığı huslsu açıkça tespit edildiğini, Asliye Ceza Mahkemesi yukarıda alıntı yaptığımız tespitlerine paralel olarak, bahse konu yargılamada müvekkili aleyhine TCK madde 255'den ceza yaptırımı uygulanmasına yer olmadığına karar verildiğini, bahse konu ceza yargılamasında müvekkilinin aleyhine verilen karar, davacı iddialarının aksine, ... Bankası'na karşı olan vekalet görevini kötüye kullanan diğer sanığın eylemlerine muttali olmasıyla ilgili olduğunu, davacının ...AŞ'nin hisselerini satın alırken kullandığı finansal kaynaklardan birisinin davaya konu ... Bankasından kullandığı kredi olduğunu, davacı dilekçesinde bundan hiç bahsetmediğini, sanki ... Bankası tama işlemler yapmış ve taşınmazlarını elinden almış gibi akıl almaz bir mizansel ile mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, bahse konu kredinin ilk kullanımında ... A.Ş.'hin hisseleri üzerinde ... Bankası lehine rehin tesis eden davacı,... A.Ş.nin sonradan kendi yönetimindeyken finansal krize sürüklenmesi sonucunda ... Bankasına rehnettiği...A.Ş hisseleri üzerindeki İrehnin kaldırılmasını zira bu hisseleri ...'ye devretmek mecburiyetinde olduğunu ... Bankasına bildirmiştir. Bizzat ... tarafından imzalanmış bulunan 26.10.1998 tarihli Protokol'ün düzenlenmesinin ana gayesi Hahse konu Protokol de açıkça hüküm altına alındığını, arz ve izah olunan nedenle davada Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan davanın görev nedeniyle reddiyle görevli mahkemeye gönderilmesine, davacının HMK 107, maddesi gereğince belirsiz alacak davası açma da hukuki menfaati bulunmadığından dolayı esasa girilmeden reddine, dava dilekçesindeki sözü geçen eksikliklerin giderilmesi için davacıya ihtaratli süre verilmesini, yasal cevap süresinin bu eksiklikler giderildikten sonra başlayacağına dair ara karar kurulmasını, davacının verilen sürede eksiklikleri gidermemesi halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Cevap dilekçesinin davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin █████/2024 tarihinde cevaba cevap dilekçesi sunduğu, cevaba cevap dilekçesinin işbu davalılar vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davalılar vekilinin ikinci cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.Davalı ...vekili █████/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; ispat yükünün HMK m. 190 uyarınca kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu, benzer şekilde TMK m.6 uyarına ise kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu, davacı tarafından, müvekkilinin sorumluluğunun nasıl, hangi sebeple doğduğuna dair bir açıklama yapılmadığını, buna dair delil gösterilmediğini, sorumluluğun söz konusu olabilmesi için aranması gereken şartların gerçekleştiği ortaya konulmadığını, aleyhe olan iddiaların tümü asılsız olduğunu, hiç birini kabul etmediklerini, zira dava dilekçesinde anlatılan maddi vakıalar gerçeğe uygun olmadığı gibi, müvekkiline yüklenmek istenen sorumluluk açıkça görüleceği üzere farazi olduğunu, delile dayanmadığını, müvekkilinin, davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu, borcu olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin hakkında haksız ve mesnetsiz açılan işbu davanın derhal reddine karar verilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan ve mahkemenin re'sen gözeteceği nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Cevap dilekçesinin davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin █████/2024 tarihinde cevaba cevap dilekçesi sunduğu, cevaba cevap dilekçesinin davalı Aydoğan vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... vekilinin █████/2024 tarihinde ikinci cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.Davalı... █████/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davanın ...’e el konulduğu 1997 yılı, Ekim ayından itibaren geçen 27 yıl sonra davanın açıldığı dikkate alındığında, 1, 2, 5 ve 20 yıllık tüm müruruzaman ve hak düşümü süreleri geçtikten sonra ikame edildiğini, hukukun ve/veya davalıların hatırlamayacağını sanmak ve/veya öyle var saymak hukuka aşırı bir duyarsızlık ve Adalet Cihazına karşı saygısızlık olduğunu, davalı sayısını çoğaltarak müruruzaman itirazından kurtulmak mümkün olmadığını, çünkü zaman ve müruruzamandan münezzeh “...”de, davacı sayısallığının çokluğu gerekeceğini, milyarlarca ABD Dolarlık Aktif Büyüklüğüne sahip bir banka ile birlikte, gene milyarlarca dolarlık varlığa sahip bir kısım gerçek kişiler 10.000 TL.’sı için birlikte dava edilirken, onların bir bütün malvarlığına tedbir konulmasını ister olmak, talepkar olanla alay edilmesini ummak gibi bir duruma dahi eşitlenebileceğini, ihtarnamelerin teatisi aşamasında, “Şimdilik ve Peşinen” 100.000 ABD Doalrı isteyen bir kişinin dava aşamasında bu peşinatı 300 ABD Dolarına [yani 10.000 TL.’sına] indirgenmiş olması, davadan beklentisinin giderek zayıfladığının en bariz göstergesi olduğunu, dava “Masrafı, Müddeabihinden Büyük” olarak hukuk tarihine geçeceğini, dava tarihinden öncesi için istenen faiz bakımından, muhatabın hem temerrüde düşürülmesinin, hem de miktarın bir zahmet hesaplanması ve dilekçeye yazılıp bir de harçlandırılması gerekeceğini, aksi takdirde beyhude bir istek olarak algılanacağını, dava dilekçesi, tarihte kaldığını ve dolayısı ile artık tarih olduğunu, bir kısım olayların biraz karmaşık da olsa sayılıp, sıralandığı bir vesika değerini taşıyor olsa da, HMK’nın 194. maddesinde tariflenen “Somutlaştırma” ve “Olaylarla, Zarar” arasındaki “İlliyet Bağını Neden Sonuç İlişkisini Kurabilme” gibi kalıplardan külliyen azade olduğu için, hukuki bir değer atfına mazhar olabilme yönüyle tavzih ve tamamlamaya muhtaç bir nitelikte olduğunu, bu anlamda da hukuk “Ciddi Bir İş” olduğunu, hukuk öylesine bir ciddi iştir ki dava dilekçesinin, 3. sahifesinin 2. paragrafının 3. ve 4. satırlarında yer alan, “Huzurda ikame edilen iş bu dava da bu incelemeler sonucunda tespit edilen en büyük bir usulsüzlüklerden biridir.” cümlesi, “Usulsüzlük zımnında, sanki açılan işbu dava”yı işaret ettiği için, kendisine yani “Davaya” yapılan bir isnat ve yöneliş gibi bir manaya eşitlendiğini, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Cevap dilekçesinin davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin █████/2024 tarihinde cevaba cevap dilekçesi sunduğu, cevaba cevap dilekçesinin davalı Şehmuz'a █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı Şehmuz'un █████/2024 tarihinde ikinci cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.Davalı ... vekili █████/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; bankaların ve diğer kredi kuruluşlarının verdikleri ticari nitelikteki kredilerden kaynaklanan davaların, Kanun'un 5. Maddesi gereği Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görüleceği kabul edildiğini, davalılardan ...Bankası A.