Anahtar kelimeler: Aramış Mersindeki Kargoya Konsept Mimarlık Satımdan Hamil Hamiline Ulaştırılmak Kargo

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILMA TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı yetkili hamil olarak elinde bulundurduğu ..... ..... şubesi, ...... çek seri numaralı, 07.06.2025 vade tarihli, 240.000,00 TL tutarlı hamiline yazılı çek daha sonra, davacının ticari faaliyet içerisinde olduğu ..... Konsept İnş. Mimarlık San. Tic. A.Ş. tarafından müvekkile ulaştırılmak üzere 10.03.2025 tarihinde .... Kargo.... Şubesi'nden davacının Mersin'deki adresine gönderilmek üzere kargoya verildiğini, bunun akabinde 13.03.2025 tarihinde bahse konu çekin dava dışı keşidecisi davacı aramış ve aralarında geçen telefon görüşmesinde çekin kargoya verilmesine rağmen davacıya ulaşmadığı hususunun bildirildiği, bunun üzerine çekin kargoya ilişkin bilgilerine vakıf olan dava dışı çek keşidecisi ........ Kargo'yu arayarak söz konusu çekin ........ Kargo transfer merkezine gönderildiğini ve kontrolünün oradan yapılabileceğini öğrendiğini, bunun üzerine yine dava dışı keşideci tarafından transfer merkezine intikal edilerek transfer merkezinde yapılan fiziki ve tüm sistemsel aramalara rağmen davacıya ait çekin bulunduğu kargonun bulunamadığını, bu bilginin edinilmesi üzerine çekin çalındığına emin olunduğunu, davacıya, alacağına karşılık davaya konu çek keşideci tarafından kargo yoluyla gönderildiği fakat davacı teslim alamadan kaybolduğunu, davacı her ne kadar detaylıca aramışsa da çekin bulunamadığını, davacı yetkili hamili olduğu çeki kaybetmiş ve vade tarihi yaklaşmış olan bu çekin kötü niyetli kişilerce tahsil edilmesi tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, davacı dosya konusu çeki bulmak için iyi niyetle elinden gelen tüm çabayı gösterdiğini, bu husus çekin kargolandığı şube yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde sabit olduğunu, hakkında bir soruşturma dosyası yürütülen dosyada bulunan çek bakımından basiretli bir tacir tarafından gerekli araştırmanın yapılması gerektiği ve yapılmaması sebebiyle kişinin iktisabı halinde iktisapta ağır kusurunun bulunduğunu tespit ederek istirdat davasının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, buna ilişkin olarak davacı tarafın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .....sas sayılı dosyasıyla çek zayi davası açtığını, bunun yanı sıra da Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı .... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma sürecinin devam ettiğini, sonrasında ilgili çek 3. Şahıs davalı .... Madeni Yağları Sanayi Tic. Ltd. Şti. eline getiğini ve davacı aleyhine kötü niyetli bir şekilde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davacı tarafça borca itiraz edilmekle Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi ...... Esas sayılı dosyasından imzaya ve borca itiraz davasının yürütüldüğünü, davacı tarafın arabuluculuk süreci tamamlanmış olduğunu, 01.08.2025 tarihinde anlaşılamadığı, davalı taraf vekiline tutanağı imzalaması için süre verilmesine rağmen tam 4 gün boyunca tutanak imzalanmadığını, imzadan davanın açıldığı an itibariyle kötü niyetle imtina edildiğini, dava konusu çek, kötü niyetle iktisap eden ..... Madeni Yağları Sanayi Tic. Ltd. Şti. elinde bulunmakta olduğunu, dolayısıyla ilgili çekin davalıdan alınarak davacı tarafa iadesi, çek bedeli tahsil edilmiş ise çek bedelinin davacı tarafa istirdatını talep etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın lehtar tarafından açılan çek istirdatına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda; dava dışı ...... İnşaat Mimarlık Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Nin keşidecisi olduğu, .... Bankası ..... Şubesi İstanbul ..... seri nolu █████/2025 tarihli 240.000,00 TL bedelli çek tutarlı emre yazılı çekin davacının rızası dışında kaybolduğu, çek iptali davasının açıldığı, ilgili bankaya ibraz edilmesi sebebiyle çek istirdatı davasına başvurulduğu anlaşılmıştır.
6102 Sayılı TTK'nda düzenlenen kambiyo senetleri ve bunlar arasında bulunan çek sebepten mücerrettir. Kambiyo senetlerindeki taahhüdün mutlaka bir sebebi vardır, ancak bu sebep senet üzerinde açıklanmamıştır ve kambiyo senetlerini temel ilişkiden soyut hale getirmektedir. Aksine davranış yani kambiyo senetlerinin temel ilişki ile ilişkilendirilmesi kambiyo senetlerini hükümsüz hale getirir. Çek bir ödeme aracıdır ve çekin temelinde nitelikli bir havale ilişkisi yatar. Çek bir ödeme aracı olduğundan mevcut bir borcun ifası anlamına gelmektedir ve bunun aksi ve bedelsizlik iddiası ancak kesin deliller ile ispat edilebilir.
