Anahtar kelimeler: Boyacısı Khkya Yana Taşeron İsparta Khknın Firma Bünyesinde Kadroya Nezdinde
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 47. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin taşeron firma bünyesinde 07.02.2001 tarihinde çalışmaya başladığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı KHK'nın 127. maddesiyle 375 sayılı KHK'ya eklenen Geçici 23. madde uyarınca sürekli işçi olarak kadroya (4/D) alındığını, müvekkilinin işe girdiğinden bu yana davalı idare nezdinde inşaat boyacısı olarak çalıştığını, müvekkiline Isparta ilindeki hastanelerde, sağlık evlerinde, lojmanlarda ve 112 istasyonlarında boya-badana işlerinin yaptırıldığını, müvekkilinin meslek kodunun taşeron firma bünyesinde çalıştığı 01.01.2013 tarihinde fiili çalışasıyla örtüşür şekilde "....İnşaat Boyacısı" olarak bildirildiğini ancak sonra tekrar değiştirildiğini, müvekkili kadroya geçtikten sonra da 2018 yılı Mayıs ayında 2020 yılı Eylül ayına kadar meslek kodunun fiilen yapmakta olduğu işe uygun şekilde "... İnşaat Boyacısı" olarak bildirilmesine karşın 2020 yılı Ekim ayında tekrar destek personeli olarak değiştirilmiş olduğunu, müvekkilinin mesleği Kurumun sisteminde de "... İnşaat Boyacısı" olarak belirtildiğini, daha sonra ... Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 28.12.2021 tarih ve ██████ karar sayılı yazısına istinaden meslek kodunun tekrar (9112.01) Destek Personeli (Yardımcı Hizmetle) olarak değiştirilmiş olduğunu, müvekkilinin sürekli işçi kadrosuna geçmeden önce hizmet alım sözleşmesinin eki olan idari şartnameye göre inşaat boyacı olarak çalıştırılmış olduğunu, Isparta İl Sağlık Müdürlüğü nezdinde çalışan ve birebir aynı mahiyette olacak şekilde meslek kodu hatalı bildirilen işçilere ilişkin olarak taraflarınca açılan davaların kabulüne karar verildiğini ve dosyaların Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, müvekkilinin inşaat boyacısı görev tanımına giren işlerin ifasını sağladığını, davalı idare nezdinde çalışmaya başladığı 2001 yılından bu yana hiçbir şekilde destek personeli yardımcı hizmetleri görev tanımı içerisinde yer alan işleri gerçekleştirmediğini, müvekkilinin meslek kodunun Sosyal Güvenlik Kurumuna "9112.01 (Destek Personeli Yardımcıları Yardımcı Hizmetler) olarak hatalı bildirilmiş bulunduğu ve doğru meslek kodunun bildirilmesi gerektiğini, bunun davalı idareye verilen dilekçelerle belirtilip meslek kodunun değiştirilmesinin talep edildiğini, buna karşılık davalı idare müvekkilinin meslek kodunun fiilen yürüttüğü işe uygun şekilde değiştirilmesi taleplerini reddettiğini, 10.08.2020-31.12.2024 tarihleri arasında yürürlükte kalmış ve devam etmekte toplu iş sözleşmelerinin "Görev Bölümü" başlığını taşın 29. maddesinin (d) bendinde "Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamazlar" kararlaştırmasının mevcut olduğunu, müvekkilinin hiçbir zaman destek personelinin işini yapmadığını, taşeron firma bünyesinde çalıştığı ve kadroya alındığından bu yana "İnşaat Boyacısı" olarak çalıştığını beyanla, davacının inşaat boyacısı olarak çalıştığının tespiti ile fiilen yürüttüğü işlere uygun olarak kuruma bildirilecek meslek kodunun inşaat boyacısı işine ilişkin (...) olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılmakta olanların, 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ye eklenen Geçici 23. maddesi kapsamında 02.04.2018 tarihi itibariyle sürekli işçi kadrolarına geçirildiğini, 375 sayılı KHK'nın Geçici 23. maddesinin 5. fıkrasının birinci cümlesinin "Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir." düzenlemesini içerdiğini, işçilerin ihale kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebileceklerini 696 sayılı KHK kapsamında kadroya alınan işçiler açısından meslek kodunun taşeron dönemindeki şekliyle devam etmesi gerektiğini, davacının da kadroya geçirilirken destek personeli (Yardımcı Hizmetler) olarak kadroya alınmış olduğunu ve görevini bu şekilde sürdürdüğünü, davacının tüm puantajları yıllık izin belgeleri, maaş bordroları görevlendirme yazıları incelendiğinde unvanının