Ş ile davacı ...'in de içinde bulunduğu kredi borçluları ve kefiller arasında 26.10.1998 tarihinde ''Protokol'' üst başlığı ile borç tasfiye sözleşmesi imzalandığını, davacı ...'in tacir olduğunu ve ticari nitelikte krediler kullandığını anılan Protokolün giriş bölümünde banka tarafından ... grubuna verilen kredilerin niteliği belirtildiğini ve bunların ticari kredi olduğu protokolün taraflarınca kabul edildiğini, ayrıca davacı ... o dönemde ...A.Ş. ünvanı ile faaliyet gösteren bankanın %98.38'ne tekabül eden hisselerin sahibi olduğu gibi, anılan bankanın yönetim kurulu başkanı olduğunu, davacı, diğer davalı Garanti Bankası tarafından kredi verilen şirketlerin de çoğunluk pay sahibi ve yönetim kurulu başkanı olduğunu,dava dosyasının görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi halinde, dava şartı noksanlığı sebebiyle HMK'nun 114. Maddesinin 2. Fıkrası kapsamında davanın reddine karar verilmesini, davacının ... bulunduğunu, işbu dava dilekçesi Hukuk Muhakemeleri Kanun'nun 119. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bendine, 194. maddesine ve Ayrıca 29. maddesine aykırı olarak düzenlendiğini, dava konusu uyuşmazlıkta belirsiz alacak davası açılamayacağından, davanın hmk'nın 114. maddesinin (h) fıkrası kapsamında dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ülkemizin önemli aktif büyüklüğe sahip olan bankalarından biri olan ...Bankası A.Ş ile birlikte bankanın eski pay sahipleri, bir kısım yönetim kurulu üyeleri ve onların mirasçıları ile bankanın o dönemdeki yöneticileri, müdürleri ve kimi avukatları yanında, ....'nun da o dönemdeki bir kısım yöneticileri ve ayrıca davacı ile aralarında vekalet ilişkisi bulunan avukatlar da davalı olarak gösterildiğini, dava dilekçesinde eklettik bir anlayışla yan yana getirilmeye çalışılan dava sebepleri arasında çoğu kez bir bağ bulunmadığı gibi, HMK'nın 29. Maddesinde belirtilen ''Dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğü''ne, HMK'nın 119. Maddesinin e) bendinde belirtilen ''Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri,'' aynı maddenin f) bendinde belirtilen ''İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği'' hususlarına da aykırı davranıldığını, ayrıca HMK'nın 194. maddesinde düzenlenen somutlaştırma yükü de dava dilekçesinde yerine getirilmediğini, dava dilekçesinin 1.2. Maddesinde ''Müvekkilin esaslı oranda mal varlığı, bir kısım davalıların iştirak halinde gerçekleştirdiği eylemler neticesinde ... Bankası A.Ş'nin uhdesine geçirilmiştir.'' denildikten sonra büyük ölçüde hayal ürünü iddialara yer verildiğini ve bu kapsamda davalı banka tarafından kendisine ve ... Gurubuna bağlı şirketlere gönderilen 11.01.2000 tarihli hesap kat ihtarlarının "Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine uygun biçimde tebliğ edilmediği" ileri sürülmüş ve bu işlemler sonucunda da 241.350.000.-USD tutarındaki mal varlığının üzerine çöküldüğü ifade edildiğini, kısacası usulsüz tebligat sonucu borca itiraz imkanlarının ellerinden alınması sebebiyle mal varlığının bankaya geçtiği iddia edildiğini, davalı banka tarafından ... 10. İcra Müdürlüğü'nün...Esas, ...Esas, ... Esas,... Esas sayılı dosyalarına, İcra İflas Kanunu'nun ilgili hükümleri gereği borçlu vekilleri tarafından itiraz edildiğini ve bu itiraz üzerine İcra Hukuk Mahkemeleri itirazı kabul ederek buna göre gerekli yargılamayı yaptığı ve bilirkişi incelemesi yaptırmak suretiyle takip alacaklısı bankanın alacaklı olup olmadığını tespit ettirip, sonrasında davaların reddedilmiş olduğu gerçeğinin gizlendiğini, dava dilekçesinde, 18.11.1998 tarihinde imzalanan Ek Protokole borçlular adına vekil olarak imza atan Av. ...'ın yetkisi olmadan bu sözleşmeyi imzaladığı ileri sürüldüğünü ve bu iddiaya dayanak olarak da davacı ... tarafından Av. ...'a verilen 23.10.1998 tarihli vekaletnamenin varlığı gösterildiğini, oysa ki, 18.11.1998 tarihli Ek Protokol gereği yeni ipotekler alındığını ve davalı banka tarafından satın alınan taşınmaza bağlı olarak satıcı ... lehine verilen vefa hakkı kaldırıldığını, 103 parsel üzerinde 18.11.1998 tarihinde üçüncü derecede tesis edilen 6.600.000.000.000.-TL miktarlı ipoteğe ait ipotek akit tablosu, aynı tarihte 7 parsel üzerinde ikinci derecede tesis edilen 1.650.000.000.000.-TL miktarlı ipoteğe ait ipotek akit tablosu, yine aynı tarihte 20 parsel üzerinde ikinci derecede tesis edilen 750.000.000.000.-TL miktarlı ipoteğe ait ipotek akit tablosu davalı banka tarafından davacının da içinde bulunduğu borçlular aleyhine yapılan icra takip dosyalarının dayanağı olarak sunulduğunu ve icra müdürlüğü tarafından borçlulara tebliğ edildiğini, ipotek resmi senetlerinin 1. Sayfalarında ipoteğin, ... adına Kırklareli 1. Noterliğinden tanzim edilen 18.11.1998 tarih, 14251 sayılı vekaletname ile vekili ... tarafından verildiği yazıldığını, davacı vekili icra tutanaklarından bir kısım bilgileri derlemek suretiyle dava dilekçesine aktardığını, bu durumda davacı vekilinin elinde icra dosyalarının bulunduğu varsayılması gerektiğini, davacı vekili ya bu dava malzemesini incelemeden davasını açmıştığını veya 18.11.1998 tarihinde Tapu sicil müdürlüklerinde yapılan işlemlerin 23.10.1998 tarihli farklı bir vekaletnameye dayalı olarak yapıldığını bilinçli biçimde dava dilekçesine aktarıldığını, bu bakımdan davacı tarafından, Medeni Yargılama Hukuku'na hâkim olan ilkeler içinde önemli bir yer tutan dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğüne uyulmadığının görüldüğünü, taraflar gibi vekillerin de yargılama sırasında dürüstlük kuralına uyma yükümlülükleri bulunduğunu, 26.10.1998 tarihli Protokole bakıldığında kredi ilişkisinin 1997 yılının başından itibaren önemli bir aktif büyüklüğe ulaştığı anlaşıldığını, öte yandan 1998 yılının dördüncü çeyreğinde; Türk Bank ünvanlı bankanın satış sürecinde kamuoyuna ... hakkında olumsuz haberlerin yansıması üzerine, davacının yönetim kurulu başkanı olduğu ...'ten büyük miktarda mevduat çekilişi meydana geldiğini, bunun üzerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, bu bankanın yönetim ve denetimine el koyma sürecini başlattığını, 24.10.1998 tarihinde, ...'in %98,38 oranındaki hissesini elinde bulunduran davacı ..., dava dışı ... A.Ş ve ... İnşaat Taahhüt A.Ş tarafından,... (...) bir taahhütname düzenlenerek verildiğini, bu taahhütnamede ... hisselerinin her türlü takyidattan arındırılmış biçimde ...na bir milyar TL bedelle devredilmesi kabul edildiğini, ancak, daha önce...A.Şnin %61ine tekabül eden hissesi, ... Grubu'nun kredi borçları için davalı ... Bankasına rehnedilmiş olması sebebiyle, davalı ... Bankası ile ... Grubu arasında 26.10.1998 tarihli Protokol imzalandığını, işbu Protokolün tarafları olan kredi borçluları (1) ..., (2) ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi, (3) ... Şirketi ve (4) ... İnşaat Turizm Ticaret Sanayi Anonim Şirketi ile alacaklı ... Bankası A.