Anahtar kelimeler: İrsen Hükmen Hazinenin Edildikten Antalya İntikal Alma Alanında İli Açtığı

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar; davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, Antalya ili ... ilçe ... köyü çalışma alanında bulunan 1854 parsel sayılı 459,00 m² (uygulama kadastrosu sonucunda ... ilçesi .... .... Mahallesi 281 25... parsel sayılı 452,50 m²) yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile ... adına tespit ve hükmen 05.03.1992 tarihinde tescil edildikten sonra, Hazinenin açtığı dava sonucunda Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.12.1995 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile taşınmazın ... adına tesciline karar verilmiş ve işbu kararın 26.02.1996 tarihinde kesinleşmesi üzerine taşınmaz ... adına tescil edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uyuşmazlık konusu taşınmazın evveliyatında tapuda müvekkili adına kayıtlı olup, bu nedenle de 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve ... Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca iade hakkına sahip olduğunu, bu hususta 15.06.2012 tarihinde idareye başvuruda bulunmasına karşın henüz taşınmazın müvekkiline iade edilmediğini ileri sürerek, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı .... vekili cevap dilekçesinde; Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.12.1995 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile dava konusu yerin orman tahdit sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle tapunun iptali ile ... adına tesciline karar verildiğini, bu dosyanın da tapu iptali ve tescil davası olduğunu, taraflarının aynı olduğunu, kesin hükmün söz konusu olduğunu, iade talebinin reddedilmesinin idari bir işlem olduğunu, 6292 sayılı Kanun'da öngörülen şartları taşıyıp taşımadığının idari yargı yerince değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, .... köyü 1854 parsel .... Mahallesi 281 25... parsel) sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a ve 7/4 maddeleri kapsamında kaldığının tespitine, tescile ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... vekili ile katılma yoluyla davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının, davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce "2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (2577 sayılı Kanun)2. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtildiği üzere; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları” ve “ İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar; 28.05.2020 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararları da bu doğrultudadır. Hal böyle olunca; davacının davasının yargı yolu dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığı, idareye başvurulup başvurulmadığı hususlarının saptanması ve sonrasında dayanak tapunun 7/1-a ve b bentlerinde belirtilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı, tapu kaydı belirtilen nitelikleri taşısa bile, taşınmazın bedelsiz iade edilebilecek nitelikte olup olmadığı, taşınmazın yerine rayiç bedelin ödenmesi ya da rayiç bedele uygun taşınmaz verilip verilmeyeceği yönünden ayrıca bir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetlerin birer idari işlem olarak kabulünün gerektiği, davacı tapu iptali ve tescil işleminde bulunmuş olsa da maddi olayları ileri sürmenin taraflara, hukuki nitelendirme yapmanın ve uygulanacak kanun maddelerini belirleme görevinin hakime ait olduğu, iddianın ileri sürülüş şekline göre davanın, davacı lehine henüz sicile yansıtılmamış olan mülkiyet hakkının doğmuş olması nedeniyle, tapu iptali ile tescil niteliğinde olmayıp zaten mevcut olan ve tapu sicilinde kayıtlı olan dayanak tapu kaydı uyarınca bedelsiz iadeye ilişkin idari işlemlerin icrasına yönelik olduğu, dolayısıyla işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre incelemeye uygun olduğu, davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı, açılan davanın 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği," gerekçesiyle, davanın yargı yolu dava şartı yokluğundan usulden reddine dair karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taleplerinin tapu kaydında değişiklik sonucunu doğurabilecek mülkiyet hakkına ilişkin olduğunu ve adli yargıda görülmesi gerektiğini, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesindeki şartların davacı lehine mevcut olduğunu beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında dava konusu taşınmazın bedelsiz iade isteminin adli yargı merciinde çözümlenip çözümlenemeyeceğine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.