Anahtar kelimeler: İrsen Çay Vasfıyla Taksim Bahçesi Trabzon İntikal İli İlçesi Mahallesinde
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu Trabzon ili .... ilçesi .... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmaları sırasında, temyize konu 1 44... parsel sayılı taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmış, 2008 yılında 3402 sayılı Kanun kapsamında yapılan kadastro çalışmasında ise dava konusu taşınmaz çay bahçesi vasfıyla ve 4738,85 m² yüzölçümlü olarak irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle .... TC kimlik numaralı ... adına tespit edilmiş, itiraz üzerine kadastro komisyonunun 04.08.2008 tarihli kararı ile dava konusu taşınmazın davalı olduğu belirtilerek, tutanağın Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacı ... İdaresi temsilcisi dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili ... ilçesi ... köyünde tapulama çalışmaları ve orman sınırları tespit çalışmaları sırasında ekte krokisi ve haritada işaretli 1 03... , 1 02... , ve 1 01... parsellerin ... Dağı eteklerindeki kısım ile aynı parselin .... köyü tarafındaki kısımlarında orman sınırlarına uyulmadığını, bu yerlerin eski tarihli memleket haritasında ve hava fotoğrafında orman arazisi olduğunu, arazi yapısı itibariyle toprak muhafaza karakteri taşıdığını, parselin öncesinin orman olduğunu, tarım ve ziraat arazisi olarak kullanılmasının imkansız olduğunu, erozyona müsait olduğunu, bütün bu gerekçelere 3116, 4785, 56 58... sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 1. maddesi ve diğer orman kanunları hükmüne göre orman sayılan yerlerden olduğunun kesin olduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne, dava konusu 1 03... , 1 02... , ve 1 01... parsellerin .... Dağı eteklerindeki kısmı ile aynı parselin .... köyü tarafındaki kısımlarından ibaret olan tespitin iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı ... dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili ... ilçesi .... köyünde bulunan 1 44... numaralı parselin kadastro tespitleri sırasında kendisi adına tespit edileceği yerde yanlışlıkla ... oğlu ... adına tespit edildiğini belirterek, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı ... idaresi temsilcisi dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili ... ilçesi .... köyünde bulunan 1 44... numaralı parselin orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ... tarafından açılan ve birleşen ███████ Esas sayılı dava dosyasında tespit maliki mirasçılarının (..., ..., ..., , ... ve ...) tamamı davacı ...’nun davasını kabul ettiklerine dair beyanda bulunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin 17.04.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile; birleşen ███████ Esas sayılı dava dosyasında davacı ...'nun davasının kabulüne, müdahil davacı ... İdaresinin davasının reddine, Trabzon ili .... ilçesi ... köyü 1 44... parselin kadastro tespit tutanağının iptaline ve ''çay bahçesi'' vasfı ile .... oğlu, (TC kimlik no: 3...4 ) ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; kararın, davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.10.2017 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile; "taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 1 44... parsele ilişkin yapılan keşifler sonucu alınan orman bilirkişileri raporlarında dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği ve ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın çay bitkisi ile kaplı olduğu, tarım arazisi niteliğinde olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufunda olmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, mahalli bilirkişilerin dava konusu 1 44... parselin isim benzerliği nedeniyle davalı ... oğlu ... adına yazıldığını, aslında 100 seneyi aşkın davacının babası ... oğlu ... tarafından zilyet edildiğine ilişkin beyanlarının bulunduğu, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, zilyetlikle kazanılabilen taşınmazlardan olduğu ve 20 yılı aşkın davacı ... ve murislerinin zilyetliğinin mevcut olduğuna ilişkin mahalli bilirkişisi beyanlarına itibar edildiği gerekçesiyle, davacı ... İdaresi tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, dava konusu 1 44... parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, kadastro tutanağındaki vasıf ve yüz ölçümü ile ... oğlu, 01.03.1945 doğumlu ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin ret yönünde verdiği kararın usul ve kanunlara aykırı olduğunu, dava konusu 1 44... parsel numaralı taşınmazın orman bütünlüğü içerisinde olduğunu, komşu orman parsellerinin devamı niteliğinde olduğunu, komşu parsellerin mahkemece incelenip değerlendirilmediğini, bitki örtüsü, toprak yapısı, toprak muhafaza karakteri taşıması, eğimi itibariyle çevresindeki Devlet ormanı ile bütünlük arz ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, hükme esas almaya yeterli olmadığını, eski tarihli memleket haritalarında taşınmazın tümüyle ormanlık alanlar içerisinde kaldığının aşikar olduğunu, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğunu, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca orman vasfı taşıdığını, kararın davanın davacı Kurum yönünden reddedilen parsel yönünden temyizen bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince birleşen dosya davacısı ...’nun dayandığı tapu kaydının temyize konu parsele uymadığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin davacı lehine gerçekleştiği, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince hava fotoğrafı incelemesi yapılmış, orman mühendisi bilirkişi heyeti tarafından 1959 tarihli hava fotoğrafında dava konusu yer üzerinde kapalılık oluşturmayacak şekilde münferit dağılımlı ağaçların olduğu, alanın bütünlük içerisinde ağaç örtüsünden yoksun olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de, dosya arasında bulunan hava fotoğrafı görüntüsünün incelenmesinde alanın koyu görünümde olduğu anlaşılmış olup, hava fotoğrafı net olmadığından bilirkişi raporunun denetiminin yapılamadığı, yine bilirkişi heyeti tarafından eski tarihli 1966 yılına ait memleket haritasında da dava konusu 1 44... parselin kısmen üzerinde yapraklı ağaç rumuzu bulunan yeşile boyalı orman alanları, kısmen ise yine yeşile boyalı ancak çalılık rumuzu ile gösterilen alanlar içerisinde kaldığı ancak hatalı aplikasyon yapıldığı yönündeki görüşü ile UYAP TAKBİS sisteminden yapılan sorgulamaya göre dava konusu taşınmaza komşu olan ve hükmen orman olarak tescil edilen taşınmazların bulunduğu da değerlendirildiğinde, taşınmaz üzerindeki koyuluğun çay bitkisinden mi yoksa orman varlığından mı kaynaklandığı hususunda tereddüt hasıl olmuştur.
Hal böyle olunca; Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin "HGM-Geoportal" sayfasında yapılan incelemede, dava konusu yere ait 1959, 1969, 1973, 1980, 19 82... tarihli hava fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin "HGM-Geoportal" sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/Mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle tespit tarihi öncesine ilişkin tüm hava fotoğraflarının tamamının Harita Genel Müdürlüğünden, yöreye ait tüm memleket haritalarının da Orman İdaresinden getirtilmesi, temin edilebilen ortofoto ve uydu fotoğraflarının dosya arasına alınması, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların güncel tapu kayıtları ile ilk tesis tarihlerinden itibaren dayanağı tüm belgelerin (tapu kütük sayfası, tapulama tutanağı, tescil istem belgesi, hükmen tescil kararı vb. belgelerin) bulunduğu yerden temin edilip dosyaya eklenmesi dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen, taşınmazın bulunduğu köyde ikamet eden, elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç yüksek orman mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi (orman ağacı mı yoksa çay bitkisi mi olduğu), yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı, kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediğinin belirlendiği, taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!