Ş arasında 26.10.1998 tarihinde imzalanan borç tasfiye sözleşmesi niteliğindeki Protokolde, ... Grubunun davalı bankaya olan toplam nakit borcu 121.397.487 Amerikan Doları, gayrinakdi teminat mektubu riski ise 6.000.000.-Amerikan Doları ve 30.368.000.-TL olarak tespit ve kabul edildiğini...Bankası A.Ş tarafından ... Grubuna açılan bu kredilere teminat teşkil etmek üzere bu kredilerin verildiği sırada ve/veya sonrasında ...'in maliki bulunduğu ..., ..., ... 41 Pafta, 52 Ada, 88 Parsel'de bulunan 13 adet bağımsız bölüm üzerine, yine 2/3 hissesi ..., 1/3 hissesi ...'e ait olan ..., ..., 27 Pafta, 33 Ada, 31 Parsel'de kayıtlı taşınmaz ile aynı şekilde 2/3 hissesi ...'e, 1/3 hissesi ise ...'e ait olan ..., ..., ..., 27 Pafta, 33 Ada, 2 Parsel üzerinde bulunan 5 adet bağımsız bölüm üzerine müştereken 21.02.1997 tarihinde 1. Derecede 29.500.000.-USD bedelli ipotek tesis edildiğini, ...'in maliki bulunduğu ..., ..., 1. Bölge ..., 246 DZIC Pafta, 1160 Ada, 193 Parsel'de kayıtlı bulunan arsa üzerinde 02.06.1997 tarihinde 18.000.000.-USD bedelli ipoteklerin tesis edildiğini, bu ipoteklerin teminat olarak protokolden yaklaşık 20 ay önce alındığını,..Bankası A.Ş tarafından düzenlenen 12.500.000.-USD tutarlı teminat mektubunun alındığını, bu teminat mektubunun da 26.10.1998 tarihli Protokolden önce alındığını, rehin veren ... ile rehin alan ... Bankası A.Ş. arasında imzalanan 31.03.1997 tarihli ve yine 26.12.1997 tarihli ''Rehin Sözleşmesi'' kapsamında ... A.Ş tarafından çıkarıldığını ve banka sermayesinin yaklaşık %61'ine tekabül eden nama yazılı geçici ilmühaberleri ile nama yazılı hisse senetleri ve bunların temsil ettiği paylar diğer davalı bankaya rehnedildiğini, görüleceği üzere, hisse senetlerinin rehini de protokolden çok önce olduğunu, 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 64. Maddesi kapsamında ... A.Ş'nin yönetiminin ... tarafından devralınması ve ayrıca bu kanunun 65. Maddesi gereği, ''Sigorta kapsamında bulunan mevduat tutarını aşmamak ve sermayenin asgari %51'ine sahip olmak kaydıyla bankanın zararlarını devralmak'' için, ... hisselerinin ...'ye geçmesi zorunluluğu nedeniyle ... talebi doğrultusunda, davacı ... tarafından 24.10.1998 tarihli taahhütname düzenlendiğini ve adı geçen kuruma verildiğini, nihayetinde ... Grubu ile davalı banka arasında imzalanan 26.10.1998 tarihli Protokole uygun olarak davalı banka, 28.10.1998 tarihinde ...A.Ş. üzerindeki rehinleri çözmüş ve davacı ...'e iade ettiğini, kredi alacaklısı banka ile kredi borçluları arasında imzalanan 26.10.1998 tarihli Borç Tasfiyesi Sözleşmesi niteliğindeki protokolün 26.10.1998 tarihli Protokolün imzalanmasından ve Protokolün 2. maddesinde tesisi kabul edilen yukarıda (a,b,c) bentlerinde belirtilen ipoteklerin tesisinden sonra davacı ..., ...'nu şikayeti üzerine hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklandığını, ... Kapalı Ceza ve Tevkif Evinde tutuklu olduğu sırada, 18.11.1998 tarihinde ... 1. Noterliğinde ... yevmiye ile ... Düzenleme Şeklinde Vekaletname verdiğini, işbu vekaletname ile ... Bankası A.Ş ile kredi borçlusu ..., ... Şirketi, ... İnşaat Taahhüt Ticaret A.Ş ve ... A.Ş arasında 18.11.1998 tarihinde, 26.10.1998 tarihli protokolün eki niteliğinde ek protokolün imzalandığını,15.8.1-18.11.1998 tarihli vekaletnamede 26.10.1998 tarihli protokol kapsamında kesin borç ipoteğine konu 3 adet taşınmaz üzerinde dilediği bedel ve şartlarla yeni ipotekler vermeyi içeren bir yetki verildiğini, yine anılan vekaletnamede, ''... Bankası A.Ş'den tahsil edeceğim bedelleri, gerek kendimin, gerekse yukarıda yazılı şirketlerin bankalara olan borçlarının ödenmesini sağlamak üzere her türlü beyanda bulunmaya ve talimat vermeye, ... Mahallesinde kaim tapuda 40 pafta, 154 Ada, 73 Parsel sayısında kayıtlı ... gayrimenkul ile ilgili olarak lehime tesis edilmiş bulunan ... 9. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye sayılı 'Düzenleme Şeklinde Vefa Hakkı Sözleşmesi'ni feshetmeye ... 26.10.1998 tarihli protokole ek protokol yapmaya, ek protokolün koşullarını dilediği şekilde belirlemeye, protokolü imzalamaya ... vekil tayin ettim.'' demek suretiyle dava dilekçesinde büyük ölçüde davanın dayanağı olarak ileri sürülen ek protokolle ilgili davacının esasen düzenleme şeklinde bir vekaletname ile ...'a yetki verdiğini, 15.8.2-18.11.1998 tarihli protokol incelendiğinde, esasen ... ve Grubu lehine birçok avantaj sağlandığını, bu ek protokolün 1. maddesinde, ipotek yükü dışında satış bedeli olarak kabul edilen 20.000.000.-Amerikan Doları'nın ...'e ödendiği tekrar vurgulandığını, davalı bankanın mevcut kayıtları ve özellikle 11.01.2000 tarihinde borçlulara gönderilen hesap kat ihtarlarına göre 20.000.000.-Amerikan doları satıcı ... tarafından gruba bağlı kredilerin geri ödenmesinde kullanıldığını, buna göre 31.03.1997 tarihli kredi borcuna mahsuben 3.187.780.-USD,04.02.1998 tarihli kredi için 13.812.220.-USD, 15.12.1998 tarihinde nakde çevrilecek olan teminat mektubu riski için 3.000.000.-USD,Ödeme yapıldığı anlaşılmadığını, yine bahse konu ek protokolün 2. Maddesinde ... Bankası'na 18.11.1998 tarihi itibariyle 2.638.205.601.217.-TL, aynı tarih itibariyle Körfez Bank'a 1.025.006.088.337.-TL,...'a 1.481.845.000.000.- TL, ...'a 285.000.000.000.-TL,Miktarında ipotek borcunun ...Bankası tarafından ödeneceği karar altına alındığını, ayrıca ... Grubu'nun ... Bankası A.Ş'den kullandığı kredilere teminat teşkil etmek üzere ... Bankası A.Ş tarafından, ... Bankası A.Ş'ne hitaben düzenlenmiş olan 12.500.000.-ABD doları tutarındaki teminat mektubunun bu bankadan tazmin edilmesi, daha sonra tazmin edilen tutarın bloke edilen bedelden ... Bankası A.Şye ödenmesi işleminde teminat mektubunun tazmin edilip sonrasında bloke edilen tutardan 12.500.000.-ABD dolarının ... Bankasına ödenmesi yerine bu iki alacak takas edildiğini, banka nezdinde bloke edilen 12.500.000.-ABD doları ... Grubunun kredilerine mahsup edildiğini ve teminat mektubu ...Bankası A.Şye iade edildiğini, ek protokolün 3. Maddesinde, 26.10.1998 tarihli protokol kapsamında banka lehine ipotek edilen taşınmazlardan 103 Parsel üzerinde önceki ipoteklerden sonra gelmek üzere 6.600.000.000.000.-TL miktarlı,7 Parsel üzerinde önceki ipoteklerden sonra gelmek üzere 1.650.000.000.000.-TL miktarlı,20 Parsel üzerinde önceki ipoteklerden sonra gelmek üzere 750.000.000.-TL miktarlı,Kesin borç ipoteği kurulması kabul edildiğini, anılan ek protokolün 4. maddesinde, ... Grubu tarafından bankaya teminata verilen müşteri senetlerinin iade edileceği hüküm altına alındığını, Ek Protokolün diğer maddelerinde ise banka tarafından satın alınan 73 Parsel'deki taşınmazın inşaatının ... tarafından tamamlanması şartından vazgeçildiği hususuna yer verildiği görüldüğünü, taraflar arasında imzalanmış bulunan Borç Tasfiye Sözleşmesi niteliğindeki 26.10.1998 tarihli Protokol'ün 'borcun ödenmesi' üst başlıklı II. Maddesine borçlular hiçbir şekilde uymadıklarından, bankanın genel müdürlüğü tarafından borçlulara İcra İflas Kanunu'nun ilgili hükümleri de gözetilerek hesap kat ihtarı çekilmesine karar verildiğini, buna göre ... 35. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numarası ile kredi borçlusu ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş, ipotek borçlusu ve kefil ..., ipotek borçlusu ...'e kredi sözleşmeleri ve ipotek sözleşmelerindeki adreslerin esas alınarak toplam 38.939.204.32.-USD'nin ödenmesi için ihtar gönderildiğini, ... 35. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile kredi borçlusu ...'e kredi sözleşmeleri ve ipotek sözleşmelerindeki adreslerin esas alınarak toplam 3.036.900.-USD'nin ödenmesi için ihtar gönderildiğini, ... 35. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile kredi borçlusu ... A.Ş ve kefil ve ipotek borçlusu ...'e, kredi sözleşmeleri ve ipotek sözleşmelerindeki adreslerin esas alınarak toplam 41.620.826.68.-USD'nin ödenmesi için ihtar gönderildiğini, ... 35. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numarası ile kredi borçlusu ... Şirketi kefil ...A.Ş, kefil ve ipotek borçlusu ...'e kredi sözleşmeleri ve ipotek sözleşmelerindeki adresleri esas alınarak toplam 22.614.425.24.-USD'nin ödenmesi için ihtar gönderildiğini, söz konusu ihtarnameler; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 2. maddesi, Tebligat Yönetmenliğinin 5. maddesi ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 70. maddesi kapsamında Noterlik Yetkilisi tarafından ilgili ikametgahlara gidilmek suretiyle tebliğ edildiğini, borçlulara gönderilen hesap kat ihtarnamesi sonrasında herhangi bir ödeme olmadığı için davalı banka tarafından kredi borçlusu ve kefiller aleyhine, hesap kat ihtar tarihinden takip tarihi olan 06.06.2000 tarihine kadar yabancı para üzerinden işlemiş faizi de ilave edilmek suretiyle,15.10.1-Kredi borçlusu ....Şirketi ve ipotek borçlusu ... hakkında ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip yapıldığını, kredi borçlusu ... İnşaat ve Ticaret A.Ş ve ipotek borçlusu ... hakkında ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip yapıldığını, kredi borçlusu ...A.Ş ve ipotek borçlusu ... hakkında ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip yapıldığını, kredi borçlusu ... hakkında ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip yapıldığını, yukarıda belirtilen her 4 dosyadan, takip borçlularının hesap kat ihtarnamelerinde yer alan adresleri esas alınmak suretiyle icra emri gönderildiğini, ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından takip borçlularına gönderilen icra emrine yönelik olarak, takip borçlusu... Şirketi vekili ... tarafından 19.06.2000 tarihinde ... 9. İcra Tetkik Merci Hakimliğinin ...Esas sayılı dosyasıyla açılan dava kapsamında itiraz edilmiştir. İcra Hukuk Mahkemesi, borçluların yasal süre içinde hesap kat ihtarına itiraz ettiklerini kabul etmiş ve buna göre yargılama yapmak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırdığını, İcra Hukuk Mahkemesi borca itirazı haksız bularak 19.12.2000 tarihinde davayı reddettiğini, davalı bankanın alacaklı olduğu ..... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas,... Esas, ...Esas, ... Esas sayılı icra takip dosyalarında satışa hazırlık işlemleri başlatıldığını ve bu kapsamda ipotekleri taşınmazların kıymet takdirleri yapıtırıldığını,....,..., ... tarafından düzenlenen 07.08.2000 tarihli kıymet takdir raporları takip borçluların yanında bütün ilgililere tebliğ edildiğini ve sonrasında münderecattan geçerek kesinleştiğini, mahkemede aleyhlerine açılan işbu davada taşınmazlara düşük bedel biçildiği iddiasında olan, davacı ... ve onun vekilleri o dönemde icra müdürlüğü tarafından yaptırılmış bulunan ipotekli taşınmazların kıymet takdir raporlarına hiçbir şekilde itiraz etmediklerini, İcra İflas Kanununun 128/a maddesine göre kesinleşen kıymet takdiri 2 yıl süre ile geçerli olmaya devam edeceğini, nihayetinde toplam 26 adet taşınmaz, anılan icra takip dosyalarından satış şartnamesi ve satış ilamları hazırlanmak suretiyle satışa çıkarıldığını, satış ilanları İcra İflas Kanunu hükümlerine göre trajı yüksek günlük gazetelerde ilan edildiğini, ayrıca takip borçluları yanında tüm ilgililere tebliğe çıkarıldığını, bu süreçte takip borçlularının vekilleri olan ..., ...ve ...tarafından icra satışlarının iptali için çok sayıda dava açıldığını, bu itiraz ve davaların İcra Hukuk Mahkemelerine ait dosya numaraları davalı banka tarafından cevap dilekçesinde Mahkemenize sunulmuş olduğundan, davalı bankanın cevap dilekçesine atıf yapmakla yetinildiğini, davalı vekilleri tarafından icra emirlerine yönelik itiraz ve şikayetlerin yanında, satışa hazırlık işlemlerine yönelik çok sayıda itiraz ve şikâyetin yapılması, borçluların bu süreci dikkatli bir şekilde takip ettiklerini gösterdiği gibi, bu itiraz ve şikayetlerin bütünüyle reddedilip derecattan geçerek kesinleşmesi, icra takip işlemlerinin, İcra Hukuk Mahkemeleri tarafından denetlenmiş olduğunu da kanıtladıklarını, İcra Müdürlüğü tarafından belirlenen açık artırma tarihleri olan 08.01.2001, 09.01.2001 ve 12.01.2001, 18.01.2001, 19.01.2001 ve 22.01.2001 tarihlerinde 26 adet taşınmaz yapılan açık artırmalar sonucu paraya çevrildiğini, 26 adet taşınmazdan 25 tanesini alacaklı banka satın alındığını, 1 adet taşınmaz ise üçüncü şahıslar tarafından satın alındığını, 24 adet taşınmaz ilk açık artırmada muhammen bedelin %75i ve satış ve paylaştırma masraflarını aşacak biçimde satılarak paraya çevrildiğini, taşınmazların paraya çevrilmesi sonucu davalı bankanın tahsil ettiği tutar 26.562.500.000.000.-TL olup, yabancı para karşılığı 39.800.000.-USD olduğunu, dava dilekçesinde özellikle protokolden sonra ipotek olarak teminat verilen 103 parsel sayılı taşınmazın ██████ hissesi 9.300.000.000.000.-TL, 7 parsel sayılı taşınmazın █████████ hissesi 1.950.000.000.000.-TL, 20 parselin ½ hissesi 1.587.500.000.000.-TLna satılarak paraya çevrilmiş olduğunu, bu üç taşınmazın satışından elde edilen toplam satış bedeli 12.837.500.000.000.-TL olduğunu, 26 adet taşınmaz satılarak paraya çevrilmesine rağmen icra takiplerine borcun yalnızca 1/3'ü tahsil edilebildiğini, nitekim .... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından talep üzerine rehin açığı belgesi düzenlendiğini, bu belgede açık kalan miktar 25.759.466.922.116.-TL olduğunu, bu süreçte davalı banka ciddi miktarda kredi alacağının tahsili ile uğraşırken, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla ... Bankası A.