Anahtar kelimeler: Hadise Malulü İdava Gireceği Vazife Esnada İlçesinde Evine Yapmakta Mensuplarınca

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Adana 9. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Diyarbakır ... ilçesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken 20.10.2017 tarihinde evine gireceği esnada terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucunda yaralandığını ve işbu hadise ve yaralanma sonucunda vazife malulü olduğunu, bu hadise nedeniyle müvekkilinin katılan sıfatıyla Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı davasında müdahil olduğunu ve yapılan ceza yargılaması neticesinde sanıkların atılı eylem nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiğini, ceza dosyasının kapsamına göre müvekkiline yönelik saldırının yerine getirdiği kamu görevi sebebiyle tezahür ettiğini ve müvekkilinin malul olduğunu, ... Devlet Hastanesi Sağlık Kurulundan alınan ve davalı Kurum tarafından incelenerek yeterli görülen karara göre davacının malul olduğunun tereddütsüz olduğunu, ancak müvekkilinin vazife malullüğü talebinin saldırı ile kamu görevi görevi arasında nedensellik ilişkisi kurulmadığından reddedildiğini, müvekkilinin devlet memuru olması nedeniyle saldırının gerçekleştiğini belirterek, bu nedenlerle davalı Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin vazife malulü olduğunun tespitine ve vazife malullüğünün Kurum kayıtlarına tesciline, vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması isteğinin kabulü suretiyle davalı Kuruma başvuru tarihten itibaren ödenmesi gerekli irat, aylık ödenek ve tazminatın bu tarih itibariyle yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 3713 sayılı Kanun'un 21. maddesinde tanımlandığı şekilde kamu görevlisi olmasından dolayı terör eylemine muhatap olması sonucu yaralandığına dair mahkeme kararı bulunmadığını, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin kararında ilgilinin yerine getirdiği kamu görevi ile uğradığı BTÖ saldırısı arasında bağlantı kurulmadığı gibi yaralanma olayının görevli olduğu sırada da meydana gelmediğinden hakkında, 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesinin birinci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, müvekkili Kurumun bir kamu kurumu olup mevzuata aykırı, denetimsiz işlem yapmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin tüm yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararın gerekçesinde vazife malullüğünün gündeme gelebilmesi için kişinin kamu görevini yerine getirdiği esnada kazanın meydana gelmesi gerektiği hususunun asli koşul olarak öngörüldüğü, dosya arasına alınan kayıtlara göre davacı asilin Diyarbakır ili ... ilçesinde 05.09.2011-24.01.2018 tarihleri arasında rehberlik öğretmeni olarak görev yaptığı, 20.12.2017 tarihinde davacı asilin ikametinin bulunduğu apartman ortak alanında gerçekleştirilen silahlı saldırı neticesinde davacı asilin hayati tehlike geçirecek düzeyde yaralandığı, olay esnasında görevi rehber öğretmenliği olan davacının iş yerinde değil, ikamet adresinin bulunduğu apartmanda bulunduğu ve saldırı esnasında davacının resmi görevini de ifa etmemiş olduğu, dolayısıyla olay esnasında kamu görevini ifa etmeyen ve kamu görevlisi kimliği hedef alınmamış olan davacının vazife malullüğü hükümlerinden yararlanamayacağı, bu yönde düzenlenen Kurum işleminde hukuka aykırılık söz konusu olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ve istinaf yargısı tarafından yapılan değerlendirme ve verilen karar hatalı ve isabetsiz olduğunu, müvekkil ağır yaralanmış, kalıcı maluliyete duçar olduğunu, saldırı doğrudan kamu görevinden ileri geldiğini, illiyet bağının varlığından şüphe olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.