İstirdat davası olarak nitelenen bu dava özü itibariyle menkullerin iadesini sağlamak için açılan menkul davası niteliğindedir. Medeni hukukta bu dava gasp, çalınma veya zayi hâllerinde sadece kötü niyetli değil, iyi niyetli hamile karşı da açılmakta ise de, kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama getirilmiş ve aynî haklardaki genel prensipten ayrılmak suretiyle, söz konusu davanın yalnızca kötü niyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir. Bu tür davalarda, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir (Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2000, s. 294). Bu kapsamda yukarıda anılan kanunî düzenleme, emre yazılı çeklerle ilgili olarak, hamile yazılı senetlere ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 990. maddesine paralel bir koruma sağlamakta olup bahse konu maddeye göre, “Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyi niyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.” Ancak hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusuru bulunduğu takdirde iade davası açılabilecektir.
6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ███████-159 esas ████████ karar)
Somut olayda davacı tarafça menfi tespit talebinde bulunulmamış ve yalnızca çek istirdatı talebinde bulunulmuştur. Dava dilekçesinde menfi tespit iddiasının bulunmaması halinde mahkememizce resen menfi tespit davası olarak hukuki nitelendirmenin yapılamayacağı, bu hususa ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin .... E ..... K sayılı ilamında "Davada, davacı vekilince davanın ve talebin, dava konusu çekin istirdatı ile davacının haklı hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesi talebi olduğu açıklandığı halde, ilk derece mahkemesince davanın dava konusu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti davası olarak nitelendirilerek "davacının lehine ciro yaptığı şirketi açık bir şekilde gösterdiği ancak arada lehine ciro yapılan dava dışı şirketin cirosunun bulunmadığı, ciro silsilesinin koptuğu, beyaz cironun da bulunmadığı, davalının yetkili hamil olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Bu durumda, davanın nitelendirilmesinde hata yapılarak, davacının talebi hakkında tarafların delilleri ile iddiaları değerlendirilmeden karar verilmesi" demek suretiyle söz konusu nitelendirmenin taleple bağlılık sınırlarını aşacağı dikkate alınarak davcı talebi doğrultusunda yalnızca çekin istirdatına ilişkin değerlendirmede bulunulması gerekmiştir.
Bu minvalde çek istirdatı talebinde bulunabilmek için davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin veya iktisabında ağır kusuru olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Çekteki ciro silsilesinin şeklen düzgün olması yetkili hamil olmak için yeterlidir. Çeki iktisap edenin çekteki imzaların sıhhatini araştırma yükümlülüğü ve imkanı yoktur. Bu nedenle çekteki cirantanın imzasının sahte olması ciro silsilesini bozmaz ve çekin istirdatı için bunu bilmeyen en son hamilinin kötü niyetli olduğunu ispatlamayacağı bilinmektedir. Davacı tarafından çekteki imzanın sahteliğine ilişkin bir beyanda bulunulmadığı, çekin keşideci tarafından düzenlendikten sonra kargo ile kendisine gönderilmek istendiğini ancak kargoda çalındığını bu nedenle kendi uhdesine geçmediğini belirtmiş ise de Garanti Bankası tarafından █████/2025 tarihli müzekkeremiz cevabi yazısında bahse konu çekin örneklerinin sunulduğu, çekte davacının imzasının bulunduğu, her ne kadar davacı tarafından Bakırköy Cumhuriyet Bşsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ve ...... Soruşturma sayılı dosyada kaydın açıldığı belirtilmiş ise de yapılan UYAP sorgulamasında davacı tarafından başvurulan şikayet dosyanın bulunmadığı gibi ileri sürülen soruşturma dosyası incelendiğinde müştekinin dava dışı keşideci olduğu, benzer mahiyette dilekçe içeriğinin bulunduğu, kargo esnasında işbu çekin çalındığının ileri sürüldüğü, lehtar davacıya çekin ulaşmadığının beyan edildiği tespit edilmiştir. Bu bilgiler ışığında davacı tarafça davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğine veya iktisabında ağır kusuru olduğunda dair iddialarını ispatlar delil dosyaya sunulmadığı gibi elinden rızası dışında çıktığına ilişkinde herhangi bir iddianın bulunmadığı göz önüne alındığında açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 702,00.TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 4.098,60.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 3.396,6.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden Avukatlık ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00.TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!