Ş ve ... aleyhine tasarrufun iptali davası açıldığını, ... tarafından açılan işbu davada borçlu ... ile alacaklı ... Bankası arasında muvazaalı işlemler yapıldığını, taşkın ipotek alındığı ve düşük bedelle borca karşılık taşınmaz satın alındığı ileri sürüldüğünü, bu davanın yapılan yargılaması sırasında ilk derece mahkemesi banka kayıtları üzerinde üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturmak suretiyle inceleme yaptırmış ve tasarrufların yapıldığı tarih itibariyle davalı bankanın alacaklı olup olmadığını tespit ettirdiğini, yapılan bilirkişi incelemesinde davalı bankanın, diğer davalı ... de içinde bulunduğu ... Gurubundan 123.916.574.28.-ABD doları nakit alacağı ve 30.369.600.-TL gayrinakdi riski bulunduğu tespit edildiğini, 26.10.1998 tarihli Protokolde tespit edilen alacak borç miktarı ile iptal davasında düzenlenen bilirkişi raporu arasındaki 3.000.000.-USD tutarındaki fark, 28.12.1998 tarihinde tazmin edilecek 6.000.000.-USD tutarındaki teminat mektubunun 3.000.000.-USD tutarındaki kısmına taşınmaz satış bedelinden pay ayrılarak nakit karşılıklı hale getirilmesi sonucu, bunun hatalı bir biçimde daha önce kredinin nakit blokaj karşılığında kullandırılmış olduğu kanaati sonucu bu miktarın hesaplamaya dahil edilmemesinden kaynaklandığını, yine yargılama sırasında iptal davasına konu taşınmazın düşük bedelle satın alınıp alınmadığının tespiti için, taşınmazın değeri bilirkişi marifetiyle tespit ettirildiğini, banka tarafından 51.000.000.-USD bedelle satın alınan taşınmaza, bilirkişiler tarafından satışın yapıldığı tarih itibariyle 34.780.594.-ABD Doları değer biçildiğini, yargılamanın sonunda ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi... tarihinden sonra alınan ipoteklerin, hisse senetleri üzerindeki banka rehinin çözülmesine karşılık alındığı, alacaklı bankanın düşük bedelle taşınmaz satın almadığı, bankanın iyi niyetli olduğu, davacı ...'nu önce hisse senetlerinin üzerindeki rehinin fekkini sağladığını, daha sonra da dava açtığını, bunun iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirtildiğini ve 06.06.2002 tarihinde davayı reddettiğini, ilk derece mahkemesinin bu kararı yargıtay 4. hukuk dairesi'nin 30.10.2003 tarih, ... esas,... karar sayılı ilamı ile onandığını ve karar düzeltme talebi 12.04.2004 tarihinde reddedilerek kararın kesinleştiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden def'i ve itirazları bulunduğunu, dava dilekçesinde protokolü imzalamak mecburiyetinde kaldığını iddia eden davacı, bütün bu süreçten çok önce ... yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde, yine bir çok şirketin ana hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olduğu sırada hiç kredi kullanmamasına veya çok az kredi kullanmasına rağmen toplam 47.500.000.-USD ve 1.100.000.000.000.-TL miktarlı ipotekleri ve bir bankanın %61 oranındaki hissesine tekabül eden çoğunluk hisselerini hangi saik ile bankaya teminat verdiğini,... Fonu tarafından davalılar Garanti Bankası ve ... aleyhine ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla açılan Tasarrufun İptali davasında, ... Bankası A.Şnin, ...A.Ş, ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi, ... İnşaat Turizm Ticaret Sanayi Anonim Şirketinden toplam 123.916.574.28.-ABD doları nakit alacağı ve 30.369.600.-TL alacaklı olduğunun tespitinin yapıldığını, bu davada düzenlenen bilirkişi raporu ve bu Mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararda Davalı ... Bankasının diğer davalı ... alacaklı olduğuna ilişkin gerekçesi bu dava bakımından da güçlü bir delil olduğunu, vekil Eden Davalı ...Dava Dilekçesinde İleri Sürülen İddialarla İlgili Hukuka Aykırı Herhangi Bir Eylem ve İşlemi Olmadığını, ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ...,... Esas, ...Esas, ... Esas sayılı dosyalarından borçlulara gönderilen icra emrine yönelik olarak takip borçlularının vekilleri tarafından ... 9. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Esas, ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile itiraz edildiğini, takip borçlusu hesap kat ihtarına 8 gün içinde itiraz etmemiş ise, İcra Hukuk Mahkemesi herhangi bir inceleme ve bilirkişi raporu almadan itirazı reddettiğini, takip borçlusu hesap kat ihtarına itiraz etmiş ise İcra Hukuk Mahkemesi, icra takip dosyaları, dava dosyasına sunulan belgeler ve banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmak suretiyle takip alacaklısının hangi miktar alacaklı olduğunu tespit ettirip itirazı kabul, kısmen kabul kısmen red veya itirazı bütünüyle reddettiğini, her dört dosyadan verilen kararda da, bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra dosyanın karara bağlandığı açık bir biçimde yazıldığını, her dört dosyadan verilen karar hakkında takip borçluları tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi takip borçlularının temyiz talebini reddetmiş ve İcra Hukuk Mahkemesinin kararlarını onadığını, dava dilekçesinde usulsüz tebligat iddiasından yola çıkılarak 241.350.000.-USD zarara uğratıldığı iddiası bütünüyle boş, hayal ürünü bir iddia olduğunu, mahkemeniz davada görevli olmadığından, davanın Türk Ticaret Kanunun 4 ve 5. Maddeleri gereği görev yönünden reddine, davacı müflis olup, aktif dava ehliyeti bulunmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114. Maddesinin 1. Fıkrasının d) ve e) bentleri kapsamında davanın reddine, maddi hukuktan kaynaklanan zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere yönelik def'i ve itirazlarımızın tahkikat aşamasına geçilmeden önce, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 142. maddesi gereği öncelikle incelenmek suretiyle davanın bu sebeplerle reddine, yukarıdaki taleplerimiz kabul görmediği takdirde hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan, haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Cevap dilekçesinin davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin █████/2024 tarihinde cevaba cevap dilekçesi sunduğu, cevaba cevap dilekçesinin davalı Mehmet vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı Mehmet vekilinin █████/2024 tarihinde ikinci cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.Davalı Ahmet Kamil vekili █████/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, taleplerini somutlaştırmadığını, huzurdaki dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, huzurdaki dava hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, bu nedenle davanın husumet yokluğu sebebiyle müvekkili yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, görevsiz mahkemede açılan davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin taraf sıfatını haiz olmadığını, huzurdaki davada 26 yıl öncesine yönelik bir takım iddialarda bulunulduğunu, ispat yükü üzerinde olan davacı herhangi bir bilgi veya belge sunmadığını ve sadece şifahi beyanlar ile ilerlediğini, huzurdaki davanın herhangi bir makul ve mantıklı sebebi ve dayanağı olmadığını, iddiaların