temizlik personeli olarak yer aldığının görüleceğini, destek personeli ile inşaat boyacısının kriterlerinin farklı olduğunu, dava dilekçesinde, toplu iş sözleşmesinde vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakta beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanların bu sürenin sonunda vasıfsız işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalıştırılamayacağının düzenlenmiş olduğunu belirttiğini, ilgili hüküm mevzuata ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı olduğunu, davacının ancak meslek kodunun taşeron dönemindeki şekliyle devam etmesi şartıyla kadroya alınmış ve görevlendirilmesinin de sözleşme hükümlerine göre kadroya geçişi yapılan işi yapmak koşuluyla görevlendirilebileceğinin belirtilmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının, davalı işyerinde fiili ve eylemli olarak inşaat boyacısı olarak çalıştığının ve Kuruma bildirilecek meslek adı ve kodunun ".... İnşaat Boyacısı" olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili
:
İstinaf dilekçesinde belirtikleri gerekçeleri tekrarla ederek Toplu İş Sözleşme hükmünün mevzuata ve taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesine aykırı olduğunu, davacının meslek kodunun ancak taşeron dönemindeki şekliyle devam etmesi şartıyla kadroya alındığını, bu nedenlerle davanın reddedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meslek kodunun düzeltilmesi istemine ilişkindir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/b maddesi uyarınca ise "İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara iş mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 101. maddesi uyarınca “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür”.
5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin birinci fıkrasının (n) bendinde ise
“Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanacağı" hükmüne yer verilmiştir.
Çalışma hayatında işçilerin mesleklerine göre sınıflandırılması ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarının doğru bir şekilde tutulması için meslek kodları kullanılır. SGK meslek kodları, çalışanların hangi meslek dalında çalıştığını gösteren numaralardan oluşur. Bu kodlar, işçilerin faaliyet alanlarını tanımlamak ve işverenlerin çalışanlarını doğru bir şekilde bildirmesi için kullanılır.
İşverenlerin, çalışanların iş yerinde fiilen yapmış olduğu işe uygun meslek kodunu prim hizmet beyannamesinde gerçeğe aykırı biçimde bildirir ise idari para cezası ödemek zorunda kalacağı düzenlenmiştir. Belirtmek gerekir ki söz konusu idari para cezası işyeri bazında ve her bir beyanname dönemi için tatbik edilmekte olup uygulama 2018 yılına ait Ocak ayına ilişkin beyannamelerden itibaren zorunlu olarak uygulanmaktadır.
Meslek kodlarının girişi sırasında, sigortalının bitirmiş olduğu okuldaki mesleği veya uzmanlık alanı değil, işyerinde fiilen yapmış olduğu işe ilişkin meslek kodunun girilmesi yasal zorunluluktur.
5510 sayılı Kanun’un 59. maddesi uyarınca işveren tarafından çalışanın fiilen çalıştığı işe ait meslek adının ve kodunun gerçeğe aykırı olup olmadığı hususu SGK’nın denetim ve kontrol amacıyla görevlendirmiş olduğu memurlar aracılığıyla denetlenmektedir.
Sonuç olarak 5510 sayılı Kanun’da yapılan düzenleme uyarınca işverenler, çalışanları işe alırken iş yerinde fiilen yapacakları veya yapmakta oldukları işe uygun meslek kodunu SGK’ya bildirmekle yükümlü hale gelmiş olup işbu yükümlülüğü yerine getirmemeleri halinde idari para cezası yaptırımı ile karşılaşmaları söz konusudur.
Her meslek grubuna özel olarak atanan bu kodlar, işçilerin SGK’ya bildirilen bilgilerini doğrulamak ve işverenlerin çalışanlarını doğru bir şekilde sınıflandırmasını sağlamak amacıyla kullanılır. Meslek kodları, çalışanların yaptığı işin niteliğini belirler ve onları doğru bir şekilde sınıflandırır, işçilerin prim, vergi ve diğer yasal kesintilerinin doğru bir şekilde hesaplanmasında önemli bir rol oynar, yapılan işin risklerini ve iş güvenliği önlemlerini belirlemek için de kullanılır ve sigortalıların yasal haklarının korunmasına yardımcı olur.