hiçbirinin doğru olmadığını ve belgelendirilemediğini, dosyaya müvekkili ilzam etme ve sorumlu tutabilme yönünden herhangi bir dayanak belge sunulmadığını, müvekkilinin bahsi geçen olaylara taraf dahi olmadığının ortada olduğunu, müvekkilinin huzurdaki dava dosyasında hiçbir yeri bulunmadığını, ayrıca milyarlarca ABD Dolarlık Aktif Büyüklüğe sahip bir banka ile birlikte, gene milyarlarca dolarlık varlığa sahip bir kısım gerçek kişiler 10.000 TL’si için birlikte dava edilirken, onların bir bütün malvarlığına tedbir konulmasını ister olmak abesle iştigal olduğunu, mantığa ve hukuka tamamen aykırı bu talebin ivedilikle reddedilmesi gerektiğini,belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığından davanın usulden reddine, görevsiz mahkemede açılan davanın usulden reddine,zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazımız doğrultusunda davanın reddine, esasa ilişkin olarak da hiçbir somut delile dayanmayan, gerçek dışı iddialarla hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış olan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Cevap dilekçesinin davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin █████/2024 tarihinde cevaba cevap dilekçesi sunduğu, cevaba cevap dilekçesinin davalı ... vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... vekilinin █████/2024 tarihinde ikinci cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.Davalı ... vekili █████/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... Bankası A.Ş. tarafindan gerek ...'e gerekse ...'in ortağı bulundugu...A.Ş., ... A.Ş. ve...Şti.'ne ipotek/kefalet ve .. A.Ş.'nin hisse senedi rehni karşılığında 1993-1998 yılları arasında çeşitli krediler kullandırıldığını, ...'in █████/1998 tarihinde ...Bankası A.Ş.’ne başvurarak kendisinin █████/1998 tarihinde ... ile bir sözleşme imzaladığını ve bu sözleşme ile ... A.Ş.'nin hisse senetlerinin tamamını, Fon'a devretmeyi taahhüt ettiğini, bu sebeple ...Bankası A.Ş.'ne rehinli olan ... A.Ş. 'nin hisse senetlerinin kendisine geri verilmesini, buna karsılık bankaya yeni teminatlar vereceğini beyan ettiğini, █████/1998 tarihinde, ...Bankasi A.Ş. ile ... Grubu arasında bir borç tasfiyesi sözleşmesi düzenlenmiş ve bu Grubun, ... Bankası A.Ş.'nden kullandığı kredilerden kaynaklanan borcunun 127.397.487.- ABD Doları oldugu tespit ve kabul edildiğini, kredi borçlarına karşılık ... Bankası A.Ş.'ne ... ve ...tarihli Rehin Sözleşmeleriyle rehnedilen ve ... A.Ş.'nin sermayesinin % 61'ini temsil eden hisse senetleri üzerindeki rehinler çözüldüğünü ve temiz olarak ...’e teslim edildiğini, ... A.Ş.'nin hisse senetleri üzerindeki rehnin çözülmesinden sonra mülkiyeti ... Grubuna ait olan ... ili, ... ilçesi, 1.Bölge, ... Mahallesi, 37-38 pafta, 30 ada, 103 parselde kayıtlı taşınmazın ██████ hissesi üzerinde, ... ili, ... ilçesi, 2. Bölge, ... Mahallesi, 42 pafta, 463 ada, 20 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde, ... ili, ... ilçesi, 1. Bölge, ... Mahallesi, 41 pafta, 52 ada, 7 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde ipotekler tesis edildiğini, █████/1998 tarihli Protokol gereği mülkiyeti ...'e ait olan ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 48 pafta, 153 ada, 73 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki ipotek yükü ile birlikte ... Bankasi A.Ş. tarafından ...’den satın alındığını, öte yandan ... ile ... arasında bir hisse devir sözleşmesi düzenlendiğini ve bu sözleşme kapsamında hisse senetleri ...'na temiz olarak teslim edildiğini, bu işlemlerden sonra ... tarafından ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla ...Bankası A.Ş. aleyhine tasarrufun iptali davası açıldığını, bu davanın yapılan yargılamasında Mahkeme öncelikle Banka kayıtları üzerinde 3 kişilik bilirkişi incelemesi yaptırmış ve tasarrufların yapıldığı tarihte Bankanın alacaklı olup olmadığını tespit ettirdiğini, yapılan bilirkişi incelemesinde tasarrufların yapıldığı tarihte ...Bankası A.Ş.'nin 123.916.574,28.-ABD Doları ve 30.369.600.000TL alacaklı oldugu tespit edildiğini, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi, ipoteklerin fek edilen hisse senetleri üzerindeki rehin karşılığı alındığını, bankanın alacaklı olduğunu ve düşük bedelle mal alınmadığını, bankanın iyi niyetli oldugunu, ... önce hisse senetlerini üzerindeki rehnin fekkini sağladığını daha sonra ise dava açtığını bunun iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek davayı █████/2002 tarihinde reddettiğini, bu mahkemenin kararı Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin █████/2003 tarih, ... E., ... K. sayılı ilamı ile onandığını ve davacının karar düzeltme talebi █████/2004 tarihinde reddedilerek kesinleştiğini,...ve Grubu █████/1998 tarihli Protokole konu borcu ödemediklerinden... Bankası A.Ş. tarafından kredi borçlusu ve ipotek borçluları hakkında ...E.,... E., ... E.,... E. sayılı dosyalanyla icra takibi yapılmış, borçlular tarafından bu takiplere itiraz edildiğini, yapılan yargılama sonucu takipler kesinleştiğini, daha sonra gerek Protokol tarihinden önceki dönemde alınan ipoteklerin, gerekse Protokole bağlı olarak alınan ipotekli taşınmazlar satışa çıkarıldığını, yapılan ihaleler sonucu bu taşınmazlar satılarak paraya çevrildiğini, .. 1.İcra Hukuk Mahkemesinin ..., ... 5.İcra Hukuk Mahkemesi’nin... E. Sayılı dosyaları ile açılan ihalenin feshi davaları reddedilerek sonuçlandığını, yapılan bu ihalelerin bedelleri ... Grubunun ... Bankasına olan anapara borçlarının yalnızca ¼'ünü karşılamaya yettiğini, ... da ... A.Ş.'yi daha sonra yüksek bir fiyatla ... Grubuna sattığını, Borçlar Kanununda yer alan zamanaşımı süreleri ve İcra İflas Kanununda yeralan hak düşürücü sürelerin geçtiğini, müvekkili ...'ün imzasının bulunduğu davacıya gönderilen hesap kat ihtarnamelerinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, birlikte bu ihtarnameler ile davacının zarar iddiası arasında illiyet bağı bulunmadığını, müvekkili ... davalılardan ...Bankası A.Ş.'de Temmuz 1997-Ekim 2005 tarihleri arasında Avukat olarak çalıştığını, bankayı temsil ve ilzama ilişkin imza yetkisi ise Eylül 2000'de verildiğini, avukat vekaletnamesinde bulunan yetkiye istinaden imzalamış olduğu hesap kat ihtarnamelerinde yer alan imzası dışında dava dilekçesinde ifade edilen hiç bir belge ve işleme de dahili bulunmadığını, dava dilekçesinde ileri sürülen hesap kat ihtarlarının tebliğine ilişkin iddiaların da hiçbir gerçekliği bulunmadığı gibi "mallarına çöküldüğü" iddiası ile de hiçbir bir illiyet bağı bulunmadığını, ... 35. Noterliği'nin ...tarih ve .... yevmiye numarası ile kredi borçlusu ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş, ipotek borçlusu ve kefil ..., ipotek borçlusu ...'e 38.939.204.32.-USD'nin,2- ... 35. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile kredi borçlusu ...'e toplam 3.036.900.-USD'nin, ... 35. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile kredi borçlusu ...A.Ş ve kefil ve ipotek borçlusu ...'e, toplam 41.620.826.68.-USD'nin, ... 35. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile kredi borçlusu ... Şirketi kefil ...A.Ş, kefil ve ipotek borçlusu ...'e toplam 22.614.425.24.-USD'nin ödenmesi için ihtar gönderildiğini, banka adına binlerce işlemin yapıldığı ilgili noterlikte müvekkilin kimliğinin bulunması ve noterliğin avukatı tanımasını tebligatın usulsüz yapılması iddiasına bir dayanak olarak gösterilmesi kabul edilebilecek bir durum olmadığını, borçlulara gönderilen hesap kat ihtarnamesi sonrasında herhangi bir ödeme olmadığı için kredi borçlusu... Şirketi ve ipotek borçlusu ... hakkında ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, Kredi borçlusu ... İnşaat ve Ticaret A.Ş ve ipotek borçlusu ... hakkında ... 10. İcra Müdürlüğü'nün... Esas,3-Kredi borçlusu...A.Ş ve ipotek borçlusu ... hakkında ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas, kredi borçlusu ... hakkında ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip yapıldığını, tüm bu davalarda o dönemde takip borçlusunun avukatı olan ... tüzel kişilere yapılacak tebligatın kanunun 13. ve tüzüğün 18. Maddesine göre yapılması gerekirken olayda buna uyulmadığından dava dilekçesi tarihinin ıttıla tarihi sayılması gerektiğini ileri sürdüğünü, görüleceği üzere hesap kat ihtarnamesinin sahte imza ile tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir iddia mevcut olmadığını, İstanbul 9. İcra Tetkik Merci Hakimliği 26.10.1998 tarihli Protokol, kredi sözleşmeleri, banka kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu takip tarihi itibariyle borç miktarlarını tespit etmiş ve şikayetleri reddettiğini, sonuç olarak tebligat usulsüzlüğü sebebiyle borca itiraz hakkının ortadan kalktığı ve davacının zarara uğradığı iddiası bütünüyle gerçek dışı olduğunu, işbu davanın davacısının da içinde bulunduğu tüm takip borçluları borca itiraz ettiklerini, icra Hukuk Mahkemeleri de İcra İflas Kanunu'nun 150/ı maddesi kapsamında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmak suretiyle icra takiplerine yönelik itirazları reddettiğini, davalı banka tarafından ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas,...Esas, ... Esas, ... Esas sayılı dosyalarına İcra İflas Kanunu'nun ilgili hükümleri gereği borçluların vekilleri tarafından itiraz edildiğini, bu itiraz üzerine İcra Hukuk Mahkemeleri tarafından bilirkişi incelemeleri yaptırıldığını ve itirazların reddedildiğini, tüm bu kararlar Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiğini, davacının üzerine çöküldüğü denilen taşınmazlar kesinleşmiş icra takibine istinaden cebri icra ihalesi neticesinde satıldığını, toplam 26 adet taşınmaz anılan icra takip dosyalarından satış şartnamesi ve satış ilanları hazırlanmak suretiyle satışa çıkarıldığını, satış ilanları İcra İflas Kanunu hükümlerine göre trajı yüksek günlük gazetelerde ilan edildiğnii, ayrıca takip borçluları yanında tüm ilgililere tebliğe çıkarıldığını, bu işlemden sonra birisi ... tarafından 11 tanesi ise takip borçluları tarafından, İcra Hukuk Mahkemelerine başvurmak suretiyle satışların durdurulması ve iptali istendiğini, bu süreçte takip borçlularının avukat olarak ..., ..., ... temsil ettiğini, takip borçluları tarafından satışın durdurulması için ... 7. İcra Mahkemesi'ne ... Esas sayılı dosyayla 22.11.2011 tarihinde başvurulduğunu, şikayetin reddedildiğini, takip borçluları tarafından satışın durdurulması için ... 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyayla aynı tarihlerdebaşvurulduğunu, şikayetin reddedildiğini, borçlu ... tarafından satışın durdurulması için .... 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyayla aynı tarihlerdebaşvurulduğunu, şikayetin reddedildiğini, ... tarafından satışın durdurulması için ... 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyayla aynı tarihlerde bbaşvurulduğunu, şikayetin reddedildiğini, takip borçluları tarafından satışın durdurulması için ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyayla aynı tarihlerde başvurulduğunu şikayetin reddedildiğini, takip borçluları tarafından satışın durdurulması için .... 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyayla aynı tarihlerde başvurulduğunu, şikayetin reddedildiğini, takip borçluları tarafından satışın durdurulması için ... 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyayla aynı tarihlerde başvurulduğunu, şikayetin reddedildiğini, takip borçluları tarafından satışın durdurulması için ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyayla aynı tarihlerde bbaşvurulduğunu, şikayetin reddedildiğini, takip borçluları tarafından satışın durdurulması için ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyayla aynı tarihlerdebaşvurulduğunu, şikayetin reddedildiğini, takip borçluları tarafından satışın durdurulması için ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyayla aynı tarihlerde başvurulduğunu, şikayetin reddedildiğini, takip borçluları tarafından satışın durdurulması için ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyayla aynı tarihlerde başvurulduğunu, şikayetin reddedildiğini, takip borçluları tarafından satışın durdurulması için ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyayla aynı tarihlerde başvurulduğunu, şikayetin reddedildiğini, satış sürecinde borçlu vekilleri her aşamada icra takibine, satışa hazırlık işlemlerine İcra Hukuk Mahkemeleri nezdinde çok sayıda itirazda bulunmalarına rağmen bu itiraz ve şikayetlerin tamamı farklı İcra Hukuk Mahkemeleri tarafından reddedildiğini,İcra Müdürlüğü tarafından belirlenen açık artırma tarihleri olan 08.01.2001, 09.01.2001 ve 12.01.2001, 18.01.2001, 19.01.2001 ve 22.01.2001 tarihlerinde 26 adet taşınmaz yapılan açık artırmalar sonucu paraya çevrildiğini, 26 adet taşınmazdan 25 tanesini alacaklı ...Bankası A.Ş %75'in üzerinde ilk satışta pey sürmek suretiyle alacağa mahsuben satın aldığını, 1 adet taşınmaz üçüncü şahıslar tarafından satın alındığını, bu taşınmazla ilgili açılan ihalenin feshi davası reddedildiğini, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, 26 adet taşınmaz satılarak paraya çevrilmesine rağmen icra takiplerine borcun yalnızca 1/4'ü tahsil edilebildiğini, ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından talep üzerine rehin açığı belgesi düzenlendiğini, bu belgede açık kalan miktar 25.759.466.922.116.