Meslek kodunun sosyal güvelik hukuku, kamu hukuku, bireysel ve toplu iş hukuku yönünden önemli etkileri vardır.
Sosyal güvenlik hukuku yönünden prime esas kazancı, fiili hizmet süresi zammını ve ayrıca hizmetin geçtiği gerçek işverenin belirlenmesinde etkisi vardır. Bireysel ve toplu iş hukukunu etkileyen yönleri olsa da 2018 yılında yasal düzenleme ile denetimi Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmiş olup, uyuşmazlığın artık 5510 sayılı Kanun kapsamında kaldığı tartışmasız hale gelmiştir.
5510 sayılı Kanun'da 2018 tarihinde yapılan değişiklikle meslek kodu, işe giriş bildirgesinin önemli unsurlarından biri olmuştur. Zira bu eksiklik cezai yaptırıma bağlandığına göre hukuki yaptırımı da olmalıdır. 5510 sayılı yasal düzenleme gereğince meslek kodu düzeltilmesi istemi, sigortalı sicil kaydının düzeltimi ve geniş anlamda fiili çalışmanın varlığının araştırılması nedeni ile hizmetin tespit kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Sonuç olarak meslek kodunun değiştirilmesi istemi 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan bir uyuşmazlık olup Kurum tarafından işlem yapılmasını gerektirdiğinden, uyuşmazlıkta 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/b ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 101. maddeleri uyarınca iş mahkemeleri görevlidir.
Mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar ışığında verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup; meslek kodunun değiştirilmesi isteminde Sosyal Güvenlik Kurumunun da davaya dahil edilerek hüküm kurulması gerekirken aksi kabul ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla
20.10.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Dava, taşeron firma bünyesinde çalışmakta iken, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca sürekli işçi kadrosuna atanan davacının, meslek kodunun fiilen yaptığı işe uygun olarak değiştirilmesi istemine ilişkindir.
Meslek kodları Türkiye İş Kurumu tarafından Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nün “Milli meslek sözlüklerinin hazırlanması ve kullanılması” yönündeki önerileri baz alınarak uluslararası mesleki sınıflama sistemi olan ISCO-88 (....) ile uyumlu olarak belirlenen meslek unvanların sınıflandırılmasına yarayan kod sistemidir. Söz konusu kod sistemi ulusal iş gücü piyasasında yer alan mesleklere ilişkin verilerin etkin bir şekilde toplanabilmesi ve toplanan bu verilerden yola çıkarak ulusal meslek standartlarının oluşturulması, iş gücü piyasasının meslekler açısından ne şekilde bir yapıya sahip olduğunun belirlenmesi ve iş gücü piyasasına ilişkin politika üretiminde kullanılmaktadır.
İşverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilen sigortalı işe giriş bildirgelerinde ve aylık prim ve hizmet belgelerinde meslek kodunun girildiği bölümlere işverenler çalıştırdıkları sigortalı için geçerli olan kodu girilmekte ve sigortalılara ilişkin işverenlerce girilen meslek kodları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kayıt altına alınmaktadır.
5510 sayılı Kanunun 102. maddesine 15.07.20 16... sayılı Kanunun 51. maddesi ile “Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır” şeklinde düzenlenme yapılmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu işverenlerce yapılacak başvuru ile hatalı meslek kodu düzeltme işleminin gerçekleştirilebilmekte, fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanmaktadır. İdari para cezalarına itrazlar ise idari yargıda çözümlenmektedir.