-TL'dir.zamanaşımı ve hak düşürücü süreler gözetilerek reddine,davanın esastan reddine,yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Cevap dilekçesinin davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin █████/2024 tarihinde cevaba cevap dilekçesi sunduğu, cevaba cevap dilekçesinin davalı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... vekilinin █████/2025 tarihinde ikinci cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.Dahili Davalı ... vekili █████/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, huzurdaki dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının iddiaları bankacılık işlemlerine yönelik olup bu işlemler yönünden görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, mahkemece, dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olmakla öncelikle davanın esasa girilmeden görev yönünden reddine karar verilmesini, zamanaşımı itirazımızın bulunduğunu, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, davacı iddialarının muhatapları, vekalet görevini kötüye kullandığı iddia edilen davacının vekili ve protokol/sözleşme imzaladığı banka tüzel kişiliği olabileceğini, davacının tüzel kişiliğe yönelik alacak / tazminat talepli iddialarından, tüzel kişiliğin davaya konu işlemlerin yapıldığı tarihte görev yapan çalışanlarını sorumlu tutmaya yönelik istemleri hukuk sistematiğine aykırı olduğunu, tüzel kişilik yönetim organlarının sorumluluğunu doğuran haller tahdidi olarak sayılı olup dava konusu uyuşmazlıkta söz konusu hallerden herhangi birisi de mevcut olmadığını, davacı ayrıca, diğer davalılardan Banka'ya kredi borçlarının tamamını ödemiş dahi olmadığını, bankadan kredi kullanan ve kullandığı krediyi ödemediği için icralık olan davacının açtığı dava iyi niyetli de olmadığını, gelinen noktada hiç bir mesnedi bulunmayan, asılsız ve hakikatlere aykırı davacı iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ile herhangi bir ilgisi bulunmayan iş bu davanın reddine karar verilmesini, yukarıda açıklanan nedenlerle, usule dair itirazlarımız doğrultusunda davanın esasa girilmeksizin usulden reddine,haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Cevap dilekçesinin davacı vekiline █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin █████/2025 tarihinde cevaba cevap dilekçesi sunduğu, cevaba cevap dilekçesinin dahili davalı Adnan vekiline █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, dahili davalı ... vekilinin █████/2025 tarihinde ikinci cevap dilekçesi sunduğu görüldü, okundu, dosyasına konuldu.Davalı ..., davalı ..., davalı ... vekili█████/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi uyarınca dava “Kısmi Dava” olarak açıldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği kabul edildiği takdirde, zarar miktarının davacı tarafından belirlenebilir olduğu kuşkusuz olduğundan, davanın, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından davanın reddedilmesini, dava konusu talepler zamanaşımına uğradığını, dava görevsiz mahkemede açıldığını, davanın asliye hukuk mahkemesinde değil asliye ticaret mahkemesinde ikame edilmesi gerektiğini, müvekkiller taraf sıfatını haiz olmadıklarını, yukarıda arz edildiği üzere huzurdaki davanın herhangi bir makul ve mantıklı sebebi ve dayanağı olmadığı, iddiaların hiçbirinin doğru olmadığı ve belgelendirilemediği, dosyaya müvekkillerini ilzam etme ve sorumlu tutabilme yönünden herhangi bir dayanak belge sunulmadığı, müvekkillerinin bahsi geçen olaylara taraf dahi olmadığını, bu yönüyle davanın anlamsızlığı kadar esasa dair savunma gerçekleştirmekte anlamsız olduğunu, nitekim, davacı da bu taleplerinin herhangi bir karşılığı olmadığını bilmekte ve davayı yalnızca davacılara rahatsızlık verme aracı olarak kullandığını, müvekkillerinin huzurdaki dava dosyasında hiçbir yeri bulunmadığını, bu nedenle davacı taraf aleyhine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 329ncu maddesinin 1nci ve 2nci uyarınca ve Müvekkillerin durumu ve konumuna bağlı olarak hayli indirimli bir şekilde, 100.000 TL.’sı tazminat ödenmesine ve asil veya Vekil hakkında idari para cezası müeyyidesi de uygulanmasına karar verilmesi talep edildiğini, nitekim, hukukun ağırlığını hiçe sayan, mahkemenizin iş yükünü artırmaktan başka hiçbir amaca hizmet etmeyen ve 26 yıldır kendinin belirlemeye muvaffak olamadığı Dava Sebeplerini ve Miktarını dahi yargıya buldurmaya çalışan hayli üşengeç huzurdaki davanın yegane karşılığı, davacının müvekkillerine tazminat ödemesinden ibaret olduğunu dilekçede bahsedilen rakamların büyüklüğünün yanında açılan davanın değeri de davacının davasına olan inancını ve ciddiyetini gösterir nitelikte olduğunu, arz ve izah edilen sebepler dolayısı ile davacının öncelikle ihtiyati tedbir talebinin reddine, ardından açıklanan nedenlerle davasının reddine karar verilmesini, davacı aleyhine HMK’nın 329ncu maddesi uyarınca 100.000 TL.’sından aşağı olmamak üzere tazminata ve ayrıca disiplin para cezasına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.Cevap dilekçesinin davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin █████/2024 tarihinde cevaba cevap dilekçesi sunduğu, cevaba cevap dilekçesinin işbu davalılar vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davalılar vekilinin █████/2024 tarihinde ikinci cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.Dava dilekçesinin davalı ...'ya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.DELİLLER VE GEREKÇEDava, maddi tazminat istemine ilişkindir.Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin █████/2021 tarihli 1232 sayılı kararı uyarınca; 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünçverme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç),4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlar Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerler de 6 numaralı,d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı,f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,(Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı, b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı,c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı, d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı,e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı,f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) karar verilmiştir.Somut olayda, davacının davalı bankanın diğer davalılarla iş birliği içerisinde hareket ederek yapmış olduğu bankacılık işlemleri ile maddi zarara uğradığını ileri sürerek maddi tazminat davası açmış olduğu anlaşılmakla, yapılan yargılama ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre talebin Finans Mahkemelerinin görev alanında kaldığı anlaşılmakla dosyanın İstanbul 6,7,8,9 Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir.HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Dosyanın görevli İSTANBUL 6,7,8,9 ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNDEN BİRİNE TEVZİ EDİLMEK ÜZERE İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ BÜROSUNA GÖNDERİLMESİNE,Esas mahkemesinde verilecek karar ile birlikte istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026KATİP¸e-imzalıdırHAKİM¸e-imzalıdır