Bireysel iş hukuku açısından meslek kodu bildirimi işçinin yaptığı iş, çalışma koşulları, sendika açısından tabi olduğu iş kolu ve yetkili sendika tespiti için önemli olup; sosyal güvenlik hukuku açısından ise, prime esas kazanç tespiti ile fiili hizmet zammı konusunda önemlidir. Bu ayırımı doğru belirlemek uyuşmazlığın hangi mahkeme, hangi yargılama hukuku uygulanarak, hangi delillerle çözüleceği bakımından önemlidir. Sayın çoğunluk bu ayırımı yapmaksızın meslek kodunun yanlış bildirilmesinin 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinde idari para cezasına tabi tutulmasını sosyal güvenlik hukukunun uygulaması için yeterli görmüş, hizmet tespiti davalarından uygulanan re’sen araştırma ilkesini uygulama yoluna gitmiştir. İşveren tarafından eksik veya zamanında yapılmayan bir işleme, idari para cezası uygulanması onun sosyal güvenlik kapsamına alınmasını gerektirmez. İşverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı sorumluluklarının belirli zamanlarda ve belirli şekilde yerine getirilmesini amaçlamayan idari para cezasının iptaline yönelik davalar idari işlem olarak idari yargıda çözümlenmekte olup, bir işleme yaptırım uygulanması onun sosyal güvenlik davası olmasını gerektirecek bir sonuç doğurmayacaktır.
Bireysel iş hukukunu ilgilendiren davalarda; işçiye çalıştırılan işe uygun ücret ödenmediği, vasıflı işlerde çalışmasına karşın kadroyu alınırken meslek kodunun hatalı bildirildiği, vasıflı işlerde çalışmasına karşın toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak vasıfsız işte görevlendirdiği, toplu iş sözleşme hükümlerinin uygulanmadığı gibi gerekçeler ile yapılan işe uygun meslek kodunun düzeltilmesi talep edilmektedir. Bu uyuşmazlıklarda verilen kararların temyiz incelemesi Dairemizin görevinde olmayıp Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin görevindedir.
Sosyal güvenlik hukuku açısından, sadece eksik bildirilen prime esas kazançların veya fiili hizmet süresi zammı tespitini amaçlayan meslek kodu düzeltme taleplerine ilişkin davalarda, işveren yanında Sosyal Güvenlik Kurumu da davaya dahil edilmek suretiyle yargılama yapılacak, temyiz incelemesi de Dairemiz tarafından yerine getirilecektir. Prime esas kazancın tespiti davasında, işveren tarafından sigortalıya yapılan ücret ödemelerinin tamamının Kuruma prime esas kazanç olarak bildirilmediği, fiili olarak ödenen gerçek ücretin tespiti ile bu ücret üzerinden sigorta primi kesilmesi, dolayısıyla daha fazla aylık alınması amaçlanmaktadır. Fiili hizmet süresi zammına yönelik meslek kodu ise sigortalıya fazladan prim ödeme gün sayısı kazandırmakta olup sigortalının sigortalılık durumlarını doğrudan etkilemektedir. 5510 sayılı Kanunda veya başka bir kanunda meslek koduna göre ücret belirleneceği ve buna bağlı olarak prime esas kazanç bildirileceğine yönelik hiçbir düzenleme bulunmamakta olup, sadece meslek kodunun değiştirilmesi prime esas kazancın değiştirilmesini sonucunu doğurmayacaktır.
Somut olayda davacı, taşeron firma bünyesinde çalışmakta iken, ... kadrosuna 696 sayılı KHK kapsamında girdiğini, kadroya “destek personeli (yardımcı hizmetler) olarak geçirilmiş ise de; hiçbir zaman temizlik işinde çalışmadığını, vasıflı eleman olarak çalıştığını, işyerinde uygulanan TİS nin 29. maddesine göre “vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamazlar” hükmü gereğince vasıflı bir işte çalıştıktan sonra vasıfsız işte çalıştırılamayacağını ve buna göre meslek kodunun değiştirilmesini talep etmiştir. Davaya konu uyuşmazlık 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 4857 sayılı Kanun ve TİS hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olup, tamamen iş hukukundan kaynaklanmaktadır. Davacının talebinin yaptığı işe uygun olarak meslek kodunun değiştirilmesi olduğu, eksik prime esas kazanç ve hizmet bildirilme, fiili hizmet zammından yararlandırılmama gibi sosyal güvenlik hakkına ilişkin bir uyuşmazlığın da bulunmaması karşısında, işçi olan davacı ile işvereni arasında iş akdinden doğan iş bu davanın sosyal güvenlik hukukunu doğrudan ilgilendiren bir dava olmadığından temyiz incelemesinin Dairemizce değil 9. Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerekmektedir. Sayın çoğunluk tarafından davanın sosyal güvenlikle ilgili olduğu kabul edilerek Sosyal Güvenlik Kurumuna da davanın yöneltilmesi gerektiğine yönelik bozma kararına bu nedenle katılamıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!